GÜNDEM - 01 Ocak 2015 Perşembe 12:40

Batman Müftüsü: ‘Kaçak elektrik kullanmak haramdır’

A
A
A
Batman Müftüsü: ‘Kaçak elektrik kullanmak haramdır’

Batman Müftüsü Hasan Çağlar, yüzde 300 artış gösteren elektrik tüketimine ve kaçak elektrik kullanımına noktayı koydu. Müftü Çağlar, "Kaçak elektrik kullanmak haramdır" dedi.

İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Batman İl Müftüsü Hasan Çağlar, ‘kaçak’ kelimesinin meşru olmayan eylemler için kullanıldığını hatırlatarak, elektriğin, devletin ya da özel şirketlerin malı olduğunu söyledi. Çağlar, "Dinimize göre satın alınan herhangi bir şeyi hizmet bedeli ödemeden veya sahibinin rızası olmadan almak veya kullanmak caiz değildir, haramdır. Dolayısıyla kaçak elektrik dinen haramdır. Çünkü sahibinin rızası olmadan, bedeli ödenmeden kullanılıyor" diye konuştu.

"KAÇAK ELEKTRİKLE KULLANILAN SU İLE GUSÜL ALMAK CAİZ DEĞİLDİR"
Kaçak elektrik ile giyim ve gıda arasında bir fark bulunmadığını belirten Müftü Çağlar, bedeli ödenmeyen ve sahibinden rıza alınmadan kullanılan her şeyin haram olduğunu kaydetti. Kaçak elektrikle alınan abdest ve kılınan namazın haram işlenerek yapılan bir ibadet statüsünde olduğuna vurgu yapan Müftü Çağlar, "Nasıl ki, çalınan bir elbiseyle kılınan namaz, çalınan gıdalarla yenilen bir yemek caiz değilse, kaçak elektrikle alınan abdest ve kılınan namaz, alınan gusül de caiz değildir. Dini hüküm budur. Kaçak elektrik kullanan vatandaşların ücreti, hakkıyla ödemesini yapan vatandaşlara yükleniyor. Bu da ayrı bir haram olur. Dinimizde israf etmek de haramdır. Haram olan bir şey de israf yapılıyorsa bunun vebali daha da ağırdır. İnsan kullanımından fazla bir şeyi tüketiyorsa, lüzumundan fazla masraf yapıyorsa israftır ve dinen caiz değildir" şeklinde konuştu.

Öte yandan Batmanlı bir vatandaş da kaçak elektrik kullanımının dinimizde yerinin olmadığını belirterek, kaçak elektrik kullanımı tüketilen sudan alınan abdestin ibadetin sevabını götürdüğünü söyledi. İsmini vermeyen vatandaş, başkasına ait olan bir malın izinsiz kullanılmasının haram olduğunu ifade ederek, kaçak olarak kullanılan her şeyin haram olacağını dile getirdi.

"ELEKTRİK MİLLETİN MALIDIR, KAÇAK KULLANIMI HARAMDIR"
Batman’da elektrik tüketiminin yüzde 300 artması nedeniyle gözler kaçak elektrik kullanımına çevrilirken, din adamları da kaçak elektrik kullananları uyardı. Kaçak elektriğin hırsızlık olduğuna dikkat çeken din adamları bunun fırından ya da bakkaldan çalınan bir ekmekle aynı olduğunu söyledi.
Batman’ın tanınan din adamlarından Ahmet İnan, kaçak elektrik kullanmanın haram olduğunu hatırlatarak, kaçak elektrik ile kuyudan çekilen suyu içmek ve evlerde kullanmanın haram olduğunu kaydetti. İnan, birinin malını izni olmadan kullanmanın haram olduğunu dile getirerek, “Elektrik milletin malıdır. O yüzden kaçak elektrik kullanımı haramdır" ifadelerini kullandı.

"HARAM OLAN BİR İŞLE YAPILAN AMELLERE DE SEVAP YAZILMAZ"
Kaçak elektrik kullanan kişilerin elektrik ile ısıttıkları sudan aldıkları abdestin sevabının olmadığını ifade eden İnan, "Çünkü kaçak elektrik kullanmak haramdır, caiz değildir. Haram olan bir işle yapılan amellere de sevap yazılmaz. Haram ile yapılan hiçbir işin geçerliliği de olmaz" dedi.
Kozluk ilçesinde fahri imamlık yapan Muhammed Akkağıt ise kaçak elektrik kullananlar yüzünden elektriğe yükleme olduğunu ve vatandaşların sağlıklı elektrik enerjisi alamadığını ifade ederek, "Kaçak kullanım yüzünden yüklenme oluyor. Bu yüklemeler nedeniyle arızalar oluşuyor. Kaçak kullanmayanlar bile elektriksiz kalıyor. Bu da kul hakkına giriyor. Kimse kendine fetva çıkarmasın, kaçak olan her şey haramdır" diye konuştu.

İSRAF VE AŞIRI YÜKLENMENİN ÖNÜ ALINAMIYOR
Bu arada Batman’da kaçak elektrik kullanımı, israf ve aşırı yüklenmenin önü alınamıyor. 1.5 aylık dönemde 25 trafo yanarken kaçak elektrik kullanımı yüzde 90 seviyesine dayandı. Eylül sonunda 2.2 milyon KWH olan günlük elektrik tüketimi, havaların soğuması ile 3 katını da aşarak günlük 6.8 milyon KWH’ye yükselirken, şehir şebekesinin bu denli büyük bir yükü kaldıramama tehlikesi de gündeme geldi. 

MEHMET ŞÜKRÜ YILDIRIM-ŞEHMUS USTABAŞI
BATMAN

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Fahiş aidatlara ilişkin hükümleri de içeren kanun teklifi TBMM’de kabul edildi Fahiş aidatlara ilişkin hükümleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ile 375 sayılı kanun Hükmünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ile 375 sayılı kanun Hükmünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’nda düzenlendi ve kabul edilerek yasalaştı. 304 milletvekili oy kullandı. 241 kabul oyu kullanılırken, 63 red oyu kullanıldı. Kanunla, Sermaye Piyasası Kurulu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yetkilendirilen değerleme kuruluşlarınca, konut finansmanı ve sermaye piyasası mevzuatı gereğince düzenlenen değerleme raporunun, düzenlettiren kamu kurum ve kuruluşları, bankalar ve diğer fmans kuruluşları tarafından raporun düzenlendiği tarihte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne elektronik ortamda ve bedelsiz olarak gönderilmesi zorunlu olacak. Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca; 31 Aralık 2027 tarihine kadar (bu tarih dahil), daha önce ihale ilanı verilmiş olmakla birlikte son teklif verme tarihi geçmemiş olanlar dâhil olmak üzere sosyal konut ve konut ile birlikte ihaleye çıkılan yapım işlerine ilişkin ihalelerde, alman ihale kararları ve Başkanlık ile işi yüklenenler arasında düzenlenen sözleşmeler damga vergisinden istisna olacak. İşletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanacak. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, en geç üç ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar yönetici, gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapacak. Kanuna göre, inşaatı tamamlayarak etaplar halinde yeniden inşaata başlayan yapı kooperatifleri, yaptıkları ve yapmayı planladıkları tüm inşaatlar tamamlanmadan iş yeri ve konutları ortaklarına tahsis etmiş olsalar dahi tahsis edilen gayrimenkullerin tapusunun devrini yapamayacak. Ayrıca, faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve/veya tespit edilen aylık faaliyet raporunda belirtmeyen çevre danışmanlık firmalarına 75 bin lira ceza verilecek. Kanuna göre, kanıçevre yönetimi hizmeti verenlere, esasları ilgili yönetmelikte belirlenen yükümlülükleri yerine getirmedikleri takdirde ceza puanı uygulanacak, uygulanan ceza puanının dört yıl içerisinde 100 puana ulaşması durumunda ise yeterlik belgesi 180 gün süre ile askıya alınacak. Uygulanan ceza puanının dört yıl içerisinde 200 puana ulaşması durumunda yeterlik belgesi iki yıl süreyle iptal edilecek. Kanunla beraber, yeni yerleşim alanı olarak belirlenen sosyal konut alanı içerisinde bulunan yerlerde ise, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlardan uygulamaya dahil edilecek olanlar ile özel mülkiyete tabi diğer bütün taşınmazlar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilgisine göre devir veya acele kamulaştırma kararı alınabilecek. Ayrıca, şantiye şefi, şantiyede yürütülen günlük işlerin ve çalışan yetki belgeli ustaların kaydını Bakanlıkça belirlenecek usule uygun tutmak zorunda olacak. Yangın güvenliğine yönelik periyodik kontrollerde tespit edilen eksiklikler ise 6 aydan fazla olmamak üzere ilgili idaresince verilen süre içinde giderilerek geçerli yangın güvenlik raporu alınacak. Esaslı tadilat gerektiren eksiklikler ise kanuna göre, ilgili idaresinden alınacak ruhsat veya izin ile yapılacak. İlgili idaresince verilecek süre ruhsat veya izin tarihinden itibaren başlayacak. Kanunla, ruhsata tabi olup ruhsat alınmaksızın veya izin almaksızın yapılacak yapılarda kullanılmak amacıyla hazır betonu piyasaya arz eden ya da piyasada bulunduran kişiler ilgili idare tarafından 500 bin lira idari para cezası uygulanacak. Ayrıca, kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olurken, tebliğ tarihinden başlayan 30 gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşecek. Kanuna göre, mahalli idareler, bağlı kuruluşları, mahalli idare birlikleri ve bunlar tarafından kurulan şirketler ile bunların doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketlerin yeni şirket kurması, kooperatif kurması, yarısından fazla hissesine sahip olduğu kooperatiflerin yeni şirket veya kooperatif kurması, mevcut veya kurulacak şirketlere veya kooperatiflere sermaye katılımında bulunulması, bedelsiz devir yoluyla olanlar da dahil olmak üzere her türlü hisse edinimi, şirket veya kooperatife ortak olunması Cumhurbaşkanının iznine tabii olacak. Ayrıca kanunla beraber, kamu kurum ve kuruluşları ile bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinin yatırım ihtiyaçlarının karşılanması ve bu taşınmazların daha etkin, ekonomik ve verimli kullanılmasını teminen kamu idarelerine tahsisli Hazine taşınmazlarının tahsislerinin kaldırmasına, kanun gereği tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescili gereken yerlerin re’sen tesciline, kamu hizmetlerine ayrılan yerler ile kamu hizmetleri için ihtiyaç duyulan yerlerin bedelsiz olarak Hazine adına tesciline, bu taşınmazların Bakanlık veya Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerine bedelsiz devredilmesine Bakanlıkça karar verileceği yönünde düzenleme yapılacak. Laboratuvar kuruluşunda görevli iken çalıştığı laboratuvardaki idari görev dışında başka işte çalışan laboratuvar denetçilerine ve teknik elemanlarına ise kanuna göre, 50 bin lirası idari para cezası verilecek. Beton üreticisine, yapının denetimi için alınan sertleşmiş beton deney sonuçlarının ilgili standardı sağlamadığının tespiti hallerinde ise 500 bin lira idari para cezası verilecek. Ayrıca, beton üreticisine, Bakanlıkça yönetilen izleme sistemi kapsamında dökülen betonlarda, mikser etiketi veya kare kodlu irsaliyenin bulunmaması veya mikser etiketi ile kare kodlu irsaliyenin uyuşmaması hallerinde ise 250 bin lira idari para cezası verilecek. Kanunla beraber, Türkiye Çevre Ajansın faaliyetlerine başladığı tarihten itibaren 10 yıl süreyle, kamu kurum ve kuruluşlarının personeli Ajansta görevlendirilebilecek. Fahiş aidatlara uygulamalarına yönelik ise düzenleme yapılacak.