POLİTİKA - 31 Ocak 2018 Çarşamba 12:30

Bakan Yılmaz: 'Yüksek öğretimde kızlar erkeklerden daha fazla'

A
A
A
Bakan Yılmaz: 'Yüksek öğretimde kızlar erkeklerden daha fazla'

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, eğitimde 4+4+4 reformu başladıktan sonra kızların yüksek öğretimde okullaşma oranın daha da arttığını belirterek, "Yüksek öğretimde okullaşma oranı 2001-2002’de yüzde 12, geçen yıl yüzde 44 oldu. Erkeklerin okullaşma oranı yüzde 40. Erkeklerden daha fazla yüksek öğretimde okullaşma oranı var kızlarda" dedi.

Özel Okullar Derneği tarafından bu yıl 17’ncisi düzenlenen Eğitim Sempozyumu Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde başladı. ‘Türkiye’de ve Dünyada Değerlendirme Sistemlerin Eğitime Etkisi’ başlığıyla düzenlenen toplantının açılışına katılan Bakan İsmet Yılmaz, bakanlık olarak eğitim çağındaki herkese kişilik yetenek ve kabiliyetlerini üst düzeyde geliştirmeleri için fırsat eşitliği temelinde eğitim vermeye çalıştıklarını kaydetti.

İleti becerisi yüksek, takım çalışmasına uyumlu eleştirel ve analitik düşünceye sahip kişiler yetiştirmeyi amaçladıklarının altını çizen Bakan Yılmaz, bu amaca uygun eğitim aynı zamanda ülkenin bilgi ekonomisine geçişi için de gerekli beşeri sermayeyi yapılandıracağını belirtti. Eğitimin Türkiye’de demokrasinin gelişmesi ve kökleşmesi için gerekli olduğunu dile getiren Bakan İsmet Yılmaz "Bu dönemde en büyük yatırımı eğitime yaptık, 2002 yılında milli gelirden eğitime ayrılan miktar 2.9’du, OECD ülkelerini ortalaması yüzde 5.2, Türkiye’nin bugün eğitime ayırdığı pay yüzde 6.2. 2002 yılında toplam eğitime ayrılan miktar 10.5 milyar bile değil, bu yıl 134 milyar 727 milyon lirayı eğitime ayırıyoruz. Merkezi hükümet bütçesinin yüzde 18’inden fazladır. Bu bütçe ile toplumun tüm kesimlerini içine alan örgün ve yaygın eğitim hizmetleri yerine getiriyoruz. Bu yıl 65 bin 793 okulda, 1 milyon 61 bin 989 öğretmenimizle 18 milyon öğrencimize eğitim veriyoruz. Kaliteli eğitim için eğitim alt yapısının tamamlanması gerekir. Bunu yapmadan nitelikli ve kaliteli eğitimden söz edemeyiz" diye konuştu.

"15 yılda 584 bin atama gerçekleştirdik"

Zorunlu eğitim süresini 8 yıldan 12 yıla çıkardıklarını ve öğretmene en büyük yatırımı yaptıklarının altını çizen Bakan Yılmaz "2003 yılından bu yana 584 bin 288 öğretmen ataması gerçekleştirdik. Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarında 904 bin 679 öğretmen görev yapıyor. Kamunun 3 milyon memurunun 1 milyondan fazlası bakanlığımızda. Öğretmen norm kadro doluluk oranını birbirine yaklaştırdık" dedi.

"58 bin dersliğe ihtiyacımız var"

Kaliteli eğitim için tamamlanması gereken alt yapılardan birinin derslik olduğunu işaret eden Yılmaz, "Bu kapsamda derslik başına düşen öğrenci sayısını azaltmak ve ikili eğitime son vererek, tüm okullarımızda tam gün eğitime geçmek istiyoruz. Yeni okul ve derslik yapıyoruz. 2003 yılından bu yana 282 bin 166 derslik yaptık, derslik başına düşen öğrenci sayısı 36’dan 24’e düştü. Orta öğretimse 30’dan 23’e düştü. İkili eğitime 2019 yılı sonuna kadar son vermek istiyoruz. Bunun için 58 bin dersliğe ihtiyacımız var. Şuan 40 binin üzerinde derslik yapılıyor. Devlet-millet işbirliği ile en kısa zamanda 58 bin dersliği tamamladığımıza 2019 yılı sonuna ikili eğitme son vereceğiz ki eğitimin kalitesini biraz daha arttıralım" ifadelerine yer verdi.

"Fatih Projesi"

Daha kaliteli eğitim için teknolojinin eğitimle buluşturulması gerektiğini belirten Bakan Yılmaz "Fatih projesi kapsamında 1 milyon 437 binin üzerindeki öğrenci ve öğretmene tablet bilgisayar dağıttık. 432 bin etkileşimli tahta kurduk. 15 bin 103 okulda 1 milyondan fazla uç kurulumu yapıldı. Önümüzdeki dönemde özel okul, ilkokul, mesleki okullar Fatih Projesi kapsamına alacağız" diye konuştu.

"51 dersin programını güncelledik"

Kaliteli eğitim için yapılması gerekenlerden birinin müfredat değişikliği olduğunu kaydeden Yılmaz "Müfredatın güncellenmesi, programların çağın ihtiyaçlarını cevap vermesi gerekir. Öğretim programlarının geliştirilmesi ve güncellenmesi gereklidir. Konu ve kavram bütünlüğü çerçevesinde 51 dersin programını güncelledik. Öğretim programlarının güncellenmesi, sadeleştirme, okuldaki öğrendiklerini günlük hayta uygulayabilme, değerler eğitimine yer verme, analitik düşünme yeteneğini hızlandırma olarak tanımlanabilir" ifadelerine yer verdi.

"Okul öncesi öğretimde okullaşma oranını yüzde 75'e çıkardık"

Avrupa ile Türkiye’nin eğitim göstergeleri arasında fazla fark olmadığını dile getiren Bakan Yılmaz, "Yüksek öğretimde en fazla öğrencisi olan ülke Avrupa’da Rusya’dan sonra Türkiye ikincidir. Ama oran bakımından Avrupa ülkelerinden ilerideyiz. Ama Avrupa’dan okul öncesi öğretimde geriyiz. Geçen yıl 5 yal için okullaşma oranı ülkemizde yüzde 75’e yükselttik" dedi.

"Kızların yüksek öğretimde okullaşma oranı erkeklerden fazla"

Bakan Yılmaz, okul sütü ve kuru üzümden 6 milyon öğrencinin faydalandığını bildirdi.
2002 yılında 15 yaş üzeri okur yazar oranı yüzde 85.1’ken, bu rakamın yüzde 95’e yükseldiğini kaydeden Bakan Yılmaz, "Genel okullaşma oranı yüzde 62’den yüzde 82.54’e yükseldi. Kızlarımızın okullaşma oranı 2001-2002 yılında net okullaşma oranı orta öğretim lisede yüzde 42’di, geçen yıl yüzde 82. Erkeklerinde yüzdesi aynı. Yüksek öğretimde okullaşma oranı 2001-2002’de yüzde 12, geçen yıl yüzde 44 oldu. Erkeklerin okullaşma oranı yüzde 40. Erkeklerden daha fazla yüksek öğretimde okullaşma oranı var kızlarda. Bu 4+4+4 reformu başladıktan sonra kızların okullaşma oranı daha da artmıştır" ifadelerini kullandı.

"Sistemdeki payı yüzde 8"

Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Dal, özel okulların eğitim sistemindeki payının yüzde 8’lere ulaştığını kaydetti. Dal, 1 milyon 200 bin öğrencinin okullarında okuduğunu ve 124 bin öğretmenin istihdam edildiğini belirtti. Özel okulların payının sektörde arttırılması gerektiğini işaret eden Dal, böylelikle devletin omuzlarındaki yükün azaltılmasının sağlanacağını vurguladı.
Konuşmaların ardından Nurulllah Dal, Bakan Yılmaz'a plaket takdim etti. 

İsa Akar
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Tunceli’de yağışlarla birlikte taşkın riski masaya yatırıldı Tunceli’de 3 gün süreyle beklenen yağışlarla birlikte özellikle Pülümür ve Munzur nehirlerinde su debisinin en yüksek seviyelere ulaşacağının öngörüldüğünü dile getiren Vali Şefik Aygöl, "Özellikle Ovacık ilçemizi kapsayan Munzur Vadisi boyunca uzanan kara yolunun, coğrafi yapısı gereği dere yatağına yakın ve dar bir hat üzerinde bulunması sebebiyle, su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak ulaşımda yer yer aksamalar yaşanması söz konusu olacaktır. Bu kapsamda, vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli görülmesi halinde söz konusu güzergâhlarda kara yolu geçici olarak trafiğe kapatılacaktır" dedi. Tunceli Valisi Şefik Aygöl başkanlığında, yoğun yağışlar nedeniyle oluşabilecek taşkın ve sel riskine karşı alınacak tedbirlerle ilgili bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya ilgili kurum müdürleri katılırken alınacak tedbirler masaya yatırıldı. Tunceli’nin bu yıl son 65 yılın en yoğun kar yağışının yaşandığı kış mevsimlerinden birini geçirdiğini belirten Vali Aygöl, "Yüksek kesimlerde biriken kar örtüsünün, son günlerde artan hava sıcaklıklarıyla birlikte hızla erimeye başlaması ve buna eşlik eden yağışlar, bölgemizdeki akarsu debilerinde önemli artışlara neden olmaktadır. Meteorolojik değerlendirmeler ve havza tahminleri doğrultusunda; 1, 2 ve 3 Mayıs tarihlerinde beklenen yağışlarla birlikte özellikle 3 Mayıs günü Pülümür ve Munzur nehirlerinde su debisinin en yüksek seviyelere ulaşacağı öngörülmektedir. Özellikle Ovacık ilçemizi kapsayan Munzur Vadisi boyunca uzanan kara yolunun, coğrafi yapısı gereği dere yatağına yakın ve dar bir hat üzerinde bulunması sebebiyle, su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak ulaşımda yer yer aksamalar yaşanması söz konusu olacaktır. Bu kapsamda, vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli görülmesi halinde söz konusu güzergâhlarda kara yolu geçici olarak trafiğe kapatılacaktır. İlimiz genelinde tüm kurumlarımız; DSİ, kaymakamlıklarımız, belediyelerimiz, il özel idaresi, karayolları, meteoroloji ve AFAD birimlerimiz koordinasyon içerisinde teyakkuz halinde çalışmalarını sürdürmektedir" diye konuştu. Vali Aygöl, "Uzunçayır Barajı’nın su seviyesi güvenli sınırlar içerisinde tutulmakta, akarsu debileri anlık olarak takip edilmekte, kar kalınlığı ve meteorolojik veriler düzenli olarak izlenmektedir. Ayrıca sahada görevli ekiplerimiz tarafından gerekli tüm önleyici tedbirler titizlikle uygulanmaktadır. Dere yataklarından ve taşkın riski bulunan alanlardan uzak durulması, piknik ve benzeri faaliyetler için riskli bölgelerin tercih edilmemesi, yetkili kurumlarımız tarafından yapılacak uyarı ve duyuruların yakından takip edilmesi konusunda dikkatli olalım. Gerekli görülmesi halinde, risk altındaki bazı bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin hizmetlerine geçici olarak ara vermeleri de söz konusu olacaktır. Amacımız, alınan tedbirlerle herhangi bir can ve mal kaybı yaşanmadan bu süreci en güvenli şekilde atlatmaktır" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de bahar şenliği düzenlendi Yaklaşık 5 yıldır hizmet veren Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, tedavi gören hastaların sosyal uyum süreçlerini desteklemek, tedavi motivasyonlarını artırmak, aile katılımını güçlendirmek ve kurumlar arası iş birliğini geliştirmek amacıyla bahar şenliği düzenlendi. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM yerleşkesinde gerçekleştirilen bahar şenliğine; İl Sağlık Müdürü Uzm.Dr. Emre Asiltürk, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç.Dr. Öner Avınca, hastane idarecileri, Yenişehir Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Nuray Hurata, Yeşilay Diyarbakır personeli, Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi personeli, sağlık çalışanları, AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalar ile aileleri katıldı. Etkinlik kapsamında AMATEM ve ÇEMATEM bünyesinde yürütülen müzik, resim, el işi ve gastronomi atölyelerinde hazırlanan çalışmalar sergilendi. Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi hastaları da gastronomi atölyelerinde ürettikleri pastalarla bahar şenliğine katkı sundu. Hastaların oluşturduğu orkestra tarafından mini konser verildi. Tedavi sürecinin yalnızca tıbbi müdahalelerden ibaret olmadığı, sosyal destek, üretkenlik, sanat, aile katılımı ve kurumlar arası iş birliğiyle güçlendiği vurgulanan etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. AMATEM ve ÇEMATEM’de yürütülen atölye çalışmaları ve sosyal etkinliklerle; hastaların tedaviye uyumunun artırılması, özgüvenlerinin desteklenmesi, yeniden toplumsal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi ve aileleriyle birlikte iyileşme sürecine aktif şekilde dahil olmaları hedefleniyor. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, bağımlılıkla mücadelede koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici hizmetlerin bütüncül bir anlayışla sürdürüldüğü belirtildi. Bahar şenliğinde konuşma yapan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, "AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalarımız, aileleri, sağlık çalışanlarımız ve misafirlerimizin katılımıyla gerçekleşen bu anlamlı etkinlikte, bağımlılığın sadece tıbbi bir süreç değil, sosyal ve sanatsal destekle güçlenen bir mücadele olduğu bir kez daha vurgulandı’’ dedi.
Gaziantep GTB Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu başkanlığında, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ile meclis, disiplin kurulu ve meslek komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda; küresel tarım ve emtia piyasalarındaki gelişmeler, tarımsal üretimde maliyet unsurları, son dönemdeki yağışların rekolteye etkileri ile üye talep ve önerileri ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, tarımsal üretimde yeni sezon öncesinde ortaya çıkan tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Harman sezonuna sayılı haftalar kala buğdayda güçlü bir üretim beklentisinin öne çıktığını belirten Tiryakioğlu, son dönemde gerçekleşen yağışların üretim açısından olumlu bir zemin oluşturduğunu ifade etti. 2026 su yılının ilk yarısına ilişkin yağış verilerini paylaşan Tiryakioğlu, Türkiye genelinde yağışların uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini ve son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti. Gaziantep özelinde ise Ocak ayında metrekareye 155 kilogram, Şubat ayında 189 kilogram, Mart ayında 178 kilogram ve Nisan ayında 117 kilogram yağış kaydedildiğini ifade eden Tiryakioğlu, bu verilerin rekolte açısından umut verici bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. Küresel gelişmelerin tarım piyasaları üzerindeki etkilerine de değinen Tiryakioğlu, özellikle bölgesel gelişmelerin emtia piyasalarında yeni dengeler oluşturduğunu belirtti. Türkiye’nin üretim gücü ve tecrübesiyle bu süreçte ortaya çıkan değişimleri doğru okuyarak, küresel ticarette konumunu daha da güçlendirebileceğini dile getirdi. Kurumsal çalışmalara da değinen Tiryakioğlu, Gaziantep Ticaret Borsası’nın Antalya’da düzenlenen YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’nda Avrupa Birliği coğrafi işaret çalışmaları dolayısıyla ödüle layık görüldüğünü belirtti. Bu ödülün, Antep Fıstık Ezmesi ve Gaziantep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği tescilleri sayesinde alındığını aktaran Tiryakioğlu, Türkiye’nin toplam 46 Avrupa Birliği tescilli ürünü bulunurken, Gaziantep’in 5 ürünle bu alanda öne çıkan şehirlerden biri olduğunu sözlerine ekledi. Toplantıda konuşan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsanın yürüttüğü projelere ilişkin bilgi verdi. Akıncı, geçtiğimiz yıllarda hayata kazandırılan Antep Fıstığı Lisanslı Deposu, Antep Fıstığı Pilot İşleme Tesisi, Et Borsası ve Et Hali ile yeni idari hizmet binasının borsanın altyapısını güçlendirdiğini belirterek, Hububat Emtia Merkezi için ise fizibilite çalışmalarının tamamlandığını ve projenin en kısa sürede hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Hububat Emtia Merkezi’nin yalnızca fiziki bir yatırım olmadığını, aynı zamanda bölgenin tarımsal ticaret yapısını daha sistemli ve rekabetçi bir zemine taşıyacak stratejik bir proje olduğunun altını çizen Akıncı, merkezin hayata geçirilmesiyle birlikte hububat ticaretinin modern altyapılar, elektronik satış sistemleri ve entegre hizmetlerle tek çatı altında toplanmasının hedeflendiğini belirtti. Akıncı, söz konusu merkezin üretici, tüccar ve sanayiciyi aynı platformda buluşturarak ticaret süreçlerini kolaylaştıracağını, ürünlerin daha sağlıklı şartlarda işlem görmesine katkı sağlayacağını ve Gaziantep’in bölgesel ölçekte bir hububat ticaret merkezi olma potansiyelini güçlendireceğini dile getirdi. Toplantının devamında meclis üyeleri, gündem maddelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, sektörlere yönelik görüş ve öneriler paylaşıldı.
Sakarya Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi Sakarya’nın Karasu ilçesinde şiddetli fırtına nedeniyle karaya oturan Kamerun bayraklı kuru yük gemisi havadan görüntülendi. İkinci katına kadar su alan ve açığa doğru yan yatan gemideki 8 mürettebatı kurtarmak için çalışmalar sürüyor. Edinilen bilgiye göre, saat 09.00 sıralarında Karasu açıklarında seyreden Kamerun uyruklu "NINOVA" isimli kuru yük gemisi, şiddetli rüzgar ve olumsuz hava şartları nedeniyle sürüklenmeye başladı. Kontrolden çıkan gemi, bir süre sonra sahile yakın noktada karaya oturdu. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik, AFAD, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan ekipler, fırtına, dev dalgalar ve zaman zaman etkili olan yağış nedeniyle denizden gemiye yaklaşmanın riskli olması üzerine alternatif kurtarma planını devreye soktu. Ekipler tarafından karadan gemiye roket aracılığıyla halat fırlatıldı. Fırlatılan ipin gemiye başarılı şekilde ulaşmasının ardından deniz üzerinden kıyıya tahliye hattı oluşturuldu. Gemide mahsur kalan ve genel sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilen 8 personelin kurulan halat sistemiyle deniz üzerinden karaya çıkartılacağı bildirildi. Karaya oturan gemi ise ikinci katına kadar su alarak, kuzey yönünde açığa doğru yan yattı. Toplam 83 metre uzunluğa ve 12 metre genişliğe sahip gemi, dron ile havadan görüntülendi. Öte yandan, Karasu Kaymakamı Mehmet Uğur Arslan da bölgede yürütülen kurtarma çalışmalarına refakat ediyor. Ekiplerin çalışmaları sürüyor.
Mersin MTSO Başkanı Çakır: "İhracat seferberliği başlatıyoruz, hedef Türkiye’de ilk 3" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından düzenlenen yapay zeka destekli B2B Networking Etkinliği, iş dünyasını bir araya getirerek önemli ticari bağlantılara zemin hazırladı. Bin 350’nin üzerinde katılımcının yer aldığı organizasyonda yaklaşık 7 bin iş görüşmesi gerçekleştirilirken, gün sonunda 2 milyar TL’nin üzerinde potansiyel ticari iş birliği hacmi oluştu. MTSO’nun Oniki.net iş birliğinde düzenlediği etkinlikte, katılımcılar yapay zeka destekli B2B eşleştirme teknolojisi sayesinde 6 dakikalık planlı görüşmelerle yeni iş bağlantıları kurdu. Türkiye’de bölgesel ölçekte ilk kez gerçekleştirilen organizasyona Mersin’in yanı sıra Adana, Gaziantep, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş ve Kayseri’nin de aralarında bulunduğu 28 ilden firmalar katıldı. Programa MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Hamit İzol, yönetim kurulu üyeleri, oda ve borsa başkanları ile çok sayıda iş insanı iştirak etti. MTSO Başkanı Çakır, etkinlikte, "Mersin’i üretim, lojistik ve ihracatta Türkiye’nin ilk 3 merkezi arasına taşıyacak ihracat seferberliğini başlatıyoruz" mesajı verdi. "Bu sinerjiyi ticaret köprülerine dönüştürmeliyiz" Etkinlikte konuşan MTSO Başkanı Çakır, geçen yıl bin 200 firmanın katıldığı organizasyonun bu yıl daha geniş bir ağ oluşturduğunu belirterek, ortaya çıkan sinerjinin kalıcı iş birliklerine dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Çakır, "Bu buluşma, iş potansiyelimizi katlayarak kentimizin ticaret hacmini yeni zirvelere taşıyacağımız stratejik bir adımdır. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde rekabet avantajı oluşturan tarafta olmalıyız" dedi. "Fiyatla değil marka ve kaliteyle rekabet" Katma değerli üretim ve markalaşmanın önemine dikkat çeken Çakır, düşük fiyat odaklı rekabetin sürdürülebilir olmadığını belirtti. Anadolu’nun kültürel ve doğal zenginliklerinin güçlü bir marka hikayesine dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Çakır, "Artık düşük fiyatla rekabet edemeyiz. Sürdürülebilir büyümenin yolu markalaşmadan geçiyor" diye konuştu. "Made in Türkiye algısını güçlendirmeliyiz" Türkiye’nin üretim gücünün küresel pazarlarda daha görünür olması gerektiğini kaydeden Çakır, e-ihracatın kritik rolüne işaret etti. Çakır, "Nitelikli üretim yapımızı e-ihracat gücüyle birleştirerek işletmelerimizi dünya pazarlarının ana oyuncuları haline getirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "Mersin ticaret rotalarında doğru konumlanmalı" Küresel ticaretin yeniden şekillendiğini belirten Çakır, değişen tedarik ve lojistik rotalarının doğru okunmasının önemine değindi. İşletmeler için ikiz dönüşüm, sosyal inovasyon, kurumsallaşma ve markalaşmanın zorunluluk haline geldiğini söyledi. "İhracat yapmayan firma kalmamalı" Yeni vergi düzenlemelerinin üretim, lojistik ve ihracat sektörlerine önemli avantajlar sağlayacağını ifade eden Çakır, MTSO olarak yeni bir ihracat vizyonu başlattıklarını açıkladı. "İhracat yapmamış firmalarımızın ihracata başlaması için kapsamlı çalışmaların startını veriyoruz. İhracat seferberliği başlatıyoruz" diyen Çakır, bu sürecin Mersin ve bölge ekonomisine büyük katkı sağlayacağını söyledi. B2B organizasyonları uluslararası arenaya taşınacak Yeni nesil iş görüşmelerinin ulusal ve uluslararası platformlara taşınacağını da belirten Çakır, firmaların küresel ölçekte yeni iş birlikleri kurabileceği bir yapı oluşturacaklarını ifade etti. Açılışta akademisyen ve uzman isimler de sunumlar gerçekleştirdi. Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın jeopolitik gelişmeleri değerlendirirken, E-Ticaret Uzmanı Zekeriya Ateş e-ticarette büyüme yollarını anlattı. Comio Kurucu Ortağı Mustafa Sönmez dijital büyüme stratejilerine değinirken, Oniki Kurucu Ortağı ve CEO’su Ziya Kızıltan organizasyon hakkında bilgi verdi.