GÜNDEM - 05 Mart 2023 Pazar 10:04

Bir yılda 12 kez rapor aldı, işinden oldu

A
A
A
Bir yılda 12 kez rapor aldı, işinden oldu

Çalıştığı fabrikadan, sık sık rapor alarak işi aksattığı gerekçesiyle kovulan işçiye mahkemeden kötü haber geldi. İş Mahkemesi'nin işe iade ettiği işçiyi, Bölge Adliye Mahkemesi haksız buldu. Emsal kararla birlikte hasta da olsa sık sık rapor alarak işin aksamasına sebep olan işçi, kovulabilecek.

Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir fabrikanın boyahanesinde çalışan işçi, son bir sene içerisinde 12 kez (69 gün) rapor alınca olanlar oldu. İşin aksadığını düşünen işveren, bir yılda 69 gün çeşitli rahatsızlıkları gerekçe gösterip istirahat raporu alan işçiyi kovdu. İş Mahkemesi'nin yolunu tutan mağdur işçi; '4857 sayılı İş Kanununun 18.madde hükmünde belirtilen işçinin yetersizliği gerekçesiyle' kovulduğunu, bunun gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. İşveren şirket tarafından yapılan fesih bildirimine dair tebligatta son bir yıl içerisinde farklı tarihlerde ve on iki kez olmak üzere toplamda 69 günlük iş görememe raporlarının feshe dayanak kılındığını belirterek davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve eski işine iadesine karar verilmesini istedi.

Raporların her birinin farklı kliniklerden alındığına dikkat çeken davalı patron ise davacının iş sözleşmesinin sık sık rapor alması ve bu durumun iş yeri düzenini olumsuz etkilemesinden dolayısıyla İş Kanunu madde 18 hükmü uyarınca "işçinin yetersizliği" sebebiyle feshedildiğini öne sürdü. Davacının Temmuz 2018'den iş akdinin feshedildiği 24.07.2019 tarihine kadar olan bir yıllık dönemde 12 farklı seferde toplamda 69 gün raporlu devamsızlığının mevcut olduğunu, davacının özellikle Ocak 2019 döneminden itibaren sıklıkla sağlık sorunları yaşamaya başladığını, davalının söz konusu sağlık sorunları nedeniyle aldığı raporlardan kaynaklı devamsızlığının bir yıl gibi bir dönemde toplam 69 günü geçtiğini kaydetti.

Davacının rapor almasına neden olan ve sık sık gerçekleşen hastalıklarının kendisini çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen bir halde olduğunu, bu hususun, işçinin yetersizliği nedeniyle şirkete geçerli nedenle fesih hakkı verdiğini ileri sürdü. Davacının hep aynı hastalık sebebiyle rapor almadığını, aksine göz, kulak burun boğaz, ortopedi, dahiliye, beyin ve sinir cerrahisi gibi farklı bölümlerden genellikle enfeksiyon sebebiyle oluşan hastalıklar için raporlar aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istedi. Davacının devamsızlığı sebebiyle iş yerinde üretim kaybı veya hat durması gibi olumsuzluk yaşanmadığına dikkat çeken Mahkeme, davanın kabulüne, işçinin işe iadesine hükmetti.

Kararı istinafa götürdü

Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda; sık sık rapor alma halinde, işveren aralıklı da olsa işçinin iş görme ediminden faydalanamayacağı hatırlatıldı. Sık sık hastalanan ve rapor alan işçinin, bu nedenle devamsızlığının işyerinde olumsuzluklara yol açacağının kaçınılmaz olduğu vurgulandı. İş Kanunu’nun gerekçesinde sık sık hastalanmanın yeterlilikten kaynaklanan neden olarak örnek kabilinden sayılmasının, iş yerinde olumsuzluklara yol açtığının kabul edilmesinden kaynaklandığı dile getirildi. Kararda şöyle denildi:

"Davacının dosya kapsamında sabit olduğu şekilde davalı iş yerindeki çalışma düzenini bozacak sayıda ve nitelikte kısa süreli ve sık rapor aldığı ve sık sık alınan raporlar sebebi ile işverenin, işçinin iş görme ediminden faydalanamadığı ve davacının iş görme borcunu gereğine uygun ifa etmemesi nedeni ile iş akdinin işveren tarafından davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Sık rapor alma, ilgili yasa maddesinin gerekçesinde açıkça geçerli fesih nedeni olarak gösterilmiş olup, Dairemiz uygulaması da bu yöndedir. Açıklanan nedenle, davacının sık sık rapor aldığı için iş yerindeki iş düzenini olumsuz etkilediği, davalı işverenlikten davacıyla çalışma ilişkisini devam ettirmesinin beklenemeyeceği, bu nedenle davacının iş akdinin feshinin davalı işveren açısından geçerli neden oluşturduğu anlaşılmakla davanın reddi yerine, yerinde olmayan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenle istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre, belirtilen sebeplerle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılması gerekmiştir. Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İş Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına oy birliği ile hükmedilmiştir."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala: "Dünya sürekli silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çözmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi" Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Güney Amerika ve Amerika arasındaki gerilimi hatırlatarak, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Suriye’den Irak’a herşey gözümüzün önünde oldu" dedi. Terörsüz Türkiye Projesi’nin bugüne kadar ön görülen şekilde gerçekleştiğini ifade eden Efkan Ala, "Bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp 86 milyonun kardeşliğiyle, dayanışmasıyla Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye’nin hayat memat meselesidir" dedi. Çiftçi, emekli ve çalışanların sıkıntılarını bildiklerini de anlatan Efkan Ala, bu grupların gelirini arttıracaklarını, enflasyonu da tek haneli rakama düşüreceklerini söyledi. Ak Parti Bursa İl Danışma Meclisi, geniş katılımla Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde yapıldı. Toplantıya katılan Ak Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala’nın gündeminde Terörsüz Türkiye Projesi, Ana muhalefet partisindeki gelişmeler ve asrın felaketi sonrasında yapılan hizmetler vardı. Efkan Ala, Ak Parti’nin 19 seçimi de kazındığını, Yargıtay’ın açıkladığı üye sayılarına göre bütün partilerin üye sayısının iki katına ulaştığını kaydederek, "11 milyon 550 bin üyeye ulaştık. Çeyrek asırdır biz Türkiye’yi yönetiyoruz. Bakıyoruz 2002’den beri bu dinamizm ve heyecan var. Ak kadroların inancı var. Bu nasıl bir Türkiye inşa etti? Bütçe konuşmasında CHP Genel Başkanı kadın haklarından söz ediyor. Dedim ki, partimiz adına konuşma yapıyorum. Siz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak genç kızlarımızın okula girmesine engel olanların arkasında duruyordunuz. Bizim sadece kadın kolları üye sayımız, sizin partinizin üye sayısının 3 katı. Hangi haktan bahsediyorsunuz. Hangi hakkı verdiniz de kullandırttınız. Hakka sahip olmakta, Ak Parti gibi olun. Gazze meselesi oldu. Türkiye dimdik. Cumhurbaşkanımız dimdik ayakta iradesini ortaya koydu. Her platformda mazlumun hakkını savundu. Ama Amerika’da bir masa kurulmuş. Konu Gazze, masanın başında kim oturuyor. Başında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oturuyor. Bu gücü sizin çalışmalarınızdan alıyor. Geldik Mısır’da bir masa kuruldu. Yine konu Gazze. Oradaki zulüm ve ona karşı duruş konu. 4 devlet başkanı imza attı orada. Mutabakata 4 devlet başkanı imza attı. Biri kim. Recep Tayyip Erdoğan. Arkasındaki irade sizlere, milletimize ait. Tebrik ediyorum. Yürekten alkışlıyorum. Kolay bir şey değil. Dünyadaki gidişatı görüyorsunuz. Dünyada tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. İnanılmaz gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı "Uluslararası sistem çökmüş durumda" Rusya Çin Japonya, Güney Amerika Amerika arasında gerilime de değinen Efkan Ala, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Saymaya lüzum yok. Suriye’den Irak’a herşey gözümüzün önünde oldu. Burada bu kadar ateş çemberinin içerisinde istikrarla, büyümeyle Türkiye’yi hedeflerine taşıyan bir iktidarı siz iş başına getirdiniz. Siz arkasında durarak bu istikrarla Türkiye’nin yol almasını sağlıyorsunuz. Başardığımız işler dünyaya örnek olacak düzeyde işlerdir. Bölgemizdeki bu durum da dikkate alındığında Türkiye’nin içerisinde başardıklarımızı saysak zaman yetmez. Dış politikadaki duruşumuz nedeniyle, erdemli duruş nedeniyle, yarım asırlık Baas rejimi Suriye’de çöktü. Suriye’de yeni bir düzen inşa ediliyor. Şimdi Türkiye’nin 86 milyonun menfaatini, çıkarını geleceğini dikkate alan anlayışla hedefine yürümesi lazım. Onun için ayak bağı olan prangalarından kurtulması gerekir. Bölgemizde aynı anlayışla düzenin tesis edilmesi lazım. Kaosun kargaşanın olduğu yerde sürekli gelişme olmaz. Tüm bu meseleleri çözerken hedefimize doğru emin adımlarla yürürken bu sorunu da ele aldık. Terörsüz Türkiye hedefiyle inşallah bu sorundan da kurtulup bu Türkiye’nin ayak bağı olan pranga olmuş bu sorundan kurtulup 86 milyon tek yürek olarak emin adımlarla hedefe yürüyeceğiz. Terörsüz bölge, terörsüz Türkiye temel hedefimizdir. Terörün kazanma hitimali yoktur. Türkiye terörle mücadelede tarih yazmıştır. Zarar verme imkan ve ihtimalini ortadan kaldırmak için bu projeyi ortaya koyduk. Israrla emin bir biçimde bu projeyi uyguluyoruz." dedi. "Terör örgütünü kullananları uzakta aramaya gerek yok" Türkiye’nin terörden topyekün kurtulmasının hayati mesele olduğuna işaret eden Efkan Ala sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye’nin hayat memat meselesidir. En önemli projesi. Türkiye ne zzaman emin adımlarla yükselse, birileri devreye giriyor. Türkiye’nin bu gidişatını sekteye uğratmak için elinden geleni yapıyor. Onların ellerinden bu imkanları almanın adıdır Terörsüz Türkiye Projesi. Bugüne kadar ön gördüğümüz biçimde geldi, bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp sonuçlandırıp, 86 milyonun kardeşliğiyle dayanışmasıyla Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Biz bunları yaparken, bütün bu gelişmelerin altına imza atarken, bir muhalefet partisi ana muhalefet partisi ne yapıyor? Onun ne yaptığına bakarak bizim sorumluluğumuzun ne kadar ağır olduğunu, ne kadar büyük sormulluk üstlendiğimizi tekrar hatırlamakta yarar var" "Ana muhalefet partisi tam bir Ortadoğu’ya döndü" Ak Parti’nin sorunların çözümü ile uğraşırken ana muhalefet partisinin de Ortadoğu’ya döndüğünü kaydeden Efkan Ala, "Biz Ortadoğudaki problemleri halledelim diyoruz, ana muhalefet partisinde birbirini hançerleyen mi , birbirini şikayet eden mi birbiri için itirafçı olanı mı ararsınız. Hepsi var. Cumhurbaşkanımız devlet başkanlarıyla görüşüyor. Dünyanın ve bölgenin sorunlarını çözmeye çalışıyor. Oralarda en etkili inisiyatifi alıyor. Ama ana muhalefet partisinin lideri Avrupa’da iktidar dileniyor. Türkiye’yi şikayet ediyor. Oralarda da devlet başkanlarıyla görüşemiyor. Onu da kendisi söylüyor. İçeride inanılmaz bir kaos kargaşa. Milletin derdiyle dertlenme yerine Silivri’nin derdiyle dertleniyor. Biz Hatay’a gittik. Hatay’da dikkatinizi çekiyorum 455 bininci konutu teslim ettik. Asrın felaketini, asrın hizmetine çevirdik. Peki İstanbul belediye başkanlığıyla ilgili hazırlanan iddianeme kabul edildi. İddianameye göre ne olmuş? Bizim 14 bakanlığımızın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan İstanbul büyükşehir belediyesinde bir düzen kurulmuş, bir eko sistem kurulmuş. Asrın talanına imza atılmış o iddiaanameye göre. Biz asrın hizmetini yapıyoruz, yapamazsınız diyorlardı. Bunu başardık. Biz orada milletin derdiyle dertleniyoruz. Bunlar bir el uzatacaklarına, ellerini İstanbul Büyükşehir Beledyiyesi’nin bütçesine uzatmışlar, talan edilmiş. Talan düzeni kurulmuş. Şimdi böyle bir anlayışa, İski yolsuzluğundan asrın talanına geldiler"diye konuştu. "Türkiye’nin CHP zihniyetine teslim edilmesinin maliyetini 86 milyon değil, gönül coğrayamızdaki bütün kardeşlerimiz öder" diyen Efkan Ala şunları kaydetti: "Bunların sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin derdiyle dertlendiğini gördünüz mü. Ne işiniz vardı dediler. Bunlar içeride de vatandaşın olduğu yere gitmiyorlar. Varsa yoksa Silivri. Oraya gidip ağzına geleni söylüyor. Bizim bunlara ayıracak vaktimiz yok.Bunlara oy verenlere çağrımız, görüyorsunuz ülkenin, bölgenin, dünyanın bir çok meselesi varken, bunların temel meselesi, kendileri. Kendilerinin dışında bir dertleri yok. Onun için gelin, 86 milyon vatandaşlarımız,Türkiye’de gerçekten dünyada liderler diplomasisinin kitabını yazan Recep Tayyip Erdoğan’a daha fazla destek verelim ki, dünyanın meseleleri Türkiye’nin bölgenin meseleleri ile daha güçlü şekilde uğraşabilsin. Biz bunun çabası içindeyiz. Türkiye’nin yüklendiği tarihi misyon, tarihi sorumluluk bize bunun bir vazife olarak önümüze koymaktadır. Bugüne kadar Türkiye’yi getirdik, hedefler koyduk" "Türkiye’deki sorunlar masamızın üzerindedir. Emekli, çalışan ve çiftçimizin gelirini arttıracağız" Türkiye’de yaşanan sıkıntıları bildiklerini ifade eden Efkan Ala, "Merak etmeyin. Çalışan, işçimiz, çiftçimiz, emeklimizin meselesini biz her hafta masamızda tartışıyoruz. Programlar yapıyoruz. Tedbirler alıyoruz. Herşeyin bir sırası ve zamanı var. İnşallah onları da kararlılık ile uyguluyoruz. Enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz. Başta emekliliremiz olmak üzere çalışanlarımız ve tüm kardeşlerimizin gelirini arttıracağız. Yüksek gelirli ülkeler grubunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Türkiye’nin ekonomisini bugüne kadar 5 kat büyüttük. 15 kat büyütecek kadrolar da Ak kadrolardır. Milletimizin beklentisi bu, bizim de milletimize sevdamızın ucu bucağı yoktur. Türkiye ne zaman ihtiyaç duyduysa Bursa Uludağ gibi bu kadroların arkasında durmuştur. Milletimiz ikaz yaptıysa, başımızın üstünde yeri vardır. Biz de o ikazı aldık, gereğini yapıyoruz. Bursa’nın lokomotifi olduğu gibi ak kadroların lokomatifi de bu kardeşlerimizdir. Yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Türkiye’yi hedefleriyle buluşturacak kadrolar Ak kadrolardır. Milletimiz bize bazen sitemkar bakabilir davranabilir. Dönüp de kalıcı olarak başka yere bakmıyor. Umut, vizyon, imkan burada ve çalışma burada. Türkiye’nin ihtiyacı olan da budur" ifadelerini kullandı. (GÖ-İHS)