EĞİTİM - 02 Haziran 2015 Salı 10:21

AÖF sınavlarında kimlik gösterme zorunluluğu kalkıyor

A
A
A
AÖF sınavlarında kimlik gösterme zorunluluğu kalkıyor

Yaklaşık 1,5 milyon aktif öğrencisi bulunan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde (AÖF), sınavlara girişlerde öğrenci kimliği gösterme zorunluluğu kalkıyor.

Konuyla alakalı İHA’ya açıklamalarda bulunan AÖF Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Muhammet Recep Okur, Açıköğretim Sistemi’nde şuanda yaklaşık 1,5 milyon aktif, 1,4 milyona yakın da pasif öğrencinin bulunduğuna dikkat çekti. Yaklaşık 3 milyon öğrencinin kimliğinin mevcut olduğunu hatırlatan Okur,

“Biz, Açıköğretim öğrencilerimizin öğrenim hayatlarında hangi dönemler okuduklarını tespit edebilmek açısından yıllardır kimliklerin arkasına bandrol uygulaması yapıyorduk. Ancak gelişen teknolojiyle birlikte bu bandrol uygulamasının çok da gerekli olmadığını ve bunun öğrenciler açısından da bir artısı olmadığının analizini yaptık. Öğrenci kimliklerinde bandrol olmadığı için sınavlardan çıkartılan öğrencilere de şahit olduk. Bu öğrencilerimizin mağduriyetlerini de bir anlamda gidermek için bu projeyi hayata geçirdik” dedi.

“BANDROLLERİ KALDIRMAMIZ ÖĞRENCİLERİMİZ AÇISINDAN OLUMLU”
Yrd. Doç. Dr. Okur, bandrol uygulamasının kaldırılmasının öğrenciler açısından hiçbir sorun teşkil etmeyeceğini de ifade ederek,

“Şuanda bandrol uygulaması devam ediyor. Ancak alınan bir yönetim kurulu kararı gereği 2015-2016 yılından itibaren artık Açıköğretim öğrencilerinin kimliklerine bandrol yapıştırılmayacak. Dolayısıyla bandrol zorunluluğu ortadan kalkıyor. Tabi bu bazı soruları da akla getiriyor. Birincisi; sınava girişlerde zorunluluk devam edecek mi? Hayır. Öğrencilerimiz hiçbir şekilde bandrol olmadığından dolayı sınava alınmama gibi bir durumla karşılaşmayacaklar. Bu noktada rahat olabilirler. İkincisi; bandrole dayalı olarak öğrenci haklarından yararlandıklarından ifade eden öğrencilerimiz var.

Örneğin; “herhangi bir ilden belediyeden paso almak için ben bandrolü gösteriyordum” gibi. Aslında bakacak olursak kurumlar sadece bandrole dayalı öğrencilik hakkı vermiyor. Kurumlar, öğrencilik hakkı tanımak için mutlaka ve mutlaka aktif öğrenci olduklarını gösteren ve bürolardan alınan öğrenci belgesini istiyorlar. Yani ıslak imzalı, bürolardan temin edilen öğrenci belgesini istiyorlar. Dolayısıyla bizim bandrolleri kaldırmamızın öğrencilerimiz açısından hiçbir yan tesiri yok. Tam tersi olumlu tesiri var” diye konuştu.

“ÖĞRENCİLERİMİZ AÇIKÖĞRETİM KİMLİĞİ OLMADAN DA SINAVLARA GİREBİLECEKLER”
“Şuanda sınavlara girişte bildiğiniz gibi 3 belge zorunludur” diyen Okur, şöyle devam etti:
“Birincisi sınav giriş belgesi, ikincisi açıköğretim kimliği, üçüncüsü de özel kimlik. Bu 3 taneden birisi olmadan öğrencilerimizi sınav güvenliği açısından sınava almıyoruz. Ancak yeni uygulamalarımızla birlikte; özellikle fotoğraflı sınav giriş belgeleri tasarımıyla birlikte aslında Açıköğretim kimliği zorunluluğu da yavaş yavaş ortadan kalkacak. Yani öğrencilerimiz Açıköğretim kimliği olmadan da sadece nüfus cüzdanı ve sınav giriş belgesiyle çok rahat sınavlara girebilecekler.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Farklı unvanlarla vatandaşları dolandıran kadın tutuklandı Ankara’da kendisini MİT mensubu, diplomat, NATO ve Birleşmiş Milletler temsilcisi olarak tanıtarak çok sayıda kişiyi dolandırdığı öne sürülen kadın, emniyet ekiplerince yakalanarak tutuklandı. Edinilen bilgilere göre, farklı unvanlar kullanarak çevresindeki kişileri kandıran Şerife Y.’nin dolandırıcılık faaliyetlerine manav, bahçıvan, lokanta işletmecisi ve taksici gibi esnaf kesiminden başladığı tespit edildi. Şerife Y.’nin zamanla çevresini genişleterek depremzedeleri ve hacı adaylarını da hedef aldığı öğrenildi. Kendisini "savaş gazisi, kritik görevlerin sorumlusu, iffetli ve dürüst bir kadın" olarak tanıtan Şerife Y.’nin bu ifadelerle güven kazanmaya çalıştığı belirtildi. Aldığı paraları geri isteyen kişilere ise ABD vatandaşı olduğunu, yurt dışından yeni geldiğini ve paranın yurt dışındaki hesaplardan transferinin zaman alacağını söyleyerek süre kazandığı ifade edildi. Şikayetlerin artması üzerine sahte banka dekontları düzenlediği belirlenen Şerife Y.’nin, bu yöntem de işe yaramayınca alacaklılarını üst düzey kamu görevlisi olduğu iddiasıyla gözaltına aldırmakla tehdit ettiği ileri sürüldü. Soruşturma kapsamında Şerife Y.’nin kendisini MİT mensubu, diplomat, NATO ve Birleşmiş Milletler temsilcisi gibi farklı unvanlarla tanıttığı ve bu yolla güven kazanarak çoğunluğu üst düzey siyasetçi ile kamu ve özel sektör yöneticilerini hedef aldığı tespit edildi. Şüphelinin asıl amacının güvenlik bürokrasisine sızmak olduğu iddia edildi. Şerife Y.’nin akademik çevrelerden bazı isimlerle de temas kurmaya çalıştığı, kamuoyunda tanınan ekonomistleri de hedef aldığı öne sürüldü. Yapay zekayı kullandı Şüphelinin dolandırıcılık faaliyetlerinde teknolojiden de yararlandığı belirlendi. Yapay zeka kullanarak sahte belge ve görseller hazırlayan şüphelinin, bu sayede geniş ve etkili bir çevreye sahip olduğu izlenimi oluşturmaya çalıştığı kaydedildi. Kamu görevlilerini tehdit etti Öte yandan Şerife Y.’nin bazı kamu görevlileriyle yakınlık kurmaya çalıştığı, "sevgili olma" bahanesiyle irtibat kurduğu kişilerden teklifini kabul etmeyenleri ise üst düzey tanıdıkları olduğunu söyleyerek "görev yerini değiştirmekle" tehdit ettiği öne sürüldü. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Şerife Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Ülker, 2025 finansal sonuçlarını açıkladı Türkiye’de gıda sektöründeki lider markalarından Ülker Bisküvi, 2025 yılını 112 milyar TL ciroyla kapattığını, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamayla duyurdu. Ülker Bisküvi, 2025 yılındaki cirosunu Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamayla duyurdu. Şirket, geçen yılı yüzde 16,5 Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) marjıyla tamamladı. Ülker Bisküvi, herkesi etkileyen küresel ölçekteki ekonomik dalgalanmaların ve jeopolitik belirsizliklerin ön planda olduğu 2025 yılında, tüm zorlu koşullara rağmen tüketicilerinin değişen ihtiyaç ve beklentilerini yakından takip ederek, yatırımlarını yaparak çevik, verimli ve yenilikçi bir şekilde yoluna devam etti. Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı "Mutlu et, mutlu ol" felsefesinden hareketle, "istikrarlı, rekabetçi, kârlı, sürdürülebilir ve insan odaklı büyüme" anlayışıyla oluşturdukları "5M Mutluluk Temelli Büyüme Modeli"nin, sürdürülebilir gelecek için rehber niteliği taşıdığını kaydetti. "Made in Türkiye" etiketli ürünleri 100’den fazla ülkeye ulaştırdıklarını belirten Kölükfakı, "2025 yılında üretim gücümüz, yenilikçi markalarımız, modern üretim altyapımız, ihracatımız ve oluşturduğumuz istihdamla ülke ekonomisine değer katmayı sürdürdük. Tüketici alışkanlıklarındaki dönüşümü, dijital eğilimleri ve atıştırmalık kategorisindeki yeni motivasyonları, bilim, veri ve teknolojiyle birleştirerek Ar-Ge merkezlerimizde yenilikçi ürünler geliştiriyoruz. Türkiye’de 55 yeni ürün raflarda yerini aldı" dedi. S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’ne göre gıda şirketleri arasında global ölçekte yüzde 3’lük dilimde yer alarak başarılı bir performans gösterdiklerini dile getiren Kölükfakı, "Uluslararası finansal analiz ve raporlama kuruluşu London Stock Exchange Group (LSEG) tarafından yapılan çevresel, sosyal ve yönetişim performansı değerlendirmesinde 504 halka açık gıda şirketi arasında Aralık 2025 itibarıyla en yüksek puanı alarak üçüncü kez dünya birinciliğini kazandık. Ayrıca Borsa İstanbul’da işlem gören tüm sektörler arasında da üçüncü kez birinci sırada yer aldık. Bu sonuçlar, Ülker olarak çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında benimsediğimiz uzun vadeli, tutarlı ve odaklı yaklaşımın güçlü bir göstergesi. Ülker olarak, paydaşlarımızdan aldığımız güçle sorumluluk bilinci yüksek, dayanıklı ve istikrarlı bir gelecek inşa edebilmek için çalışacağız" diye konuştu.