ASAYİŞ - 21 Şubat 2016 Pazar 16:53

Bomba yüklü minibüs alarmı

A
A
A
Bomba yüklü minibüs alarmı

Güvenlik güçleri, başta büyükşehirler olmak üzere PKK eyleminde kullanılacağı tahmin edilen bomba yüklü minibüs için alarma geçti.

TSK'nın Suriye'deki YPG hedeflerini vurması üzerine PKK'nın Türkiye'de misilleme eylem yapacağı yönündeki istihbarat üzerine 81 ildeki valilik ve emniyet müdürlükleri uyarıldı. Güvenlik güçleri özellikle büyükşehir ya da sınır illerinde patlatılacağı düşünülen 06 DZ 8027 plakalı, beyaz renkte Hyundai marka minibüsün peşine düştü. Polis ve jandarma ekipleri, bomba yüklü minibüs ile minibüse öncülük yaptığı düşünülen 21 GK 397 plakalı doblo tarzı aracı her yerde arıyor.

Öte yandan Gaziantep, İstanbul, Mardin, Diyarbakır, Nevşehir'de çalındığı veya gasp edildiği belirtilen 27 RL 907, 34 VZ 560, 47 PA 592, 21 DD 212, 34 NG 8810, 50 FN 946 plakalı 6 aracında yine PKK eylemlerinde kullanılacağı bilgisi ile tüm ülkedeki güvenlik güçlerinin uyarıldığı öğrenildi.

PKK'nın eylemlerinin İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyükşehirlerin yanı sıra Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis gibi sınır illerinde ve araçların eylem hazırlığında irtibata geçmesi muhtemel Diyarbakır, Şırnak ve Mardin gibi Güneydoğu illerinde güvenlik güçlerine araçların plakaları dağıtıldı, ekiplerin plakaları ve şüpheli araçlar üzerine dikkatli olması istendiği belirtildi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’de Güvenlik Zinciri projesiyle büyüklerin kapısı sessiz kalmıyor Kepez Belediyesi, Yaşlı Dostu Kepez Projesi kapsamında hayata geçirdiği Güvenlik Zinciri uygulamasıyla, evinde yalnız yaşayan yaşlı bireylerin kapısını düzenli olarak çalıyor sağlık, sosyal destek ve insan sıcaklığını aynı çatı altında buluşturuyor. Kepez Belediyesi, yaş almış bireylerin yalnızlık duygusundan uzak, güvende ve onurlu bir yaşam sürmesi amacıyla Güvenlik Zinciri uygulamasını sahaya taşıdı. "Sizi görüyoruz, nefesinizi hissediyoruz" anlayışıyla yürütülen çalışma, Kepez’de hiçbir büyüğün kapısının sessiz kalmamasını hedefliyor. Yaşlı Dostu Kepez Projesi kapsamında hayata geçirilen Güvenlik Zinciri uygulaması, Kepez Belediyesi Sağlık İşleri Birimi koordinasyonunda yürütülüyor. Evde sağlık hizmet uzmanları, gerontologlar, sosyal hizmet çalışanları ve psikologlardan oluşan ekipler, yaşlı bireylerin evlerini düzenli olarak ziyaret ediyor. Ekipler, yaşlı bireylerin yalnızca sağlık durumlarını değil; ruh hallerini, sosyal ihtiyaçlarını ve günlük yaşam şartların da yakından takip ederek, ihtiyaçların zamanında karşılanmasını sağlıyor. Güvenlik zinciri nasıl işliyor Uygulama kapsamında yalnız yaşayan yaşlı bireyler, 8–10 kişiden oluşan küçük gruplar halinde Güvenlik Zinciri’ne dahil ediliyor. Her grup, günün belirli saatlerinde başlayan bir iletişim halkasıyla birbirine bağlanıyor. Zincir, örneğin Ayşe Hanım’ın saat 11.00’de Mehmet Bey’i aramasıyla başlıyor. Mehmet Bey, 11.15’te Cemil Bey’i; Cemil Bey ise 11.30’da Hasan Bey’i arayarak zinciri sürdürüyor. Bu şekilde her birey, kendisinden sonra gelen kişiyi arayarak hem hal hatır soruyor hem de bir sonraki halkayı devreye sokuyor. Zincirin son halkasında yer alan kişi, görüşmelerin sorunsuz tamamlanması durumunda Kepez Belediyesi görevlisini arayarak "her şey yolunda" bilgisini paylaşıyor. Ancak zincirin herhangi bir noktasında, örneğin beşinci kişi altıncı kişiye ulaşamazsa, durum anında belediye ekiplerine bildiriliyor. Ekipler gecikmeden ilgili adrese giderek yaşlı bireyin durumunu yerinde kontrol ediyor ve gerekli müdahaleyi sağlıyor. Bu sistem sayesinde, herhangi bir sağlık sorunu, düşme, ani rahatsızlık ya da iletişim kopukluğu en kısa sürede fark edilerek hızlıca müdahale edilebiliyor. Denetim değil, şefkatli takip Uygulama kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerde amaç, yaşlı bireylerin kendilerini denetlenen değil; sahip çıkılan, hatırlanan ve değer verilen bireyler olarak hissetmeleri. Gerekli durumlarda ilgili kurumlarla hızlı koordinasyon sağlanarak, yaşlıların güvenliği ve iyilik hali güçlendiriliyor. Mahalle temelli güçlü sosyal destek ağı Güvenlik Zinciri modeliyle Kepez’de mahalle temelli güçlü bir sosyal destek ağı oluşturuluyor. Böylece yaşlı bireyler, kendi evlerinde ve alıştıkları yaşam alanlarında; güvende, onurlu ve yalnız hissetmeden yaşamlarını sürdürebiliyor. Başkan Kocagöz: "Bu bir proje değil, vefa borcudur" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Güvenlik Zinciri uygulamasının yalnızca bir sosyal destek çalışması olmadığını vurgulayarak, yaşlı bireylere verilen değerin sahaya yansıdığını ifade etti. Başkan Kocagöz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Kepez’de hiçbir büyüğümüzün kapısı sessiz kalmasın istiyoruz. Bir telefonun çalmadığı, bir hal hatırın sorulmadığı, bir nefesin fark edilmediği tek bir ev bile olmasın… Yaş almak bir yük değildir. Biz Kepez Belediyesi olarak, hayatını bu şehre emek vererek geçirmiş büyüklerimizin yanında olduğumuzu sadece sözle değil; her gün kapılarını çalarak, seslerini duyarak, ihtiyaçlarını hissederek göstermek istiyoruz. Güvenlik Zinciri bizim için bir proje değil; bir vefa borcudur. Bilinsin ki; unutulan kimse yok, görülmeyen kimse yok, yalnız bırakılan kimse hiç yok." Kepez Belediyesi, yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürerek; yaşlanma sürecinin insan sıcaklığı, saygı ve güven duygusuyla geçirilmesine katkı sağlamaya devam ediyor.
Eskişehir Aktar yerine yapay zekaya danışanlar sağlığından olabilir Vatandaşlar yaşadıkları sağlık problemlerine bitkisel yolla çözmek isterken aktarlara değil yapay zekaya danışmaya başladı. Eskişehirli aktar Metin Ağılönü ise bu durumun daha büyük sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Dünya’da olduğu Türkiye’de de yapay zeka kullanımı gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Bazı vatandaşlar ile yaşadıkları sağlık problemlerine bitkisel çözüm bulma amaçlı yapay zeka araçlarını kullanıyor. Bu durum kişiye özel değil de genel cevap veren yapay zekaların bazı sağlık sorunlarına sebep olma ihtimalini arttırıyor. Eskişehir’de uzun zamandır aktarlık yapan Metin Ağılönü ise, vatandaşlara böyle durumlarda yapay zeka yerine aktarlara yönelmeleri gerektiğini belirtti. Ayrıca Ağılönü, bu yapay zekaların ’halüsinasyon’ görebildikleri ve bu durumun sağlık açısından risk oluşturduğunu söyledi. "Yeni sağlık sorunlarına yol açabilir" Yapay zekanın aktar mesleğine etkisinden bahseden Metin Ağılönü, "Günümüzde yapay zeka kullanımı oldukça yaygınlaştı ve insanlar artık hastalıklarına çözüm bulmak için yapay zekaya sorular soruyorlar. Ancak yapay zeka genellikle genel geçer cevaplar vermektedir. Sağlık sorunlarında rahatsızlığın nereden, nasıl ve ne şekilde kaynaklandığı birebir anlatılmalıdır. Buna göre önerilecek bitkisel tedaviler veya otlar çok daha etkili sonuçlar verecektir. Yapay zekanın verdiği genel cevaplar, kişinin sahip olduğu diğer rahatsızlıkları tetikleyebilir ve yeni sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca yapay zeka, uygulanacak tedavideki kullanım miktarlarını tam anlamıyla doğru aktaramayabilir. Örneğin; biz bir bardak çaya bir tutam eklenip içilmesini önerirken, yapay zeka sadece "demlenerek içilebilir" diyerek miktar belirtmeyebilir. Bu durum doz aşımına neden olarak vücudun fonksiyonlarını bozabilir. Bu nedenle hastaların veya tedavi görmek isteyen kişilerin, aktarların önerdiği ölçülerde kullanım yapmaları hayati önem taşımaktadır" dedi. "’Halüsinasyon’ denilen yöntemle yanlış bilgiler üretebilir" Öte yandan yapay zekaların ’halüsinasyon’ etkisinden bahseden Ağılönü, "Yapay zekanın her söylediğinin doğru olduğu kanıtlanmış bir gerçek değildir; bazen "halüsinasyon" denilen yöntemle yanlış bilgiler üretebilir. Hatta internet ve sosyal platformlarda, sanki bir aktarla röportaj yapılmış gibi gösterilen yapay zeka içerikleriyle insanlar yanlış yönlendirilmektedir. Bu tarz içerikler hastalıkların daha da artmasına neden olabilir. Bu yüzden yapay zekaya tam anlamıyla güvenmek yerine, birebir uzman aktarlara danışarak doğru bilgiyi ve kesin ölçü miktarlarını öğrenmek çok daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır" ifadelerini kullandı.
Ankara Libya askeri heyetini taşırken düşen uçakla ilgili soruşturmada görüntüler TÜBİTAK tarafından inceleniyor Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Libya askeri heyetini taşırken düşen uçağa yönelik başlatılan soruşturmada, olaya ilişkin görüntü kayıtları TÜBİTAK tarafından inceleniyor. İncelemeler neticesinde hazırlanacak rapor dosyaya eklenecek. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında sadece kaza anı değil, personelin kaza öncesi süreci de incelemeye alındı. Bu çerçevede kazada hayatını kaybeden kişilerden alınan numuneler üzerinde yapılan incelemelerde kimliklendirme işlemleri tamamlandı. Libya heyetini Ankara’ya getiren mürettebatla ilgili yapılan araştırmalarda herhangi bir terör örgütü bağlantısına rastlanmadığı öğrenildi. Heyeti taşıyan uçağın düşüş anına ait kamera kayıtları ise, görüntüler üzerinden inceleme yapılması gerekçesiyle Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumuna (TÜBİTAK) gönderildi. TÜBİTAK’ın görüntü iyileştirme ve dijital analiz tekniklerini kullanarak hazırlayacağı rapor, soruşturma dosyasına eklenecek. Uçağın havada bir müdahaleye maruz kalıp kalmadığına dair ihtimal de incelenirken, kule ile uçak arasındaki tüm telsiz görüşmeleri teknik bilirkişi heyeti tarafından incelemeye alındı. Ayrıca Başsavcılık tarafından uçağın geçmişe dönük tüm periyodik bakım ve parça değişim kayıtları ile son teknik kontrollerini yapan kişilerin isim listesi talep edildi.