ASAYİŞ - 25 Şubat 2018 Pazar 15:11

Antalya'da askerleri taşıyan otobüs devrildi: 23 yaralı

A
A
A
Antalya'da askerleri taşıyan otobüs devrildi: 23 yaralı

Antalya'nın Alanya ilçesinde Alanyaspor-Trabzonspor maçında görevli askerleri taşıyan otobüs dönüş yolunda kontrolden çıkıp devrildi. Kazada 22'si asker 23 kişi yaralandı.

Kaza, bugün saat 22.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Alanyaspor- Trabzonspor maçında görevli askerleri, maç sonrası birliklerine taşıyan Alanya Belediyesine ait otobüs Kestel Kavşağı’nda kontrolden çıkıp devrildi. Kazada otobüs sürücüsü ile araçta bulunan ve aralarında rütbelilerin de bulunduğu 22 jandarma yaralandı. Yaralı askerler ilçedeki hastanelerde tedavi altına alındı. Askerlerin durumunun iyi olduğu bildirildi.

Erdal Anak
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde, evinin balkonundan düşerek ağır yaralanan AK Parti Urla İlçe Tanıtım Başkanı Gamze Oğuz, sosyal medya üzerinden çirkin beddua ve tehditlere maruz kaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisi ve bu yönde paylaşımlarının hazmedilemediğini ifade eden Oğuz, tedavi sürecinin iyi gittiğini söyledi. Geçtiğimiz ocak ayında, Güzelbahçe ilçesinde bulunan evinin yatak odasında bulunan balkonundan, yaklaşık 7 metre yükseklikten düşen AK Parti Urla İlçe Tanıtım ve Medya Başkanı Gamze Oğuz, omurgası ve ayağından ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan ve bu süreçte entübe edilen Oğuz, adeta ölümün kıyısından döndü. Aynı zamanda yüksek takipçili sosyal medya hesabı da bulunan Gamze Oğuz’a bu süreçte yaptığı paylaşımlara ise çirkin yorumlar da yapıldı. Beddua ve tehdit içerikli mesajları gören Oğuz, çektiği acıların yanı sıra bu tarz beddua ve tehditlerle de psikolojisinin bozulduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisi sebebiyle hedef seçildiğini belirten Oğuz, yorumlar arasında can güvenliğini hedef alan ifadelerin kendisini derinden yaraladığını vurguladı. "Omurgam ve ayağım kırıldı" Geçirdiği kazayı ve yaşadığı süreci anlatan Oğuz, "Bundan yaklaşık bir ay önce talihsiz bir kaza yaşadım. Evimin 3. katından yaklaşık 7 metre yükseklikten, o şekilde ölçüldü, aşağı düştüm bir denge kaybı sonucu. Düştüğümde omurgamın üstüne düştüğümü hissettim ve omurgam kırıldı. İlk onu hissetmiştim zaten. Ayağım da seramik kısma denk geldiği için topuk kısmım parçalandı. Hastanede bir ameliyat sürecim oldu. Hem omurgadan hem topuktan iki ameliyat geçirdim. Ameliyat esnasında maalesef kan ihtiyacı oldu. Kan değerlerim ameliyata hazır değilmiş. Daha sonrasında narkozdan uyanamadım. Entübe edildim. Çok şükür yoğun bakım sürecini de atlattıktan sonra odaya alındıktan sonra bir hafta hastanede yattım ve çıktım. Ama tedavi sürecim hala devam ediyor. Hala iyileşemedim. Eğilip kalkamıyorum. Walker olmadan bir yürütecim olmadan yürüyemiyorum. Tek ayağımın üstünde zıplayarak ilerliyorum. 26 Şubat’ta ayağımda 30 santimlik bir çivi var. 15 santimi dışarıda yaklaşık 15 santimi içeride olmak üzere o çıkacak. Alçı sürecim devam edecek. Sonra atel, fizik tedavi yani önümde daha 1,5-2 aylık bir yol var gibi görünüyor" ifadelerini kullandı. "Bedduaların sınırı aşıldı" Tedavi sürecinde sosyal medyadan gelen yorumların kendisini daha fazla yaraladığını belirten Oğuz, "Maalesef. Şimdi siyasi görüşüm gayet belli bir şekilde açık ediyorum ben bunu. Zaten söylemiştim. AK Parti’de Tanıtım ve Medya Başkanı olduğumu. Siyasi görüşümden dolayı çok fazla linç ediliyorum. Bilirsiniz bir linç troll insanlar vardır, troll sayfaları vardır. Ama troll sayfaları dışında kişisel hesaplar, bayağı kendi kullandığı kişisel hesaplar tarafından linç edildim. Bu linçler neler? Evet, küfür, hakaret vesaire, beddualar. Bunlar geliyor. Fakat bedduaların sınırı aşıldı. ’Keşke ölseydin düştüğün yerde’, ’Keşke felç kalsaydın’, ’Daha beter ol inşallah.’ Mesela sondan iki önceki paylaştığım postumda da mevcut. Artık başa sabitliyorum. ’Bütün kemiklerin kırılsın inşallah.’ Hatta bu süreçte ben şöyle bir yorum da aldım. Mesaj olarak değil gayet aleni bir şekilde bunu postun altında yorum yapabiliyorlar. ’Bugün 7 metreden bir kazayla düşersin, yarın bakmışsın araba çarpmış.’" dedi. "Daha fazla yaralayan bu yorumlar" Kendisine gelen yorumlarla bir kez daha yıkıldığını ifade eden Oğuz, "Şimdi yorumlara baktığımızda gerçekten çok yaralayıcı yorumlar. İnanın oradan düştüğünüzde canınız çok yanıyor. Ameliyat süreci, benim çektiğim acılar sizlerle zaten paylaşacağım elimdeki şeyleri. Vücudunuz çok acıyor. Bir yandan üç çocuğum var ve ben anneyim. Onları düşünüyorum. Onlar çok korkuyor. Ben o düştüğüm gece onların çığlıklarını duydum. Sürekli gözümü tam açamadım. Onları göremedim ama onların ağlaması, duvarlara vurması, bu sesler beni çok yaraladı. Fakat bunlardan daha fazla yaralayan bir şey oldu bu yorumlar. Çünkü insanlık çok farklı bir şeydir. Biz Anadolu medeniyetiyiz ve bizim medeniyetimize, bizim kültürümüze göre düşen kişiye siyasi görüşü, kimdir, nedir, dini, dili, ırkı bakmaksızın yardım edilir. Biz Anadolu insanıyız. Biz böyle gördük. Fakat bunun dışında çok farklı bir tepkiyle, kötü muameleyle karşılaştım ben. İnanın bu düşmekten çok daha fazla yaralıyor insanı. Diyorsunuz ki biz nereye geldik? Bu kadar mı kutuplaştık? Bu kadar mı nefret ediyoruz birbirimizden" diye konuştu. "Bir kadın başka bir kadına bu sözleri nasıl söyleyebiliyor" Kendisine gelen kötü yorumlarla art niyetli haberler yapıldığını ifade eden Oğuz, "Ya o kadar garip ki troll olsa derim ki ’troll hesabı’ hani çok önemsemem. Ama şu an bile gözlerim doluyor. Bir ablamızın, bir teyzemizin, bir hanımefendinin yaptığı yorum yaklaşık 50-60 yaşlarında. ’Daha beter ol’ diyor. Nasıl söyleyebilirsiniz? Bunu şahsi hesabından yapıyor. Siz de kadınsınız. Nasıl bana bunu söyleyebiliyorsunuz? Kadın kadına destek olmalı. Bunun yanında bu bedduaları alıp ve bu paylaşımı alıp yanlış haber, çarpıtılmış haber yapan medya kuruluşları oldu. İnanabiliyor musunuz? ’Erdoğan rozet taktı, başına gelmeyen kalmadı’, ’Beddualarınız tuttu’, ’Niye beddua ediyorsunuz?’ Benim açıklamada bulunmadığım ifadeleri kullanıp ’Ah keşke yapmasaydın bedduaları tuttu’ şeklinde ifadelerle başlık atan medya kuruluşları oldu. Bu inanılmaz bir şey. Hani kişiler bunu yapıyor. Medya kuruluşları daha kamusal kuruluşlardır bence. Topluma yön veren kuruluşlardır. Siz nasıl böyle bir algı çalışması yapabiliyorsunuz? Hani hiç mi kimse düşünmüyor? Ya bu kadın da bir buçuk aydır evde hapis, yatıyor. Çok çalışkan bir insanım Hiç yerimde duramam. Bir bir buçuk aydır evde yatıyor. Bu kadın oraya hapsolmuş. Evlatları geliyor gidiyor. ’Anne iyi misin?’ En ufak seste aşağı koşuyorlar. ’Anne sen mi bağırdın?’, ’Anne bir şey mi oldu?’ Bu kadın acılar içinde ’biz de buna bir kötek vurmayalım’ demiyorlar. ’Biz de buna bir çelme takmayalım’ hiç mi demiyorlar?" dedi. "Yargı süreci başlayacak" Yorumlara ilişkin şikayette bulunduğunu ve yargı sürecinin başlayacağını söyleyen Oğuz, "Tabii ki gerekli mercilere maalesef ki gerekli aralıklarla suç duyurusunda bulunuyorum. Ama şunu belirtmek isterim ki ne kötü yorumlar ne beddualar beni çıkmış olduğum yoldan ve davamdan hiçbir zaman vazgeçiremeyecek. Ben reisi gerçekten kalpten seviyorum ve onun yolunda, yanında yürümekten gurur duyuyorum" diye konuştu. Eşinin destekleriyle düzenli olarak evin içinde yürüyüşler yapan Gamze Oğuz, bir an önce sağlığına kavuşmayı bekliyor.
Gaziantep ‘Üniversite Yolunda Sınav Stratejileri’ etkinliği yapıldı Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na hazırlanan öğrencilerin, sınav sürecini daha sağlıklı, planlı ve verimli bir şekilde sürdürmesi amacıyla SANKO Üniversitesi ile Gaziantep Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen "Üniversite Yolunda Sınav Stratejileri" etkinliğinin dördüncüsü Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, programda yaptığı konuşmada "Doğru tercih, geleceğinizin anahtarıdır" dedi. "Cumhuriyetimizin emanetçileri, yarınlarımızın teminatı sevgili gençler" sözleriyle hitap ettiği öğrencilere üniversiteye yerleşmenin ve seçilen bölümde eğitime başlamanın, bireyin geleceğini şekillendiren önemli bir karar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dağlı, sözlerine şöyle devam etti: "Başarı; sabırla, kararlılıkla ve inançla yürüyenlerin yol arkadaşıdır. Ülkemizi daha ileriye taşıyacak bireyler olmak istiyorsanız, karşılaştığınız zorluklar karşısında yılmadan, öğrenme isteğinizi canlı tutarak ilerlemelisiniz. Kendinize güvenin; azminiz ve disiplinli çalışmanız sizi hedeflerinize ulaştıracaktır. Hedeflerinize ulaşma yolunda da size akademik açıdan güçlü bir altyapı sunacak, aynı zamanda kişisel gelişiminize katkı sağlayacak, ufkunuzu genişletecek bir üniversiteyi seçmeye özen gösterin. Doğru tercih, geleceğinizi şekillendirecek en önemli adımlardan biridir." Öğretmenlerin ve ailelerin bu süreçte en büyük destek unsuru olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Dağlı, gençlere çıktıkları bu yolda başarı dileklerini ileterek sözlerini tamamladı. "Sınav kaygısı hem başarıyı hem de yaşam kalitesini etkileyebilir" SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, etkinlik kapsamında "Sınav Kaygısı ve Yönetimi" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda sınav kaygısının düzeyine göre öğrenciler üzerindeki etkilerinin farklılaştığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, kaygı seviyesi normal sınırlar içinde olan öğrencilerin sınavı, bilgi ve emeklerinin karşılığını gösterebilecekleri bir fırsat olarak gördüklerini ifade etti. Buna karşılık, yoğun sınav kaygısı yaşayan öğrencilerin ise sınavı bir tehdit unsuru olarak algıladıklarını ve bu durumun performanslarını olumsuz etkileyebildiğini dile getirdi. Yüksek düzeyde sınav kaygısının; bedensel, duygusal, bilişsel ve davranışsal pek çok belirtiyle kendini gösterebildiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, bu belirtilerin öğrencinin hem sınav başarısını hem de genel yaşam kalitesini etkileyebileceğini söyledi. "Sınav sabahı ağır ve sindirimi zor yiyeceklerden kaçının" SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Efsun Karabudak, "Akademik Başarı ve Beslenme" başlıklı sunumunda sınav döneminde doğru beslenmenin öğrencilerin zihinsel performansı üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Sınava hazırlık sürecinde uygulanan dengeli bir beslenme programının hem odaklanmayı artırdığını hem de stresle baş etmeyi kolaylaştırdığını ifade eden Prof. Dr. Karabudak, özellikle sınav günü yapılacak hatalı besin tercihlerinin performansı olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Öğrencilere sınav sabahı için önerilerde bulunan Prof. Dr. Karabudak, kahvaltıda ağır ve sindirimi zor yiyecekler yerine güne mutlaka sağlıklı bir kahvaltıyla başlanması gerektiğini, erken saatlerde yapılan dengeli bir kahvaltının kan şekerini düzenleyerek sınav boyunca enerji seviyesinin korunmasına yardımcı olacağını söyledi. Ayrıca yeterli su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğinin de altını çizen Prof. Dr. Karabudak, doğru beslenme alışkanlıklarının hem sınav başarısına hem de genel sağlık durumuna katkı sağlayacağını sözlerine ekledi. "Zihin ve beden dengesi başarıyı destekler" Zihin ve beden dengesinin başarıyı desteklediğine dikkat çeken SANKO Üniversitesi SBF Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Meltem Uzun ise, "Gelecek Senin! Nefes Al, Hareket Et, Hedefe Odaklan" konusuyla, sınav hazırlık sürecinde fiziksel ve zihinsel dengenin korunmasının önemine vurgu yaptı. Uzun süreli masa başı çalışmanın hem kas-iskelet sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu hem de zihinsel verimi düşürdüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Uzun, doğru nefes teknikleri ve hafif düzeyli egzersizlerin stres yönetiminde etkili bir destek sağladığını kaydetti. Programda öğrencilerle basit egzersizler de yaptıran Dr. Öğr. Üyesi Uzun, sınav öncesinde ve sınav sabahı uygulanabilecek pratik hareketleri adım adım göstererek öğrencilere düzenli hareket etmeyi günlük rutinlerinin bir parçası haline getirmeleri önerisinde bulundu. Sunuculuğunu SANKO Üniversitesi SBF Hemşirelik Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Hilal Aslan’ın yaptığı etkinliğe öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.