TEKNOLOJİ - 21 Nisan 2015 Salı 10:57

Aracınızın beyni artık cep telefonunuzda

A
A
A
Aracınızın beyni artık cep telefonunuzda

Adana merkezli bir bilişim firmasının geliştirdiği İOBD2 adını verdiği cihaz ve buna bağlı yazılım sayesinde artık aracın motor ve tüm elektronik aksamına cep telefonundan bağlanılabiliyor, bütün verileri kontrol edilebiliyor, müdahale edilerek arızaları düzeltilebiliyor.

Adana'da faaliyet gösteren Nitro Bilişim, ‘iOBD2’ ismini verdiği mobil araç arıza tespit ve kontrol cihazı ile araç bilgilerini cep telefonundan takip etme imkanı sağlıyor. İOS ve Android tabanlı cep telefonlarına indirilebilen bu uygulama sayesinde, aracın arıza tespiti yapılabiliyor, çıkan arızalar silinebiliyor, düzeltilebiliyor, performansı test edilebiliyor, seyahat geçmişi ve kullanım durumu görülebiliyor.

“ARTIK MEKANİK SORUNDAN ÇOK DİJİTAL SORUN ORTAYA ÇIKIYOR”
Geliştirdikleri cihaz ve yazılım hakkında bilgi veren Nitro Bilişim Teknik Müdür Burak Akarsubaşı, otomotiv sektörünün artık mekanik aksamlardan elektronik aksamlara geçiş yaptığını kaydederek, “Bu sebeple artık araçlarda mekanik sorunlardan çok dijital sorunlar ortaya çıkıyor. Bu teknolojilerin gelişmesinin ardından Nitro Bilişim olarak oto elektroniğine daha detaylı müdahale edebileceğiniz bazı arza tespit cihazlarıı üretiyoruz. Bunlardan önde gelen ürünümüz iOBD2. iOBD2 ürünümüz aracın beynine OBD soketinden bağlanarak, aracınızın elektronik aksamı, elektronik aksamında yaşadığı hatalar ile ilgili bilgi veren bir cihazdır. Bu cihaz kibrit kutusu büyüklüğündedir. Bluetooth ve wifi aracılığıyla cep telefonunuza araçtan aldığı bilgileri gönderir. Aracınızın bütün canlı değerlerini iOBD2 aracılığıyla cep telefonu ekranınızda görebilirsiniz. Bunların içinde aracın hızı, RPM’i, O2 sensor basıncı gibi genel bilgileri alabiliyorsunuz. Bunların yanında aracın performansı, yakıt tasarrufu ile ilgili harcamalarını detaylı olarak görebiliyorsunuz” dedi.

“EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ HATA KODU SİLME”
iOBD2 cihazının hem sektörel hem de kişisel olarak kullanılabileceğine dikkat çeken Akarsubaşı, “Sektörel olarak özellikle oto galericiler araç alırken aracın ne kadar yıprandığını, daha önce hangi hata kodlarını verdiğini çok detaylı bir şekilde görebilirler. Son kullanıcı noktasında ise çok daha geniş kullanım alanı söz konusu. iOBD2 cihazının en önemli özelliği hata kodu silme. Servise gitmeden önce iOBD2 cihazıyla aracınızı analiz ederek, serviste hangi tür arızaların giderileceği veya sizin bilmediğiniz hangi arızaların olduğunu görebiliyorsunuz. Aracınızın göğsünde yanan arıza lambaları, servis lambaları, yağ lambaları gibi bir çok arızayı detaylı Türkçe açıklamalarıyla görebiliyor ve bunları tek bir tuşla silebiliyorsunuz. Aynı zamanda araç satın alırken özellikle beygir ve tork değerlerini ölçerek aracınızın yıpranma payını, daha önce nasıl kullanıldığını elde edebilirsiniz. Cihaz performans testi bölümü var. Bire bir grafiksel olarak net sonuç alabiliyorsunuz. Seyahat geçmişi özelliği sayesinde ise iOBD2 cihazı takılı olduğu sürece aracınız nerelere gitmiş, hangi hızla ne kadar yol kat etmiş bunlara detaylı bir şekilde ulaşabiliyorsunuz” diye konuştu. 

EREN BOZKURT
ADANA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Sultan 2. Abdülhamid’in yadigarı yeniden ayağa kaldırılıyor Kocaeli’de Sultan 2. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25’inci yılı anısına yaptırılan ve kentin sembollerinden tarihi İzmit Saat Kulesi’nin restorasyonunda sona yaklaşıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı ekiplerince yürütülen çalışmalarda, tarihi kule özgün mimari yapısı korunarak aslına uygun şekilde restore edildi. Çalışmalar kapsamında, kulenin uzun süredir çalışmayan saat mekanizması da onarılarak yeniden işler hale getirildi. Kuleye 3 ton özel harç enjekte edildi Uzman ekiplerce yapılan incelemelerde, iç bölümünde tuğla örme, dış bölümünde ise taş kaplama bulunan kulenin taşıyıcı sisteminde zamanla deformasyon oluştuğu tespit edildi. Taş ve tuğlalar arasındaki horasan harcının işlevini yitirmesi nedeniyle oluşan boşluklar, yapının dayanıklılığını artırmak amacıyla özel harçla dolduruldu. Bu işlem için kompresörler yardımıyla tarihi yapıya 3 ton enjeksiyon uygulandı. Restorasyon kapsamında ayrıca, yıllar içinde bina yüzeyinde biriken kir ve pas tabakası kumlama yöntemiyle temizlendi. Dış cephedeki bozulmuş motifler onarılarak mermer yüzeyler parlatıldı ve taş derzleri yenilendi. Zamanla yıpranan çatı ise kurşun kaplamayla tamamen değiştirildi. "İzmit’imizin en önemli simgelerinden" Kemalpaşa Mahallesi Muhtarı Mustafa Patır, ailesinin yaklaşık 101 yıldır aynı mahallede yaşadığını belirterek, Saat Kulesi’nin hem mahalleleri hem de İzmit için çok büyük bir değer olduğunu vurguladı. Kulenin inşasına 1900 yılında başlanıp 1902’de tamamlandığını hatırlatan Patır, "O günün şartlarında iki senede böyle bir yapının inşa edilmesi büyük bir özveri ve başarıdır. Bugün ise restorasyon çalışmaları daha uzun bir sürede, ancak çok daha detaylı şekilde yürütüldü" dedi. Restorasyon sürecine de değinen Patır, "Bu çalışmaya onarım demek doğru olmaz, ciddi bir restorasyon yapıldı. Konunun uzmanları tarafından yürütülen restorasyon süreci yaklaşık 8 ay sürdü ve artık sonuna gelindi. Ancak bunun kalıcı olması için bu esere sahip çıkmamız gerekiyor. Çevre düzenlemesi, güvenlik ve gerekli tüm önlemler alınmalı" diye konuştu. "Bu eser İzmit’indir, hepimizindir" Çevre düzenlemesi çalışmalarının da yapılacağını aktaran Patır, "Restorasyonun ardından çevre düzenlemesi süreci başlayacak. Bu çalışmayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi gerçekleştirecek. Çevresiyle birlikte ele alındığında Saat Kulesi’nin daha güvenli ve daha görünür hale geleceğine inanıyoruz. Bu eser İzmit’indir, hepimizindir" şeklinde konuştu.
Bursa Ramazan’da metabolik denge uyarısı BURTOM Sağlık Grubu bünyesinde hizmet veren BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, Ramazan ayının yalnızca ruhsal değil aynı zamanda metabolik bir adaptasyon süreci olduğuna dikkat çekti. Uzun süreli açlık sonrası bilinçsiz beslenmenin kan şekeri dalgalanmalarından sindirim problemlerine kadar pek çok soruna yol açabileceğini belirten Uzman Diyetisyen Kurtuluş, sağlıklı bir Ramazan için öğün planlamasının hayati önem taşıdığını vurguladı. "Ramazan ayı sadece ruhsal değil, metabolik olarak da bir adaptasyon sürecidir. Uzun süreli açlık sonrası doğru planlama yapılmazsa kan şekeri dalgalanmaları, halsizlik, baş ağrısı ve sindirim problemleri görülebilir" diyen Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, özellikle sahurun atlanmaması gerektiğini söyledi. "Sahuru atlamak metabolizma hızını düşürür" Ramazan’da öğün düzeninin sahur, iftar ve ara öğün şeklinde planlanabileceğini belirten Kurtuluş, "Bu şekilde hem açlık süresini azaltmış hem de günlük alınması gereken besin öğelerini tek bir öğüne yüklememiş oluruz. Sahuru atlamak gün içinde kan şekeri düşüşlerine, kas kaybına ve metabolizma hızının yavaşlamasına neden olabilir" ifadelerini kullandı. Sahurda protein ağırlıklı besinlerin tercih edilmesini öneren Uzman Diyetisyen Kurtuluş, "Yumurta, peynir, yoğurt gibi protein kaynakları; tam buğday, siyez ekmeği ve yulaf gibi kompleks karbonhidratlar ile zeytin, ceviz ve avokado gibi sağlıklı yağlar tokluk süresini uzatır ve kan şekerini dengede tutar. Çok tuzlu ve baharatlı besinler ise gün içinde susuzluk hissini artırır" dedi. "İftarı hafif başlatın, porsiyon kontrolünü unutmayın" İftar öğününün de en az sahur kadar önemli olduğunu vurgulayan Kurtuluş, uzun süren açlık sonrası hızlı ve fazla yemek tüketiminin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, "Bütün gün aç kaldım psikolojisi aşırı yemeğe neden olabilir. Orucu bir çorba ile açmak ve kısa bir ara verdikten sonra ana yemeğe geçmek en uygun yöntemdir. Yüksek porsiyonlarla mideyi bir anda doldurmak ani tansiyon ve şeker yükselmelerine, hazımsızlığa sebep olabilir" diye konuştu. Pişirme yöntemlerinin de önemine değinen Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, ızgara, fırınlama, haşlama ve buğulama tekniklerinin tercih edilmesi gerektiğini, kızartma ve kavurma yöntemlerinin ise gereksiz yağ alımına yol açtığını ifade etti. Su tüketimine dikkat BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, iftar ile sahur arasında en az 1,5-2 litre su tüketilmesi gerektiğini ve özellikle yoğun tempoda çalışan, fiziksel efor harcayan kişilerin sıvı alımına daha fazla özen göstermesi gerektiğini, tatlı tüketiminin de iftardan hemen sonra değil, birkaç saat sonra ara öğün olarak planlanmasını önererek, "Şerbetli tatlılar yerine meyve tatlıları veya sütlü tatlıları küçük porsiyonlarda tercih etmek daha sağlıklı olacaktır" dedi. İftar sonrası yürüyüş önerisi Sindirim sistemini desteklemek ve bağırsak hareketlerini artırmak için iftardan 1-2 saat sonra hafif tempolu yürüyüşlerin faydalı olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, Ramazan ayında kilo kontrolü için öğün atlamamak, porsiyon kontrolüne dikkat etmek ve haftada 2-3 gün hafif egzersiz eklemenin önemli olduğunu vurguladı ve egzersizleri yapan kişilerin ise kas kaybını önlemek için yeterli protein alımına dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Diyabet hastaları ve gebeler dikkatli olmalı Diyabet hastalarının oruç tutup tutamayacağının kişisel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kurtuluş, "Diyabet tipi, kullanılan tedavi yöntemi, kan şekeri kontrolü ve eşlik eden hastalıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Uzun süren açlık hipoglisemi riskini artırabileceği için özellikle insülin veya insülin salgılatıcı ilaç kullanan hastalar mutlaka doktor kontrolünde karar vermelidir" dedi. Gebelikte ise annenin ve bebeğin sağlığının öncelikli olduğunu ifade eden Uzman Diyetisyen Kurtuluş, sağlıklı ve komplikasyonsuz gebeliklerde doktor kontrolünde oruç tutulabileceğini; ancak düşük tehdidi, erken doğum riski, tansiyon problemi, kansızlık, çoğul gebelik ya da gestasyonel diyabet gibi durumlarda orucun önerilmediğini belirtti. BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, "Gebelik, artmış enerji ve sıvı ihtiyacı olan özel bir dönemdir. Karar mutlaka kadın doğum uzmanı kontrolünde verilmelidir" diyerek sözlerini tamamladı.