GÜNDEM - 24 Kasım 2022 Perşembe 11:28

Bu sefer sigarayla savaşan 'Bilgeler' oldu

A
A
A
Bu sefer sigarayla savaşan 'Bilgeler' oldu

60 yaş üstü bireylerin hem 21. Yüzyıl becerilerini edinebilmeleri hem de sosyal yaşama tekrar kazandırılması amacıyla hayata geçirilen Bilgelik Programının bu sefer ki konusu sigara ile mücadele oldu. Program öğrencilerine özel farkındalık oluşturulmak amacıyla “Sigarayla Savaşan Bilgeler” adlı seminer düzenlendi.

Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı (AKEV) tarafından 60 yaş üstü bireylerin hem alzheimer ile mücadelesi hem de sosyal yaşamlarına artı değer katmak amacıyla kurulan Bilgelik Programı’nın bu haftaki dersi Türkiye Sigarayla Savaş Derneği üyeleri tarafından verildi. İstanbul Aydın Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen, sigara içme konusunda farkındalık oluşturmak ve her yaştan kişiye ulaşmak amacıyla verilen “Sigarayla Savaşan Bilgeler” adlı seminerde, sigaranın zararları, nedenleri, sonuçları ve nasıl mücadele edebiliriz gibi konulara değinildi.

“Sadece sağlığa zararlı değil, öldürüyor”

“İnsanlara sadece sigaranın sağlığa zararlı olmadığını aynı zamanda, ‘öldürüyor’ olduğu gerçeğini göstermeye çalışıyoruz” diyen Türkiye Sigarayla Savaş Derneğinin Üyesi ve İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Görevlisi  Ubeyd Korbey bu konuda daha fazla önlem alınması gerektiğinin altını çizdi. “Bizim sıkıntılarımızın en büyüğü sigaranın gerçek yüzünün kamuoyu tarafından tam bilinmemesi. Adeta sigara insanlarımızı aldatıyor. O nedenle de bu aldatma neticesinde insanlar sigaraya kanıyorlar hatta şöyle deniyor sadece, sigara sağlığa zararlıdır. Sanki öksürtür, grip yapar geçer gibi. Fakat gerçek yüzünde bilmemiz gereken ‘sigara öldürüyor’. Bu gerçeği anlatmaya çalışıyoruz insanlara. Dolayısıyla bizim hedefimiz çocuk ve gençlerimizin hiçbir zaman sigaraya başlamaması. Bu düzenlemelerin yapılması adına çabalar sarf ediyoruz. Bir de pasif içicilikten engellemeye çalışıyoruz. Bu konuda başarılı olduk sayılır. Eskiden kapalı ortamlarda sigara içilirken şimdi artık daha sıkı önlemlerle bunlar engellendi. Şimdi yeni kazanımlar peşindeyiz” dedi.

“Her yıl aramıza katılan gençlerin yarısı sigaraya başlamış olarak geliyor”

2008’de alınan kararlar neticesiyle sigara farkındalığı konusunda örnek ülke olduğumuzu fakat sonrasında içme oranların git gide arttığını aktaran Ubeyd Korbey, “Özellikle 2008’de bizi dünyanın tek örnek ülkesi konumuna getirecek yasayı çıkarttığımız zaman, 3-5 yıl sigara ile mücadele örnek ülke olduk. Bu çalışmalar sonucunda sigara içme oranlarında çok ciddi düşüş oldu. Ama maalesef istediğimiz dalgaları sonrasında yakalayamadık. Biraz da Türkiye’nin yaşadığı konjonktürel süreçlerden dolayı istediğimiz etkinlikleri yapamadık. Bu yüzden çocuk ve gençlerde başlama oranları arttı. Her yıl 1 milyon 200 bin genç katılıyor aramıza bunların yarısına yakını ne yazık ki sigaraya başlamış oluyor. Bunu mutlaka durdurmak zorundayız. Elimizde projelerimiz var. Türkiye seçim sürecini geçirdikten sonra bu projelerimizi mutlaka hayata geçirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Sigara içmeyenlere ev ve araba çekilişi yapılacak

Öğretmenler ve sağlıkçıların arasında sigara içme oranlarının çok yüksek olmasından dolayı, içmeyenler arasında çekilişlerle ev ve araba verilmesi gibi teşvik edici projelerin hayata geçirilmesi adına çalışmalar yapacaklarını söyleyen Korbey, bu ve benzer önlemlerin içme oranlarında ciddi etkisi olacağını dile getirdi.

Korbey açıklamalarını şöyle devam etti:

“Daha evvel hayata geçirdiğimiz fakat sonraki yıllarda takip edilemeyen duman avcılarımız vardı okullarda. Özellikle ilk ve ortaokul seviyesinde çocuklar. Bu çocuklar hem kendileri bilinçleniyordu hem de arkadaşlarını bilinçlendiriyordu dolayısıyla lisede başlamıyordu. Şuanda bu duman avcıları okullarda yok. Öncelikli olarak bunu hayata tekrar geçireceğiz. Bir diğer projemiz ise, öğretmenler ve sağlıkçılar arasında sigara içme oranları çok yüksek. Bunlar toplumun önündeki insanlar. Bu insanlarımıza sigara içmeyenler arasında ödüllü çekilişler yapılması projesini düşünüyoruz. Bunun için maddeleri 2008’de koyduk fakat 14 yıl geçti bu maddeler harekete geçmedi. Hem milli eğitim hem de sağlık bakanlığında özel bütçe ayrılması lazım. Bunun da 2024 yılında hayata geçirmeye çalışacağız. Sigara içmeyenler arasında yapılan çekilişlerle ev ve araba verilecek, bu da büyük bir teşvik oluşturacaktır.”

“Kişilerin her alanda donatıldığı bir süreç inşa ediyoruz”

Bilgelik Programı ile ilgili detaylı bilgilendirmelerde bulunan İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Ali Efe İralı ise, “Bu etkinlik, AKEV ile İAÜ’nün ortaklaşa yürütmüş olduğu bir sosyal sorumluluk projesi. 60 yaş üstündeki bireylere hem Alzheimer ile mücadele hem de onları tekrar sosyal hayata kavuşturabilmek açısından yaptığımız bir eğitim çalışması. Bununla ilgili olarak ekonomi, sağlık, tekstil, veri güvenliği gibi pek çok alandan dersler verilerek kişilerin teknolojik anlamda da donatıldığı bir süreç inşa ediliyor. Onların tecrübelerini de birleştirerek hem kendi farkındalıklarını arttırmaları hem de çevrelerine yayabilecekleri muhtemel farkındalıkların çarpan etkisini arttırmaya yönelik faaliyetler yürütüyoruz” diye konuştu.

Verilen eğitimlerin hem katılımcılara hem de onların çevrelerine kadar ulaşan bir etkisi olduğunu da aktaran Ali Efe İralı, “Bugün de sigaranın kendi zararları üzerine ama bununla beraber sigaranın kendi ekseninde daha farklı anlamda onların ve toplumun kendi birikimleri ile etraflarına yayabilecekleri daha kümülatif değerler ve bilgiler verilecek. Sadece ‘sigara sağlığa zararlıdır’ değil sigaranın zararlarının gerekçeleri nedenleri, negatif etkenleri ve bırakılma yöntemlerine dair olan genel çerçeve üzerinde çalışılacak. Bu yaşlarda genelde sosyal alışkanlıkları daha çok rutine bağlanan alışkanlıklar. Basit bir tabirle ‘altın günü’ gibi formasyona koyduğumuz sistemi biraz daha koparmamız gerekiyor ve kopardıktan sonra çok farklı sosyokültürel seviyeleri bir araya getirdiğiniz bir sınıfta bambaşka bir enerji oluşturmaya başlıyorsunuz. Dolayısıyla sağlık açısından bir farkındalık oluşuyor, altın gününde konuşamayacakları şeyler ya da günlük rutinde bulamayacak oldukları konuların bilgi aktarmasında burada işe yaradığını görüyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cem Garipoğlu’nun otopsi görüntüleri ortaya çıktı Münevver Karabulut’u canice katleden ve cezaevindeyken intihar eden Cem Garipoğlu’nun otopsi görüntüleri ortaya çıktı. Otopsi görüntülerine ilişkin hazırlanan rapora karşı dilekçe sunan Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, fethi kabir taleplerinin olduğunu belirtti. Münevver Karabulut’u 3 Mart 2009 tarihinde canavarca hisle ve hunharca öldüren Cem Garipoğlu, 2014 yılında Silivri’de kaldığı koğuşta intihar etmişti. Ölen kişinin Cem Garipoğlu olup olmadığı yönündeki iddialar üzerine Karabulut ailesi avukatları aracılığıyla fethi kabir işlemi yapılmasını talep etmiş ancak bu talep Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından reddedilmişti. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan Cem Garipoğlu’nun otopsi sırasında yapılan işlemlerine ait fotoğraflar ve video kayıtlarının hazırlanıp gönderilmesi istenerek dosyaya bilirkişi atanmıştı. Tamamlanan bilirkişi raporunun içerisinde Cem Garipoğlu’nun otopsi görüntüleri de yer aldı. Öte yandan mağdur Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir tarafından bilirkişi raporuna karşı bir dilekçe sunuldu. Dilekçede, Münevver Karabulut’un Cem Garipoğlu tarafından 3 Mart 2009 tarihinde canavarca hisle ve hunharca katledildiği ve olayın kamuoyu gündemine oturduğu belirtildi. Cem Garipoğlu‘nun hakkında hükmedilen cezanın infazı sırasında intihar ettiğinin açıklanması üzerine toplumun büyük bir kesiminde Garipoğlu‘nun intihar etmeyip cezaevinden firar ettiğine dair kanaat oluştuğu da dilekçede aktarıldı. Bunun üzerine 17 Ağustos 2023 tarihinde başsavcılığa başvurarak fethi kabir yapılması talep edildiği dilekçede belirtildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçenin devamında, "Başsavcılığınız tarafından ise İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak 12 Kasım 2014 tarihli otopsi işlemine ilişkin fotoğraf ve video kayıtları celp edilmiş akabinde dosya bilirkişiye gönderilmiştir. Daha sonra bilirkişi tarafından kendisine teslim edilen materyaller içinde bulunan görseller rapor haline getirilmiştir” denildi. Dilekçede, daha önce Münevver Karabulut cinayeti hakkında tahkikat yürütülürken maktulün iç çamaşırı ile otopsi ve ilk inceleme yapıldığı, otopsi incelemesinin ilk aşamada hiçbir tıp eğitimi almamış olan bir teknisyen tarafından gerçekleştirildiği ve aynı eldivenle 11 otopsi işlemi yapıldığı açıklandı. Otopsi yapan teknisyenin eldiveninden maktulün iç çamaşırına aynı anda otopsi yapılan bir başka cesede ait sperm bulaştığı da dilekçede belirtildi. Cinayet mahallinde bulunan 700 bin dolar tutarındaki paranın kolluk tarafından tutanağa kaydedilmediği ve kaybedildiği de açıklanan dilekçede, “Kameraların kırık olmamasına rağmen ‘kırıktır’ şeklinde tutanak tutulması, faili yakalamaya giden kolluk görevlilerinin cinayet zanlısının kaçmasına imkan tanır türde yol vermesi, ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle cinayete iştirakten yargılanan Garipoğlu ailesi fertlerinin hiçbir delil olmaksızın tahliyesine karar verilmesi ve haklarında yurtdışına çıkmamak şeklinde adli kontrol tedbirinin dahi uygulanmaması, bu gerekçelerle tarafımızca reddi hakim yoluna gidilmesi, reddi hakim taleplerimiz hakkında karar verilmeden kovuşturma yürüten ağır ceza mahkemesi başkanının re’sen dosyadan el çekmesi ve bir başka yargılamada Garipoğlu ailesi için beraat kararı vermiş bir hakim olduğunun ortaya çıkması gibi skandalların yaşanması, Garipoğlu ailesinin tesadüf denemeyecek zamanlarda manidar paylaşımlar yapması hasebiyle müvekkilde hasıl olan şüphenin giderilmesi söz konusu olamamıştır” ifadeleri kullanıldı. Dilekçede bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirten mağdur avukatı Epözdemir, fethi kabir işlemi yapılmasını ve sonuca göre ilgililer hakkında iddianame düzenlenerek dava açılmasını talep etti.
Manisa ’Lüks makam odası’ iddiasıyla ilgili eski başkandan açıklama Eski Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, hakkındaki “lüks makam odası yaptığı" iddialarıyla ilgili, "Bunların hepsi benim ve eşimin yıllardır biriktirdiğimiz eşyalarımız ve maliyeti de öyle çok yüksek değil. Birçoğunu da bit pazarından almışız. Başkan onurlu bir şekilde ‘Başkanım çok güzel eşyalar, makam odası da güzel olmuş, Yunusemre’ye de yakışıyor. Şahsi eşyalarınız ya bunu da belediyeye hediyeniz olsun’ dese yemin ediyorum hayırlı uğurlu olsun derdim" dedi. Manisa’da 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerini kaybeden AK Parti’li Mehmet Çerçi, AK Parti Manisa İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi. AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı’nın da katıldığı toplantıda eski Başkan Çerçi, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban tarafından “Kendine lüks ve gösterişli makam odası yaptı” şeklindeki iddialara cevap verdi. Çerçi’nin açıklamalarından önce konuşan AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı, “Büyükşehir belediye başkanımızın, ilçe belediye başkanlarımızın bir sürü vaatleri vardı. Bu vaatleri önlerine aldıklarında bunlar seçim heyecanıyla kazanma heyecanıyla hesap kitap yapılmadan söylenmiş şeylerdi. Şimdi bunların yapılabilme imkanı olmadığını gördükleri için şimdi ön alıyorlar. Devri sabık oluşturuyorlar. ‘Biz enkaz devraldık’ edebiyatıyla kamuoyunun tepkilerini almaya çalışacaklar” dedi. Projelerinin yetersiz kaldığı algısına kapıldığını belirten Başkan Çerçi, "Projelerimizi yaptınız ama biz sizden sonra bu insanları seçiyoruz bu insanlardan daha çok proje bekliyoruz’ öyle ya. Bizim projelerimiz yetersiz kaldı. Olabilir. Biz çok proje yaptık ama milletimizin daha çok talebi var. Beklentisi daha yüksek. Bunlara da saygılıyız. ‘Daha çok proje, eser üreteceğine inandığımız bu arkadaşları biz seçiyoruz’ dediler” diye konuştu. Kendisi hakkında seçimin ardından Amerika’ya kaçtığı yönünde sosyal medyada bir takım iddiaların dolaştığını ancak bel rahatsızlığından dolayı tedavide olduğunu belirten Çerçi, basın mensuplarına pasaportunu göstererek iddialar yalanladı. Çerçi, “Başlamadan önce bu benim pasaportum. Dün bana ‘Çerçi yurt dışına kaçtı’ demişler. Bir tane kendini bilmez, ‘Amerika’dan hoş geldin’ demiş. Ahlaksız, kendini bilmez, çok insan var. Öncelikle şunu söyleyeyim. Buradan ayrılırken bayramın hemen öncesinde yakın arkadaşlar bilir iki bastonla yola çıktık. Bazen tek bastonla eşimin omzuna tutunarak belimdeki zaman zaman nükseden ağrılar çok aşırılaştı. Seçim yorgunluğunda, aşırı efordan dolayı. Öncelikle bir kaplıca tedavisine gittik. Çok istifade ettik. Kaplıca tedavisinden sonra da İstanbul’a gittik” ifadelerini kullandı. "Bunların hepsi benim ve eşimin yıllardır biriktirdiğimiz eşyalarımız” Yunusemre Belediyesinin borcunu açıklayan Başkan Semih Balaban’a cevap veren Çerçi, "1,1, milyar borç diyor ya. Bunun 200 milyonu enerji santraline gitmiştir. Ve ödemeleri, taksitleri devam ediyor. Bakın şimdi 4 megavatlık bu 65 dönüm üzerine kurulu güneş enerji santrali yılda 8 milyon saatten ortalama şu anda EPDK birim fiyatları 2,7 TL, 22 milyon lira yıllık getirisi var. Şu anda. Biliyorsunuz dolara endekslidir. EPDK üç ayda bir altı ayda bir bu rakamı sent üzerinden yeniler. 4 milyar 373 milyon TL kayıtlara girsin. Bu yatırımların içinde belediyemizin yaptığı kültür, sanat projeleri, sosyal yardım destekleri, sağlık hizmetleri destekleri, gençlik spor destekleri, deprem ve pandemi dönemi yardımları yer almamaktadır. Yatırım bu. Şimdi şatafat lüks deyince 10 yıllık son hayat döngümü söylüyorum. Ev belediye, vatandaş, cami. 100 seneden öncekilere ancak antika denir. 50-60 senelik öncekileri antika denmez. Bu tür dekorasyon ürünleriyle hepsi ikinci el, üçüncü el malzemelerle yapılan iç mimariye vintage diyorlar. Biz hanımla bu tür işlere merak sardık. Burada şimdi retro denir. Bunların hepsi benim ve eşimin yıllardır biriktirdiğimiz eşyalarımız ve maliyeti de öyle çok yüksek değil. Birçoğunu da bit pazarından almışız. Şimdi ben bunları istiyorum. Siz bu belediyenin bu makam odasına bir büro mobilyasından, şuradan buradan bunların yenisini yani modern mobilya tarzında mobilya aldığınızda eminim sizin maliyetiniz benim aldığım maliyet daha da üzerine, belki 2-3 katı olacak. Benim evimde böyledir. Evime kaç kişi gelmiştir burada. Yeni bir tane mobilya yoktur. Biz bunları seviyoruz. Bu bizim medeniyetimiz. Şimdi yıllardır biriktirdiğimiz koleksiyonlarımızdan aldığımız kendi eserlerimiz” diye konuştu. "Zorluk çıkarma. Eşyalara da zarar verdirtme” Yarın eşyaları geri almak için kamyonla Yunusemre Belediyesine gideceğini belirten Çerçi, "Getirdiğimiz kendi eserlerimiz. Şimdi burada 7 tane memurun imzası var. Belgede yazılanlar ise aynen şöyle: ‘Mehmet Çerçi’nin makam odasındaki ekte fotoğrafları bulunan sayı ve isimleri yazılan eşyalar Mehmet Çerçi’nin şahsi eşyalardır. Görevde bulunduğu süre içerisinde kullanılmak üzere makam odasına yerleştirilmiştir. Kendi isteğiyle talep etmesi durumunda eşyalar kendisi tarafından alınacaktır’ Ben arkadaşlara dedim ki ‘5 sene sonra kim öle kim kala. Ondan sonra da bunları belediyeye hibe ederiz ne olacak. Bizim de belediyemize bir hediyemiz olur. Tutanağı falan boş verin dediğim halde arkadaşlar dediler ki ‘Başkanım önümüzde seçim var, şu var, bu var. Ne olur ne olmaz. Biz bunları tutacağız’ Ne yazdıklarını bile görmedim. Tutanağı tuttular. Şunu deseydi başkan onurlu bir şekilde ‘Başkanım dediniz çok güzel eşyalar, makam odası da güzel olmuş, Manisa’ya, Yunusemre’ye de yakışıyor. Şahsi eşyalarınız ya bunu da belediyeye hediyeniz olsun’ dese yemin ediyorum hayırlı uğurlu olsun demezsem beni bilen bilir. Elimdeki yüzüğü beğenen adama yüzüğümü veririm ben. Bu ahlaki bir şey değil. Bu belediye başkanlığı makamına yakışan bir şey değil. Herkesin bir onuru var. Ben 22 yıldır bu şehirde siyaset yapıyorum. Böyle bir kepazelikle karşılaşmadım. Bunlar başkana yakışıyor mu? Satacağım diyorsun. Hani kaydın yok. Kimin malını satıyorsun sen? Bakın buradan duyuruyorum arkadaşlar. Siz de gelin. Yarın, cuma günü saat 18.00’de. Kamyonu işçileri ayarladım. Siz de buyurun. Kalabalık olmaz. Orada güvenlikçiler var. Sayın başkan talimatı ver. İki tane görevli koy. Sen orada olursun, olmazsın. Lütfen eşyalarıma zarar verme. Bunlar ileride müze yaparsak müzenin de eşyaları olacak. Zorluk çıkarma. Eşyalara da zarar verdirtme. Yoksa mahkemede bunları görüşeceğiz” dedi. Belediyeye fazladan personel alındığı iddialarına cevap veren Çerçi, “Bakın ben delillerle, belgelerle konuşuyorum. Bu arada aşağıdaki salondaki eşyaları da ben aldım. Onlar zaten salonun güzel dekorasyonu. Onlar da benimdi. Onlar için ‘çocukları salonu falan bırakın. Onları falan kayda almayın’ Onlar da 5 beş kuruş belediye parası yoktur. Masalar hariç. Koltuk var orada 3 takım. Onların hepsini ben şahsımdan ödedim, oraya koydum. 4 milyon dolarlık makam odası diye yazdılar. Bunu yazan basın. 4 milyon dolarlık. Bunların sayılardan haberi yok. Belediye binasını 110 milyon liraya mal ettik. Otoparkı, meydanı, belediye binasını. Bugünkü rakamı 487 milyon. Şimdi bir de bu şeyi söylüyor. Bankamatik memurları ve çok fazla personel almışlar. Bizde bir tane bankamatik personeli yok. Bir tane yok” diye konuştu. Seçim gecesi belediyede evrakları düzenlediklerini söyleyen Çerçi, “Seçime doğru firmalar telaş ederler. 1 milyonluk mal vermişsiniz, iş yapmışsınız. Endişe ederler. insanlar bir an önce faturasını keserler, verirler. Sizin de bunun karşılığında fatura kesmeniz lazım. Niye kesmeniz lazım? Bu bir kanuni zorunluluk. Bu dosya tekemmül ettirilmiştir. Belediyeye 5 kuruşluk yükü de yoktur, maliyeti de yoktur. İşlem tamamlanmıştır. Çünkü pazartesi yeni belediye başkanı adamlarını gönderecek. Evrakları inceleyecek” dedi. Gündeme gelen dekoratif sobayı da 2 yıl önce kendi cebinden 55 bin TL’ye aldığını belirten Çerçi, tüm mobilyaların şahsına ait olduğunu ve bazılarının taksitlerinin halen ödemeye devam ettiğini söyledi. Maaşını da açıklayan Çerçi, eşinin 50 bin TL maaş aldığının kendisinin de 100 bin TL maaş aldığını belirterek belediyeden de 150 bin TL ayrıca maaşı olduğunu söyledi. Basın açıklamasına AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı, AK Parti Manisa Tanıtım ve Medya Başkanı Emre Şener, AK Parti Yunusemre İlçe Başkanı İlkcan Durmaz katıldı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özel görüşmesine ilişkin detaylar belli oldu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yakın zamanda iadeyi ziyaret konusunda mutabık kalındığı, milli bayramlar bir araya gelinmesi konusunda anlaşıldığı ifade edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görüşmesine ilişkin detaylar belli oldu. AK Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Özel ile yakın zamanda iadeyi ziyaret konusunda mutabık kalındığı milli bayramlar bir araya gelinmesi konusunda anlaşıldığı ifade edildi. Kaynaklar, ikili arasında yeni anayasa konusunun da konuşulduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın değişen şartlara göre anayasanın güncellenmesi gerektiğini söyledi. Kaynaklar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a CHP Genel Başkanı Özel’e 15 Temmuz gecesi gösterdiği direniş için teşekkür ettiği, Özel’in ise, “Tiyatro olduğunu hiç düşünmedim” dediği ifade edildi. CHP Genel Başkanı Özel, 28 Şubat davasında hüküm giyen mahkumlara ilişkin talebini ilettiği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ise değerlendirilelim dediği öğrenildi. Özel’in Gezi davası yargılamasında 18 yıl hapis cezası alan Avukat Şerafettin Can Atalay ve Osman Kaval’a konusunu ilettiği öğrenildi. Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mülakatların kaldırılması yönünde talepte bulunduğu ifade edildi. Erdoğan ayrıca seçim başarısından dolayı CHP Genel Başkanı Özel’i tebrik ederek, "Sizin başkanlığınızda ivmelenen bir süreç var" dediği belirtildi.