POLİTİKA - 07 Nisan 2023 Cuma 20:55

Bakan Kurum: '78 bin konut ve köy evinin yapım sürecini başlattık, 42 bin konutumuzun temellerini attık'

A
A
A
Bakan Kurum: '78 bin konut ve köy evinin yapım sürecini başlattık, 42 bin konutumuzun temellerini attık'

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Toplantısı’nın üçüncüsü, İstanbul Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleştirildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Bugün itibariyle 78 bin konut ve köy evinin yapım sürecini başlattık. 42 bin konutumuzun temellerini attık. Bölgede ticaretin eski hareketliliğine kavuşması için 936 küçük sanayi sitesinin de yapımını başlatmış olduk. 11 ilimizde 319 bin konutun temellerini mayıs ayı sonunda İnşallah atacağız. Bu konutlar 1'inci yılın sonunda kardeşlerimize teslim edeceğiz. İlk etapta 650 bin konut inşa ederek yeni evine kavuşmayan hiçbir vatandaşımızı bırakmayacağız" dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Toplantısı’nın üçüncüsü, İstanbul Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleştirildi. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Kurum Kahramanmaraş merkezli depremin üzerinden 60 gün geçtiğini ve Türkiye’nin asrın felaketini yaşadığını söyleyerek, "Bu depremler nedeniyle, 85 milyon derin bir hüzne boğuldu. 11 şehrimizi büyük bir yıkıma uğratan felakette, bu çerçevede 50 bin 399 canımızı yitirdiğimiz bir deprem yaşadık. Ben hayatını kaybeden tüm şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız, 6 Şubat depremlerini afetler konusunda yeni bir miladın, başladığını afetlerle kesintisiz bir mücadelenin başlangıcı olacağını aziz milletimize duyurdular. Üniversitelerimizin, birbirinden değerli hocalarımızın, kurum ve kuruluşlarımızın katkılarıyla Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modelini İstanbul’umuzdan ilan ettiler. Ülkemizin başta depremler olmak üzere; sel, heyelan, yangın gibi afetlere karşı hazırlıklı olması için şehirlerimizin, ülkemizin direncinin artırılması için hazırlanan bu modeli afet öncesi, anı ve sonrası bütün aşamaları takip edebilmek amacıyla süreci yürütüyoruz” dedi.

"42 bin konutumuzun temellerini attık"

Toplantılarının ana gündem maddesinin Kahramanmaraş depremleri olduğunu belirten Bakan Kurum, "Devletimiz, 11 ilimizde gerek arama kurtarma faaliyetlerini inşa süreçlerini bilim insanlarımızın katkılarıyla yürütmeye de devam ediyor. Tüm deprem bölgesindeki hasar tespit çalışmalarımızı tamamladık. Deprem bölgesindeki illerimizde; 876 bin 125 bağımsız bölümden oluşan 312 bin binanın yıkık, acil yıkılacak, ağır ve orta hasarlı olduğunu tespit ettik. Bugün itibariyle 78 bin konut ve köy evinin yapım sürecini başlattık. 42 bin konutumuzun temellerini attık. Bölgede ticaretin eski hareketliliğine kavuşması için 936 küçük sanayi sitesinin de yapımını başlatmış olduk. 11 ilimizde 319 bin konutun temellerini mayıs ayı sonunda İnşallah atacağız. Bu konutlar 1'inci yılın sonunda kardeşlerimize teslim edeceğiz. İlk etapta 650 bin konut inşa ederek yeni evine kavuşmayan hiçbir vatandaşımızı bırakmayacağız. Bu depremin yaralarını; jeolojiden jeofiziğe, şehir bölge planlamadan inşaat mühendisliğine, mimarlıktan tarihe, hukuktan sosyolojiye, iktisattan afet yönetimine kadar birçok alanda çalışan bilim insanlarımızla beraber sarmaya gayret gösteriyoruz. Şu anda Gaziantep, İstanbul ve Ankara’mızda 3 ofisimizi kurduk, en aktif şekilde ekiplerimiz ve hocalarımız buralarda çalışmalarını yapabilecek imkana sahip. Son olarak geçtiğimiz hafta kurullarımız deprem bölgesinde teknik incelemelerde bulundu. Raporlarını, Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli Sekretaryasına sundular. Şunu milletimize özellikle ifade etmek isterim; şu an bu masada yıllarını afet, iklim, doğa ve çevre konularında ulusal ve uluslararası çalışmalar yapmış hocalarımız var” dedi.

"Tüm millet bahçelerimizi afet toplanma alanı ve geçici barınma bölgesi konseptlerine uygun hale getireceğiz"

Yapılan diğer çalışmalara ilişkin bilgi veren bakan Kurum, "Afet riski yüksek bölgelerde geçici barınma alanlarına dair altyapıyı hızlıca kuracağız. Son derece kritik bir çalışma olan tüm afet türlerine dair erken uyarı gözlem istasyonlarını 81 ilimizde kuracağız. Tüm millet bahçelerimizi afet toplanma alanı ve geçici barınma bölgesi konseptlerine uygun hale getireceğiz. Bunun için ihtiyaç duyulan tüm ekipmanları ve teknolojileri süratle bu alanlara yerleştireceğiz. Ortaöğretim, lisans ve lisansüstü eğitim statülerinde 'Afet Bilgisi Derslerini' yaygınlaştıracağız. Afet alanında iletişimin kesintisiz bir şekilde devam edebilmesi için tüm şehirlerimizdeki sabit ve mobil baz istasyonlarına dair verimlilik çalışmaları yapacağız. Tüm çalışmalarımıza altlık olacak ve çok kritik bir öneme sahip olan, Türkiye'deki diri fay haritası ve diğer afet türlerine dair risk haritalarının güncellemelerini bilim insanlarımızla tamamlayacağız. Milletimizle 7/24 kesintisiz bir şekilde paylaşılır hale getireceğiz. İnşa faaliyetlerinin olmazsa olmazı mikrobölgeleme etütlerini ülkemizin en ücra köşesinde yapılan inşa faaliyetlerine kadar yaygınlaştıracağız" ifadelerini kullandı.

"Dere yataklarının yapılaşmaya açılmaması konusunda gerekli tüm yaptırımları uygulayacağız"

Dere yataklarının yapılaşmaya açılmaması konusunda gerekli tüm yaptırımların uygulanacağını belirten Bakan Kurum, "Türkiye’de dere yatakları ve sıvılaşma riski yüksek bölgeleri imara kapatma, kat eksiltme, kamulaştırma yoluyla yeşil alana çevirme gibi çalışmaları kararlılıkla uygulayacağız. Riskli bölgelerde imara kapatılacak yerleri belirleyeceğiz. Yine riskli alanlarda kat yüksekliklerini sınırlandıracağız. Radye temel kullanımını gerekirse bazı yerlerde zorunlu hale getireceğiz. Tüm bu çalışmalarda görevlendirilmek üzere, binlerce mimar, mühendis ve şehir plancısını istihdam edeceğiz. Dere yataklarında veya heyelan ve taşkın riski bulunan yerlerdeki binaların tespitlerini tamamlayacak, uygun alanlar için kamulaştırma ve taşıma sürecine dair planlamaları hızlandıracağız. Risk altındaki şehirlerimizde, su ve kanalizasyon altyapısını yenileyeceğiz. Bu bölgelerde inşa faaliyetlerine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Ani oluşan taşkınların denize iletilmesini sağlayan su hatları ve tünelleri ülke sathında yaygınlaştıracağız. Hastane, okul, sağlık ocağı, kaymakamlık binaları gibi vatandaşlarımıza hizmet veren kamu binalarını riskli bölgelerden kaldırma işlemlerimizi hızlandıracağız. Uygulamalarımızı, şehrin var olan kültürüne, sanatına, doğal ve tarihi dokusuna, sosyolojisine, demografik yapısına uygun şekilde tasarlayacağız. Tüm kamu binalarının ve vatandaşlarımızın toplu halde bulunduğu alanların afetlere karşı dayanıklılık testlerini tamamlayacağız. Özel ve nitelikli yapılarda; çok katlı ve özel mimari yapılar, otel ve AVM’ler 20 kat üstü yapılar, termik santraller, büyük barajlar için Yapı İzleme Sistemlerini kuracağız. Türkiye Bina Envanterini hazırlayacağız. Bu binalarımızın risk durumlarının tespitini tamamlayacağız. Afet sonrasında oluşan zarar ve hasar tespitine dair dijital veri havuzu oluşturacağız, devletin tüm birimlerinle entegrasyonunu sağlayacağız. Boyutları ve ergonomisiyle, gerektiğinde binalara yaklaşacak ve hatta içinde gezebilecek kabiliyette insansız hava ve kara araçları geliştireceğiz" dedi.

"Tüm yapılarımızı mimar, mühendis ve şehir plancılarından oluşturacağımız yeni bir birim tarafından muayene edeceğiz"

"Yapı sektörümüzü yakından ilgilendiren bir kararımız da şudur; tüm inşa süreçlerimizde çerçeveli perdeli ve panel sistemlerini, hafif beton ve çelik lif katkılı betonlar, kauçuk ve çelik sismik izolatör uygulamalarını tüm ülke genelinde yaygınlaştıracağız" ifadelerini kullanan Bakan Kurum, "Yapı Sağlığı İzleme Sistemlerini hayata geçireceğiz. Kullandığımız araçlar otomobiller nasıl periyodik olarak muayeneye tabi tutuluyorsa Türkiye’de tüm binalarda da aynı periyodik muayenelere tabi olacaklar. Tüm yapılarımız mimar, mühendis ve şehir plancılarından oluşturacağımız yeni bir birim tarafından muayene edeceğiz. Güneş enerjisi kullanan, kendi suyunu tutan, biriktiren ve biriken suyu peyzaj alanlarında kullanan yeşil bina modelini tüm mevzuatlarımızda hayata geçirmek istiyoruz. Türkiye’nin uygun olan her yerinde, ahşap ve yöreye özgü uygun doğal yapı teknolojilerini etkin bir şekilde uygulayacağız. Yapılaşmada enerji verimli, iklim duyarlı, sıfır atık uyumlu ve ekolojik özellikli malzemelerinin kullanımını daha da yaygınlaştıracağız. Kentsel dönüşümde riskli yapı stoğunun miktarına göre yeni bir önceliklendirme yapacağız. Buna göre yeni bir program oluşturacak, her şehrimiz için ayrı bir finansman modeli geliştireceğiz. Türkiye’yi afetlere karşı dirençli bir ülke haline getirmek için afet merkezli yeni bir finansal yapılanma ve yeni teşvik sistemlerini hayata geçireceğiz. Yapılacak tüm çalışmalarda; mesleki mesuliyet sigortası ve yetkin mühendislik uygulamalarını zorunlu hale getirecek, yapı denetime ek olarak zemin denetim uygulamalarını da mevzuata bağlayacağız. Afet riskinin yoğunluğuna ve afet sınıfına göre; ihtiyaç duyulan her yerde, üniversitelerimizin öncülüğünde, TÜBİTAK ile birlikte 'Güvenli Türkiye AR-GE Enstitüleri' kuracağız. Yüksek lisans ve doktora programları açacağız. Tüm bu önleyici tedbirlerin uygulanması noktasında hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeyecek ve hiçbir kentimizi asla geride bırakmayacağız” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Sarıkamış’ta kardan heykellerin yapımı tamamlandı Sarıkamış Harekatı’nda Allahuekber Dağları’nda donarak şehit olan askerlerin temsili heykellerinin yapımı tamamlandı. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde 3-4 Ocak 2026 tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler kapsamında sergilenecek kardan heykellerin yapımı tamamlanırken, heykellerin açılışı ise 3 Ocak 2026 tarihinde yapılacak. Kars Valiliği, Sarıkamış Kaymakamlığı ve Sarıkamış Belediyesi’nin destek verdiği heykellerin yapımı Kafkas Üniversitesi Kazım Karabekir Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda görevli Doç. Dr. Muhammet Hanifi Zengin koordinesinde 7 kişilik ekip tarafından yapıldı. Kardan heykellerinin yapımın tamamlandığını ifade eden Vefa Kocaalaz, "111 yıl önce bu topraklarda vatan uğruna aziz şehitlerimize bir vefa bu çalışmayı gerçekleştirdik. Çalışırken bu amansız soğuğu ellerimizde, hüznü ise ruhumuzda hissettik. Amacımız kahraman ecdadımızı gelecek nesillere aktarmak. Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum" dedi. Öte yandan 3-4 Ocak 2026 tarihinde Sarıkamış’ta "Bu Toprakta İzin Var" sloganıyla düzenlenecek olan etkinliklerin programı da belli oldu. Etkinlikler 3 Ocak 2026 Cumartesi günü şehit yakınları ve gaziler onuruna düzenlenecek yemek ile başlayacak. Etkinlikler daha sonra kardan heykeller sergisinin açılışı, meşaleli kayak gösterisi, Mevlid-i Şerif programı ve meşaleli yürüyüşler ilk gün programı sona erecek. 4 Ocak 2026 Pazar günü ise büyük yürüyüş için vatandaşlar Kızılçubuk toplanma bölgesinde bir araya gelecek. Program 4 kilometrelik yürüyüşün ardından Ayyıldız Tören alanında devam edecek. Buradaki tören protokol konuşmaları ve çelik kanatlar gösterisinin ardından sona erecek. Törenlere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ta katılacak.
Samsun İlkadım’da karla mücadele Samsun’un İlkadım ilçesinde etkili olan kar yağışı sonrası belediye ekipleri, ulaşımın aksamaması ve günlük yaşamın olumsuz etkilenmemesi için kent merkezi ile kırsal mahallelerde yoğun bir karla mücadele çalışması yürüttü. İlkadım Belediyesi, ilçe genelinde etkisini artıran kar yağışının ardından yol açma, temizleme ve tuzlama çalışmalarını eş zamanlı olarak hayata geçirdi. Fen İşleri ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, ana arterler, ara sokaklar ve toplu taşıma güzergâhlarında buzlanmaya karşı önlem alırken, özellikle kırsal mahallelerde ulaşımın kesintiye uğramaması için gece boyunca sahada görev yaptı. Karla mücadele çalışmalarının 24 saat esasına göre sürdürüldüğünü belirten İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, kar yağışının çocuklar için sevindirici olsa da şehir yaşamında aksamalara yol açabildiğine dikkat çekti. Yağışın başlamasıyla birlikte ekiplerin anında sahaya indiğini ifade eden Kurnaz, kırsal mahallelerde iş makinelerinin yoğunlaştırıldığını, kent merkezinde ise yol açma ve tuzlama çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü söyledi. Başkan Kurnaz, gece boyunca fedakârca görev yapan ekiplere teşekkür ederek, önümüzdeki günlerde görülebilecek yeni kar yağışlarına karşı da teyakkuzda olduklarını vurguladı. Vatandaşlara da uyarıda bulunan Kurnaz, buzlanma ve don riskine karşı mecbur kalınmadıkça özel araçlarla trafiğe çıkılmamasını, mümkün olduğunca toplu taşımanın tercih edilmesini istedi.
Antalya Yeni yıla ’don’ nöbetiyle girdiler Antalya’nın Serik ilçesinde gece saatlerinde hava sıcaklığı 0 derecenin altına düşmemesi için örtü altı üreticilerin şarkı sözlü don nöbeti başladı. Üreticiler soba ve dumanlama yöntemiyle mahsulünün don tutmasını önlemeye çalıştı. Önlem alınmayan bazı seralarda ise ürünler dondan dolayı zarar gördü. Türkiye’nin en büyük örtü altı üretimi yapılan Serik’te üreticiler, gece saatlerinde hava sıcaklığının 0 dereceye kadar düşmesi sonrası, ürünlerini dondan korumak için gece boyunca seralarda soba yakarken kimisi de dumanlama yöntemini tercih etti. Üreticiler gece boyunca sık sık derece ile sera içerindeki ürünleri kontrol ediyor. Çandır Mahallesi’nde domates üreticiliği yapan Arısoy ailesi, sabaha kadar sürecek nöbette gitar eşliğinde söylenen şarkılarla, sabaha kadar süren nöbette birbirlerine destek oluyor. "Bu gece baya uzun olacak" Domates üreticisi Fahrettin Arısoy, hava sıcaklığının 0 dereceyi gösterdiği için domateslerin don tutmaması için mücadele ettikleri belirterek, "Aynı zamanda ailemde yanımda onlarla sohbet edip çay içip bize destek oluyorlar. Bu gece baya uzun olacak. Allah tüm çiftçilerimizin yardımcısı olsun" dedi. Şeyma Arısoy ise gitar çalarak söylediği şarkılarla üreticilere destek olduğunu belirtti. Muzların zarar görmemesi için dumanlama yöntemi Serik ilçesine bağlı Üründü Mahallesi’nde de örtü altı muz üretimi yapan üreticiler, ürünlerinin zarar görmemesi için dumanlama yöntemini tercih etti. Gece saatlerinde başlatılan uygulama, sabahın ilk saatlerine kadar her saat başı düzenli olarak sürdürüldü. Üreticiler, saman ve yanıcı maddeler kullanarak seraların içine duman verip iç ortam sıcaklığını korumaya çalıştı. Zorlu hava şartları altında geçen nöbette çiftçiler, yoğun dumanın içinde seraları tek tek dolaşarak ürünlerini kontrol etti. "Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" Muz üreticisi Selman Sarı yaptıklarını işlemin ürünlerinin donmaması üzerine duman vermek olduğunu söyleyerek, "Her 2 saatte bir kontrol ederek, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyoruz. Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" diye konuştu. Tarım işçisi Ahmed Zemrullah ise yaptıkları işin zor olduğunu belirterek, "Çünkü sabaha kadar seraya girip saman yakarak duman veriyoruz. Çünkü ürünleri korumak için başka türlü yolu yok" dedi. Patlıcanları don vurdu Yine gece saatlerinde Üründü Mahallesi’nde bazı seralarda ise ürünler zarar gördü. Üretici Mustafa Ünal’a ait serada yetiştirilen patlıcanları don vurdu. Sabah saatlerinde gün ağırınca seraların üzerinde oluşan buzlanma ve ürünlerin zarar gördüğü görüldü. Mustafa Ünal, "Allah’tan gelen bir şey yapacak bir şey yok. Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun" dedi.
İstanbul Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya stratejik yatırım Fiba Commercial Properties (Fiba CP) ve Summa iş birliğiyle Moldova’nın başkenti Kişinev’de, iki uluslararası otel markası ve yeni nesil sağlık altyapısını bir araya getiren 40 milyon euroluk karma kullanım projesinin temeli atıldı. Marriott Moxy, Residence Inn by Marriott ve Medpark City Clinic’i kapsayan proje, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizminin yeni merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Fiba Commercial Properties ve Summa iş birliğiyle, Moldova’nın başkenti Kişinev’de uluslararası standartlarda iki otel ve yeni nesil sağlık altyapısını kapsayan karma kullanım projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi. Marriott International bünyesindeki Moxy Hotels ve Residence Inn by Marriott markalarını aynı projede buluşturan bu yatırım, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizmi merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, yeni nesil sağlık hizmetleri sunacak Medpark City Clinic de yer alacak. Uluslararası markalar, yeni nesil konseptler Projede yer alan Moxy Hotels, genç ve dinamik yaşam tarzına hitap eden modern tasarımı ve teknoloji odaklı hizmet anlayışıyla öne çıkarken; Residence Inn by Marriott, uzun süreli konaklama ihtiyacına yönelik yeni bir konsepti Moldova pazarına taşıyacak. Kompleksin bir diğer önemli bileşeni olan Medpark City Clinic, Moldova’da JCI (Joint Commission International) akreditasyonuna sahip özel hastane olan Medpark International Hospital’ın altyapısıyla entegre çalışacak. Klinik; ileri tıp teknolojileri, uluslararası standartlar ve sertifikalı uzman kadrosuyla sağlık turizmine de katkı sağlamayı hedefliyor. Bölgesel etki ve uzun vadeli değer Toplam 40 milyon euro yatırım bedeline sahip olan projenin, 2028 yılının ilk yarısında tamamlanarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Proje, Moldova’nın uluslararası yatırım cazibesini güçlendirirken; turizm, sağlık ve gayrimenkul alanlarında bölgesel ölçekte katma değer oluşturmayı amaçlıyor. Fiba Commercial Properties, uluslararası portföyü ve geliştirdiği yüksek nitelikli projelerle, faaliyet gösterdiği pazarlarda sürdürülebilir büyüme, uzun vadeli değer üretimi ve küresel standartlarda varlık yönetimi yaklaşımını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Özyeğin: "Moldova’nın potansiyeline güveniyoruz" Törende konuşan Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, "Fiba Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yurt içi ve yurt dışındaki fırsatları değerlendirerek yatırımlarımızla derinleşmeyi önemsiyoruz. Gayrimenkul sektöründe Moldova Cumhuriyeti ve bu bölge önemli bir potansiyele sahip. Yatırımlarımızla hem grubumuza hem de ülkeye uzun vadeli katkı sunacağız. Bu projeyle birlikte, dünya standartlarında iki oteli ve örnek teşkil edecek bir sağlık kliniğini Moldova’ya kazandıracağımız için mutluyuz" dedi. Kahraman: "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürmek için çalışıyoruz" Fiba Commercial Properties’in (Fiba CP) hem Türkiye’de hem de yurt dışında yenilikçi projelere imza atarak sektörde fark oluşturmaya devam ettiğini belirten Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürme hedefiyle çıktığımız bu yolda önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Moldova, Romanya, Kosova ve Çin’de; alışveriş merkezlerinden rezidanslara, otellerden ofislere uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Moldova’da da bu kapsamda hayata geçirdiğimiz önemli yatırımlarımızdan birinin temel atma törenini gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Marriott Moxy (kısa süreli konaklama), Marriott Residence Inn (uzun süreli konaklama) ve Medpark Tıp Merkezi’ni kapsayan 18 bin 500 metrekarelik karma kullanım projesinin temelini attık. Projenin toplam inşaat alanı; personel yemekhaneleri, catering hizmet alanı, depolama alanı ve teknik hacimler de dahil olmak üzere yaklaşık 23 bin 500 metrekare. Bu projeyle, uluslararası standartlarda sağlık ve konaklama çözümleri sunarak bölgede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyoruz. Uzun yıllardır güvenle iş birliği yaptığımız SUMMA Grubu ile birlikte yürüttüğümüz bu yatırım, yalnızca ticari bir proje olmanın ötesinde; sosyal, kültürel ve kentsel gelişimi destekleyen, bütüncül yaşam alanları oluşturma vizyonumuzun da somut bir yansımasıdır" dedi. Bora: "Moldova’nın kalkınmasına katkı sağlıyoruz" Moldova Cumhuriyeti’nin kalkınmasına ve refahına gerçek anlamda katkı sağladıklarına dikkat çeken Summa Yönetim Kurulu Başkanı Selim Bora, "Bugün itibarıyla ortaklarımızla birlikte, istikrarlı ve uyumlu koşullarda yaşayan ve çalışan bin 250 kişilik bir ekibimiz var. Bu bizim için çok büyük bir değer. Bu sayıyı artırmayı hedefliyoruz. Fiba Grubu ile birlikte, yakın gelecekte hayata geçirilecek projeleri uygulamak üzere son derece adanmış bir ekip oluşturduk. 1995’den beri yatırım ve inşaat alanında Moldova’nın en önemli aktörlerinden biri olarak yeni bir projeye başlamanın heyecanını yaşıyoruz. En kısa sürede hayata geçirmemiz gereken büyük bir proje bizi bekliyor. Ortaklarımızla birlikte bu ülkenin gelişimine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz" dedi.