GÜNDEM - 16 Ocak 2014 Perşembe 11:31

Bozdağ Kayak Merkezi’nde sessiz kış

A
A
A
Bozdağ Kayak Merkezi’nde sessiz kış

Ege Bölgesi’nin tek kayak merkezi olan Bozdağ Kayak Merkezi çığ tehlikesi nedeniyle 2014 yılı kış sezonunu da sessiz şekilde geçiriyor.

Çığ tehlikesi nedeniyle bu yıl da kapalı kalan tesisler için Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nden uzman heyetin gelip bölgede inceleme yapması bekleniyor.

Ege’nin Uludağ’ı olarak adlandırılan Bozdağ’da geçen yıl yaşanan çığ olayları sonrası Şubat ayında toplanan İzmir Valiliği Çığ Afet Grubu’nca “Bozdağ beldesinden Bozdağ Kayak Merkezine, Gündalan Mevkiine giden yol ve patikaların Bozdağ Beldesinden itibaren taşıt ve yaya trafiğine kapatılması ve ayrıca Kemer Köyü, Cevizalan Köyü, Dokuzlar Köyü ve Yılanlı Köyünden ve Kiraz İlçesinden Bozdağ Dağına ulaşım sağlanabilecek taşıt ve patika yollarının kapatılması ve uyarı levhalarının konulması yönünde asayiş tedbirlerinin alınması” şeklinde karar alınmıştı.

Bu yıl da aynı karar doğrultusunda kayak merkezinin açılmaması nedeniyle Bozdağ beldesi son derece sessiz bir kış geçiriyor. Her hafta sonu büyük ilgi gören kayak merkezinin kapalı olması nedeniyle gelen ziyaretçi sayısında da gözle görülür bir düşüş yaşandı. Bozdağlı ve Gölcüklü esnaflar da tesisin kapanmasından son derece olumsuz etkilendiklerini dile getirdiler.

GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DE İNCELEYECEK

İzmir Valiliği İl Özel İdaresi’ne ait olup Balçova Termal Oteli tarafından işletilen tesisle ilgili geçtiğimiz hafta İzmir Valiliği Çığ Afet Grubu’nca bölgede incelemeler gerçekleştirildi. İzmir Valiliği Çığ Afet Grubu’nun konuyla ilgili olarak hazırlanan raporunda Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nden uzman heyetin de inceleme yapması gerektiğinin belirtildiği ifade edildi.

Kapalı kalan tesislerde güvenlik personeli dışında kimsenin bulunmadığını kaydeden işletme müdürü Mesut Durgun, “Geçen yıl Şubat ayında İzmir Valiliği Çığ Afet Grubu’nun aldığı kararlar halen geçerli durumda. Herhangi bir çığ tehlikesine karşı 2014 yılı kış sezonu boyunca Bozdağ Kayak Merkezi kapalı kalacak. Bu noktada bu tehlikenin varlığına karşı alınabilecek önlemler konusunda Çığ Afet Grubu’nun çalışmaları var. Geçen hafta Bozdağ’da yine incelemelerde bulundular ve tesisler için Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nden uzman bir heyetin de inceleme yapması gerektiğini söylediler. Şimdi Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nden gelecek heyetin inceleme yapması bekleniyor. O incelemelerin ardından gelecek yıllar için gerekli çalışmalar yapılacaktır. Bozdağ Kayak Merkezi, Ege Bölgesi açısından önemli bir kış turizmi alanı ve yatırımlarla daha iyi yerlere gelecektir.

İnsan hayatını doğrudan ilgilendiren bir konu olduğundan son derece tedbirli hareket edilmesi gerekiyor. 10 yılda ikinci kez kayak tesisi çevresinde böyle bir çığ olayının yaşandığını biliyoruz. Bu nedenle son derece derinlemesine çalışmakta yarar var. Zaten 2014 yılı kış sezonu da kar yağışı açısından son yılların en verimsiz sezonu denilebilir. Şu anki kar yağışı durumu da kayak için uygun değil. Avrupa’yı da etkileyen yağışsız sezondan Bozdağlar da nasibini aldı” diye konuştu.

BOZDAĞ’DA GEÇEN YIL İKİ AYRI ÇIĞ FELAKETİ YAŞANMIŞTI

20 Ocak 2013 tarihinde Bozdağ Kayak Merkezi’ne çığ düşmüş, dere üzerindeki köprünün bir bölümü, bir telesiyej direğinin ve otel odasının penceresinin zarar görmüştü. Bu olay üzerine tesis kapatılırken, 13 Şubat 2013 tarihinde de Ege Üniversitesi Dağcılık Kulübü üyesi 4 dağcı Bozdağ zirvesine tırmanmaya çalışırken Mermeroluk Diktepe Mevkiinde meydana gelen çığ nedeniyle dağcılardan Erdem Tapul isimli dağcı çığ altında kalarak yaşamını yitirmişti.

AHMET GEL
İZMİR

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi. ’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’ İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı. ’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’ Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu. ’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’ Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi. ’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’ Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu. Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.