GÜNDEM - 21 Temmuz 2014 Pazartesi 11:42

Bayramda sütlü tatlı tavsiyesi

A
A
A
Bayramda sütlü tatlı tavsiyesi

Ramazan ayının bitmesine sayılı günler kala, bayram tatlısı hazırlayan ailelere uzmanlar, kan şekerini çabuk yükselten tatlılardan uzak durulmasını öneriyor.

Ramazan Bayramı nedeniyle tatlı tüketiminin artacağına dikkat çeken uzmanlar, vücudun gereğinden fazla glikozu yağa çevirdiğini belirtiyor.  İzmir Ekonomi Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazan Turhan, Ramazan Bayramı ziyaretleriyle tatlı tüketiminin de artacağına işaret ederek, “Saf şeker tüketimi, sağlık açısından oldukça risklidir. Rafine şeker (çay şekeri gibi) alımı; şişmanlık ve diyabet riskini artırır. Kan şekerini çabuk yükselten ve sonrasında çabuk acıkma hissine neden olan rafine şeker, tatlıların esas bileşenidir. Özellikle de kalp hastalıklarına genetik yatkınlığı olan, hareketsiz, sigara içen, aşırı stresli, dengesiz beslenen, diyabet, hipertansiyon, şişmanlık gibi risk faktörlerine sahip bireylerin beslenmelerinde basit şeker miktarını minimum düzeyde tutmaları gerekiyor” dedi.

‘DİKKAT, FAZLA ŞEKER YAĞA DÖNÜŞÜYOR!’
Meyvelerde früktoz, sütte laktoz gibi rafine edilmemiş basit şekerlerin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Turhan, sağlık açısından bu türde ürünlerin tüketilmesinin yararlı olacağını kaydetti. Şekerin protein, vitamin ve madenleri birlikte içermemesi sebebiyle vücutta enerji sağlamadığını bildiren Prof. Dr. Turhan, “Kan şekeri düzeyi normalin üzerine çıktığında; insülin aracılığı ile kas ve karaciğerdeki şeker depolarına götürülecektir. Vücut; ihtiyacından fazla glikozu ise vücut yağına çevirecektir. Bu nedenle ‘boş kalori kaynağı’ olarak adlandırılan şekerden üretilen reçel, marmelat, bal, kek, pasta, tatlı ve hamur işleri, kolalı içecekler, şekerli konserve meyve suları, şekerli bisküviler gibi ürünlerin tüketimini azaltmak gerekir” diye konuştu.

FERAHLATAN TATLI ÖNERİLERİ
Vücudun şeker gereksinimini doğal besinlerle karşıladığına dikkat çeken Prof. Dr. Turhan, tatlı yemenin sadece tat arzusunu tatmin etmek için gerekli olduğunu ifade etti. Sütlü tatlıların kemik sağlığı için gerekli kalsiyum, protein ve B vitaminini sağladığını kaydeden Prof. Dr. Turhan, şunları söyledi: “Evde hazırlanan meyveli içeceklerde hem su, hem şeker ihtiyacımızı doğal yolla karşılar. Örneğin bu bayram misafirlerinize dilimlediğiniz karpuzları mutfak robotundan geçirip içine buz atarak hazırladığınız meyveli içecekler ikram edebilirsiniz. Veya evde hazırladığınız naneli limonata da güzel bir alternatif olabilir.” 

A.ÖZCAN KIRLANGIÇ
İZMİR

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."