EĞİTİM - 24 Ekim 2014 Cuma 20:18

Bülent Arınç: ‘Üniversite sayısını 180’e çıkardık’

A
A
A
Bülent Arınç: ‘Üniversite sayısını 180’e çıkardık’

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin yeni akademik yılı açılış törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 2012’de 76 olan üniversite sayısını 2014 itibariyle 180’e yükselttiklerini söyledi.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin 2014-2015 akademik yılı açılış töreni, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın katılımıyla gerçekleşti. Haliç Kampüsü’ndeki törene Arınç’ın yanı sıra Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Gerçek ve Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Tüzgen, Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Hukuk Fakültesi öğrencisi Emine Nur Çakır yaptığı konuşmada, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin ilk öğrencilerinden olmaktan dolayı yaşadığı mutluluğu dile getirdi.

“HER ŞEHRE ÜNİVERSİTE”
İstanbul’un gerçek sahibi ve asıl komutanı Fatih Sultan Mehmet’in adını taşıyan bir üniversitenin kurulmasının önemine vurgu yapan Başbakan Yardımcısı Arınç, üniversite sayısını 12 yılda 180’e çıkardıklarını belirtti. Türkiye’nin hemen hemen her ilinde devlet üniversitesi olduğunun altını çizen Arınç, “Bu üniversitenin kuruluş kanunu için hepimiz gayret sarf ettik. 180 civarında üniversitemiz var. Bunların yüz civarındaki devlet üniversitesidir. İstanbul’un gerçek sahibi ve asıl komutanı Fatih Sultan Mehmet’in adını taşıyan bir üniversite kurulması ve onun öğrencisi olmak çok önemli. 12 yıllık hükümet dönemimizde hizmet çıtasının ne kadar yükseldiğini görebiliyorum. İşimizin de ne kadar zorlaştığının farkındayım. 2002’de üniversite sayısı 76 idi. Bu gün bunun üzerine 110 üniversite koyduk. Türkiye’nin hemen hemen her ilinde devlet üniversitesi var” diye konuştu.
Türkiye’deki üniversiteleri ve öğrencileri ‘servet’ olarak nitelendiren ve nüfusun yüzde 50’sinin 30 yaşın altında olduğunu belirten Arınç, “Nüfusumuz oldukça genç. 30 yaşın altındaki gençlerin 16 milyonu ilk ve ortaokul yaşında. İlk ve orta öğretimde 457 bini son 12 yılda göreve başlayan 857 bin öğretmenimiz var. 5 milyonu aşkın üniversite öğrencisinin bulunduğu Türkiye’de dinamik bir neslin eğitim aldığı bir evre yaşıyoruz. Bu durumda yapacağımız tek şey eğitimin nitelikli olmasıdır. Üniversite ve öğrenci servetimizi iyi kullanırsak ülkemiz ve geleceğimiz için çok hayırlı bir iş yaparız” ifadelerini kullandı.

“ÜNİVERSİTELERDE ÖZGÜRLÜK OLMALI”
Kendi kızının öğrenciliği döneminde başörtüsü yüzünden yaşadığı sıkıntıları anlatan Arınç, “Kızım üniversitenin birinci yılında başını örttü ve ikinci yılda okulun kapıları önünde duvar oldu. Kadınların kendi kıyafetlerini belirlemelerine saygı duymak gerekir. Dünyada yapılacak en büyük terbiyesizlik kadınları başı açık ya da kapalı olarak kategorize etmek. Üniversitelerde geçmişten bu yana özgürlük olmalıydı. Artık Türkiye bu özgürlüklerin tadını aldı ve eski dönemleri anmak bile istemiyor” dedi.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin Vakıflar Genel Müdürlüğü için sahip olduğu öneme vurgu yapan Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem ise, “2010 yılında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ve Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nin öğretim hayatına katkı vermesini sağlamak noktasında öncekinden çok çaba sarf ettik. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün her iki üniversitenin kurulduğu günden bu güne önemli gayretleri oldu” şeklinde konuştu.

“ULUSLARARASI TANINIRLIĞA ULAŞTIK”
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Gerçek de konuşmasında, üniversitelerin ülke nüfusunun eğitilmesi, yetiştirilmesi ve insanlık adına yararlı bireyler olmasına katkı sağlayan araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle ülkenin bilgi toplumu olmasına ve gelişmesine lokomotiflik eden kurumlar olduğunu söyledi. Genç nüfusun ülkenin geleceğinin teminatı olduğunu vurgulayan Gerçek, “2010 yılında başta Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı olmak üzere 5 mazbut vakıf adına Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kurulan üniversitemiz çok genç ve yenidir. Ayrıca 6 yerleşke, 6 fakülte, 5 enstitü, 2 yüksekokul ve 5 araştırma merkezine ulaşmış, yüzde 90’nın üzerinde doluluğa sahip ve gençlerimiz tarafından tercih edilen bir üniversite haline gelmiştir. 30’dan fazla ülkeden öğrenciye sahip olmamız da üniversitemizin uluslararası bir tanınırlığa ulaştığının önemli bir göstergesidir” dedi.

ÖĞRENCİ SAYISI 4 BİNE ULAŞTI
Öğrenci sayılarının 4 bine ulaştığını söyleyen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, “Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kurduğu bu güzel ve nezih mekânda sevincimizi paylaşmak için yurt içinden ve dışından gelen misafirlerimizle güzel bir gün yaşıyoruz. Üniversitemiz, eğitim ve öğretim programlarını Bologna Süreci’ne uydurarak, 4 yıl içerisinde önemli bir yere geldi. Vakıf üniversiteleri arasında tercih edilebilirlik açısından onuncu sıradayız, bu da bize mutluluk ve güven veriyor. Öğrencilerimizin büyük çoğunluğu tercihlerinin beşinci sırasında bizi tercih ediyor. Bu da bize üniversite olarak yükseköğretim camiasındaki yerimizin önemli bir kanıtı” diye konuştu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Artvin Artvin’de 300 yıllık kar üstü karakucak geleneği yaşatılıyor Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Veliköy’de 300 yıllık kar üstü karakucak güreşi geleneği 29. kez uluslararası katılımla gerçekleştirildi. Artvin’in ’Sakin şehir’ (Cittaslow) unvanına sahip Şavşat ilçesine bağlı Veliköy’de 29. kez düzenlenen Uluslararası Kar Üstü Karakucak Güreşleri, binlerce vatandaşın katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu. Şavşat Kaymakamlığı, Şavşat Belediyesi ile Veliköy Kültür ve Dayanışma Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen organizasyon, 12 kategoride yapıldı. Azerbaycan ve Gürcistan’ın yanı sıra Erzurum, Amasya, İstanbul, Tokat, Samsun, Artvin ve ilçelerinden toplam 149 sporcunun katıldığı güreşler, karla kaplı alanda yapıldı. Geleneksel güreşlerin minderde değil, kar üstünde yapılması izleyicilerin büyük ilgisini çekti. Sakin şehir kimliğiyle bilinen Şavşat’ta, kar üstünde güreşleri izlemek isteyen binlerce vatandaş sabahın erken saatlerinden itibaren Veliköy’e akın etti. Soğuk havaya rağmen güreşleri yakından takip eden vatandaşlar, hem güreşlerin hemde doğanın tadını doyasıya çıkardı. Karla kaplı zeminde kıyasıya mücadele eden sporcular ise, rakiplerini tuş etmek için büyük efor sarf etti. Soğuk hava nedeniyle zorlanan bazı sporculara sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi. Müsabakalarda 7 hakem görev alırken, köyün gençlerinden oluşan 20 kişilik ekip de organizasyonda aktif rol aldı. Toplam 190 bin lira para ödülünün dağıtıldığı güreşlerde, başpehlivana ise 50 bin liralık ödül verildi. Veliköy Muhtarı Şentürk Kartal, yaklaşık 300 yıllık bir geleneği yaşattıklarını belirterek, "Geleneksel hale getirdiğimiz kar üstü karakucak güreşlerinin bu yıl 29’uncusunu düzenledik. İlgi her geçen yıl artıyor. Bu organizasyonu daha da geliştirerek sürdürmeyi hedefliyoruz" dedi. Uluslararası kar üstü karakucak güreşleri, dereceye giren sporculara ödüllerinin verilmesiyle sona erdi. Öte yandan güreşlere verilen arada ise vatandaşlar kar üzerinde horon oynadı.
Zonguldak BEUN’da ürolojide güncel cerrahi yaklaşımlar ele alındı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) ev sahipliğinde, üroloji alanında modern ve güncel cerrahi yaklaşımların ele alındığı "Retrograd İntrarenal Cerrahi Uygulamalı Eğitim Kursu (Böbrek Taşlarında Fleksibil Lazer Cerrahisi Eğitimi)", akademisyenler ve hekimlerin yoğun katılımıyla başarıyla tamamlandı. BEUN Hastanesi Şebnem Kargı Konferans Salonu’nda, Ürolojik Cerrahi Derneği iş birliğinde düzenlenen programa; Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Aydemir, BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır, BEUN Öğretim Üyesi ve Ürolojik Cerrahi Derneği Batı Karadeniz Şube Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Engin Denizhan Demirkıran, akademik personel ile hekimler katıldı. Teorik sunumlar ve uygulamalı eğitim oturumlarından oluşan kurs, alanında uzman akademisyenleri ve kursiyerleri bir araya getirdi. Programın temel amacı; katılımcıların Retrograd İntrarenal Cerrahi alanındaki bilgi düzeylerini artırmak, cerrahi prosedürlere hâkimiyetlerini güçlendirmek ve komplikasyon yönetiminde güvenli bir klinik yaklaşım kazanmalarını sağlamak oldu. Eğitim süresince katılımcılar, eğitmenler eşliğinde fantomlar üzerinde uygulama yaparak cerrahi pratiği birebir deneyimleme imkânı bulurken; uzman hekimler tarafından gerçekleştirilen canlı cerrahilerde de yöntemin inceliklerini öğrenme fırsatını elde etti. Programın açılış konuşmasını yapan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuşmasında şu ifadeleri dile getirdi: "Bugün burada, alanında hem teorik bilgisini hem de uygulama becerilerini geliştirmeyi hedefleyen; aynı zamanda bu bilgi ve tecrübeyi paylaşma sorumluluğunu taşıyan kıymetli hekimlerimizle bir arada bulunmanın memnuniyetini yaşıyorum. Üniversitemiz; Hastanesi ve Tıp Fakültesiyle bölgemizde sağlık hizmetlerinin niteliğini yükselten, bilimsel ve uygulamalı eğitimi önceleyen güçlü bir konumda yer almaktadır. Hastanemizde hayata geçirdiğimiz yenilikçi uygulamalarla ’Sağlık Üssü’ kimliğimizi daha da güçlendiriyor, ülkemizin sağlık altyapısına önemli katkılar sağlıyoruz. Bugün açılışını yaptığımız bu eğitim programı da sağlık vizyonumuzun somut bir tezahürüdür. Nitekim bu kurs, hekimlerimizin mesleki bilgi ve deneyimlerini artırmayı hedeflemekte olup kendini geliştirmek isteyen tüm katılımcılar için önemli bir fırsat sunmaktadır. Sözlerime son verirken; bugünkü eğitim programının düzenlenmesinde emeği geçen tüm akademisyenlerimize, kurs eğiticilerimize, sağlık çalışanlarımıza en kalbî duygularımla teşekkürlerimi sunuyorum. Öğrenme azmiyle bu süreci anlamlı kılan değerli kursiyerlerimize üstün başarılar diliyorum." Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuşmasının ardından kurs eğitmenlerine teşekkür belgelerini takdim etti. Kurs programında; Bolu Çağsu Hastanesinden Prof. Dr. Adnan Gücük, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Dursun Baba, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Alperen Yıldız, BEUN Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Engin Denizhan Demirkıran ve Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Mert Aydın ile Karadeniz Ereğli Echomar Hastanesi hekimlerinden Op. Dr. Okan Yavuzalp tarafından teorik ve uygulamalı sunumlar gerçekleştirildi. Eğitim programı kapsamında; "Lazer Fiziği ve Teknolojisi: Farklı lazer enerji seviyelerinin doku ve taş üzerindeki etkileri", "Enstrümantasyon: Fleksibil üreteroskopların kullanımı, bakımı ve dayanıklılığının artırılmasına yönelik yaklaşımlar", "Cerrahi Stratejiler: Giriş teknikleri, taş lokalizasyonuna göre pozisyonlandırma ve basketleme yöntemleri" ile "Güvenli Cerrahi: Renal pelvik basınç yönetimi ve postoperatif takip" başlıklarında kapsamlı sunumlar yapıldı.
Zonguldak BEUN, III. Ulusal Ş. Teoman Duralı Felsefe-Bilim Sempozyumu’nda yer aldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), felsefenin yerli ve millî sesi Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı anısına, İstanbul Medeniyet Üniversitesi (İMÜ) Felsefe Bölümü ile Bilim Tarihi Enstitüsü iş birliğinde düzenlenen III. Ulusal Ş. Teoman Duralı Felsefe-Bilim Sempozyumu’na katıldı. Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise programda açılış konuşmacısı olarak yer aldı. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Kuzey Kampüsünde yer alan Ziraat Bankası Merkez Kütüphanesi Ziraat Bankası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyuma; İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, İMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Sarıoğlu, BEUN Teoman Duralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melih Geniş, İMÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Koçak, İMÜ Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, BEUN Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Yücel Namal, BEUN Felsefe Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Okan Küçük, Bölüm Başkan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Emre Çeliker ve Dr. Öğr. Üyesi Sedef Beşkardeşler ile çok sayıda üniversiteden akademisyen, araştırmacı, bilim insanı ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun başlangıcında İMÜ Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu ile İMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Sarıoğlu açılış konuşması gerçekleştirdi. Prof. Dr. Sarıoğlu’nun konuşmaları ardından programın açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, mütefekkir Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı’nın yalnızca bir filozof değil; aynı zamanda düşünceyi medeniyet tasavvuru ile bütünleştiren müstesna bir ilim insanı olduğunu vurgulayarak şu sözleri dile getirdi: "Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı; felsefe ile bilimi, düşünce ile hayatı, gelenek ile moderniteyi aynı zihinsel zeminde buluşturan kalemi güçlü müstesna mütefekkirlerimizdendir. Onun ortaya koyduğu eserler; yalnızca akademik bir birikimin ürünü değil, aynı zamanda köklü bir medeniyet şuurunun, derin bir irfanın ve entelektüel zenginliğinin tezahürüdür. Duralı Hocamız, düşünceyi soyut bir uğraş alanı olarak değil; insanı, toplumu ve medeniyeti anlamaya yönelik bir hayat pratiği olarak ele almıştır. Bugün anısına düzenlenen bu kıymetli sempozyum ise onun fikir mirasını diri tutmak, düşünce dünyamıza kazandırdığı perspektifi yeni kuşaklara aktarmak ve akademik camiada düşüncelerinin yeni bakış açıları kazandırmasına vesile olmak bakımından son derece anlamlı ve kıymetli bir teşebbüstür." Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin felsefe alanındaki akademik çalışmalarına da değinen Rektör Özölçer, BEUN Felsefe Bölümünün nitelikli bilimsel faaliyetleriyle dikkat çekerek şu sözleri ifade etti: "Bizler Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak değerli hemşehrimiz, Üniversitemizden fahri doktoralı Hocamızın ilmi mirası ışığında gerek Felsefe Bölümümüz ile gerekse Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı anısına düzenlendiğimiz sempozyum ve bilimsel etkinliklerle önemli bir farkındalık oluşturmaktayız. Nitekim bu tür organizasyonlar, düşünce dünyamızın köklü isimlerinden Teoman Hocamızı anmakla kalmayıp felsefe alanında yürütülen akademik çalışmaları görünür kılmaktadır. Aynı zamanda düşünsel birikimin sürekliliğini sağlamaya, eleştirel düşünceyi beslemeye ve felsefî tartışma zeminini canlı tutmaya yönelik önemli bir işlev de üstlenmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle böylesine anlamlı sempozyumun düzenlenmesine ev sahipliği yapan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Gülfettin Çelik Hocama, kıymetli İMÜ ailesine ve Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Sayın Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’na teşekkürlerimi sunuyorum. Bununla birlikte sempozyuma katkı sağlayan tüm akademisyenlerimize, araştırmacılarımıza ve öğrencilerimize başarılar diliyor; bu bilimsel buluşmanın akademik camiaya değerli katkılar sunmasını temenni ediyorum." III. Ulusal Ş. Teoman Duralı Felsefe-Bilim Sempozyumu, 5-6 Şubat tarihlerinde farklı disiplinlerden bildirilerin sunulduğu oturumlarla devam edecek.