POLİTİKA - 26 Ocak 2017 Perşembe 16:23

Başbakan Binali Yıldırım sert çıktı: 'Şu kepazeliğe bak'

A
A
A
Başbakan Binali Yıldırım sert çıktı: 'Şu kepazeliğe bak'

Başbakan Binali Yıldırım, Dünya Gümrük Günü töreninde konuştu. Yıldırım "1 Ocak itibariyle taşınır rehni kanununu çıkarttık. Bu bir devrimdir. Bazı bankaları görüyorum ki bunu anlamamışlar. Ne yazık ki bunlardan biri kamu bankası. Kardeşim kanun çıktıysa uygulayacaksanız! Bunun lamicimi yok" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde (TOBB) gerçekleştirilen ‘Dünya Gümrük Günü’ kutlama programında konuştu. Tek pencere sistemine değinerek sistem hakkında bilgi veren Başbakan Yıldırım, “Elektronik ortamdan istifade ederek internetin yaygın kullanılmasından istifade ederek, bütün verilerin bir yere toplanılmasıyla beraber tek pencereden işleri birkaç dakika içinde halledebiliyorsunuz. 2006’da biz bu işin öncüsü olduk, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile protokolle başlattık. Dedik ki bizim orada adamımızın durmasına gerek yok, gerekli sertifikaları var mı, bizim adamımızın işi o. Polis, sağlıkçı orada. Vatandaş gidip tek tek hatırını soruyor, onların gönlünü razı etmeden geçemiyor. Şimdi kafayı uzatacak pencere, pencerede bir adam. 14 kişinin hatırını soracağına, bir kişinin hatırını soracak geçip gidecek. Vatandaşa da, memura da kolaylık. Ticaret yapana da kolaylık. İnsanın müdahalesi ne kadar fazla olursa o kadar sorun olur. İşlerin elektronik ortamda yapılmasının önünü açmak, gelecekteki başarının sırrı buradan geçiyor” ifadelerini kullandı.

Özellikle Bulgaristan geçişlerinde kuyruklar olduğu şikayetlerine dikkati çeken Yıldırım, “Şikayet var, özellikle Bulgaristan geçişlerinde kuyruklar artıyormuş, tırcıların talebi orada konaklama yerleri istiyorlar. Buradan Rifat Bey'e söylüyorum, kısa zamanda buraya orada tır parkını büyütelim, genişletelim, beklerken insanlar arabaların içinde, orada burada sefillik çekmesinler. Ne lazımsa arsa, yer biz verelim, kısa zamanda bunu halledelim. Keşke bu olmasa. Ama niye oluyor, sizin geçişleri iyi yapmanız yetmiyor, öbür tarafın da iyi olması lazım. Aynı hassasiyet gösterilmediği zaman bu sefer hiçbir işe yaramıyor. Ticaretin tek yolu var, kalite ve rekabet. Bunun dışındaki yollar yol değildir” dedi.

Yıldırım’dan bilgi toplumu vurgusu
Başbakan Yıldırım, önemli olanın altyapı değil, zihniyet değişimi olduğunu vurgulayarak, bilgi toplumuna geçişin önemine değindi. Orta ve genç kuşakların bilgi toplumunun tam da ortasında olduğuna dikkati çeken Yıldırım, şu anda bilgi toplumu konusunda dünya ortalamasının üzerinde olunduğunu dile getirdi.
Yıldırım, çek sistemine ilişkin de değerlendirmede bulunarak, çek yazıp altına imza atıldıysa gereğinin yapılması gerektiğine dikkati çekti. Yıldırım, anayasa değişikliğine imza attıklarını ve gereğini yaptıklarını söyledi.

Bankalara sert çıktı
“Ticareti rahatlatmak için taşınır rehni kanununu çıkardık” diyen Başbakan Yıldırım, “Teminat sorunu en büyük sorundu. Taşınır rehni, yanı taşınır malların teminata konu olması çok büyük bir rahatlık. Bazı bankalar görüyorum ki bunu anlamamışlar. Ne yazık ki bunlardan birisi de kamu bankası. Bununla ilgili nazlanıyorlar, efendim bu teminat olur mu, altından hava geçiyor, bu geçiyor diye mazeret. Kardeşim, kanun çıktıysa uygulayacaksınız. Bunun lami cimi yok, uygulamazsanız irade gereği neyse yapar. Size demiş miyiz, orada büyükbaş hayvanı varsa, küçükbaş hayvanı varsa, torna tezgahı varsa, hepsini teminat alacaksınız, malı mülkü ne varsa teminat. Menkul, gayrimenkul. Biraz da taşın altına elinizi koyun. Hep neden milletten bekliyorsunuz? Efendim şimdi dolar kurunda dalgalanma var, ben teminatı aldığım zaman dolar kuru şuydu, şimdi hesap ediyorum şu kadara düştü. Şu kepazeliğe bak. Milleti yaşatmak varken bir tekme de ben vurayım. Olur mu böyle şey? Bunlar gelip geçici şeyler. Evelallah, Amerika Başkanı da oturdu yerine, şimdi kısa sürede herşey daha da netleşecek, dünya piyasalarındaki bu dalgalanmalar da sona erecek. Önümüzdeki aylarda Türkiye’nin önünde büyük fırsatlar var. Ekonomik göstergeler bize benzer ülkelerden çok daha iyi durumda. Peki niye böyle, 15 Temmuz’dan sonra FETÖ’cülerle bölücüler kardeş oldular, ittifak kurdular. Türkiye ekonomisi kötü olacak diye, himmet diye topladıkları paraları oluk oluk lobi şirketlerine aktarıyorlar ama unutmasınlar hazırın ardı tez gelir, burunlarından lime lime bu millet getirir” açıklamasında bulundu.

“Önümüzde yeni bir dönem var” diyen Başbakan Yıldırım, “Önümüzdeki 75 gün önemli. Bir halk oylaması yapacağız. Meclis anayasa değişikliğini 339 oyla kabul etti. Meclis anayasa değiştirmedi. Anayasa değişikliğinin millete gideceğini kabul etti. Milletin önüne sandık konulacak, kararını verecek. Biz millete gidişin önünü açtık ama aslanlar gibi bu değişiklik vatandaşın önüne gitmesin diye her yolu deneyenler oldu. Ana muhalefet partisi, bölücülerle dirsek teması yapan HDP’yi de alarak hayır kampanyası yaptı. 339 arkadaşımız, biz milletin iradesine karşı çıkamayız diye vekil olarak üzerlerine düşen görevi yaptılar. Memleketin temel konuları için uzlaşma kültürünü ortaya koyan MHP ve grubuna teşekkür ediyorum. Bu bir sorun, bu sorun ne zaman ortaya çıktı? 2007” şeklinde konuştu.

2007’de 367 icadının çıkarıldığını anlatan Yıldırım, “367 icadı, bizim memlekette buna tilki fıstığı diyorlar” dedi. Sistem ve rejim tartışmalarına milletin gülüp geçtiğine işaret eden Yıldırım, “Bu yaptığımız düzenlemede vekillerini de, Cumhurbaşkanını da aynı anda aynı sandıkta seçecek. İki zarf, birinde Cumhurbaşkanı, birinde milletvekilleri. İktidar, sandıkla başlayacak sandıkla bitecek. İki sandık arasında kesintisiz iktidar olacak. Güçlü iktidar olacak. Vatandaşa verdiği sözleri yerine getirecek. Güçlü bir ülkenin sağlayacağı faydaları düşünün” diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, Cumhurbaşkanlığının hükümet sistemi, istikrar, ekonominin hızlı büyümesi, bürokrasinin azalması, vesayetlerin ortadan kalkması, ülkenin birliği, bekası, kardeşliğinin ilelebet sağlanması demek olduğunu ifade etti. ‘Meclis zayıflıyor’ tartışmalarına işaret eden Yıldırım, “Bu CHP’yi Allah ıslah etsin. Mevcudu da değişikliği de bilmiyorlar” dedi.

Yeni anayasa değişikliğine ilişkin bilgi veren Yıldırım, “Denetim zayıflıyor, kim demiş? CHP. Okumadıkları oradan belli. Genel görüşme, yazılı soru, Meclis soruşturması aynen devam ediyor. Ama bunların hepsinden daha önemlisi, şudur. Önemle dikkat çekiyorum, vatandaşımız bilsin. Mevcut sistemle Cumhurbaşkanını yargılamak hemen hemen imkansız. Neden imkansız diyorum. Çünkü, Cumhurbaşkanı bu kadar çok yetkiye rağmen suçlanamıyor. Sorumsuz. Yetki kullanıyorsan sorumluluk da olacak” dedi.

Yıldırım, konuşmasında şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanı, bakanları, yardımcıları her suçtan dolayı suçlanabilecek. Mecliste haklarında soruşturma açılabilecek. Başlangıçta soruşturma açılacak. Soruşturma komisyonları kurulacak. Yüce Divana gönderilip gönderilmemesi üçte iki çoğunlukla belirlenecek. Parlamentonun zayıfladığını söyleyenler kulakları çınlasın, bunu iyi dinlesin. Parlamento bütçe konusunda tam yetkili. Burada mevcut sistemin olumsuzlukları gözden geçiriliyor.”

Millet iradesinin gücüne işaret eden Yıldırım, “Millete ram ol, itaat et” dedi. Milletin 15 Temmuz’da ülkeyi karanlıktan kurtardığını hatırlatan Yıldırım, milletin önümüzdeki halk oylamasında da Türkiye’de vesayetçilere, statükoculara, değişime karşı direnenlere gereken cevabı vererek, sandıkta ‘evet’ diyerek son görevini de yapacağını ifade etti.
Programa Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da katıldı.  

Enise Vural
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alman kadın Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaşayan Almanya vatandaşı Nicole Gottschalk, Manavgat İlçe Müftülüğü’nde düzenlenen ihtida merasiminde Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu. İslamiyet’i araştırdıktan sonra bu kararı aldığını belirten Gottschalk, "Ayla" ismini aldı. İslamiyet hakkında araştırmalar yaparak Müslüman olmaya karar veren Nicole Gottschalk için Manavgat İlçe Müftülüğü’nde ihtida merasimi düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda İlçe Müftüsü Abdullah Eroğlu, İslam dininin temel esasları hakkında Nicole Gottschalk’a özlü bilgiler verdi. Müslümanların bütün peygamberlerin Allah tarafından gönderildiğini kabul ettiğini belirten Manavgat İlçe Müftüsü Abdullah Eroğlu, "Hepsinin hak olduğuna inanırız. Son peygamber Hz. Muhammed Mustafa’dır (S.A.S). Peygamberimize Allah tarafından vahyedilen Kur’an-ı Kerim son ilahi kitaptır. Onda bildirilenlerin tamamına şüphesiz inanırız. Meleklerin, kaza ve kaderin, öldükten sonra dirilmenin ve hesabın yani ahiret gününün varlığını tasdik ederiz. İslam’a girmek Allah’ın varlığına ve birliğine, Allah’tan başka ilah olmadığına, Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A.S) Allah’ın kulu ve peygamberi olduğuna ve onun Allah katından getirdiklerinin tamamına inanmakla olur. Bizler bu inancı Kelime-i Şehadet ile dile getiririz. Şimdi sizin Kelime-i Şehadet’i ikrarınıza ve Müslüman oluşunuza şahitlik edeceğiz" dedi. "Ayla" ismini aldı Çevresindeki Müslümanların hayat tarzından etkilenerek İslam dinini araştırmaya başladığını ve Müslüman olmaya karar verdiğini anlatan Gottschalk, Kelime-i Şehadet getirerek İslamiyet’i kabul etti. Müslüman olan Nicole Gottschalk, kendi isteğiyle "Ayla" ismini aldı. İhtida merasimi, İlçe Müftüsü Abdullah Eroğlu’nun yaptığı dua ile sona erdi. Ayla’ya "İhtida Belgesi"ni takdim eden Müftü Eroğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Kur’an-ı Kerim Meali, Temel Dini Bilgiler, Soru ve Cevaplarla İslam adlı eserler ile İslam dini hakkında çeşitli broşürler de hediye etti.
Antalya Antalya’da ölü caretta caretta kıyıya vurdu Antalya’nın Manavgat ilçesinde ölü caretta caretta sahile vurdu. Dişi deniz kaplumbağası, yumurtlama dönemi öncesi türün karşı karşıya olduğu tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Manavgat ilçesinde kıyı koruma faaliyetlerini sürdüren Deniz Kaplumbağaları, Akdeniz Fokları, Kum Zambakları ve Kıyı Koruma Derneği (DEKAFOK) ekibi, rutin devriye sırasında üzücü bir manzarayla karşılaştı. Sorgun Mahallesi Boğaz sahili Mendirek mevkiinde yaklaşık 60 santimetre uzunluğunda ergin bir dişi caretta caretta cansız halde bulundu. Mayıs ayında başlayacak yumurtlama dönemi öncesinde çiftleşmek için kıyılara yaklaşan deniz kaplumbağalarının ciddi tehdit altında olduğunu belirten yetkililer, özellikle bu süreçte artan ölümlerin en önemli nedenleri arasında bilinçsiz avcılık faaliyetleri ve buna bağlı denizde boğulma vakalarının yer aldığını ifade etti. DEKAFOK Başkanı Seher Akyol, nesli dünya ölçeğinde tehdit altında bulunan ve yasalarla koruma altında olan deniz kaplumbağalarının çiftleşme döneminde kıyıya yaklaştıkça insan kaynaklı tehditlere karşı daha savunmasız hale geldiğini vurguladı. Akyol, "Nesli dünya ölçeğinde tehdit altında olan ve yasalarla korunan bu canlılar, çiftleşme döneminde kıyıya yaklaştıkça insan kaynaklı tehditlere karşı daha savunmasız hale geliyor" dedi. Vatandaşlara duyarlılık çağrısı Yetkililer, deniz kaplumbağalarının popülasyonunun korunabilmesi için vatandaşların daha duyarlı davranması gerektiğini belirtti. Sahil şeridinde yaralı ya da ölü bir deniz kaplumbağasıyla karşılaşılması halinde vakit kaybetmeden DEKAFOK Kıyı Koruma Derneği ile iletişime geçilmesinin hem bilimsel veri toplanması hem de muhtemel kurtarma çalışmalarının hızlı şekilde yürütülmesi açısından büyük önem taşıdığı bildirildi.
Mersin Gelenek sürüyor: Tüm mahalle bir araya gelerek bayramı kutladı Mersin’in Bozyazı ilçesine bağlı Kaledibi Mahallesi’nde, Ramazan Bayramı’nda geleneksel hale gelen bayramlaşma programı bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Bayram namazı çıkışında Kaledibi Üçayak Mezarlığı’nda bir araya gelen mahalle sakinleri, yağmurlu havaya rağmen programa büyük ilgi gösterdi. Vatandaşlar hem bayramlaştı hem de hayatını kaybeden yakınlarının kabirlerini ziyaret ederek Kur’an-ı Kerim tilaveti eşliğinde dua etti. Program kapsamında kahvaltı ikramında bulunulurken çocuklar da unutulmadı. Etkinlikte çocuklara pamuk şeker ikram edilirken, mahalle muhtarı Turan Kahvecioğlu tarafından bayram harçlığı dağıtıldı. Mahallede yıllardır sürdüğü belirtilen gelenek yağmura rağmen bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdiği ifade edildi. Mahalle sakinlerinden Fatma Şeker, "Mahallemiz, imamımız ve vatandaşlarımız bir araya geldikten sonra yapamayacağımız hiçbir iş yoktur. Bu güzel geleneği sürdürmekten mutluluk duyuyoruz" dedi. Bir başka mahalle sakini Beyza Kahvecioğlu ise bayram birlikteliğin uzun yıllar devam etmesini temenni etti. Kaledibi Mahalle Muhtarı Turan Kahvecioğlu’da "Geleneksel olarak düzenlemiş olduğumuz bayramlaşma programına tüm halkımızı davet ettik, onlar da davetimize icabet etti. Kısmet olursa bu güzel geleneğimizi daha da büyüterek sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Yozgat Diyetisyen Ünal: "Bayramda günlük ortalama 3 ana, 3 ara öğün olarak beslenme planlanabilir" Diyetisyeni Nurseli Ertekin Ünal, Ramazan Bayramı sürecinin normal beslenmeye geçmek için uyum süreci olarak görülmesinin sağlık açısından önemli olduğunu belirterek, "Bayramda günlük ortalama 3 ana, 3 ara öğün olarak beslenme planlanabilir" dedi. Yozgat Şehir Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Nurseli Ertekin Ünal, bayramda doğru ve dengeli beslenmekle ilgili ipuçları vererek, "Beslenmeye yönelik rahatsızlıkların önlenmesi ve metabolizmanın eski haline dönebilmesi için az az, sık sık beslenme öneriyoruz. Günlük ortalama 3 ana ve 3 ara öğün şeklinde beslenme planlanabilir. Bayramda hafif bir kahvaltı ile güne başlamak uzun zamandır o saatlerde çalışmayan mideyi yormayacaktır. Kahvaltıda tam tahıllı ekmeklerden tercih etmek, sağlıklı protein kaynakları olan yumurta ve peynir tüketmek, domates, salatalık, yeşillik gibi liften zengin çiğ sebze tüketmek, kahvaltıda kavurma ve kızartmalardan uzak durmak gün içerisinde bize fayda sağlayacaktır" dedi. "Protein kaynaklarını ve süt ürünlerini masamızda bulundurmalıyız" Protein ve süt ürünlerinin iştah konusunda dengeleyici unsur olduğunu söyleyen Ünal, "Öğle ve akşam yemeklerinde öğünlere çorbayla başlamak,. ardından zeytinyağlı bir sebze yemeği tüketmek, daha sonra günlük toplamda 3-4 köfte kadar olacak şekilde et, tavuk, balık gibi protein kaynaklarını tüketmek, yine masamızda yoğurt, ayran, cacık gibi süt ve süt ürünlerinden bulundurmak gün içerisinde bize iştah kontrolünde yardımcı olacaktır" ifadelerini kullandı. "Bayram ikramlıklarında porsiyonları küçük tutmalıyız" Yüksek yağ ve şeker içeriği olan şerbetli tatlılardan, hamur işlerinden uzak durmak gerektiğini belirten Ünal, "Sütlü tatlılar, taze ve kuru meyveler, kuru yemişler tercih etmek kan şekerimizde oluşabilecek ani dalgalanmaların da önüne geçer. Çikolata ve şeker tüketiminde dikkatli davranmak, ölçülü tüketmek önemlidir. Yine bayram ikramlıklarında porsiyonları mümkün olduğunca küçük tutmalıyız. Sıvı tüketiminin artması mide ve bağırsaklarımızın düzenli çalışması için oldukça önemli. Günlük ortalama 2-2 buçuk litre kadar sıvı tüketmeyi öneriyoruz. Su, ayran, sade maden suları, az şekerli limonata, komposto, hoşaf gibi ürünler günlük sıvı tüketimimizi arttırmamıza yardımcı olur" dedi. "Fazla kalorileri yakmak için tempolu yürüyüşler yapılabilir" Bayramda tüm bireylerin, özellikle yaşlı ve tansiyon hastası kişilerin kafein içeriği yüksek olan çay ve kahve tüketiminde dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Ünal, "Bunların fazla tüketimi çarpıntı, kalp ritim bozuklukları, mide problemlerine sebebiyet verebilir. Bayramda alınan fazla kalorileri yakmak için orta tempolu yürüyüşler yapmak, bayram dönemindeki kilo kontrolünüzde yardımcı olacaktır" şeklinde konuştu.