POLİTİKA - 01 Nisan 2017 Cumartesi 16:59

Başbakan Binali Yıldırım: Terörün efendilerinin Kandil’ini mutlaka söndüreceğiz

A
A
A
Başbakan Binali Yıldırım: Terörün efendilerinin Kandil’ini mutlaka söndüreceğiz

Başbakan Binali Yıldırım, "Herkes şunu bilsin ki o kandil sönecek. Kandili söndüreceğiz. Terörün efendilerinin Kandil’ini mutlaka söndüreceğiz. Kardeşliğin, birliğin, beraberliğin rüzgarı o Kandil’i söndürecek" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti Van İl Başkanlığı tarafından Beşyol Meydanında düzenlenen toplu açılış törenine katıldı. Tek tek üst aramasından geçirilerek alana alınan on binlerce Vanlı, ellerindeki Türk bayraklarıyla referandumda ‘evet’ diyeceklerini hep bir ağızdan haykırdı. Başbakan Binali Yıldırım’ın eşi Semiha Yıldırım ile birlikte Vanlıları selamlamasının ardından saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. Ardından konuşan Binali Yıldırım, toplam 1,5 milyarlık yatırımın açılışını Vanlılarla birlikte gerçekleştireceklerini belirterek, hayırlı olması temennisinde bulundu. 117 eserin Van’a yakıştığını ifade eden Yıldırım, "Cumhurbaşkanımız bugün burada olacaktı, ancak Diyarbakır’a gitti. Ben buraya geldim. Cumhurbaşkanımızın size bol bol selamını getirdim" dedi.

Platforma çıkarak konuşma yapan minik Ömer Faruk’un da kendi danışmanı olduğunu belirten Yıldırım, "Sevginin, muhabbetin şehri Van, eşsiz güzellikleriyle Van, ne muhteşemsin Van. Şu muhteşem tabloya bak, sizlerle gurur duyuyorum. Allah’ınıza kurban. ‘Vanlıyam, şanlıyam, darbelere karşıyam’ diyen, 15 Temmuz’da darbecilere darbe vuran Van, sizleri bugün binlerce yıllık kardeşliğimizin samimiyetiyle selamlıyorum" diye konuştu.

Yarın 2 Nisan olduğunu da hatırlatan Yıldırım, "2 Nisan Van’ın kurtuluşu, işgalin sona ermesi. Allah bir daha bu millete esaret yüzü göstermesin. Hürriyeti için 15 Temmuz’da destan yazan bu millet, bir daha darbelerle imtihan olmasın, hainlere rabbim fırsat vermesin" ifadelerini kullandı.

"Kürt’ün Türk’ten, Laz’ın Çerkez’den üstün olduğunu kim söyleyebilir?" diyen Başbakan Yıldırım, "Birinin üstün olduğunu söylemek Cenab-ı Allah’ın iradesine saygısızlık değil mi? Allah’ın yarattığını hor görmek değil mi? ‘Her türlü ırkçılığı, ayrımcılığı ayaklarımın altına aldım’ diye Peygamberimize hürmetsizlik değil mi? Allah’tan, Peygamberden böyle bildik biz. Dini, ırkı inkar etmenin insanlık suçu olduğunu biliyoruz. Bizi kardeş kılan Hz. Peygambere ümmet kılan Allah’a hamd olsun. Türk de bizim, Kürt de bizim, İzmir de bizim, Van da bizim, Türkiye de bizim, Türkçe de bizim Zazaca da bizim" dedi.

"Herkes şunu bilsin ki o kandil sönecek"

"Alpaslan’ın Selahaddin Eyyübi’nin torunlarıyız" ifadelerini kullanan Yıldırım, "Sevgili Vanlılar, oynanan oyunu görelim, farkına varalım. Herkes şunu bilsin ki o kandil sönecek. Kandili söndüreceğiz. Terörün efendilerinin Kandil’ini mutlaka söndüreceğiz. Kardeşliğin, birliğin, beraberliğin rüzgarı o Kandil’i söndürecek. Sevgili Vanlılar, her şeyin en iyisine layıksınız. İş, aş sahibi olsun isteriz. Esnaftan zorla para toplayan, milleti kimin tehdit ettiğini biliyorsunuz? İş adamlarının yatırımları yarıda bırakarak zarara uğratıldığını biliyorsunuz? Vatandaşlarımızın göç etmek zorunda kaldığını biliyoruz. Vanlılar asla unutmayın, devletin şefkatli eli hep sizinle beraber olacak, ancak demir yumruğu da teröristin, sizin hayatınızı zorlaştıranların tepesinde patlayacak. Güvenlik güçlerimiz, yabancı istihbaratçıların tetikçiliğini yapanları kaçtıkları deliğe kadar kovalayacak ve o delikte etkisiz hale getirecek. Onları sadece Van’ı, Türkiye’yi değil, dünyayı dar edeceğiz. Biz Menderesiz, Özal’ız, Necmettin Erbakan’ız, biz gönüller yapmaya geldik diyenlerdeniz. Ahmed-i Hani, Fakiye Teyran’ız, aynı ezgilerle yürek tellerimize dokunan Ahmet Kaya ve Şivan Perver’iz, Neşat Ertaş’ız, Nazım Nikmet’iz. Olduğu gibi görünün, göründüğü gibi olan biz; kardeşiz, biriz, beraberiz" diye konuştu.

"Onlara bu toprakları dar edeceğiz"

Van depreminde hayatını kaybedenleri bir kez daha rahmetle anan Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:
"Medeniyet şehri Van; Kudüs’ün, Arıkan’ın, Saraybosna’nın kardeşi Van. İşte Van ayakta, 16 Nisan’a hazır mıyız? Maşallah. Van işi bitirmiş. Van ‘evet’ diyor. Onlara bu toprakları dar edeceğiz. Onlar bu toprakların başının belası olmaktan çıkacak. AK Parti eski Türkiye alışkanlıklarını değiştirirken; kan ve gözyaşı siyaseti yapanlar rahatsız oldu. Kimsenin söylemediğini söyleyen, aklıyla yüreğiyle bir lider çıktı. Elini Van’a uzattı ve Van’da onun elini tuttu. O elin sahibi Recep Tayyip Erdoğan’dır. AK Parti, bölge insanının yaralarını sararken, karanlık odaklar kirlik emellerine devam ettiler. Büyük şair Ahmet Arif, kardeşliğimize kast eden bu alçaklar için ne güzel demiş. ‘Bunlar çıyan ve engereklerdir.’ Van’ın güzel evlatları, gün uyanık olma günüdür."

"Bunların dengesi, feleği şaştı"

Cezayir’de halkın ikiye bölündüğünü dile getiren Yıldırım, "Şimdi bizi de Kürtler ve Türkler diye ayrıştırmak istiyorlar. Biliyorum ki Kürt kardeşlerimiz bu oyunlara gelmez. Tuzaklarını başlarına geçirecek, gereken dersi Van verecek mi? Türkiye AK Parti’yle geliştikçe; bunların dengesi, feleği şaştı. Eski Türkiye siyasetinin çare bulamayanları, bugün üzerimize geliyorlar. Van ile olan hukukumuz bunların oyunlarını bozacak. Van; 17-25 kumpasında, 15 Temmuz’daki darbe girişimi gecesinde burada nöbetteydi. Van, Pensilvanya’daki ihanet şebekesine karşı 16 Nisan’da gereken cevabı verecek misin? Sandıklara giderek binlerce yıllık kardeşliğimizi daha da güçlendirmeye var mısın? Kardeşliğimiz, birlik ve beraberliğimiz, Suriyeli, Filistinli ve diğer mazlumlar için, çocuklar yetim büyümesin, demokrasi için, birlikte Türkiye olmak için, dünya duysun Van ile biriz, iriyiz, diriyiz, birlikte Türkiye’yiz" ifadelerini kullandı.

"HDP ve CHP milleti tehdit edip, korku salıyor"

16 Nisan'da anayasa değişikliğinin oylanacağını anımsatan Yıldırım, şöyle konuştu:
"Eminim ki demokrasiye, 2007’de Van yüzde 94 destek verdi. Van aynı desteği 16 Nisan’da göstermeye hazır mı? Şimdi biz yeni anayasa dedikçe; HDP ve CHP milleti tehdit edip, korku salıyor. Gerçekten uzak, hayal alemi içerisinde geziyorlar. Bunlar artık ikiz kardeş olmuşlar. Biri ayağını kaldırıyor, diğeri basıyor. Van’ın işe, yeni eserlere, projelere ihtiyacı var. Bunların savunduğu anayasa, 1980 darbe sonrası işkencelerle anılan bir ülke haline getirilen darbe anayasasını savunuyorlar. Bizim savunduğumuz anayasada; kavga, bölünme, çukurculara, hendekçilere yer yok. Millete hizmetkar olacaklara yer var."

"Kalem tutması gereken ellere silah tutuşturanlardan elbette hesap soracağız"

Van’ın en büyük yaralarından birinin Van depremi olduğunu dile getiren Binali Yıldırım, "Acınızı biliyoruz. Erzincan depremini bilen biri olarak Van depreminin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Her yaralı yüreğe ilgi gösteren Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte hemen Van’a geldik. 4 saat sonra Van’daydık yaraları sarmak için Van’daydık. Çetin kış mevsimine rağmen 20 bin konutu yaptık, hak sahiplerine teslim ettik. Gelirken gördüm, ne kadar güzel olmuş. Çadırda, konteynerde kalanları sıcak yuvalarına kavuşturduk. Biz sizleri seviyoruz, Allah sevgimizi daim etsin. Neden Van huzur, refahın merkezi olmasın? Van neden doğunun Antalya’sı, İstanbul’u olmasın. Neden Van Denizi turizme, su sporlarına ev sahipliği yapmasın, neden ticaretin merkezi olmasın. Kalkınan, herkesin iş aş sahibi olduğu bir şehir olmasın. Hükümetimiz bu memlekete hizmet yaparken, diğer yandan bu terörist PKK alçakları iş makinelerini yakarak, çalışanları kaçırarak, millete, Van’a, Türkiye’ye zarar veriyor. Biz yaparken onlar yıkıyor, biz düzeltirken onlar bozuyor. Milleti haraca bağlayanlar, en çok bu memleketin mazlum halkına, Vanlıya zarar vermedi mi? Kepenk kapattırarak, terörle bölgedeki ticareti durma noktasına getirenler en çok size zarara vermediler mi? Çocuklarımızı dağa kaldırarak, ellerine silah vererek insanlarımıza saldırtanlar en çok Kürtlere, Türklere zarar vermediler mi? Okulları yakanlar bunlar değil mi? Yollar, tüneller yapılmasın diye mühendisleri kaçıranlar bu alçaklar değil mi? Peki bundan en çok Kürtler zarar görmedi mi? Kalem tutması gereken ellere silah tutuşturanlardan elbette hesap soracağız" dedi.

"Sizin paranızı yediler, teröre verdiler"

Başbakan seçilerek göreve geldiğinde terör belasını mutlaka sona erdireceğini ve milletin başından bu belayı def edeceğini dile getirdiğini kaydeden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Siz de şahit olun ki annelerin gözyaşları dinecek, terörün gençlerimizi kullanmasına asla izin vermeyeceğiz. Cazibe Merkezi Programına Van’ı da dahil ettik. AK Parti iktidarı olarak dedik ki, Van doğunun parlayan yıldızı, büyükşehir olsun. Daha da gelişsin, kardeşlerimizin yüzü gülsün diye Van’ı büyükşehir belediyesi yaptık. HDP’den belediye başkanı seçtiniz. Gelen trilyonları; Van’ı güzelleştirmek için, Van’ı güzel bir şehir yapmak için harcayacaklarına paraları teröristlere gönderdiler. Her yıl 400 trilyon para geliyor, 750 trilyon borç taktılar. Sizin paranızı yediler, teröre verdiler. Bu alçaklardan bunun hesabını soracak mıyız? Şimdi bunların bir de destekçisi tünedi. Avrupa ülkeleri; işi gücü bıraktılar, bunların reklamını yapıyor. Biz Van’ın gençlerine iş aş temin ederken, Avrupa’daki bazı ülkeler Vanlı gençlerin geleceğini karartanlarla iş tutuyor. Bu çifte standarttır, iki yüzlülüktür, kardeşliğimize nifak sokmaktır."

"Vicdansız katiller merhamet beklemesin"

"6-8 Ekim’de kandırdıkları çocukların ellerine tutuştukları patlayıcılarla ne yaptıklarını biliyorsunuz" diyen Yıldırım, "İş yerlerini yakarak, sokak başlarını tutmadılar mı? İşinize, gücünüze gitmenize engel olmadılar mı? Çarşı pazarı yangın yerine çevirmediler mi? Yasin Börü ve arkadaşlarını öldürmediler mi? Vicdansız katiller merhamet beklemesin. Özalp’ta evinde çocuklarının gözleri önünde kurşunlanan Aydın Muştu’nun katilleri bizden asla merhamet beklemesin. Şimdi teker teker yakalandılar, hesap veriyorlar. Kim Vanlı kardeşlerimize yan bakarsa, tehdit ederse, adaletin kılıcını, Türkiye Cumhuriyeti Devletini karşısında bulacak. Hala kapınıza gelip haraç isteyen, tehdit eden olursa, katiyen bunlara prim vermeyin. Bize haber verin, tepelerine binelim, canlarını okuyalım. Köylerde tehdit edenler olursa muhakkak bilmek isteriz, bunların gözlerinin yaşına bakmayacağız" ifadelerini kullandı.

"Bizim anayasamız değişecek Avrupa yerinde duramıyor"

Meselenin Kürt meselesi olmadığını söyleyen Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:
"Mesele Türkiye’nin güçlenerek büyümesinin engellenmesi, insan zenginliği, her alanda gelişmesinin hazmedilememesidir. Varsa sorunumuz, kendimiz çözeceğiz. Sorunların üzerine birlikte gideceğiz. Çünkü biz birlikte Türkiye’yiz. PKK, HDP ve DEAŞ neden bu değişikliğe hayır diyor? Terör örgütleri binlerce genci dar ağacına gönderen anayasanın değişikliğine ‘hayır diyor.’ Avrupa neden ‘hayır’ diyor? Atları ve itlerini neden sürüyorlar biliyor musun? Türkiye büyümesin, güçlenmesin diye. Terör örgütlerine izin veriyorlar, bakanlarımıza neden izin vermiyorlar? Avrupa ülkeleri de PKK ve HDP gibi aynı şarkıyı söylüyor. Anayasada onlarla ilgili bir madde mi var? Neden teröristlerle kol kola. Bizim anayasa değişecek Avrupa yerinde duramıyor. Elbette bunun cevabını buluyorsunuz, onlar Türkiye’nin büyümesini istemiyor, istese de istemese de Türkiye büyüyecek, muasır medeniyetler seviyesine ulaşacak."

"Bu CHP, HDP ile haşırneşir olduğu için eş başkanlığa kafayı takmış"

15 Temmuz hain darbe girişimine de değinen Yıldırım, "PKK ve FETÖ’ye dünyayı dar etmeye var mısınız? Kavgaları bitti şu sıralar, hesap yapıyorlar. En hayırlı hesabı Allah yapar. Türkiye’nin 240 evladını şehit eden FETÖ’ye dur diyecek misiniz? Bölücülere ‘artık yeter’ diyecek misiniz? Bu anayasa değişikliğiyle de Türkiye’nin önündeki engelleri kaldırıyoruz. Yeni anayasada; yargıda bağımsızlık, tarafsızlık var. Artık milletin iktidarı var. Yeni anayasada iktidar millet oluyor. Millet iktidara geliyor. Nasıl oluyor? Siz hükümeti de meclisi de seçeceksiniz. Sadece milletvekillerini seçip ne olacaksa olsun demeyeceksiniz. Bir sandıkta milletvekili, bir sandıkta Cumhurbaşkanını seçeceksiniz. ‘Güven oyu yok’ diyorlar, siz güven oyu vereceksiniz. Sizin güven oyu verdiğinize başkasının güven oyu vermesine gerek var mı?
Tek adam diyorlar, keyfiniz için iki tane mi Cumhurbaşkanı seçelim. Bu CHP HDP ile haşırneşir olduğu için eş başkanlığa kafayı takmış. Eş Cumhurbaşkanı olsun diyor. İşte HDP’nin sonu, sende böyle yapmaya devam edersen, millette gereken dersin sana verir. Cumhurbaşkanı tek olacak, ama 80 milyon patron olacak" şeklinde konuştu.

"Van’da terörün bittiğinin en güzel resmidir"

Kürtçe, ‘Ere, ere, ere, hezar cari ere (evet, evet, evet, bin kere evet)’ diyen Başbakan Binali Yıldırım, Gönülleri birleştirdik. Yolları böleriz ama Türkiye’yi böldürtmeyiz. Van’ın gençlerine, çocuklarına daha zengin bir ülke, demokrasisi gelişmiş bir Türkiye bırakmak istiyoruz. Geçenlerde 21 Mart’ta nevruzu kutladık. Bugün Van’da yüz bin İranlı misafirimiz var, hoş geldiniz. Doğunun başkenti Van’ı şenlendirdiniz. Van’da terörün bittiğinin en güzel resmidir. 100 bin turist tatil yapmaya geldi" dedi.
Van Valisi İbrahim Taşyapan’ın açılış konuşmasının ardından kürsüye çıkan AK Parti Van Milletvekili Beşir Atalay ise, Binali Yıldırım’ın Başbakan olurken ikinci ziyaretini Van’a yaptığını belirterek, "Bundan dolayı kendisine teşekkür ederim. Bugün büyük hizmetlerin açılışını yapıyoruz. AK Parti hükümeti Van’da bütün alanlarda önemli hizmetler yaptı. 1,5 milyar TL olan yatırımların açılışını yapacağız. Hükümetimiz son altı ayda Van’a özel iki tane Bakanlar Kurulu kararı çıkardı. Hiçbir il için böyle özel kararlar çıkarılmaz. Çevre yola tıkanmıştı. Belediye engelliyordu, ama biz ‘yolların kıralı’ diyoruz, o da ‘yolların kıralı değil, kuralı olur’ der. Belediye engelini kaldırmak için Bakanlar Kurulu kararıyla yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verildi. Çevreyolu şimdi çok hızlı devam ediyor. Sayın Başbakanım, çevreyolumuzun çok hızlı bitirilmesini istiyoruz. Çevreyolunun bitmesiyle şehir içi trafik rahatlayacak. Bir diğeri de Van Gölü sahilinde afet kodu kararıydı. Bu kod da Bakanlar Kurulu kararıyla düzenlendi. Bu kararlar Van için çok önemlidir. Van’da dün et kombinasının ihalesi yapıldı. Hükümetimiz bu kararı aldı. Şimdi Alaköy Mahallesi tarafında daha büyük bir Et ve Süt Kurumunun ihalesi yapıldı. Van’ın bütün konularında Başbakanımız, hükümetimiz çok duyarlıdır. Van bu defa büyük bir sürpriz yapacaktır" dedi.

AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk ise, Van halkının kadirşinas bir halk olduğunu belirterek, "Van halkı bugün 1,5 milyar TL’lik açılış için geldiğinizi iyi biliyor. Deprem döneminde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, sizin ve hükümetimizin yaptıklarını unutmadı, unutmayacak. Bu sefer teşkilatlarımız, tüm halkımız çok güçlü bir evet verecek ve üzerine düşeni yapacaktır. Şeref verdiğiniz için size, değerli bakanlarımıza ve Van halkımıza saygılarımı sunuyorum. Hoş geldiniz sefa getirdiniz" diye konuştu.

Van’a iki yeni hastane müjdesi

Sağlık Bakanı Recep Akdağ ise, Van’ın Doğu Anadolu’nun incisi bir şehir olduğunu belirterek, "Van bizim için çok kıymetli. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın talimatıyla Van’a yaptığımız sağlık yatırımlarını katlayarak devam edeceğiz. Acı günler geçirdik, ama o acı günlerden sonra hep Van’ımızın yanında durduk. Günlerce Van’da sizin yaralarınızı sarmak için çalıştık. 2002 yılında Van’da sağlık alanında 1900 kişi vardı, bugün bu sayı 8 bin oldu. Sizin bu güzelliğinize elbette bu hizmetler yakışır. Önümüzde mükemmel bir fizik tedavi ve psikiyatri hastanesi var. Bizim için size hizmet etmek en büyük şereftir. Rabbim ayağınızı taşa değdirmesin, Van’ın gönlü 16 Nisan’da da bizden yana olacağından şüphemiz yoktur" diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de, Kürtçe ‘hoş geldiniz’ diyerek, "Bugün Van bir ayrı güzel. Allah’ın izniyle 16 Nisan’da güçlü bir evet, Türkiye’nin önünü açacak. Ere ere ere, hezar cari eri (evet evet evet, bin kere evet). Kardeşlik, barış, istikrar için ere ere ere, hezar cari ere. Hepinizi tekrar sevgiyle saygıyla selamlıyorum" ifadelerini kullandı.

5'inci sınıf öğrencisinden CHP’ye eleştiri

Platforma çıkan 5'inci sınıf öğrencisi Ömer Faruk Danışman da, bugün Van’ın hazır olduğunu belirterek, "CHP Van’a ne yapmış ki gelip Van’da oy istiyor. İşte bunlar böyle, ‘hizmet’ diyorlar, ama hizmeti de yapan biziz. Hizmet bizim işimiz. Zaten bizim anlatamadığımızı CHP anlatıyor. Bir de bu sistem Erdoğan için değil, her doğan içindir. Bu sistemi Van’ın onaylayacağını biliyorum. Van’ın bu referandumda ‘evet’ diyeceğine çok eminim. Sayın Başbakanımıza çok teşekkür ederim. Cumhurbaşkanımız maalesef Van’a gelemedi. Onun yerine ben size hitap ettim. Burada ona çok selam gönderiyorum. Keşke o da burada olsaydı. Sizin bu sevginizi, bu kardeşliğinizi görseydi. Eminim çok heyecanlanırdı. Allah’ın izniyle her şeyi Van’ın ayağına getireceğiz. Biz hizmet getireceğiz, biz CHP gibi boş laflarla konuşmayız. Bu CHP neyin ne olduğunu bilmiyor" dedi.

Konuşmaların ardından Başbakan Binali Yıldırım ve beraberindekiler 1,5 milyarlık yatırımların toplu açılışını yaptı. Açılış ardından Başbakan Yıldırım Van Valiliğine geçti.
Toplu açılış törenine Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatih Şahin, Van milletvekilleri, Milli Eğitim eski bakanı Hüseyin Çelik, Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftci de katıldı.

Mehmet Salih Akkuş - Atilla İdiz - Murat Dalgın 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Polisten asayiş uygulaması Erzurum kent merkezi ve 20 ilçede trafik, asayiş, narkotik ve sivil ekiplerin katılımıyla düzenlenen huzur uygulamasında polis denetleme yapıldı. İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların huzur ve güven ortamında bayramlarını geçirebilmeleri amacıyla il genelinde yapılan uygulamalara katılarak yerinde denetimde bulundu. Görevli personelden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Karaburun, vatandaşlarla sohbet ederek hayırlı bayramlar temennisinde bulunarak, "Bayram öncesinde şehrin farklı noktalarında huzur uygulaması planladık. Hem vatandaşlarımızla bayramlaşıyoruz hem de vatandaşlarımıza trafik kuralları ve diğer hususlarla ilgili telkinlerde bulunuyor, taleplerimizi iletiyoruz. Vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum, trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum. Hiçbir canımızın yolda sıkıntıya düşmemesi ve trafik kurallarına uymayan birileri tarafından zorda bırakılmaması için bütün ekibimizle sahadayız. Bayram süresince de her zaman telefonun ucunda olacağız. Erzurum polisine 112 ve UYUMA programı üzerinde ulaşabilirler. Biz 7 gün 24 saat vatandaşımızın yardımına koşmak için hizmet ediyoruz. 28 uygulama noktamız var. Aynı zamanda umuma açık yerlerde, kafelerde ve parklarda da aynı uygulamayı ekiplerimiz sürdürüyor. 171 personelle bugünkü uygulamamızı yapıyoruz. Bunun içinde asayiş, narkotik, sivil ve trafik polisi ekibimiz var." dedi. Erzurum Emniyet Müdürlüğü’nden konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Bayram süresince halkımızın huzur ve güvenliği için çalışmalarımız kararlılıkla devam edecektir. Hayırlı bayramlar dileriz. Denetimde İl Emniyet Müdür Yardımcılarımız ve Birim Amirlerimiz de hazır bulundu" denildi.
Aydın Aydın Valisi Varol’un Kurban Bayramı mesajı Aydın Valisi Dr. Osman Varol Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Aydın Valisi Varol mesajında, "Sevgi, hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma duygularının en güzel şekilde tezahür ettiği; millî ve manevi değerlerimizin en derinden hissedildiği Kurban Bayramı’na hep birlikte ulaşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bayramlar; bizleri ortak değerler etrafında buluşturan, barışın, kardeşliğin ve paylaşmanın en güçlü şekilde yaşandığı kıymetli zamanlardır. Bu mübarek günlerde bir tebessümün umut, bir selamın kardeşlik, bir paylaşımın ise gönüllere şifa olduğunu unutmadan hareket etmeli; kırgınlıkları geride bırakarak bayramın bereketini ve huzurunu hep birlikte yaşamalıyız. Bugün bayram sevincini ve huzurunu birlikte paylaşabiliyorsak, bunu bu mukaddes vatanı bizlere emanet eden kahramanlarımıza borçluyuz. Bu vesileyle aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; kıymetli ailelerine sabır, fedakar gazilerimize ise sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Aynı zamanda hac vazifesini yerine getiren vatandaşlarımızın ibadetlerinin kabul olmasını ve sağlıkla ülkemize dönmelerini temenni ediyorum. Kıymetli vatandaşlarımızın bu anlamlı günleri sevdikleriyle birlikte huzur ve güven içinde geçirebilmesi amacıyla Valiliğimiz koordinasyonunda, ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızla gerekli tedbirler alınmıştır. Ancak bayram sevincinin hüzne dönüşmemesi adına yola çıkacak tüm hemşehrilerimizin trafik kurallarına titizlikle uyması, hız sınırlarını aşmaması ve yorgun şekilde araç kullanmaması en büyük temennimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle; başta kıymetli Aydınlı hemşehrilerim olmak üzere aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; bayramın tüm insanlığa sağlık, barış, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" dedi.
Bursa Abi kardeş 4 yıl sonra benzer kazada hayatını kaybetti... Bursa’da dün gece motosiklet kazasında hayatını kaybeden Bursaspor taraftar gruplarından Teksas’ın sevilen ismi Ertuğ Toker’in (39) 4 yıl önce benzer şekilde kardeşi Ertan Toker’i (29) trafik kazasında kaybettiği ortaya çıktı. Acı haber Bursaspor camiasını ve Toker ailesini yasa boğdu. Dün gece merkez Osmangazi ilçesi Çekirge Caddesi’nde motosikletiyle kontrolü kaybederek refüje çarpan 39 yaşındaki Ertuğ Toker olay yerinde hayatını kaybetti. Kuryelik yaptığı öğrenilen Toker’in ölümü üzerine polis ve savcılık soruşturma başlattı. Kazanın yaşandığı bölgede bulunan vatandaşlar, bir gürültü duyduklarını ve olayın hemen ardından motosiklet sürücüsünün hareketsiz halde yerde yattığını gördüklerini ifade etti. Kardeşini de motosiklet kazasında kaybetmişti Öte yandan Teksas Derneği’nin eski başkanlarından Ertuğ Toker’in 4 yıl önce de kardeşi Ertan Toker’i (29) motosiklet kazasında kaybettiği öğrenildi. Nilüfer ilçesi İzmir yolunda Kasım 2022’de meydana gelen kazada kontrolünü kaybeden Ertan Toker bariyerlere sıkışıp hayatını kaybetmişti. Ertan Toker’in kazadan önce motosikletini kullanırken kaydedilen görüntüleri ortaya çıkmıştı. Teksas’tan açıklama Teksas yönetimi ise sosyal medyada şu açıklamayı yaptı: "Tribünlerimizden ve eski dernek başkanlarımızdan Ertuğ Toker vefat etmiştir. Cenazesi bugün ikindi namazına müteakip Muradiye Camii’nden kaldırılacaktır. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileriz" Toker ailesi ise iki kardeşin 4 yıl arayla vefat etmesi üzerine büyük üzüntü yaşadılar.
İstanbul Onkoloji bölümü çalışanı kanseri çalıştığı hastanede yendi: "Elime kitle geldi, erken evre çok önemli" İstanbul’da onkoloji bölümünde çalışan, yıllarca çok sayıda kanser hastasına yardımcı olan 48 yaşındaki kadın, yakalandığı meme kanserini hastanesindeki başarılı tedaviyle yendi. Kadın hasta, "Sol göğsümde elime bir kitle geldi. Öğrendiğimde çok üzüldüm, erken teşhis, erken evre çok önemli, yaşamak güzel" derken hastasına ilişkin konuşan Prof. Dr. Mutlu Demiray, "12-13 yıldır beraberiz. Kanseri ne kadar erken yakalarsanız ne kadar erken doğru tedavi etmeye başlarsanız başarı o kadar yüksek. Yeni bir şikayetiniz olduğunda memenizde elinize bir şey geldiğinde ihmal etmeden hekime gidin" dedi. Türkiye’de ve dünyada kadınlarda en sık görülen ve ölüme neden olan kanserlerden meme kanserine karşı tarama uygulamaları ve kişilerin kendini muayene etmesinin önemi her fırsatta vurgulanıyor. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi’nde onkoloji bölümünde koordinatörlük yapan 48 yaşındaki Gülsüm Sürücü de geçtiğimiz nisan ayında sol göğsünde eline bir kitle gelmesi üzerine birlikte çalıştığı Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mutlu Demiray’a başvurdu. Tahlilleri yapılan Sürücü’nün meme kanseri olduğu öğrenildi. Meslek hayatı boyunca çok sayıda kanser hastasıyla görüşen Sürücü, kendi tedavisine de umutla sarıldı. Kimi zaman kaşları, kirpikleri dökülse de yaşama sevincinden hiçbir şey eksilmediğini söyleyen Sürücü’nün tedavisine hızla başlandı. Tedaviden olumlu yanıt alınırken kısa sürede ameliyatı da yapıldı. Tümörün tamamen temizlendiği ifade edilirken başarılı süreç hem Sürücü hem çalışma arkadaşları tarafından büyük sevinçle karşılandı. Tedaviyi gerçekleştiren Prof. Dr. Mutlu Demiray ise erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti. Demiray, kişilerin kendi bedenlerini kontrol etmesinin yanı sıra rutin tahlillerin de ihmal etmemesinin gerekliliğine dikkat çekti. Sürücü ise zorlu süreçte yaşadıklarını paylaştı. "Sol göğsümde elime bir kitle geldi" ’Onkoloji bölümünde çalışıyorum, koordinatörüyüm’ diyerek sözlerine başlayan Gülsüm Sürücü, "Yaklaşık 15 yıldır onkolojide çalışıyorum. 2025 Nisan ayında sol göğsümde elime bir kitle geldi, sevgili hocama başvurdum. Beni aldı, radyoloji bölümüne götürdü. Tetkikler yapıldı, neticesinde maalesef pek iyi şeyler olmadığını öğrendim. Başka bir yere sıçramamıştı sadece memede olan bir kitle söz konusuydu. Mutlu Hoca, genlerime özel bir tedavi dizayn etti. Bu tedavinin devamında da çok güzel bir cevap aldık. 2 ay kadar bir tedavi aldım, kemoterapi sürecim oldu. Ameliyatımı yaptıktan sonra da ışın tedavisi oldum. Koruyucu tedavilerime devam ediyorum" ifadelerini kullandı. "Kirpiklerimin, kaşlarımın dökülmesini yaşadım, yaşamak güzel" ’Birdenbire böyle bir şey öğrendiğimde çok üzüldüm’ diyen Sürücü, "İşi bırakmadım, çalıştım. Birkaç gün sonra gelip çalıştığım zaman daha ileri seviyedeki hastalar gördüm, eve gidip çok ağladım. Grip oldum, tedavimi olacağım ve geçecek, bitecek dedim. Şükürler olsun ki erken evre dönemindeydim. Kirpiklerimin, kaşlarımın dökülmesini yaşadım, aynaya baktığınız zaman kendinizi kötü hissediyorsunuz ama hepsi gelip geçici. Herhangi bir değişiklik olduğu zaman kontrolden geçmek gerekiyor diye düşünüyorum. Erken teşhis, erken evre gerçekten çok önemli. Belirli sürelerde, yaşlarda kontrol zamanları vardır, bunları yapmak gerekiyor. Yaşamak güzel, kendimize değer vermek gerektiğine inanıyorum" dedi. "Tümörünün nasıl büyüdüğünü, davrandığını analiz ettik" Hastalıklar üzerine detaylı süreçler yürüten bir ekip olduklarını ifade eden Prof. Dr. Mutlu Demiray, "Bilimsel bir ekibiz, 6 tane kanser genetikçimiz var. Genetiğin bilim insanlarıyla birlikte önce tümör biyolojisini çözümlüyoruz. Sonra kişiye özel kanser tedavisi yapıyoruz, bu çok özel bir iş. Gülsüm’ün tümörünün nasıl büyüdüğünü, davrandığını analiz ettik. Ona yönelik tedavi başladık. 2‘nci tedaviden sonra hiç tümör kalmamıştı, hemen ameliyatını yaptırdık. Ameliyatta çıkan dokuda patolojide hiç tümör tespit edilmedi, akıllı ilaçlarla tedavisine devam ettik. Hasta olmak, bunu yaşamak başka bir şey, stresi, o anda o tedaviyi alıyor olmak gibi gibi bir sürü şeyler var. O da bu stresi iyi yönetti, işi hiç bırakmadı" şeklinde konuştu. "Ne kadar erken yakalarsanız başarı o kadar yüksek" Kişilerin belirtilere kulak vermesinin çok önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Demirbay sözlerine şöyle devam etti: "Biz 12-13 yıldır beraberiz, Gülsüm’e, ’Bunda bir sıkıntı yok, hızlıca halledeceğiz’ dedik, bütün ekibi tanıyor, organize ettik. Onda da ilk stres hemen geçti, küçülmeye başlayınca erken evreydi zaten evre 2’ydi. Çok daha zor durumların da altından kalkan bir ekibiz, arada tedavisini ihmal ediyor, ona kızıyorum. Şu anda iyi gidiyoruz. Öncelikle kanseri ne kadar erken yakalarsanız ne kadar erken, doğru tedavi etmeye başlarsanız başarı o kadar yüksek. Yeni teknolojiler, kişiye özel tedaviler, akıllı ilaçlarla çok daha başarılı sonuçlar oluyor. Yeni bir şikayetiniz olduğunda memenizde elinize bir şey geldiğinde, akıntı, kanamanız olduğunda, bağırsak alışkanlıklarınız değiştiğinde, öksürüğünüz başladığında bunları ihmal etmeden hekime gidin"