EĞİTİM - 21 Kasım 2022 Pazartesi 13:48

Akran zorbalığını önlemek için 10 adım

A
A
A
Akran zorbalığını önlemek için 10 adım

Akran zorbalığının önlenmesinde öğretmen ve aile iş birliğine dikkat çeken Barış Sezgin, “Öğrenci mutlaka dinlenmeli ve sorunlarına bireysel çözümler üretilmeli. Aile ve öğretmen hem zorbalığa maruz kalan çocuğu koruyarak kendi hakkını aramayı öğretmeli hem de zorbalık uygulayan öğrencinin davranışlarını düzeltmesine yardımcı olmalı” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı'nca (MEB) Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik ile akran zorbalığı ile siber zorbalık disiplin suçları arasına alındı. Son dönemlerde hem küçük yaşlardaki öğrenciler hem de ergenlik dönemindeki öğrenciler için sorun haline gelen akran zorbalığını önlemek adına okul, aile ve öğretmen iş birliğinde çözümler üretilmesi gerekiyor.

Çocuklar arasındaki psikolojik, ziksel, sosyal ve sözel saldırıların akran zorbalığı olarak kabul edildiğini söyleyen Uğur Okulları Psikolojik Danışma & Rehberlik ve AR-GE’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Sezgin, okul hayatı boyunca her 7 öğrenciden birinin akran zorbalığı yaşadığını söyledi. Aile içindeki zayıf iletişimin, olumsuz çevre faktörlerinin bireyde saldırgan davranışlara sebep olduğunu ifade eden Sezgin, çocuğu akran zorbalığına maruz kalan ailelere ve uygulayan öğrencilerin ailelerine yönelik önerilerde bulundu:

Çocuğunuz zorbalığa maruz kalıyorsa neler yapmalısınız?

Sezgin, ailelere çocuklarının maruz kaldığı akran zorbalığına dair tavsiyelerini şu şekilde sıraladı:
"Hassas ve sakin olun: Zorbalığa maruz kalmış çocuk birçok olumsuz duyguyu bir arada yaşar. Böyle bir durumda ebeveyn ve öğretmenlerin öğrenciyi hassas bir tavırla dinlemeleri ve bireysel çözümler üretmeleri gerekir. Şiddet karşısında ailenin soğukkanlılığını koruması da önemlidir. Çünkü ailenin duygusal tepkileri çocuğun da tepkilerini belirleyecektir. Anne babanın olay karşısında fazla tepki göstermesi çocuğun utanmasına yol açabilir.

Çok zorlanmış olmalısın!: Çocuklarınızı dinlerken kurduğunuz cümlelerin yaşadıkları üzüntüyü, utancı ya da korkuyu daha fazla arttırmaması çok önemli. Çocukların duygularına odaklanan ‘Çok zorlanmış olmalısın!’ gibi cümleler kullanabilirsiniz. Bu cümle hem çocukların yaşadığı zorluğu anlayabildiğinizi gösteriyor hem de çocukları yaşadıklarını daha fazla anlatmak konusunda cesaretlendiriyor.

Hakkını aramayı öğrenmeli: Zorbalığa uğrayan çocuğunuz için yapacaklarınız ona bütün hayatı boyunca haksızlık karşısında takınacağı tutumu öğretecektir. Olayın bütün yönetimini üstünüze alır, görüşmeleri siz yaparsanız çocuğunuzun kendini savunmayı öğrenmesini engellersiniz. Çocuğunuza okul hiyerarşisi içinde kendi hakkını aramayı ve çözüm üretmeyi öğretmelisiniz. Ayrıca çocuk öğretmenlerinden de yardım isteyebileceğini bilmelidir.

‘Zorbalık uygulayan haklıdır’ algısı: Küçük çocuklar kendilerine zorbalık uygulayan çocukların daha güçlü, bilgili ya da beğenilen çocuklar olduğunu düşünme eğilimindedirler. Çocuklarınıza zorbalık uygulayan kişinin daha güçlü ya da haklı değil sadece daha saldırgan ve haksız olduğunu anlatmanız önemlidir. Eşitlik kavramının altını çizmelisiniz. Çocuğunuza; zorbalık yapan kişinin ondan hiçbir farkının olmadığı anlatmalısınız.

Sana vurana sen de vur: Çocuklarımız kendini korumayı, savunmayı ve hakkını aramayı öğrenmeli. Fakat ‘kendini korumak’ başkasına zarar vermek değildir. ‘Sana vurana sen de vur’ tavsiyesi yanlıştır. Çocuklar fiziksel zorbalık ile karşılaştığında uygulaması gereken üç temel strateji vardır. Öncelikle öğrenci kendini korumalıdır. Sonrasında ise bölgeden uzaklaşarak güvenli bir alan bulmalı ve öğretmeninden yardım istemelidir.

Çocuğunuz zorbalık yapıyorsa nasıl davranmalısınız?

Sezgin, aynı şekilde zorbalık uygulayan çocukların ailelerine de çocuklarına nasıl yaklaşılması gerektiğine dair tavsiyelerini şöyle sıraladı:

Neden arkadaşlarını rahatsız ediyorsun?: Çocuğunuzla sakince konuşun, arkadaşlarını rahatsız etme sebepleri ve yaptığı davranışın başkalarında oluşturacağı olumsuz duygular üzerinde durun. Ayrıca bu davranışını onaylamadığınızı kesin ve net bir biçimde belirtin. Olumlu davranışlar gerçekleştirdiğinde takdir edin.

Aile rol modeldir: Çocuklar aile bireylerini rol model alırlar. Evdeki şiddet eğilimi çocuktan okuldaki arkadaşlarına yansır. Bu nedenle ailedeki şiddet eğilimli kişiler de uyarılmalı.
Öğretmenle iş birliği yapın: Çocuğu zorbalığa karışan ailenin öncelikle çocuğunu dikkatle dinlemesi, çocuğuna nasıl yardım edebileceği üzerinde düşünmesi, okul ile iş birliği yapması ve uzmanlardan da destek alması gerekir.

Şiddet içeriklerinden uzak durmasını sağlamalı: Son yıllarda neredeyse tüm mecralarda şiddetin normalleştirildiğini hatta özendirildiğini görüyoruz. Neredeyse tüm dizilerde ateşli silah kullanımı ve kavga/savaş görüntüleri, sosyal medya uygulamalarında birbirine şiddet uygulamayı tetikleyen görüntüler yer alıyor. Çocuklarınızın oynadığı oyunlar ve izledikleri içerikler mutlaka gözetiminizde olmalı.
Zaman ayırın: Ailelerin çocuklarına daha çok zaman ayırması, zorbalık davranışlarına karşı dikkatli, özenli olması açısından önemlidir. Ailelerin belli zaman dilimleri içerisinde çocuklarını üzen veya kızdıran arkadaşları olup olmadığını ve bu durumun nasıl olduğunu sorması çocuklarının zorbalığa kurban veya zorba olarak katılmasını önlemede faydalı olacaktır.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sadettin Saran: "İyi ki bu büyük camianın parçasıyım" Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, bu sezon şampiyon olana kadar pes etmeyeceklerini söyleyerek, "İyi ki bu büyük camianın parçasıyım" dedi. Trendyol Süper Lig’in 17. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Eyüpspor’u 3-0 mağlup etti. Mücadele sonrası Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında ifadesi alınan ve işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Saran, bu süreçte kendisine destek veren herkese teşekkür ederek, verilen destekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Saran, "Ben dünyanın en iyi insanı mıyım? Hayır. Kusursuz muyum? Hayır. Suç işledim mi? Hayır. Devlet çağırırsa, neredeysek hemen geliriz. Veremeyecek hesabımız yok. Biz başkaları gibi gelmemezlik yapmayız. Bu ülke bizim. Şampiyon olana kadar çalışmaya devam edeceğiz. Ömrüm boyunca unutamayacağım bir destek vardı" şeklinde konuştu. "Şampiyon olana kadar pes etmeyeceğiz" Bu sezon şampiyonluğa ulaşarak Fenerbahçe taraftarlarını mutlu edeceklerini ifade eden Saran, "Şampiyon olana kadar pes etmeyeceğiz. Sonuna kadar çalışacağız ve sonunda inşallah çok mutlu edeceğiz. Tüm desteğin farkındayız. İyi ki bu büyük camianın parçasıyım. En büyük gururum bu takımın başkanı olmak. Çok iyi bir ekibimiz var, oyuncularımız var. Bizim artık şampiyon olmaktan başka yapacak hiçbir şeyimiz yok. Ben biraz duygusal bir adamım" diye konuştu.
Bolu Boluspor-Pendikspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 18. haftasında oynanan Boluspor-Pendikspor maçının ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 18. haftasında Boluspor sahasında Pendikspor’a 2-1’lik skorla yenildi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında teknik direktörler karşılaşmayı değerlendirdi. "Beklemediğimiz bir yenilgi" Beklemedikleri bir yenilgi olduğunu ifade eden Boluspor Teknik Direktörü Ertuğrul Arslan, "Beklemediğimiz bir yenilgi. İçeride ben geldiğimden beri üçte üç yapmıştık. Ama burada kazanırken de Erzurum maçından sonra bir şeylere değinmiştim. Zor bir süreçten geçtiğimizi söylemiştim. Bunu biz oyunumuza yansıtmamaya çalışıyoruz. Elimizden geldiği kadar takımımızı en iyi şekilde maçlara hazırlamaya çalışıyoruz. Oyuncularımızın son ana kadar gösterdiği mücadelede bu gayretin ispatı diye düşünüyorum. Tabii maça gelecek olursak ilk yarı oyunun üstün tarafı bizdik. Çok net fırsatlarımız var. Değerlendiremedik. İkinci yarı VAR’dan dönen bir pozisyon sonra Hasani’ye acımasızca bir faul. VAR görmedi pozisyonu. Bize yakışmayan bir ikinci golü yedik. Sonra tekrar oyuna müdahalelerde bulunduk. Son ana kadar, beraberliği kurtarabilirdik ama dediğim gibi futbol böyle bir oyun. Üzgünüz, söyleyeceklerim bu kadar" dedi. "Haberim yoktu bu protestodan" Boluspor oyuncularının yaptığı protestoya değinen Arslan, "İnanın benim haberim yoktu bu protestodan. Mümkün olduğu kadar sahanın içine konsantre etmeye çalışıyorum oyuncuları ama bazen benim de yapabileceklerim sınırlı. Hangi kelime doğru kelimeyi bulmakta da zorlanıyorum açıkçası ama tabii oradaki o an bile yani oyunun konsantre tarafına geldiğiniz zaman bir düşüklük oluyor. Ama dediğim gibi yani ben takımımı en iyi şekilde maçları hazırlamaya çalışıyorum. Bunu yine başında da söylemiştim. Zor bir süreç yönetiyoruz ama çağrımız da maalesef şu ana kadar destek bulmadı. Yani benim görevim söyledim ben Boluspor her maçın kazanma adayı. Kazandığı kaybettiği maçlarda da mücadeleyi gösterecek demiştim. Oyuncularım bugün de bu mücadeleyi gösterdiler diye düşünüyorum. Pendikspor takımının tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "Aldığımız 3 puan bizi yine yukarıya taşıdı" Aldıkları 3 puandan memnun olduklarını dile getiren Pendikspor Teknik Sorumlusu Metin İlhan, "Zor bir deplasman. Çünkü Boluspor burada Amedspor’a üstünlük sağladı, Erzurum’a üstünlük sağladı, Bodrum’a üstünlük sağladı, çok iyi takım. Fena oynamadık. Özellikle ikinci yarı oyunu domine ettik. Aldığımız 3 puan bizi yine yukarıya taşıdı. İnşallah bunun devamı gelecek. Son hafta içeride Erokspor maçıyla 3 puan alıp önümüze bakacağız. Rakip takımın maddi sıkıntısıyla işleyişiyle alakalı bir problem vardı. Allah yardımcılar olsun" şeklinde konuştu.
Ankara Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak: Gençlik ve spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Gençlerimizi tehdit eden bu süreci yakından takip ediyoruz ve özellikle de bu yıl sadece bağımlılıkla mücadeleyle ilgili araştırma yapan üniversitelerdeki akademisyenlere ve sivil toplum kuruluşlarına ve STK’lere 200 milyon TL civarında bir proje desteği vereceğiz yani sahadayız" dedi. Bak, 2024 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerine katıldı ve milletvekillerinin sorularını cevapladı. Bak, gençlerle ilgili projelerden bahsederek, "Burada, özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla beraber ortaklaşa yürüttüğümüz proje çerçevesinde geçtiğimiz dönemde 10 bin istihdam sağlayan projeler gerçekleştirdik. Burada yaklaşık 150 tane fabrikanın kurulmasını Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla beraber sağlamış olduk. Yine, gençlerin, özellikle üniversitedeki gençlerimizin kendilerini ifade edebilmeleri için, hayalini kurdukları projelerini gerçekleştirmeleri için; sosyal, toplumsal değerlerini yükseltmeleri için "ÜNİDES" adını verdiğimiz proje çerçevesinde yani üniversitedeki öğrenci kulüplerini destekleme projesi çerçevesinde geçtiğimiz yıl sadece 360 milyon gibi bir rakamı öğrenci kulüplerine tahsis ettik ve bu gençlerimiz inanılmaz projeler ortaya çıkardı. Kimisi hasat zamanı çiftçilerle beraber oldu, kimisi çevre çalışmalarında oldu, kimisi köylere gidip okulları boyadılar, okulları yaptılar, kimileri teknoloji projesi yaptı. Dolayısıyla, gençlerimizin bu çerçevede aktif bir şekilde katılmasını sağlıyoruz. Yine, bu yıl da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla yaklaşık 1,2 milyar TL’lik bir yatırımı yine gençlerin istihdama katılması çerçevesinde gündeme alıyoruz ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla 50 tane fabrikanın kurulumu ve bu çerçevede de iş istihdamının artırılması noktasında çalışma yürütüyoruz" dedi. Bak, bağımlılıkla ilgili olarak bilgi vererek, "Bizim bağımlılıkla ilgili süreç içerisinde 12 bakanlıktan oluşan Bağımlılıkla Mücadele Kurulu üyesi olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı görev yapıyor. Bizim bütçemizde teknik olarak 59 milyon gözüküyor ama bizim Bakanlığımızın -biraz evvel de ifade ettiğim gibi- yaptığı çalışmaların büyük bir kısmı hem gençlik merkezlerinde verdiğimiz eğitimler hem yurtlarda verdiğimiz eğitimler, gençlerimize psikososyal destek olarak verdiğimiz eğitimler, bağımlılıkla mücadele için verdiğimiz eğitimler, formatör eğitimleri, Yeşilayla, sivil toplum kuruluşlarıyla beraber yaptığımız eğitimlerin her birinde bağımlılıkla mücadele ana eksenimiz. Dolayısıyla biz de farkındayız, gençlerimizi tehdit eden bu süreci yakından takip ediyoruz ve özellikle de bu yıl sadece bağımlılıkla mücadeleyle ilgili araştırma yapan üniversitelerdeki akademisyenlere ve sivil toplum kuruluşlarına ve STK’lere 200 milyon TL civarında bir proje desteği vereceğiz yani sahadayız. Yine örnek vereyim: Bağcılar’da, İstanbul’da, Edirne’de, işte, diğer ilçe ve illerde yapılan mücadelelerde muhtarlarımızla, amatör spor kulüplerimizle, kaymakamlıklarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla beraber çok ciddi şekilde mücadele ediyoruz. Tabii, sporun birleştirici gücüne inanıyoruz, sporun iyileştirici gücüne inanıyoruz çünkü biz de büyüdüğümüz yerde, spora gittiğimiz zaman çocuk enerjisini atıyor, enerjisini gideriyor. Düşünün, bir evde uyuşturucu kullanan bir çocuk var, bir de spor yapan çocuk var. Dolayısıyla, biz spora teşvik etmek yönünde çaba harcıyoruz" dedi.