POLİTİKA - 22 Nisan 2018 Pazar 17:25

Bakan Sarıeroğlu'ndan flaş GSS primi açıklaması

A
A
A
Bakan Sarıeroğlu'ndan flaş GSS primi açıklaması

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, “Dünyanın hiçbir yerinde örneği yok vatandaşlarının tamamına şemsiyesi altında sağlık güvencesini sağlayan bir sosyal sigorta sistemi. 7,5 milyon vatandaşımızın GSS primini devlet olarak biz karşılıyoruz” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Antalya’nın turizm bölgesi Belek’te Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) tarafından düzenlenen '9. Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantısı'na katıldı. Toplantıda göreve geldiklerinden itibaren Bakanlık olarak çok paydaşı olan bir kuruluş olduklarını dile getiren Sarıeroğlu, “Gerek işçi sendikalarımız, işveren konfederasyonlarımız, meslek kuruluşlarımız, daha geçen hafta Eczacılar Birliği ile bir anlaşma yaptık tekrardan. Şansıma da bu dönem bütün sözleşmelerin, anlaşmaların yenilendiği bir dönem oldu. Biliyorsunuz çalışma ekonomisi deyim, ilk göreve geldiğimiz andan itibaren çalışma hayatı, istihdam, işsizlik, sosyal politikalar konusu zaten uzmanlık alanımız olduğu için bunlarla ilgili yoğun bir mesai harcadık.

Bana yabancı olan bir alandı sağlık alanı, çok ders çalıştık. Yaklaşık 9 aydır en çok üzerinde arkadaşlarımızla birlikte çalıştığımız ve farkındaysanız arka arkaya da sık aralıkla da özellikle ilaçlarla ilgili uygulamalarımızla ilgili sağlık uygulama tebliğlerini de yayımlıyoruz. Bunlar çok ders çalışmamızın ürünleri. Üzerinde çalıştığımız bir ders daha vardı. İnşallah bitirme konusunda kararlıyız. Bizler biliyoruz şu anda sektörün en önemli gündem maddelerinden birisi sağlığın finansmanı. Bu konuyla ilgili bizlerin de çok kafa yorduğunu, bu konuyla ilgili sizlere destek olma amaçlı yolunuzu daha da açma amaçlı olarak sadece özel sektör değil, üniversite hastanelerimizle ilgili de bir çalışma dönemindeydik. Yine Sağlık Bakanlığımızın kuruluşlarıyla alakalı orada da nitelikli işlerin daha da artırılması anlamında bakanlığımızla birlikte yoğun bir çalışma içindeyiz” dedi.

Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile ilgili güçlü bir hazırlık yaptıklarını dile getiren Bakan Sarıeroğlu, “Öncelikli olarak fiyat farkı alınmayan hizmetler şeklinde bir vurgu yapıldı. Bizde bunu önceleyerek 2007 yılından itibaren yeni bir dönem aslında hem SGK, hem de hizmet sağlayanlarla alakalı olarak başladı. 2007 yılından itibaren ara dönemlerde bazı güncellemeler olmuş ama kısıtlı sayıda, bildiğim kadarıyla 175 tane konuda, ki bunun o oldukça yüksek bir oranı yine 2017, 2018 döneminde oldu. Bir fiyatlarda değişiklik olmuş. Bu talebi, OHSAD'la kaç defa bir araya geldik. Yine üniversite hastaneleriyle bir araya geldiğimiz zaman bize en çok gündeme getirilen konu olduğu için en çok üzerinde yoğunlaşarak çalıştığımız alan. Biz çalışmamızı SGK olarak bitirdik. Bunu ifade edeyim. Yaklaşık da 2 ay oldu. 2 ay önce Sağlık Ekonomi Koordinasyon Kurumunda sunumumuzu da gerçekleştirdik. Birlikte çalıştığımız bakanlıklarımızın, bürokratlarımızın bazı görüş ve önerileri oldu. Bu bağlamda bir çalışma grubu oluşturduk. Şu an bu çalışma grubumuz da çalışmalarını herhalde belli bir aşamaya getirdi. İnşallah sonuçlandırmak için elimizden gelen gayreti ortaya koyacağız” diye konuştu

“Sürecin hayırlı olmasını temenni ediyoruz”

Sağlık politikalarında 2023 vizyonu başlığının ne kadar güçlü paydaşlar olduklarını ortaya koyduğunu söyleyen Bakan Sarıeroğlu, “Bundan dolayı da memnuniyetimi dile getirmek istiyoruz. Özellikle her şeyin başı sağlık diyen bir toplumun mensuplarıyız. Bu bağlamda AK Parti olarak iktidara geldiğimizde de her şeyin başı sağlık dedik ve en büyük reformlarımızı sağlıkta attığımız adımlarla başlattık. Belki 2000’li yılların başında hayal dahi edemeyeceğimiz, gerek SGK'nın aktüeryal dengesi açısından sağlık hizmetleriyle alakalı ortaya koymuş olduğu bakış açısı açısından gerek hastanelerimiz özel sektörümüz açısından gerçekten önemli bir aşamaya geldik. Burada tabi OHSAD’ın da önemli bir katkısı var. Önemli bir paydaşımız. Hem SGK hem de bakanlığımızla ki bugüne kadar hep bakanlarımız gelmiş. Ben de bu geleneği bozmak istemedim doğrusu. O yüzden de bugün buraya katılma konusunda büyük bir gayret sarf ettik. Önemli bir paydaş olarak güçlü şekilde istişarelerle ortak akla ulaşma konusunda ortaya konulan diyalogla gerçekten önemli bir yol arkadaşlığı gerçekleştirdiğimiz bir derneğimiz. Bu alanda ben yapıcı bakış açıları çözüm odaklı ortaya koymuş oldukları görüşler nedeniyle de OHSAD yönetimine teşekkür etmek istiyorum. Yoğun bir gündemden geçtiğimizi ifade ettik. Bu anlamda 24 Haziran olarak verdiğimiz karar, biraz iktidarımızın dışında gerçekleşen bir durum söz konusu. Bu anlamda bu sürecin hayırlı olmasını temenni ediyoruz” şeklinde konuştu.

“81 milyon vatandaşın huzurunun, refahının daha güçlü şekilde temin edileceğine inanıyoruz”
Ülkenin yeni bir hükümet sistemine geçmesiyle birlikte kalkınmasının, gelişmesinin 81 milyon vatandaşın huzurunun, refahının daha güçlü şekilde temin edileceğine inandıklarını dile getiren Bakan Sarıeroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu anlamda az bir zamanımız var. Bu sürede aslında pozitif etki yapacağını da, gerek uluslararası arenada yaşanan gelişmeler, gerek bölgemizde yaşanan gelişmeler gerçekten hızlı bir süreci yürütmemiz gerektiğini ortaya koyuyor. İnşallah hayırla, huzur içerisinde, barış içerisinde, inşallah demokratik olacağına inanıyoruz. Bu konuda ortaya konulan çabalar kamuoyu tarafından da biliniyor. Hayırla sonuçlanacak. 24 Haziran'dan sonra da güçlü şekilde Türkiye'nin yoluna devam etmesi konusunda da çabalarımızı, gayretlerimizi ortaya koyarız.”

AK Parti olarak her şeyin başı sağlık diyerek yollarına başladıklarını söyleyen Bakan Sarıeroğlu, “Bu alanda çok önemli adımlar attık. Özellikle sağlığa erişim, ulaşılabilirlik konusunda tüm dünya ülkelerinin ve kapsam konusunda örnek aldığı sistemi inşa etmiş durumdayız. İnşallah önümüzdeki dönemde reformlarımız yatırımlarımız, bu alana yönelik ortaya koyacağımız yeni yaklaşımla daha da iyi seviyelere getirmek için gayretlerimizi sürdüreceğiz” dedi.

“Hastanelerdeki yatak sayısı 2002’den bu yana iki katına çıkmış durumda”

Hastanelerdeki yatak sayısını 2002'den bu yana iki katına çıkardıklarının altını çizen Bakan Jülide Sarıeroğlu, “Şu anda 227 bin yatak kapasitene sahibiz. Nitelikli yatak sayısında 19 binden 127 bine çıkarmış durumdayız. Tabii bunun yanında teknolojik gelişmelerle alakalı olarak çok hızlı bir takip içerisindeyiz. Hastanelerimizin içini bu anlamda güçlendiriyoruz. MR cihazı sayıları, ambulans sayılarımız istasyonlarımızın sayıları da geçmişle kıyaslanamayacak onlarca kat daha fazla seviyelere gelmiş durumda. Yine sosyal güvenlik anlamında da sağlıkla birlikte çok ciddi dönüşüm yaşadık” diye konuştu.

“7,5 milyon vatandaşımızın GSS primini devlet olarak biz karşılıyoruz”

Bugün dünyada örnek gösterilen Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamasını hayata geçirdiklerini söyleyen Bakan Sarıeroğlu, “Dünyanın hiçbir yerinde örneği yok vatandaşlarının tamamına şemsiyesi altında sağlık güvencesini sağlayan bir sosyal sigorta sistemi. 7,5 milyon vatandaşımızın GSS primini devlet olarak biz karşılıyoruz. Diğer taraftan 61 TL gibi bir oranla tüm sağlık hizmetlerinden vatandaşlarımızın yararlanabilmesiyle yine hiçbir dünya ülkesinde olmayan bir uygulamayı hayata geçirmiş durumdayız. Bunlarla ilgili yine talepler alıyoruz, bunları da önümüzdeki dönem tekrardan düzenleyeceğiz. Bugün bin 441 özel sağlık hizmeti sunusuyla sözleşmemiz var. Toplamda 2 bin 400 sağlık hizmet sunucusuyla işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz. 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti vatandaşlarımıza veriyoruz” şeklinde konuştu.

“Günlük provizyon sayısı 2,5 milyona ulaşmış durumda”

Günlük provizyon sayısının 2,5 milyona ulaştığını belirten Sarıeroğlu, “Bu neredeyse bir ülke nüfusuna eşdeğer. Biz Türkiye olarak günde 2,5 milyon vatandaşımızın hastanelerdeki provizyon rakamına ulaşmış durumdayız. Yine eczanelerimizde reçete sayısı 1,8 milyona ulaşmış durumda. Bu Türkiye’nin aslında ne kadar büyüdüğünün kalkındığının geliştiğinin de temel göstergesi” dedi.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’den Kadir Gecesi’nde 5 bin kişilik birlik sofrası Kepez Belediyesi’nin hizmet binası önünde düzenlediği 5 bin kişilik iftar programı, siyasetçilerden yerel yöneticilere, geçmiş dönem belediye başkanlarından meclis üyelerine kadar geniş bir katılımla birlik ve beraberliğe ev sahipliği yaptı. Kepez Belediyesi, Kadir Gecesi’nin huzur ve bereketini büyük bir iftar programıyla taçlandırdı. Belediye hizmet binası önünde kurulan sofralarda yaklaşık 5 bin kişi bir araya gelirken, programa CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başta olmak üzere çok sayıda partili, milletvekili ve yerel temsilci katıldı. Geçmişten bugüne belediyeye hizmet etmiş isimlerin de yer aldığı buluşma, Kepez’de birlik, beraberlik ve vefa duygularını ön plana çıkaran anlamlı bir gece oldu. İftar programında Kur’an Tilaveti okundu, eller semaya duaya açıldı, 5 bin kişilik iftar sofralarında lokmalar paylaşıldı. İftar programında konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Ramazan ayında gönüllerin birbirine daha çok yaklaştığını, Kadir Gecesi’nin ise bin aydan daha hayırlı olduğunu söyledi. Başkan Kocagöz, "Böyle gecelerde sofra kuruldu mu yalnız yemek yenmez. O sofralarda kardeşlik büyür, kırgınlıklar azalır, insanlar birbirine daha sıkı sarılır. Bu akşam burada kurulan sofra da işte böyle bir sofradır. Bu şehir için emek vermiş insanların sofrasıdır. Hepiniz bu şehrin hikâyesinde bir iz bıraktınız. Allah razı olsun taş taş üstüne koyanlardan. Biz inanıyoruz ki birlik varsa umut vardır, kardeşlik varsa bereket vardır, aynı sofrada buluşabiliyorsak yarınlarımız daha güçlüdür. Ve şunu da çok iyi biliyorum ki, bir şehir ancak birlikte büyür birlikte güzelleşir, birlikte güçlü olur" diye konuştu. Başkan Kocagöz, Mevlana’nın sözüne de değinerek, "Biz birlenmek için geldik, Ayrılmak için değil, Sevgiyle bak ki insan olasın, İnsanlıkla bak ki Hak’kı göresin" dedi. "Bu güzel şehir için çalışmaya devam" "Allah bu şehre huzur versin. Bu millete birlik versin. Bu dünyaya barış versin. Ve bizler de elimizi taşın altına koyarak bu güzel şehir için çalışmaya devam edelim" diyerek sözlerini sürdüren Başkan Kocagöz, "Çünkü biz aynı şehrin insanlarıyız. Aynı sofranın dostlarıyız. Aynı geleceğin umuduyuz" diye konuştu. "Her çalışmanın arkasında sizlerin emeği var" Kepez Belediyesi personeline de "Kıymetli mesai arkadaşlarım" diyerek seslenen Başkan Kocgaöz, "Kepez’de ortaya çıkan her hizmetin, her projenin, her çalışmanın arkasında sizlerin emeği vardır. Bir şehrin değişimi o şehir için çalışan insanların gayretiyle olur. İşte Kepez’in değişen ve gelişen hikâyesinin arkasında sizlerin emeği, sizlerin fedakârlığı vardır" dedi. "7 ana başlıkta 105 proje" Kepez için büyük hedefler ortaya koyduklarına değinen Başkan Kocagöz, "7 ana başlıkta 105 projeyle yola çıktık. Bugün geldiğimiz noktada 1,5 yılda 50 projemizi tamamladık. Ve açılışa hazır 15 projemiz ve 20 temel atma törenimiz var. 5 projemizin çalışmaları ise aralıksız devam ediyor. Yani her hafta bir açılış ve bir temel atma törenine hazırız" diye konuştu. Başkan Kocagöz, göreve geldiklerinde belediyenin kasasını 1 milyar 226 milyon TL borçla devraldıklarını ve şu anda ne bir kamu kurumuna, neden bir esnafa bir kuruş borç olmadığını söyledi. "Tasarruf bizim için tercih değil, sorumluluktur" Belediyeciliğin yalnızca hizmet üretmek olmadığına değinen Başkan Kocagöz, "Belediyecilik aynı zamanda emanet edilen her kuruşu korumaktır. Çünkü belediyenin bütçesi milletin alın teridir. Bu yüzden tasarruf bizim için tercih değil, bir sorumluluktur. Işığı gereksiz yere yakmamak, suyu boşa akıtmamak, aracı gereksiz yere çalıştırmamak, malzemeyi israf etmemek gibi birçok şey küçük gibi görünse de aslında büyük bir kamu bilincinin temelidir. Bu borçlar nasıl ödeniyor, bu yatırımlar nasıl yapılıyor? Bunlara dikkat ediyoruz" dedi. "Kepez belediyesi ailesinin imzası var" Bütün bu başarıların arkasında, sabahın erken saatinde sahaya çıkan ve gece geç saatlere kadar çalışan tüm mesai arkadaşlarının ortak emeği olduğunu da sözlerine ekleyen Başkan Kocagöz, "Yani bu şehirde ortaya çıkan her hizmette Kepez Belediyesi ailesinin imzası vardır. Her birinize yürekten teşekkür ediyorum. Gösterdiğiniz gayret için, ortaya koyduğunuz emek için, bu şehre kattığınız değer için. Allah hepinizden razı olsun" diye konuştu. 55 bin kişilik iftar sofraları Ramazan boyunca ilçede kurulan iftar sofralarında bayrama kadar 55 bin kişinin aynı sofralarda buluşmuş olacağını da belirten Başkan Kocagöz, "Bugün dünyanın birçok yerinde savaşların, acıların ve gözyaşının yaşandığı bir dönemde insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu şey barıştır. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh.’ Bu söz yalnızca bir temenni değil, insanlık için güçlü bir yol göstericidir. Biz de bu anlayışla barışın, kardeşliğin ve dayanışmanın hâkim olduğu bir toplum için çalışıyoruz. Çocuklarımızın umutla büyüdüğü, gençlerimizin hayallerini gerçekleştirdiği, büyüklerimizin huzurla yaşadığı bir Kepez için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Van Van’da Ramazan Bayramı öncesi marketlere sıkı denetim Van’da Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte tüketici haklarının korunması ve fahiş fiyat artışlarının önlenmesi amacıyla marketlerdeki denetimler sıklaştırıldı. Van Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, temel gıda ve ihtiyaç ürünlerine yönelik etiket ve fiyat denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Ticaret Bakanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında ekipler, ürünlerin etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasındaki uyumu inceleyerek, fahiş fiyat artışına yönelik veri topluyor. Van Ticaret İl Müdür Vekili Derya Ayaydın öncülüğünde yapılan denetimlerde ürünlerin; üretim yeri, birim fiyatı, uygulanmaya başlandığı tarih ve yerli üretim logoları tek tek kontrol ediliyor. Aykırılık tespit edilen işletmeler hakkında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tutanak tutularak idari yaptırım uygulanıyor. Haksız fiyat artışına yönelik incelemelerde, ürünlerin son 3 aydaki fiyat değişimleri mercek altına alınıyor. Fahiş fiyat uygulandığı değerlendirilen dosyalar, idari para cezası kararı için bakanlık bünyesindeki Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk ediliyor. Saha çalışmalarının yanı sıra büyük gıda toptancılarına yönelik denetimlerin de eş zamanlı olarak devam ettiği bildirildi. 2026 yılında 170 bin 839 TL idari para cezası uygulandı Van Ticaret İl Müdürlüğü tarafından paylaşılan verilere göre, 2026 yılı içerisinde bugüne kadar 421 firmada denetim gerçekleştirildi. Toplam 2 bin 302 ürünün incelendiği çalışmalarda, mevzuata aykırı hareket ettiği belirlenen firmalara toplam 170 bin 839 TL idari para cezası uygulandığı bildirildi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın avukatı savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının altıncı oturumunda savunma yapan tutuklu sanık Ümit Polat’ın avukatı, "Bu yargılama daha başlamadan Ali Sukas sürece müdahale etti. Kişilerin nasıl beyan vereceğine dair müdahalelerde bulundu. Kendilerine yakın firma sahiplerinin nasıl ifade vereceği konusunda telkinde bulundu. Herkes Ümit Polat’ın ismini veriyor ama Polat, bu sisteme karşı çıktı" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, geçtiğimiz günlerde savunma yapan Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın avukatı savunma yaptı. "Ali Sukas sürece müdahale etti. Kişilerin nasıl beyan vereceğine dair müdahalelerde bulundu" Duruşmada savunma yapan sanık Polat’ın avukatı Sevgi Dağdemir, "Ali Sukas, müvekkilime iftira attı. Bu yargılama daha başlamadan Ali Sukas sürece müdahale etti. Kişilerin nasıl beyan vereceğine dair müdahalelerde bulundu. Kendilerine yakın firma sahiplerinin nasıl ifade vereceği konusunda telkinde bulundu. Herkes Ümit Polat’ın ismini veriyor ama Polat, bu sisteme karşı çıktı. Biz bu örgüt üyeliğinin neresindeyiz? Biz bu durumda olmamıza rağmen ‘rüşvete aracılık etmekten’ yargılanıyor. Sesimiz çıktığı için pasifize edildik. Müvekkilim ailesiyle korkutuldu, çocuğu üzerinden tehdit edildi. Sadece kargo poşetleri, çantalar yok. Zarflarla alındığı iddia edilen paralar da var. Ümit Polat sanık değil, mağdurdur. Ekrem İmamoğlu ile ilgili müvekkilimin yapmış olduğu bir eylem yok" ifadelerini kullandı. Duruşma, İBB İştiraki Ağaç A.Ş. Satın alma Şefliği çalışanı tutuklu sanık Fatih Yağcı’nın savunması ile devam ediyor.
Bursa Tedavide modaya değil, doktora güvenin Son yıllarda kas ve iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde sıkça duyulan PRP, Ozon, Kök Hücre ve Egzozom gibi uygulamalar, hastalar arasında büyük bir merak uyandırırken beraberinde bilgi kirliliğini de getiriyor. Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sosyal medyanın gösterdiği "harika çözüm" algısına karşı hastaları uyararak, bu yöntemlerin gerçek sınırlarını ve bilimsel dayanaklarını açıkladı. Geleneksel poliklinik sorularının yerini popüler teknolojik uygulamaların aldığını belirten Dr. Emre Latifoğlu, bu değişimde sosyal medyanın rolüne dikkat çekti. Sosyal medyada paylaşılan kısa ve çarpıcı başlıkların PRP, Ozon, Egzozom ve Kök Hücre gibi tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Latifoğlu, şöyle konuştu : "Son yıllarda fiziksel tıp polikliniklerinde konuşulan konular değişti. Eskiden ‘ağrılarıma sıcak mı soğuk mu iyi gelir?’ diye sorulurken, artık hastalar doğrudan şunu soruyor: ‘Hocam PRP yaptırsam geçer mi?’, ‘Ozon bana çare olur mu?’, ‘Kök hücreyle eklem tamamen yenileniyor mu?’, ‘Egzozom en yeni yöntemmiş, en iyisi o mu?’ Bu soruların artmasının en önemli nedenlerinden biri sosyal medya. Kısa videolar ve çarpıcı başlıklar, bu tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebiliyor. Oysa işin aslı daha gerçekçi bakmayı gerektiriyor. PRP, ozon, kök hücre ve egzozom gibi uygulamaların ortak noktası, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını desteklemeye çalışmalarıdır. Yani bunlar ağrıyı anında kesen ilaçlar ya da bozulan yapıyı mekanik olarak düzelten ameliyatlar gibi değildir. Daha çok, hasarlı dokunun daha etkin ve daha hızlı iyileşmesi için vücuda ‘yardımcı bir güç’ vermeyi amaçlarlar. Bu nedenle etkileri kişiden kişiye, hatta aynı kişide bile hastalığın evresine, uygulama zamanına, uygulama tekniğine, kullanılan tıbbi malzeme niteliğine göre değişebilir." Yöntemler arasındaki farklar ve gerçekler Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sıkça karıştırılan ve merak edilen uygulamaları şöyle özetledi: "PRP (Platelet Rich Plasma): Kişinin kendi kanından elde edilmesi güven vericidir. Tendon ve kas zorlanmalarında destekleyicidir ancak ileri derece kireçlenmelerde tek başına haber beklemek gerçekçi değildir. Ozon Tedavisi: Vücudun antioksidan mekanizmasını tetikler. Ancak her yöntem her hasta için uygun değildir; doğru doz ve doğru teşhis (endikasyon) kritiktir. Kök Hücre: En çok yanlış anlaşılan yöntemdir. Kök hücreler hasarlı bölgeyi doğrudan doldurup dokuyu eski haline getirmez; asıl etkileri iyileşmeyi destekleyen sinyaller göndermektir. Egzozom: Kök hücrenin iyileştirici mesajlarını taşıyan mikroskobik kesecikler kullanılır. Teorik olarak hedefli bir yaklaşım olsa da klinik kullanımı henüz gelişme aşamasındadır. ‘Yeni’ olması, otomatik olarak ‘en etkili’ olduğu anlamına gelmez." "Hiçbiri egzersizin ve hareketin yerini tutmaz" Bu tedavilerin başarısının "doğru hasta, doğru zaman ve doğru beklenti" üçgenine bağlı olduğunu vurgulayan Latifoğlu, yaşam tarzının önemini hatırlattı: "Hiçbir modern uygulama fiziksel tıp yöntemlerinin, egzersizin, hareketin ve yaşam tarzı düzenlemelerinin yerini tutmaz. Sosyal medyadaki başarı hikayeleri sürecin tamamını yansıtmayabilir. Tıpta tek bir doğru yoktur, kişiye özel yaklaşım vardır." Hastaların tedavi seçerken "En yenisi hangisi?" yerine "Benim durumum için hangisi uygun?" sorusunu sorması gerektiğini belirten Dr. Emre Latifoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Modaya kapılmadan, bilimsel kanıtlarla ve gerçekçi beklentilerle ilerlemek hem hastanın hem de hekimin yolunu aydınlatacaktır."