GÜNDEM - 16 Ağustos 2017 Çarşamba 16:20

Antalya'nın susuz tarımı: Milyon dolarlık halı tarlaları

A
A
A
Antalya'nın susuz tarımı: Milyon dolarlık halı tarlaları

Renklerinin pastelleşmesi ve hijyenik olması amacıyla binlerce el dokuması halı ve kilime ev sahipliği yapan halı tarlalarında ortaya çıkan renk cümbüşü görsel şölene dönüştü.

  Değeri milyonlarca dolara ulaşan halılar Avrupa ülkelerine de ihraç ediliyor. İşletmecilerin sadece güneşten istifade ederek adeta susuz tarım yaptığı tarlalarda halılar pastel renklere bürünerek bakterilerden arındırılıyor. Tarlalarda halıların rutin ters-düz edilmesi işinin dışındaki tek hareketlilik ise, solmaya bırakıldıktan sonraki aşamadaki olası yağmur sürprizi.

Döşemealtı ilçesinde tarlalar yaz mevsiminin son renkli günlerini yaşıyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinin yanı sıra, İran ve Irak’tan gelen birbirinden değerli el dokuması halı ve kilimler, yıkama işleminin ardından tarlalara serilerek, pastel renk almaları için bekletiliyor.

Dokuma tezgahlarında, kök boyayla boyanmış, üzerinde geometrik şekillerin yanı sıra muska, kartal, küpe, göz, sandık motiflerinin yer aldığı halı ve kilimlerin yönleri boyalarının tam alınması için belirli zaman aralıklarında değiştiriliyor. Yağmur ihtimalinden bir gün önce depolara kaldırılan halı ve kilimler güneşin yüzünü göstermesiyle yeniden tarlalara seriliyor. Halı ve kilimlerin güneşlenme süresi 10 ile 90 gün arasında değişirken, eylül ayının gelmesiyle birlikte işlemlerin sona ereceği belirtildi.

Öte yandan binlerce halının serili olduğu tarla havadan görüntülendi. İşçilerin halıları çevirmesi, halı öbekleri ve nar ağaçları arasındaki birbirinden değerli halıların renk cümbüşü görsel bir şölen oluşturdu.

"Pastelleşme hedefleniyor" 

İşletme sorumlusu Mehmet Çelik, 10 yıldır sektörün içinde yer aldığını belirterek tarihi halı ve kilimlerin İstanbul’daki tüccarlar aracılığıyla kendilerine geldiğini söyledi. Yıkama işlemlerinin ardından halı ve kilimlerin renklerinin pastelleşmesi ve çeşitli bakterilerin uzaklaşması amacıyla tarlaya serildiğini kaydeden Çelik, böylelikle halıların doğallığını yakaladıklarını anlattı.

Döşemealtı Killik Mahallesi’nde yıllardır bu işin deden toruna devam ettiğini ifade eden Çelik, "Anadolu’nun her ilinden gelen el dokuması halı ve kilimlerin önce yıkamasını ardından güneşlemesini gerçekleştiriyoruz. İç Anadolu Bölgesi’nde güneşletme işlemi yapılsa da bizim bölgemiz kadar kaliteli olmuyor. Nem ve rüzgar bu işlemde önem arz ediyor" dedi.

"Halılar tek tek inceleniyor"

Yıkama, temizleme ve güneşleme işlemlerinin ardından paketlenen halı ve kilimlerin İstanbul’daki tüccarlar aracılığıyla Avrupa’ya dahi gittiğinin altını çizen Mehmet Çelik, "Halının tarlada kalma süresi cinsine ve rengine göre değişiyor. 40 personelimizle, 150 dönümlük tarlada bu işlemi gerçekleştiriyoruz. Bulutlu havalarda bu halıların hepsini toplamak zorundayız. Güneşli günlerde ise belirli zaman aralıklarından arkası ve önünün değiştirilmesi gerekiyor. Boyası alınan ve doğal rengine ulaşan halıları ustalarımız tek tek gezerek belirliyor. Daha sonra bu halıları işçilerimiz katlayıp, ahşap platformların üzerine topluyor" diye konuştu.

"Eylülde bitiyor"

Serme işleminin ardından halı ve kilimlerdeki renklerin pastelleşip, boyaların gittiğinin altını çizen Çelik, "Ortalama bir halı güneşte bir ay kalıyor, bu süre boyasının alınma durumuna göre değişiyor. Haziranda başlayan serme işlemimiz eylül ayında bitecek. Güneşin en keskin olduğu dönemi kullanıyoruz. Bizim işlemler bittikten sonra bu tarlalar nadas yapılarak buğday ekiliyor. Yazın ekinin kaldırılmasının ardından bizim halı tarlamıza dönüşüyor" dedi. 

İsa Akar-Adem Akalan
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdogan’ın imzasıyla yapılan atamalar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüge girdi. Atamalara göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Yasin Akar görevden alımırken yerine Taha Kürsad Sezen atandı. Ayrıca, Bolivya Çokuluslu Devleti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği görevine devam eden Ertan Yalçın ve Ekvator Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği görevine eden Makbule Başak Yalçın, merkeze alındı. Gine-Bissau Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Mehmet Cem Kahyaoğlu, Macaristan Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Konsolosluk Hizmetleri ve Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar Genel Müdürü Gülsun Erkul, Nijer Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, İİT ve Müslüman Azınlıklar Genel Müdür Yardımcısı Özgür Arslan, Malezya Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Kamu Diplomasisi Stratejik İletişim Genel Müdürü Nevzat Uyanık, İsveç Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, İnsani ve Teknik Yardımlar Genel Müdürü Korhan Karakoç, Madagaskar Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcısı Halime Ebru Demircan atandı. Ayrıca, Angola Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Muhammet Mustafa Çelik merkeze alınırken yerine Özgür Uludüz atandı. Dışişleri Bakanlığında açık bulunan Personel Genel Müdür Yardımcılığına ise, Göç Politikaları Genel Müdür Yardımcısı Rıfkı Olgun Yücekök atandı. Göç Politikaları Genel Müdür Yardımcılığına ise Mert Doğan atandı. Ayrıca, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında açık bulunan; Başkan Yardımcılığına, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Cengiz Gevrek, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Mehmet Ali Öncü, Rehberlik ve Denetim Başkanlığına Bayram İzzet Taşçı atandı. Milli Eğitim Bakanlığında açık bulunan Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Yardımcılığına ise Mahmut Çolak atandı.
Rize 96 yaşındaki kadının bağışlanan karaciğeri bir hastaya umut oldu Rize’de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının karaciğeri, vasiyeti üzerine çocukları tarafından bağışlanarak Malatya’da nakil bekleyen bir hastaya umut oldu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadıktan sonra 4 yıl önce eşini kaybetmesi üzerine memleketi Rize’ye gelen 96 yaşındaki 5 çocuk annesi Refiye Kıdal, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kıdal’ın sağlığında organlarını bağışladı ve organ bağşını vasiyet etti. Beyin kanaması nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Kıdal’ın karaciğeri Malatya’da organ bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere Rize’den yola çıktı. Rize Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen ameliyatın ardından alınan karaciğer karayolu ile Rize-Artvin Havalimanı’na getirildi, ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçakla Malatya’ya gönderildi. Annesinin bu kararının kendilerine de sürpriz olduğunu ifade eden Hüseyin Kıdal, "Bize sürpriz oldu. Annem babam yurt dışında yaşıyordu. Orada bu kararı vermişler. Mutlu olduk. Annemizi kaybettik ama böyle bir şey yapmasından mutlu olduk. Hiçbir hastalığı yoktu, beyin kanaması geçirdi. Aniden gelişen bir beyin kanaması. Süreç hızlı ilerledi, yoğun bir beyin kanaması yaşadık. Onun sonunda işte cenazemizi beklerken böyle bir şey yaptığını söylediler. Biz de ailece karar verdik annemizin, babamızın bu kararına. İyi bir şey yapmış, insanların da yapmasında fayda var. Biz de karar verdik evlatlar olarak ailece, hepimiz yapacağız. Organ bildiğimiz kadarıyla Malatya’da organ bekleyen bir kardeşimize gidiyor. İnşallah sağlığına kavuşur" dedi. "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz" Yaşadıkları kaybın tarifsiz bir acı olduğunu ancak organının başka bir bedende can bulacak olmasının da kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Kıdal, "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz. Bir yerde bir kaybımız var, sonsuz bir kayıp, telafisi mümkün olmayan bir kayıp. Bir kaybımız var ama annemin, babamın böyle bir karar vermesi bizi bayağı bir mutlu etti. Karşı tarafa inşallah uyum sağlar, yani ömrüne bereket katılır. Bize de dua eder, annemize dua eder" ifadelerini kullandı. "Aile üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler" Hastanın organ bağışı sürecine değinen Rize Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Sakın, "Hastamız 4 gün öncesinde RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanemizde beyin damar tıkanıklığı tanısıyla başvurmuş. Orada yapılan işlemlerden sonrasında yoğun bakım takipleri için hastanemiz yoğun bakımına aldık. Hem hastamızın tedavisinin hem de gidişatta neler yapacağımızla ilgili tanı ve tedavi işlemlerini yaparken maalesef hastamıza beyin ölümü tanısı koyduk. Daha sonrasında aileyle görüşme yaptık. Aile görüşme esnasında bize üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler. Bunun üzerine de biz Sağlık Bakanlığımız bölge koordinasyon merkezimizle iletişime geçerek organizasyona başladık" dedi. "Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz" 96 yaşında bir insandan organ naklini ilk kez gerçekleştirdiklerine değinen Uzm. Dr. Sakın, "İtalya’da, Amerika’da 100 yaş üzeri ve 100 yaş civarında vakalar var. Türkiye’de ise özellikle Rize için söylüyorum, Rize’de ilk vakamız, ilk hastamız 96 yaşında. Bizim işimiz hastalarımızı iyileştirmek, onun için uğraşıyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz da" ifadelerini kullandı. Organ bağışının önemine de değinen Sakın, "Artık organ bağışı yapmak Türkiye’de çok çok daha kolay" şeklinde konuştu.