POLİTİKA - 14 Temmuz 2017 Cuma 21:36

Başbakan Yıldırım: Alnında hain yazanın göğsünde kahraman yazsa neye yarar

A
A
A
Başbakan Yıldırım: Alnında hain yazanın göğsünde kahraman yazsa neye yarar

Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Marmaris’te suikast teşebbüsü davasının duruşmasında sanık Astsubay Gökhan Güçlü’nün üzerinde ‘Hero’ yazılı tişört giymesine ilişkin, “Öyle tişörtüne kahraman yazmakla kurtulacaklarını, meydan okuyarak bu işten sıyrılacaklarını zannediyorlar. Alnında hain yazanın göğsünde kahraman yazsa neye yarar” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz’un gazeteci şehidi Mustafa Cambaz anısına Ankara Grand Oteli’nde düzenlenen ‘BYEGM 30. Yerel Medya Özendirme Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı. Yıldırım, “2017 medya ödül töreni yapıyoruz. Bu yılki ödüller 15 Temmuz şehidimiz Mustafa Cambaz adına düzenleniyor. Mustafa Cambaz başta olmak üzere 15 Temmuz alçak darbe karşısında göğüslerini siper eden, demokrasiyi kurtaran ve ülkemizin bağımsızlığı, birliği için gece gündüz demeden mücadelede eden, şehit düşen şehitlerimizi minnetle anıyorum” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de özgürlük alanları sizler sayesinde genişliyor, demokrasimiz sizler sayesinde güçleniyor” diyen Yıldırım, “Medya ve basının gücünü 15 Temmuz alçak darbe girişiminde bir kez daha sizlere hatırlatmak isterim. O gecenin şüphesiz kahramanları var. Bayrağını, milletini, ülkesini seven dirayetli bir hükümet var. O gecenin kaderini ve seyrini değiştiren medya var. Medya o gün durumdan vazife çıkarak hemen devreye girmiş ve alçak darbecilerin oyun planını bozmuştur. Yaptıkları işgal girişimi akamete uğramış, milletimiz duydukları haberle meydanlara akın etmiştir. Medya o gece hakikaten çok iyi sınav vermiştir” şeklinde konuştu.

Türkiye’de gerçekten ne olup bittiğini anlamak için yerel medyaya çok büyük ihtiyacın olduğunu anlatan Yıldırım, “Diyoruz ki yerel medya kuruluşlarımızın sayı ve etkinlikleri giderek artıyor. Bu da ülkemiz, geleceğimiz için ümit verici gelişmedir. Çünkü güçlü bir yerel basının demokrasiye yönelik teamülleri güçlendirdiği gibi ülkemizin geleceği için de teminat oluşturuyor. Hükümet olarak bizim amacımız, güçlü demokrasi için yerelleşme adına, yerel medyanın güçlenmesi için gerekli çalışmayı geçmişte de yaptık, bundan sonra da yapacağız” dedi.

Başbakan Yıldırım, konuşmasında şunları kaydetti:

“15 Temmuz sadece Türkiye’de başarısız darbe girişimi olarak değil ama Türk siyasi tarihinde tanka, topa, tüfeğe, uçağa, bombaya karşı imanından, vatan sevgisinden, bayrak sevgisinden başka silahı olmayan milletin ortaya koyduğu zaferin adıdır. Bu, dünyada hiçbir örneği olmayan bir başarı ve zaferdir.”
Türkiye’nin darbelerle ilk defa anılmadığını anlatan Yıldırım, ilk defa bir darbenin püskürtüldüğü, darbecilere darbenin vurulduğu bir günden bahsedildiğini ifade etti.

“Alnında hain yazanın göğsünde kahraman yazsa neye yarar”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Marmaris’te suikast teşebbüsü davasının duruşmasında sanık Astsubay Gökhan Güçlü’nün üzerinde ‘Hero’ yazılı tişört giymesine işaret eden Yıldırım, “Öyle tişörtüne kahraman yazmakla kurtulacaklarını, meydan okuyarak bu işten sıyrılacaklarını zannediyorlar. Alnında hain yazanın göğsünde kahraman yazsa neye yarar. Bu alçaklar yurtdışındaki akıl hocalarına güveniyorlar. Onlara sürekli rüya tabirleri, birtakım ütopik menkıbeler formüller göstererek morallerini yüksek tutmaya çalışıyorlar. Ama o gün gelecek hepsinin maskeleri düşecek, hukuk devleti içerisinde bunlar hakettikleri cezayı en ağır cezayı alacaklar” diye konuştu.

“Sabırlı olacağız, hukuka inanacağız”

Şehit yakınları ve gazi yakınlarından bir istirhamda bulunduğunu belirten Yıldırım, “Sabredelim. Bunlar iki şeyin peşindeler, bu meseleyi uluslararası hukuka taşımak için her türlü çirkinlik ve rezilliği otaya koyuyorlar şi iki şeyi söyletmek için, adil yargılama yapılmadı, savunma hakkımız verilmedi. Bu iki mazereti de onların elinden alacağız. Sabırlı olacağız, hukuka inanacağız. Sonunda inşallah adalet tecelli edecek. Hiçbir şey cezasız kalmaz. Mutlaka hak ettikleri cezayı hukuk içerisinde alacaklar” açıklamasında bulundu.
Yıldırım, konuşmasında şunları kaydetti:
“Sizden isteğimiz, bu konuda şehitlerimizin ruhunu rahatlatmak adına, gazilerimizin adına lütfen bu konuları işlerken Türkiye’de olduğunu, Türikye’de bu işlere tanık olduğunu ve bu konuda yapılmaya çalışılan saptırmalara karşı lütfen tavır alın, karşılık verin ve bizlerle teması sürekli devam ettirin. Biz size her zaman her şeyi şeffaf bir şekilde en doğrusunu, olumlu ve olumsuz yanını, anlatmaya, bütün bildiklerimizi dürüstçe paylaşmaya hazırız.”
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise, 15 Temmuz’un Anadolu topraklarının gördüğü en büyük ihanet hareketi olduğunu belirterek, “Bu millet 15 Temmuz’da demokrasinin nasıl savunulacağını destansı bir şekilde dünyaya göstermiştir” dedi.
Algı operasyonlarıyla işledikleri suçu örtbas etmeye çalışan FETÖ’nün Türkiye’ye karşı bir algı operasyonu yaptığına dikkati çeken Kurtulmuş, “Örtülü darbe diyerek gerçeği en acı şekilde gizleyen birtakım senaryolara kadar dünyanın her yerinde algı operasyonu yapıyorlar. İnsanların büyük dramlar yaşadığı bu büyük darbe girişimi nasıl kontrollü bir darbe girişimi olabilir?” diye konuştu.
Yarışmada dereceye girenlere ödülleri takdim edildi.

Enise Vural 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.