GÜNDEM - 28 Mart 2017 Salı 10:41

Bakan Eroğlu: 'Türkiye suyu en iyi yöneten ülke'

A
A
A
Bakan Eroğlu: 'Türkiye suyu en iyi yöneten ülke'

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, bu yaz için Türkiye’nin su sıkıntısı çekmeyeceğini belirtti.

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, bu yaz için Türkiye’nin su sıkıntısı çekmeyeceğini belirterek, “Şu anda Türkiye’de sular yeterli. Bir sorun yok. Bütün Türkiye’de kurak dönemler de dahil biz bir sıkıntı yaşatmadık. Biz suyu çok iyi yönetiyoruz.

Bunu herkes böyle bile. Çünkü Türkiye su zengini bir ülke değil. Yarı kurak iklim bölgesindeyiz. Yani su fakirine yakın bir sınırdayız. Ama suyu en iyi yöneten ülke Allah’a şükürler olsun bizim ülkemiz” dedi. 

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu bir dizi ziyaret, temel atma ve açılışlar için Manisa’ya geldi. Manisa’da ilk olarak Manisa Valiliğini ziyaret eden Bakan Eroğlu, valilik girişinde Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer tarafından çiçeklerle karşılandı. Valilik şeref defterini imzaladıktan sonra valilik makamına geçen Bakan Eroğlu’na Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer bir sürpriz yaparak sertifika takdim etti. Manisa’ya gelen her devlet adamı için bir fidan diktiklerini ve onların isimlerini verdiklerini kaydeden Vali Güvençer, “Sayın Bakanımızın ziyareti anısına Kazım Karabekir Ortaokulumuza 500 adet kitap hediye ettik. Bunun sertifikasını size takdim ediyorum” diye konuştu.
Bakan Eroğlu da sertifika için teşekkür etti.

Bakan Eroğlu daha sonra Manisa Valiliği Toplantı Salonunda basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına Bakan Eroğlu’nun yanı sıra Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer, AK Parti MKYK Üyesi Manisa Milletvekili Murat Baybatur, AK Parti Manisa Milletvekilleri Selçuk Özdağ, Recai Berber, İsmail Bilen, Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik ve bakanlık bürokratları katıldı.
Kendisini Manisa’nın bir milletvekili olarak gördüğünü belirterek konuşmasına başlayan Bakan Eroğlu, “Çok değerli milletvekillerimizle birlikte gerçekten Manisa’ya büyük hizmetler yapıyoruz. Ayrıca Manisa’ya her gelişimizde mutlaka yatırımla geliyoruz. Heybemiz dolu geliyoruz. Buraya özellikle Manisa üzümü getirecek halimiz yok. Afyonkarahisar’dan da geçemedik lokum getiremedik. Bugün 21 tesisin temel atma ve açılış törenlerini yapacağız. Yatırımların maliyeti 231 milyon TL tutarında” şeklinde konuştu.

“Gediz’i kurtaracağız”

Gediz’deki kirliğin önlenmesi için yürütülen çalışmalara da değinen Bakan Eroğlu, “Gediz ile alakalı bütün kurumları topladık ve herkese taksim ettik. Bize düşen Gediz Nehri’nin ıslahı, erozyon kontrolü, ağaçlandırma ve derelerin ıslahı, yukarı havzalarda erozyonu kontrol etmek. Biz bakanlık olarak bunları yaptık. Ancak burada Manisa’nın atık su arıtma tesisi biraz gecikti ama sağ olsun değerli vekillerimizin gayretleriyle İller Bankasından kredi alınarak şu anda bu da yapılıyor. Nehir zaten büyük ölçüde kendisini toparladı. Eskisine göre epeyce bir iyileşme var. Dereler ıslah edildi ayrıca diğer yan kollardan gelen kirlilikler de kontrol edilmeye başlandı. Pek çok şehrin de ileri atık su arıtma tesisi yapıldı. Yapılmayan Manisa ve Turgutlu vardı. Şuanda Manisa merkez çok hızlı yapılıyor. Önümüzdeki yıl biteceğine inanıyorum. Biz de takip ediyoruz. İnşallah Gediz’i kurtaracağız” dedi.

“Suyu en iyi yöneten ülkeyiz”

Türkiye’nin yaz için su sıkıntısı yaşamayacağını ifade eden Bakan Eroğlu şunları söyledi:
“Şu anda Türkiye’de sular yeterli. Bir sorun yok. Cüzi bir azalış var ama herhangi bir sıkıntı yok. Barajlarımızda doluluk oranı sulama için, içme suyu için yeterli. Bir problem yok. Bütün Türkiye’de kurak dönemler de dahil biz bir sıkıntı yaşatmadık. Biliyorsunuz biz suyu çok akıllıca yöneten bir bakanlığız. Hatta dünyada büyük konferanslar oluyor. Bundan iki yıl önce büyük metropollerde kuraklıkta su yönetimi nasıl olacak diye bir toplantı oldu Birleşmiş Milletlerin yaptığı. Israrla beni çağırdılar. İşim gücüm var dememe rağmen çağırdılar. ‘Siz Türkiye’de bu işi çok iyi yönetiyorsunuz, büyükşehirleri sıkıntıdan kurtardınız’ dediler. Biz de giderek oradaki bütün dünyadan gelen yöneticilere anlattık. Biz suyu çok iyi yönetiyoruz. Bunu herkes böyle bile. Çünkü Türkiye su zengini bir ülke değil. Yarı kurak iklim bölgesindeyiz. Yani su fakirine yakın bir sınırdayız. Ama suyu en iyi yöneten ülke Allah’a şükürler olsun bizim ülkemiz. Bunu gurur duymanız için söylüyorum. Biz bu çalışmaları yapıyoruz zaten. DSİ olsun, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olsun, sulama birlikleri, kooperatiflerle birlikte her mevsim başında toplantı yapılıyor, su durumu nedir, ne gibi tedbirler alacağız, ilave tedbirler neler, bütün bunları planlıyoruz. O bakımdan şuanda endişe edecek bir durum yok Allah’a şükür.”

Mesir Tabiat Parkı için imza attı

Vatandaşların daha iyi kullanması için Mesir Tabiat Parkı Gelişme Revizyon Planını hazırladıklarını belirten Bakan Eroğlu planı günün bereketi olması için imzalayarak Manisa’ya hayırlı olmasını temenni etti. Planın dün akşam hazırlandığını ve bugün imza attığını kaydeden Bakan Eroğlu Mesir Tabiat Parkının bundan sonra Manisa’ya her gelenin ziyaret edeceği bir mekan olacağını da sözlerine ekledi.
Bakan Eroğlu, Manisa Valiliğinin ardından AK Parti Manisa İl Başkanlığına geçerek İl Başkanlığına yeni atanan Berk Mersinli’ye hayırlı olsun temennisinde bulunarak çalışmalarında başarılar diledi. 

Sadık Cangel - Önder Aydın
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 6. etabı Antalya’dan başladı Bu yıl 61’incisi düzenlenen, Uluslararası Bisiklet Birliğinin (UCI) Avrupa Turları takviminde yer alan ve Türkiye’nin "ProSeries" kategorisindeki tek bisiklet yarışı olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 6. etabı Antalya’dan başladı. Antalya-Feslikan etabında sporcular, genel klasmanı doğrudan etkilemesi beklenen 127,9 kilometrelik zorlu parkurda zirve finişi için pedal çevirecek. Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, "Bu yokuş yarış lideriyle ilgili çok önemli. Bugün çok büyük bir heyecan var" dedi. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda Antalya - Feslikan etabının startı, Konyaaltı Caddesi’nde verildi. Start programına Antalya Vali Yardımcısı Tahsin Aksu, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Vatandaşlar, Türkiye’nin uluslararası alandaki en önemli bisiklet organizasyonlarından biri olan turun başlangıcını yakından izleme fırsatı buldu. Uzun tırmanış özelliğiyle öne çıkan Antalya - Feslikan etabı, TUR 2026’nın "kraliçe etap"larından biri olarak öne çıkıyor. Sporcular, Antalya’dan başlayıp Feslikan Yaylası’nda zirve finişiyle tamamlanacak 127,9 kilometrelik parkurda mücadele edecek. Emin Müftüoğlu: "Antalya’nın yaylalarını tüm dünya görmüş olacak" Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, turda hafta sonu yapılacak etaplarla birlikte son iki etaba girildiğini belirterek, Antalya - Feslikan etabının büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Müftüoğlu, "Cumartesi ve pazar etabı olmak üzere 2 etap kaldı. Bugün kraliçe, son kraliçe etabını gerçekleştiriyoruz. Antalya’nın yaylalarını da bugün tüm dünya görmüş olacak. Feslikan Yaylası’na çıkıyoruz. İkinci kraliçe etabında da sona giden hedefteki ortalama sonuçlar belli olacak. Ama tabii yarış pazar günü bitecek. Bu yokuş, yarış lideriyle ilgili çok önemli. Bugün çok büyük bir heyecan var. O heyecanı yaşıyoruz" dedi. Antalya’nın tur güzergahındaki önemine de dikkat çeken Müftüoğlu, organizasyona verilen desteklerden dolayı teşekkür etti. Müftüoğlu, "Antalya olarak Sayın Valimiz çok büyük destekler verdiler. Dün Valimizin startıyla Patara’da başladık, Kemer’e geldik. Şimdi yaylaya çıkıyoruz. Yarın da Belek, Antalya’nın güzelliklerini göstererek Ankara’ya gideceğiz. Burada 800 milyon haneye ulaşmayla ilgili tanıtımda bir hedefimiz var. Bunun ön çalışmalarını yaptık, anlaşmalarını yaptık. Tabii tur bittikten sonra sonuçları göreceğiz" diye konuştu. Vatandaşlar start heyecanını yerinde izledi Etap startını izleyen vatandaşlar da organizasyona yoğun ilgi gösterdi. Bisiklet yarışını ilk kez canlı takip ettiğini belirten Bengisu Eren, "İlk kez izledim, çok eğlenceli. Herkese başarılar. Birinci etaptan beri izliyoruz. Antalya’ya gelince canlı izledik" ifadelerini kullandı. Defne Su Eren ise yarışın başlangıç anındaki atmosferin kendilerini heyecanlandırdığını söyledi. Eren, "İlk defa canlı izleme fırsatına eriştik. Açıkçası daha başlangıçta bile insan kıpır kıpır oluyor. Biz her ne kadar yarışmasak da bitişi düşünemiyorum. Bugün Feslikan etabı var, en zor etap. Yarışmacılarımıza başarılar diliyorum. Tabii ki gönlüm Türk yarışmacılarımızın kazanmasından yana ama tüm yarışmacılarımıza başarılar diliyoruz. Burada seyirciler olarak da güzel bir coşku oldu" dedi. Pınar Eren: "Antalya’da böyle organizasyonların daha fazla yapılmasını istiyoruz" Bisiklet sporunu yakından takip ettiklerini belirten Pınar Eren de Antalya’da bu tür organizasyonların artmasını istediklerini dile getirdi. Eren, "Vallahi çok mutluyuz. Antalya’da böyle şeylerin yapılmasını çok daha fazla istiyoruz. Biz bisiklet sporunun çok sıkı takipçisiyiz. Amatör olarak da başladık, devam ediyoruz. Feslikan’a da gideceğiz. Bugün işleri çok zor, onlara başarılar diliyoruz. Yarın da onların takibindeyiz. Ankara’yı da televizyondan izleyeceğiz" diye konuştu. Mayolar sahiplerini buldu Altıncı etap öncesinde Equipo Kern Pharma takımından Kolombiyalı Ivan Ramiro Sosa, turkuaz mayoyu genel klasman lideri olarak, kırmızı mayoyu ise dağların kralı klasmanında taşıdı. Yeşil mayo, en iyi sprinter klasmanında Team Flanders-Baloise takımından Belçikalı Tom Crabbe’ye giderken, beyaz mayoyu ise Konya Büyükşehir Belediyespor’dan Mustafa Tarakcı giydi. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Antalya - Feslikan etabında sporcular, hem zorlu tırmanışla hem de genel klasman mücadelesiyle karşı karşıya gelecek. Zirve finişiyle tamamlanacak etapta alınacak sonuçların, pazar günü sona erecek tur öncesinde liderlik yarışına önemli ölçüde yön vermesi bekleniyor.
Muğla Milas Veteriner Fakültesi 17 Üniversiteden 250 öğrenciyi ağırladı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi ev sahipliğinde, IVSA Muğla tarafından düzenlenen VETWISE’26 I. Ulusal Öğrenci Kongresi, MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı. 28-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen kongre, IVSA Muğla’nın ilk ulusal öğrenci kongresi olma özelliğini taşıdı. Türkiye’nin 17 üniversitesinden gelen veteriner fakültesi öğrencilerini buluşturan kongre; ‘Muğla Gençlik Yılı’ vizyonu ve Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında önemli bir bilimsel platform oluşturdu. Cerrahi, dahiliye, yaban hayatı, sucul hayvan hastalıkları, arıcılık, klinik uygulamalar ve sektör buluşmalarını kapsayan oturumlar ve workshoplar düzenlendi. Açılışta konuşan MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, kongrenin yalnızca bir öğrenci etkinliği değil, gençlerin bilimsel üretim ve mesleki gelişime katılımını gösteren önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı. Etkinliğin, öğrencilerin akademi ve sektörle doğrudan temas kurmasına katkı sağladığını belirtti. Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı ise veteriner hekimliğin hayvan sağlığının ötesinde insan sağlığı, çevre, gıda güvenliği ve biyoteknolojiyle doğrudan ilişkili geniş bir alan olduğunu ifade etti. Tek sağlık yaklaşımının önemine dikkat çeken Yağcı, gelecekte salgın hastalıklarla mücadelede ve ekosistemin korunmasında veteriner hekimlerin kritik rol üstleneceğini belirtti. Muğla’nın arıcılık, çam balı, su ürünleri ve hayvancılık açısından güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Yağcı, iklim değişikliği ve hastalıklar gibi sorunlara bilimsel çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi. Kongrenin, teorik bilginin ötesinde tartışma ortamı sunacağını ifade etti. IVSA Muğla Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Sürsal Şimşek de kongrenin Dünya Veteriner Hekimler Günü ile aynı dönemde düzenlenmesinin anlamına dikkat çekti. Veteriner hekimliğin zoonozlardan gıda güvenliğine kadar geniş bir sorumluluk alanına sahip olduğunu belirterek, mesleğin Tek Sağlık yaklaşımındaki temel rolünü vurguladı. Farklı üniversitelerden öğrencilerin bir araya gelmesinin mesleki dayanışma açısından önemli olduğunu ifade eden Şimşek, kongrenin bilim, iş birliği ve gençlik enerjisini buluşturan bir platform olduğunu söyledi. Organizasyona katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür etti. Üç gün süren kongreye, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin yanı sıra Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, Muğla İl Tarım Orman Müdür Yardımcısı Dr. Songül Topal, Muğla Valiliği Proje Koordinatörü Dr. Ahmet Esen, Muğla Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Öztürk, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sağlık Kültür Spor Daire Başkanı Şamil Türkay Aktürk katıldılar. Kongre boyunca gerçekleşen oturumlar ve uygulamalı workshoplar ile öğrencilerin bilimsel vizyonunun güçlendirmesi ve mesleki farkındalıklarının artması hedeflendi.
İzmir Aliağa’da 1 Mayıs kutlandı Aliağa’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, yağmurlu havaya rağmen yoğun katılımla kutlandı. Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu tarafından organize edilen kutlamalarda Aliağa Petrol İş Sendikası önünde bir araya gelen işçiler, sendikalar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, Atatürk Caddesi’nden Barbaros ve İstiklal caddelerini takip ederek Demokrasi Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında ellerinde flama, bayrak ve afişler taşıyan işçilere vatandaşlar evlerinin balkonlarından, esnaflar iş yerlerinin önünden alkışlarıyla destek verdi. Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen programda konuşan Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan, "Alın teri dökerek bu ülkenin tüm değerlerini ve tüm güzelliklerini üretenler; işçiler, memurlar, emekliler, işsizler, kadınlar, gençler, küçük esnaf ve emeğin en yüce değer olduğuna inananlar, insanca bir yaşam ve güzel bir gelecek isteyenler, eşitlikten ve adaletten yana olanlar, 1 Mayıs İşçi Bayramı, 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günümüz kutlu olsun. Bugün burada sömürünün, açlığın, yoksulluğun ve baskının olmadığı, insanca bir dünya özlemiyle bir araya geldik. İş yerlerinde insan onuruna yakışır çalışma şartlarını savunmak için burada toplandık. Dünyada savaş ve yıkım devam ediyor. Emperyalist ABD ve siyonist İsrail, Filistin, Suriye ve Lübnan’dan sonra şimdi İran’a saldırıyor. Tekellerin kârları için halkların geleceğini karartıyorlar, enerji kaynaklarına el koymaya çalışıyorlar. Akan kan ve gözyaşını umursadıkları yok. Bölgemizde emperyalist saldırıları lanetliyoruz. Emekçiler olarak barıştan taraf olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. O nedenle sadece ülkemizde değil, dünyadaki tüm emekçiler gibi bugün sömürü ve zulme karşı sesimizi burada, Ege’nin en önemli işçi kenti olan Aliağa’da yükseltiyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmasında kıdem tazminatı hakkının korunması gerektiğini vurgulayan Toptan, "Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi" ile ilgili girişimlere karşı duracaklarını ifade etti. Çocuk işçiliği, iş cinayetleri ve sendikal örgütlenmenin önündeki engellere de değinen Toptan, güvenli ve güvenceli çalışma ortamı talep ettiklerini sözlerine ekledi. Basın açıklamasının ardından halaylar çeken işçiler, daha sonra olaysız şekilde dağıldı.