POLİTİKA - 25 Eylül 2017 Pazartesi 12:55

Başbakan açıkladı! TEOG yerine 3 çözüm üretilecek

A
A
A
Başbakan açıkladı! TEOG yerine 3 çözüm üretilecek

Başbakan Binali Yıldırım, TEOG'un kaldırılmasının ardından üç önerinin gündemde olduğu bilgisini vererek, "Bunlardan bir tanesi her lisenin kendi sınavını yapması, birinci yöntem bu. İkinci yöntem, ortaokul sertifikasyon sistemi. Üçüncü yöntem de ortaokul bazlı yerleştirme. Ağırlıklı olarak adrese dayalı kayıt sistemi" dedi. Uzmanların konuya ilişkin olarak gerekli sunumları yapacağına işaret eden Yıldırım, bu önerilerin bir ay içinde Bakanlar Kuruluna geleceğini ifade etti.

Başbakan Binali Yıldırım, TRT Haber, A Haber, CNN Türk, Habertürk, NTV televizyonunun ortak yayınında gazetecilerin sorularını cevapladı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin mücadelesi ve olası operasyonlara yönelik soruya Yıldırım, "Bunu topyekün savaş olarak düşünmeyin. Biz, savaşa girmiyoruz. Biz, ülkemizin güvenliğini ilgilendiren konularda sınır ötesi tedbir alıyoruz. Fırat Kalkanı'nda yaptığımız bu. Şimdi de Afrin'in etrafında Rusya, Türkiye bir çatışmasızlık alanı oluşturmak için adım atıyor, birlikte adım atıyoruz. Bunları savaş diye nitelemek yanlış olur. Keza, Irak tarafında da aldığımız tedbirler bu anlamsız, sözde referandum kararından sonra, oradaki terör unsurlarının daha da cesaretlenerek ülkemize yönelik faaliyetlerini artırmalarını önlemeye yönelik. Vatandaşlarımız rahat olsun, endişe havası oluşturmayalım, savaşa falan girdimiz yok. Bunlar noktasal operasyonlardır. Türkiye'nin her zaman ve her noktada operasyon yapacak kabiliyeti vardır" ifadelerini kullandı.

IKYB'nin yaptığı referandum için 'bir tiyatro' açıklamasında bulunan Yıldırım, "Sonuçlansa ne olur sonuçlanmasa ne olur, bu bir tiyatro" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Barzani'nin ayağının altına kırmızı halı serip neden karşıladınız' ifadesinin ve Barzani ile ilişkiler noktasında hata yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine Yıldırım, "Yok, Türkiye hata yapmadı. Türkiye niye hata yapsın? Türkiye, Irak anayasasında olan esaslar dahilinde bir muamele yaptı ama bundan böyle bu muameleyi yapmayacak. Bu kadar basit. Oradaki bizim yaptığımız protokol uygulamaları, Barzani'nin Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetimine abartılarak keyfi yaptığımız uygulamalar değil. Onlar anayasayı da esas alan federasyonun anayasadan aldığı haklar çerçevesinde meşruiyeti olan uygulamalardır. Geçmiş dönemlerden yapılan bir şey. Yeni değil ki. Biz bu insanlara geçmişte pasaport da verdik, yeter ki bölgede sükunet olsun, terörle mücadeleye katkı sağlasın. Bunu yapmanın neresi yanlış? Düşmanlıkla hiçbir şeyi halledemezseniz ama yanlışta ısrar eden varsa ona da hak ettiği cevabı verecek bir ülkeyiz. Artık anayasada hak ettiği tanımlanan muameleyi de göremeyecek. Daha fazla bizim muhatabımız bundan böyle Bağdat olacak. Irak'ın merkezi hükümeti olacak" dedi.

İran'ın Irak içindeki faaliyetlerinin ayrı mesele olduğunu anlatan Yıldırım, "Onlar Irak'la İran arasındaki konu. Burada ortak bir hassasiyet var. Bu bölgedeki gelişmeler hem Irak merkezi hükümetini hem Türkiye'yi hem İran'ı ilgilendiriyor. Burada bir hedef birliği var. Dolayısıyla biz buna odaklanıyoruz. Diğer konuları da tasvip ettiğimiz anlamına gelmez. Biz, iyi komşuluk ilişkileriyle ilişkilerimizi daha ileriye taşımak, ülkemizdeki vatandaşlarımızın refahını esas alacak, güzel ekonomik ilişkileri, kültürel ilişkileri geliştirmek istiyoruz. Bölgeye dışarıdan gelenlerin getirdiği ilişkileri gördük. Gözyaşı, kan, kaos" diye konuştu.
Petrol geçiş ücretiyle ilgili soru üzerine Yıldırım, "Mesele memleket meselesi olunca bunların hesabı olmaz. Türkiye'nin ekonomik büyüklüğü içinde bunların adı olmaz. 300-500 milyon dolar oradan gelecekmiş, varsın gelmesin. Kaldı ki merkezi hükümet orada bu işin teminatını verir, petrol nakliyle ilgili bizden talep ederse, bununla ilgili şartları yerine getirirse, bu iş devam eder" şeklinde konuştu.

"Merkel'e yazılı tebrik mesajı gönderdim"

Başbakan Yıldırım, Almanya'daki seçimlere ilişkin, "Sayın Merkel'e yazılı tebrik mesajı gönderdim. Birinci parti oldu ama tek başına iktidar olamadı. Almanya'da her seçimde milletvekili sayısı değişiyor. Öyle bir sistemleri var onların. Bunu göre tek başına iktidar olamadı. Biraz da önceki seçime göre oy kaybetti. Anladığım kadarıyla, büyük koalisyon olmayacak. Artık onların işi, biz bu kadar işimiz gücümüz içinde onların koalisyonuna da yardımcı olamayız. Artık seçim havası bitti, geçim havası başladı. Normale dönelim, işimize bakalım. Türkiye ile uğraşmak, Türkiye ile gündem yapmak, Türkiye hakkında büyük büyük laflar etmenin seçime bir faydası olmadı, zararı oldu" dedi.

"Almanya'nın yapacağı iş, FETÖ'cülere müsamahayı bırakacak" diyen Yıldırım, "PKK sempatizanlarına alan açmaktan vazgeçecek. Türkiye ile dostluğun devam etmesi, ilişkilerin normalleşmesi için buna ihtiyaç var. Yapmazsa kendi bileceği iş. Biz, Almanya'nın da Türkiye'nin menfaatinin de bunu gerektirdiğini düşünüyoruz. Burada bir kayda değer davranış değişikliğine ihtiyaç var. Bu da PKK ve FETÖ ile ilgili tutumu. Bu Türkiye'ye karşı hasmane bir tutumdur. Yeni dönemde bu konulara Sayın Merkel'in yoğunlaşması lazım. Almanya Türkiye ilişkilerinin tamir edilmesi lazım. Bunun mümkün olabileceğini düşünüyoruz" açıklamasında bulundu.

ABD ile ilişkilerin sorulması üzerine Yıldırım, "Bu konular görüşmelerde dile getirildi ama takdir ederseniz, bir saatlik görüşmeler ve heyetler arası konuşmalarda bunlar çok detaylı konuşulamaz. Bunlar Amerikan yönetimine aktarıldı. Ancak, Amerika farklı bir ülke. Amerika içinde değişik Amerikalar var. Karar mekanizmaları çok değişik. Biz, bu işin peşini bırakmayacağız. Suriye'de açıkça tehdit olan unsurlarla iş birliği gibi konular Amerika'nın Türkiye'ye karşı bakışını yansıtıyor. Bunu görmezden gelemeyiz. Bunu dikkate alacağız, buna göre de uyarılarımız yapacağız. Duygusal hareket etmek yerine akılla, izanla bu yanlışları ortaya koyup bunları düzeltmeye gitmemiz lazım" ifadelerini kullandı.

"Kadir Topbaş'ın yerine, ilçe belediye başkanlarından biri gelir muhtemelen"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın istifa etmesi üzerine açıklamada bulunan Yıldırım, "Bir kere istifa tek taraflı bir iradedir. Siz, bir görevdesiniz. Ben istifa ediyorum dersiniz bitti. Arka planında, zihninde ne var ne yok bilemem, ben sonuca bakarım. Bunun en güzel cevabı Kadir Bey'dedir. Kadir Bey'le konuştum, istifadan önce ve sonra da görüştük. İstifa edeceği konusunda bana bilgi verdi sadece. Yerine, ilçe belediye başkanlarından biri gelir muhtemelen. Bununla ilgili Pazar günü, Cumhurbaşkanımız İstanbul'da meclis üyeleri, milletvekilleriyle geniş katılımlı bir değerlendirme yaptı ve bu hafta sonunda da doluyor süre. Perşembe günü, 28 Eylül'de İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi toplanacak, seçim yapacak. Bir arkadaşımız koltuğu doldurmuş olacak" diye konuştu.

Yıldırım, "(2019 için Yıldırım'ın belediye başkanı olacağı iddiaları) Şimdi koltuk boşaldı, başka biri gelip oturacak. Dolu koltuk yani, bizim de burada iyi kötü bir işimiz var yani" dedi.

TEOG'un kaldırılması

TEOG'un kaldırılmasına ilişkin konuşan Yıldırım, "Çocuklar bunaldı iyice, bir şey öğrenmekten ziyade hafız olacakmış gibi, ezberle ezberle kimyası bozuldu. TEOG kalkınca bütün öğrenciler, büyük bir bayram havasında, benim torunum da 6. sınıfa bu sene başladı. Teşekkür ederim, TEOG kalkıyor şimdiden seviniyorum dedi. Öğrenci psikoloji bu, hiçbir öğrenci sınavı sevmez. Sınav tatsız bir şeydir. Ama sınav olmadan da gelişme olmaz, öğrenme olmaz. Bunun yerine 3 tane çözüm üretiyor, Milli Eğitim Bakanlığı. Bunlardan bir tanesi 8. sınıf bitti, artık ondan sonraki 4 yıl lise. Liseler de değişik değişik. Anadolu, meslek, sanat lisesi var vesaire. Özel okullar var. Burada bir tanesi her lisenin kendi sınavını yapması. Karar verilmiş değil. Bir, yöntem bu. İkinci yöntem, ortaokul sertifikasyon sistemi. Üçüncü yöntem de ortaokul bazlı yerleştirme. Ağırlıklı olarak adrese dayalı kayıt sistemi. Yüzde 50'si belki toplam öğrencilerin. Bir kısım okullar da ortaokul mezuniyet ortalamasını arayabilir. Hiçbir şey aramayanlar. Adresi en yakın olan gidip kayıt alacak. Bazı okullar diyebilir ki ben ortaokul mezuniyet ortalaması arayacağım. Bazı okullar kendi sınavını yapar ama o sınavın mutlaka Bakanlığın gözetiminde olması lazım. Bunların hangisinin en isabetli olduğu konusu Bakanlar kuruluna gelecek, uzmanlar gerekli sunumları yapacak, karar kılacağız. Bir ay içinde olur" açıklamasında bulundu.

Yıldırım, konuşmasında şunları kaydetti: "Bunun mükemmeli yok. İnceledim bunun mükemmeli yok. Burada subjektif kararları ortadan kaldıracak, öğrenciyi de canından bezdirmeyecek bir sistem getirmek. Esas itibarıyla hiçbir öğretmenden şu beklenmez, şu çocuğa kayırmacılık yapayım da. Böyle kötü uygulamaların olduğunu da gördük. FETÖ de bunu yaptı. FETÖ önce soruları çaldı, sonra soruları hazırlayan komisyonları elde etti ve sonra dışarıdan bir tane adam giremedi. Kendine müzahir insanları içeriye doldurdu ama yapılan şey neresinden bakarsan yanlış, ihanet. Bu sene itibarıyla yeni çözüm geçerli olacak."  

Enise Vural

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik yeni düzenlemeler Resmi Gazete’de Çalışmak için bulundukları ilden başka illere giden mevsimlik tarım işçileri ve ailelerinin yaşadıkları sorunların giderilmesine yönelik yapılacak çalışmalar ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak Resmi Gazete’de yayımlanan ’Mevsimlik Tarım İşçileri ile İlgili 2024/5 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ ile mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik yeni düzenlemeler getirildi. Genelge kapsamında, mevsimlik tarım işçileri ve aileleri için geçici yerleşim alanları oluşturulacak ve bu alanlarda eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetler sunulacak. Genelgeye göre, valilikler tarafından mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak çalıştığı yerlerde iklim şartlarına uygun, emniyetli ve estetik prefabrik yapılar kullanılarak geçici yerleşim alanları kurulacak. Bu alanlar sel, su baskını gibi doğal afetlere karşı güvenli lokasyonlarda planlanacak ve yerleşim yerlerine elektrik, su ve kanalizasyon hizmetleri sağlanacak. Valiliklerce hazırlanan eylem planlarında belirlenen alanlara ilişkin tahsis veya protokol belgesi Mevsimlik Tarım İşçileri Bilgi Sistemi’ne (e-METİP) aktarılacak. Sağlık hizmetleri Genelgede sağlık hizmetleri kapsamında, il sağlık müdürlükleri tarafından mevsimlik tarım işçileri ve ailelerine yönelik aşılama, kronik hastalık taramaları ve mobil sağlık ekipleri ile sağlık hizmetleri sunulacak. İl sağlık müdürlüklerince mevsimlik tarım işçiliğinin yoğun olduğu bölgelerde yeterli sayıda personelinin istihdamının sağlacağı belirtilen genelgede, ”İl sağlık müdürlüklerince mevsimlik tarım işçiliğinin yoğun olduğu bölgelerde yeterli sayıda sağlık personelinin istihdamı sağlanacak ve hizmet ihtiyacına göre personelin çalışma saatleri düzenlenecektir. Çalışan sağlığının korunması ve geliştirilmesi kapsamında il sağlık müdürlüklerince gerekli bilgilendirme faaliyetleri yapılacaktır” ifadelerine yer verildi. Eğitim hizmetleri Genelgeye göre çocukların eğitimi için geçici yerleşim alanlarında eğitim merkezleri oluşturulacak ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim hizmetleri koordine edilecek. İl milli Eğitim Müdürlüklerince; geçici yerleşim alanlarında eğitim ve sosyal faaliyetler için oluşturulan merkezin, öncelikle çocuklar için etkin bir eğitim merkezi olarak kullanılmasının sağlanacağına dikkati çekilen genelgede şu ifadelere yer verildi: "Çocukların eğitimi için geçici yerleşim alanlarında eğitim merkezleri oluşturulacak ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim hizmetleri koordine edilecek. Mevsimlik tarım işçilerinin zorunlu eğitim çağındaki çocuklarının eğitimlerini devam ettirmek üzere konu hakkında Milli Eğitim Bakanlığının ilgili yönerge/genelge hükümleri uygulanacaktır. Bu hususta şartlı nakit transferi gibi özendirici tedbirler etkin şekilde uygulanacak, çocukların okul kıyafetleri ve malzemeleri valiliklerce sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları aracılığıyla temin edilecektir. İl milli eğitim müdürlüklerince; mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarının daimi ikametgahlarındaki okullarına döndüklerinde öğrenme kayıplarına yönelik telafi/yetiştirme eğitimleri yapılacaktır. Mevsimlik tarım işçileri, daimi ikamet ettikleri illere geri döndüklerinde çalışma ve iş kurumu il müdürlükleri, halk eğitimi merkezleri ve mesleki eğitim merkezlerince; işçiler arasında yaygın eğitim ihtiyacı olanlar tespit edilerek eğitim ihtiyaçları karşılanacak, yetişkinlere okuma-yazma ve/veya meslek edindirme kursları, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile sosyal-kültürel faaliyetler düzenlenecektir. Özel eğitim ihtiyacı bulunan çocuklar rehberlik araştırma merkezi müdürlükleri tarafından eğitim imkanlarından faydalandırılacaktır. Mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının eğitime erişimlerinin sağlanması amacıyla il/ilçe milli eğitim müdürlükleri bünyesinde kurulan ekiplerin görevleri süresince ulaşım ihtiyaçlarının giderilmesi için gerekli tedbirler Valiliklerce alınacaktır." Genelgeye göre, İçişleri Bakanlığı, mevsimlik tarım işçilerinin güvenli bir şekilde seyahat etmeleri için gerekli trafik denetimlerini artıracak ve gece saatlerinde yolculuk yapmamaları sağlanacak. Geçici yerleşim alanlarının korunması ve asayişin sağlanması için kolluk kuvvetleri tarafından düzenli devriyeler yapılacak. Sosyal hizmetler Aile ve sosyal hizmetler il müdürlüklerince sosyal hizmetler kapsamında, mevsimlik tarım işçileri ve ailelerinin bilgilendirilmesi sağlanacağı kaydedilen genelgede kadın, çocuk, engelli ve yaşlıların sunulan hizmetlerden yararlanacağı vurgulandı. Okul çağına gelmemiş çocuklar için ise aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ve İl Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından geçici yerleşim alanlarında eğitim ve bakım hizmetleri için personel görevlendirilebilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sunulan gezici kütüphane, gezici müze ve benzeri hizmetlerin geçici yerleşim alanlarında faaliyet göstermesi amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile koordineli çalışmalar yürütüleceği aktarılan genelgede şunlar yer aldı: "Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarına yönelik sosyal ve sportif faaliyetler yürütülecektir. İl Müftülüklerince mevsimlik tarım işçilerinin ve ailelerinin inanç ve ibadet ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli tüm tedbirler alınacak; çocuk işçiliğinin önlenmesine ve çocukların zorunlu eğitime devam etmelerinin sağlanmasına ilişkin olarak ailelerin bilgilendirilmesine yönelik çalışmalara destek verilecektir." Mevsimlik Tarım İşçileri Bilgi Sistemi (e-METİP) Mevsimlik tarım işçisi olarak daimi ikametgahı dışında bir başka ilde çalışmak amacıyla geçici olarak yer değiştirenlerin ve ailelerinin kimlik bildirimleri, bu kişilerin yaşadıkları geçici yerleşim alanlarındaki kolluk kuvvetlerince alınacağı vurgulanan genelge şu şekilde devam etti: "Bu bildirimler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile elektronik ortamda paylaşılacaktır. Bu bilgilerin e-METİP’e sürekli ve eksiksiz şekilde aktarılması için teknik altyapıya yönelik gerekli her türlü düzenleme Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından yapılacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığına e-METİP’e kayıtlı olan mevsimlik tarım işçilerinin ve aile bireylerinin kimlik numaralarını bildirecektir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kullanılmakta olan Milli Eğitim Bakanlığı e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi’nde yer alan mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarına ilişkin kayıtlar e-METİP’e aktarılacaktır. Bu bilgilerin e-METİP’e sürekli ve eksiksiz şekilde aktarılması için altyapıya yönelik gerekli her türlü düzenleme Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacaktır. Mevsimlik tarım işçilerinin ve ailelerinin kimlik numaraları her sağlık hizmeti sunumunda alınarak, sunulan hizmetlere ilişkin bilgiler kişisel verileri içermeyecek şekilde e-METİP’e aktarılacaktır. Bu bilgilerin e-METİP’e sürekli ve eksiksiz şekilde aktarılması için altyapıya yönelik gerekli her türlü düzenleme Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gerekli gördüğü takdirde e-METİP’in etkinliğinin artırılması amacıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlarından protokole gerek duymadan kişisel verileri içermeyecek şekilde veri talebinde bulunabilecektir. Tarım alanlarının geniş bölgelere yayılması nedeniyle mevsimlik tarım işçilerinin kayıt altına alınması sürecinde kolluk kuvvetlerine kolaylık sağlamak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı taşra teşkilatı başta olmak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşları, muhtarlar ile ziraat odaları birlikleri ve mevsimlik tarım işçisi çalıştıran tarla veya bahçe sahipleri/işleticileri ve işverenler tespit ettikleri/çalıştırdıkları mevsimlik tarım işçilerini kolluk kuvvetlerine bildirecektir.
Ankara Lokanta ve kafelerde KDV oranında değişiklik Resmi Gazete’de Lokanta ve kafelerde yüzde 8 olan KDV, yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV’nin, yüzde 20’ye çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Katma Deper Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 26 Nisan 2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan ’yüzde 8’ ibarelerinin ’yüzde 10’, ’yüzde 18’ ibarelerinin ’yüzde 20’ olarak değiştirilmesine karar verildi. Buna göre, lokantaların hizmetlerini, et, su, meyve suyu gibi gıda malzemesi satışı göstererek yüzde 10 yerine yüzde 1 KDV ile faturalandırmasının önüne geçilecek. Hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için yüzde 10 oranında KDV hesaplayacak. Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma yeri, tezgah gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri sunanların bu yerlerde yaptıkları satışlar da bu kapsamda olacak. Tebliğin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe gireceği belirtilirken hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği belirlendi.
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.