SPOR - 31 Ağustos 2014 Pazar 16:01

Beşiktaş'ta mutlu son: Sosa Kartal oldu

A
A
A
Beşiktaş'ta mutlu son: Sosa Kartal oldu

Beşiktaş’ta transfer döneminin açılmasından bu yana gerçekleştirilmeye çalışılan ’10 numara’ transferinde mutlu sonun adı Melatist Kharkiv'in yıldız futbolcusu Jose Sosa oldu.

Siyah-beyazlılarda yaklaşık 3 aydır birçok ismin ön plana çıktığı ama bir türlü gerçekleşmeyen ’10 numara’ transferinde Atletico Madrid'de geçen sezon kiralık olarak forma giyen Arjantinli yıldızı Jose Sosa, uzun uğraşlar sonucu transfer edilen isim oldu. Sosa’nın, Beşiktaş’a yaklaşık 4 milyon Euro’ya transfer olduğu belirtildi.

Transfer döneminin kapanmasına saatler kala Beşiktaş, transfer bombasını patlattı. Geçen sene hem La Liga şampiyonluğu yaşayan hem de UEFA Şampiyonlar Ligi finali oynayan Atletico Madrid’in en önemli parçalarından olan Arjantinli Jose Sosa artık Beşiktaş’ta. Özellikle takım oyununda ön plana çıkan Arjantinli yıldız, sol açıkta ve 10 numara bölgesinde etkili oyunuyla ön plana çıkıyor.

29 yaşındaki futbolcu geçen sene Atletico Madrid’de Arda Turan’ın sakat olduğu dönemde forma şansı bulmuştu. Kontratak futbolunda sergilediği etkili oyunuyla Beşiktaş’ın bu konudaki açığını kapatacak olan Jose Sosa’nın, siyah-beyazlı takıma önemli katkıda bulunacağı aşikar.

Öte yandan Fransız L’equipe gazetesinde çıkan bir habere göre de Sosa’nın Beşiktaş’a 4 milyon Euro’ya transfer olduğunu ve bonservisi Metalist Kharkiv’de bulunan futbolcunun kulübüne 4 taksitle ödeme yapılacağı belirtildi.

JOSE SOSA KİMDİR?
19 Haziran 1985 doğumlu Jose Sosa Arjantin’in Carcarana kentinde dünyaya geldi. Yine bu şehrin takımı olan Club Atletico Carcarana’da futbol yaşamına adım atan Arjantinli futbolcu, daha sonra 17 yaşında profesyonel futbol hayatına Estudiantes’te başladı. 5 yıl sonra 2007’de Alman devi Bayern Münih’e transfer olan Sosa, burada 2 yıl forma giydi ve tekrar eski takım Estudiantes’e kiralık olarak geri döndü.

Estudiantes’te 1 yıl kiralık oynayan Jose Sosa, bonservisi bulunan Münih ekibinin lig öncesi çalışmalarına katıldı ama 2 ay sonra da buradan Napoli’ye transfer oldu. İtalyan ekibinde 1 yıl futbol oynayan Arjantinli futbolcu burada da istediği performansı sergileyemedi ve Ukrayna ekiplerinden Metalist Kharkiv’e yaklaşık 2,5 milyon Euro’ya transferi gerçekleşti.

2011 yılından 2014 yılının Haziran ayına kadar Ukrayna ekibinde top koşturan Sosa, ardından Atletico Madrid’in teknik direktörü Diego Simeone’nin radarına girdi ve burada da 1 sezon başarılı bir performans sergiledi. Özellikle La Liga ve UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki etkili futboluyla göz dolduran Arjantinli yetenek, kiralık olarak geldiği Atletico’dan bonservisinin bulunduğu Metalist’e bu sezon dönmek zorunda kaldı.

DOĞAN GÜNDOĞDU

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Egzersiz DNA’yı genç tutuyor: Hücresel yaşlanma yavaşlıyor Bilim dünyasından gelen çarpıcı veriler, düzenli egzersizin yalnızca kas ve kalp sağlığına değil, doğrudan hücresel yaşlanma sürecine de etki ettiğini ortaya koydu. 2025 yılında yayımlanan tıbbi araştırmalarda, fiziksel aktivitenin epigenetik yaşlanmayı yavaşlatabildiği, hatta bazı biyolojik yaş göstergelerinde kısmi gerileme sağlayabildiği belirlendi. "Samsun’da en çok kitap yazan doktor" olarak bilinen Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, egzersizin bağışıklık sisteminden beyin sağlığına, kilo kontrolünden DNA düzeyindeki yaşlanma süreçlerine kadar geniş etkilerini ele aldığı 27’nci kitabını yayımladı. Çok sayıda bilimsel çalışmaya atıf yapılan "Egzersiz yap, kilo ver, insülin direnci" isimli eserde, sağlıklı yaşamın bilinçli ve sürdürülebilir bir süreç olduğuna dikkat çekildi. Egzersizin yalnızca kas ve kalp sağlığını güçlendirmekle kalmadığını vurgulayan Dinççağ, 2025 yılında yayımlanan bir çalışmada fiziksel aktivitenin epigenetik yaşlanmayı yavaşlatabildiğinin ve kısmen tersine çevirebildiğinin gösterildiğini belirterek, "Hücresel düzeyde yaşlanma belirteçlerinde olumlu değişmeler görüldü" dedi. Düzenli fiziksel aktivitenin beyin sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Dinççağ, Alzheimer hastalığı ile ilişkili protein birikiminin egzersiz yapan kişilerde daha az olduğunun tespit edildiğini kaydetti. Egzersizin hem bedensel hem de zihinsel sağlığı doğrudan etkilediğini ifade eden Dinççağ, hareketli yaşam tarzının demans riskini azaltmada potansiyel koruyucu rol oynayabileceğini dile getirdi. "İnsanın karşılaştığı birçok hastalığın nedeni hareketsiz yaşam" Hareketsiz yaşamın, modern çağın en büyük sağlık sorunlarından biri haline geldiğini belirten Dinççağ, sedanter hayat tarzının obezite, tip 2 diyabet, osteopeni ve kalp-damar hastalıkları gibi pek çok rahatsızlığın temel nedenleri arasında yer aldığını söyledi. Egzersizin bağışıklık sistemi üzerinde güçlendirici etkisi bulunduğunu ifade eden Dinççağ, hormonal denge, kan şekeri kontrolü, kolesterol düzeyleri, tansiyon ve damar iç yüzey sağlığı üzerinde de olumlu sonuçlar doğurduğunu kaydetti. "Egzersiz, parasız ve etkili bir tedavi yöntemi" Fiziksel aktivitenin aynı zamanda moral ve motivasyon açısından güçlü bir destek sunduğunu dile getiren Dinççağ, son 10 yılda yapılan çok sayıda bilimsel araştırmanın egzersizin "parasız ama etkili bir tedavi yöntemi" olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Prestijli tıp dergilerinde yayımlanan makalelerin, düzenli egzersizin yaşam süresi ve yaşam kalitesi üzerindeki belirgin katkılarını doğruladığını söyledi. "Süreci pes etmeden yönetmek başarıyı getirecek" ABD’nin Chicago kentinde düzenlenen Amerikan Klinik Onkoloji Derneği toplantısında paylaşılan ve dünyanın en saygın tıp dergilerinden birinde yayımlanan verileri hatırlatan Dinççağ, egzersizin ölüm riskini yüzde 37, yeni ya da tekrarlayan tümör riskini ise yüzde 28 oranında azalttığının bildirildiğini aktardı. Bu sonuçların, fiziksel aktivitenin yalnızca koruyucu değil, tedaviye destekleyici bir unsur olduğunu da gösterdiğini vurguladı. Kilo verme sürecinin kısa vadede sonuç alınacak bir durum olmadığını belirten Dinççağ, özellikle fazla kilolu ve obez bireylerin hayatlarında birden fazla kez diyet ve spor denemelerine rağmen istedikleri sonuca ulaşamadıklarının görüldüğünü söyledi. Bu durumun zaman zaman hayal kırıklığı ve küskünlük oluşturduğunu ifade eden Dinççağ, "Kilo verme çabası bir süreçtir. Bu süreci bilerek ve isteyerek, pes etmeden yönetmek başarıyı getirecektir" diye konuştu. "Sağlıklı yaşam kendi tercihimizdir" Egzersiz yapmanın da kuralları olduğunu belirten Dinççağ, öncelikle niyet ve gönüllülüğün önemli olduğunu kaydetti. Uygun giysi ve ayakkabı seçiminin bile egzersizin sürdürülebilirliği açısından etkili olduğunu vurgulayan Dinççağ, ısınma hareketleri ile başlayan, en az 30-40 dakika süren ve soğuma egzersizleri ile tamamlanan programların tercih edilmesi gerektiğini anlattı. Son yıllarda yapılan çalışmalarda ağırlık çalışması, esneme ve yürüyüş gibi farklı aktivitelerin erken ölüm riskini yüzde 19 oranında azalttığının ortaya konulduğunu aktaran Dinççağ, egzersiz miktarı kadar çeşitliliğinin de önemli olduğuna dikkat çekti. Orta ve yüksek yoğunlukta yapılan egzersizin beynin biyolojik yaşını düşürdüğünü ve adeta "gençlik aşısı" etkisi oluşturduğunu söyleyen Dinççağ, günde fazladan 20 dakikalık fiziksel aktivitenin tip 2 diyabet, felç, zatürre ve kolon polipleri gibi ciddi rahatsızlıklarda hastaneye yatış riskini kayda değer oranda azalttığının bildirildiğini söyledi. Egzersizin sadece kas ve kalp sağlığını değil, DNA düzeyindeki yaşlanma süreçlerini de etkilediğini yineleyen Dinççağ, bilinçli ve düzenli hareketin hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını belirterek, "Sağlıklı yaşam kendi tercihimizdir" sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.