SAĞLIK - 05 Ekim 2018 Cuma 17:10

'Burundaki şekil bozuklukları nefes almayı zorlaştırıyor'

A
A
A
'Burundaki şekil bozuklukları nefes almayı zorlaştırıyor'

Op. Dr. Yücel Sarıaltın, bu aylarda artan üst solunum yolu enfeksiyonlarının nefes alma sorunlarını tetiklediğini ama bununla birlikte burunda var olan şekil bozukluklarının da rahat nefes alamama problemine yol açtığını savundu.

Kış aylarının yaklaşmasıyla artan solunum şikayetleri hakkında açıklama yapan Op. Dr. Yücel Sarıaltın, bu aylarda artan üst solunum yolu enfeksiyonlarının nefes alma sorunlarını tetiklediğini ama bununla birlikte burunda var olan şekil bozukluklarının da rahat nefes alamama problemine yol açtığını belirtti. 

Op.Dr. Sarıaltın, rahat nefes alabilmek için öncelikle sorunun nereden kaynaklandığının saptanması gerektiğini, burundaki yapısal sorunlardan kaynaklanması durumunda ise tıbbi operasyonun gerekli olduğunu söyleyerek, “Burunda olan şekil bozuklukları, burunda bulunan kemik, kıkırdak ya da yumuşak dokudaki fazlalıklar, burundaki hava kanallarının düzgün faaliyet göstemesini engelleyerek nefes alma sorunlarına neden olur. Soğuk havalar ile sıklaşan üst solunum yolu enfeksiyonları ile burundaki bu yapısal sorunlar üst üste gelince de nefes almak çok sıkıntılı bir hale gelebilmektedir. Sorunu temelden çözümü için de burun ameliyatı gerekli olmaktadır”şeklinde konuştu.

“Burun rahatsızlıkları başka sorunlara da yol açabiliyor”
Burnundan rahat nefes alamayan kişilerin mecburen ağzından nefes aldığını belirten Sarıaltın, bunun da uyku apnesi, çeşitli akciğer rahatsızlıkları ve üst solunum yolu rahatsızlıklarına neden olabildiğini ifade etti. Burundaki eğriliklerin ve şekil bozukluklarının her zaman genetik olmadığını da ifade eden Sarıaltın, “Birçok kişi burun eğriliklerinin genetik olduğunu düşünür fakat, doğum sırasında burnun baskı altında kalması ya da özellikle çocuk yaşta gerçekleşip de hatırlanmayan burna alınan darbeler neticesinde de bu şekil bozuklukları sıklıkla olabiliyor. Dolayısı ile estetik açıdan da rahatsızık veren bu sorunlar, doğuştan değil sonradan gerçekleşmiş sorunlardan kaynaklanıyor” dedi.

“Nefes alma problemlerinin çözümü ile estetik ameliyat bir arada”
Nefes almayı etkileyen sorunlar ile estetik açıdan kusur oluşturan yapısal bozuklukları birlikte çözmenin mümkün olduğunun altını çizen Op. Dr. Yücel Sarıaltın, “Burun şeklindeki asimetrik bozukluklar aynı zamanda nefes alma sorunlarına da yol açan problemler olabiliyor. Bununla birlikte burundaki hava kanalarının çalışması için cerrahi müdahale yaparken, ufak dokunuşlar ile estetik açıdan düzeltme de yapılması mümkün ve genelde hastalardan gelen talepler de bu şekilde oluyor. Hastalar tek ameliyatla hem nefes alma sorunlarını düzeltmek hem de burun estetiği yaptırmak istiyor” diye konuştu.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Ani sıcaklık değişimleri dutun merkezini vurdu Dünyanın önemli dut üretim merkezi olan Tunceli’nin Çemişgezek ilçesine bağlı Ulukale köyünde ani sıcaklık değişimleri dut ağaçlarını vurdu. Çemişgezek ilçesine bağlı Ulukale köyünde tam organik üretilen ve coğrafi işaret alan Ulukale dutu, yılda ortalama 500 ton üretiliyor. Bu dut dünya pazarında "Ulukale dutu" ismiyle talep görüyor. Aroması ve altın sarısı rengiyle birçok ülkeye ihraç edilen Ulukale dutu, bu yıl ani sıcaklık değişimleri nedeniyle meyvesi olgunlaşmadan dökülmeye başladı. Durumun tespiti için Çemişgezek Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Ormancılık Müdürlüğü ekipleri tarafından inceleme yapıldı. Ekiplerin yaptığı inceleme sonucunda meyvenin dökülmesinin ani değişiklik gösteren hava sıcaklıkları arasındaki ciddi orandaki farktan kaynaklandığı belirlendi. ’’Dut üretimi ile ilgili sıkıntılarımız var’’ Üreticiler, ani sıcaklık değişiminden kaynaklı gerçekleşen zararın da sigorta kapsamına alınmasını talep etti. Ulukale ve Bozağaç Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı ve aynı zamanda dut üreticisi Necmettin Duman, "Ben Ulukale ve Bozağaç Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Kurucu Başkanı ve aynı zamanda dut üreticisiyim. Bu yıl coğrafi işaret belgesi ve patenti köyümüzde olan ve endemik sayılabilecek Ulukale dutunun üretimiyle ilgili sıkıntılarımız var. Çemişgezek İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri ile birlikte bu sıkıntıları gidermek için çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalar nedeniyle buradayız. Bahçelerimizde bu yıl iklimsel değişikliklerden dolayı sıkıntı yaşıyoruz. Bu sıkıntıları inşallah İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri ile birlikte müştereken halledeceğiz’’ dedi. Dut üreticisi Tarkan Altınoluk ise, ’’Biz Ulukale köyünde dut yetiştiriyoruz. Gece ve gündüz sıcaklık farklarından dolayı ürünlerimizde büyük bir kayıp yaşıyoruz. Bunun sigorta kapsamına alınmasını devlet büyüklerimizden rica ediyoruz. Dolu, don ve fırtına, bunlar sigorta kapsamında. Ancak yağmur ve bu hava sıcaklıklarının değişim göstermesinden dolayı oluşan zararlar sigorta kapsamı dışında kalmış. Bu etkenlerin de sigorta kapsamı içerisine alınmasını rica ediyoruz. Dutumuz çok kaliteli. Birinci kalite dut üretiyoruz. Dutumuz dünyanın birçok ülkesine gidiyor. Ürünümüz bu şekilde zarar gördüğü zaman büyük kayıplar yaşıyoruz" diye konuştu.
Adana Kozanlı öğrenciler "Bağlı ol ama Bağımlı Olma" projesi ile Avrupa’ya açıldı Adana’nın Kozan ilçesinde İsmet İnönü Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan Erasmus çalışması çerçevesinde "Bağlı ol ama Bağımlı Olma" projesi Türkiye’de 452 proje arasından ilk 8’e girdi. Öğretmen ve öğrenciler dijital bağımlılığa çözüm için dünya ülkeleri çocukları ile bir araya dijital bağlantı kurarak geldi. Birçok projeye imza atan Kozan İsmet İnönü Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri, Polonya ve İtalya’daki öğrenciler ile bir araya gelerek ülkelerindeki dijital bağımlılık sorununu konuşarak kendi ülkelerinde bağımlılıkla mücadele için çözüm önerileri hakkında fikir alışverişinde bulundular. Öğrenciler Türkiye’de dijital bağımlılığın gençler arasında daha yoğun gözlemlendiğini ifade ederek Avrupa’da bağımlılıkla mücadele sürerken Avrupalı gençlerin dijital platformları bilgiye ulaşmak için kullandığını gözlemlediler. Polonya ve İtalya’daki eğitimciler ve öğrenciler ile sınıf ortamında hazırlanan dijital platform üzerinden bir araya geldiklerini aktaran okul müdürü Levent Çörekli, "Türkiye Ulusal Ajansına yapmış olduğumuz başvuru kabul edildi. ’Bağlan ama Bağımlı Olma’ adlı proje ile Türkiye’de değerlendirmeye değer bulunan yüzlerce proje arasından onaylanan 8 projeden 1.’si olarak hibe almaya hak kazandık" dedi. Çörekli, koordinatörü olunan proje 60 bin euro bütçeli, İtalya ve Polonya’nın ortak olarak yer aldığı öğretmen hareketliliği ile projenin birinci hareketliliğini 15-19 Nisan 2024 tarihleri arasında İtalya’nın ev sahipliğinde Roma’nın Pitigliano şehrinde gerçekleştirdiklerini ikinci hareketliliği Türkiye ev sahipliğinde sanal toplantı olarak okulda gerçekleştirdiklerini ifade etti. Koordinatör Emrah Gümüş, öğrencilerin de projede yer aldığını kaydederek, "Aynı sorunu yaşayan farklı ülkelerdeki çocuklar birlikte paylaşmış yaparak, ortak bir çözüm arayışı içinde oluyorlar. Amacımız öğrencilerimizi dijitale bağlı ama bağımlı olmadan doğru kullanım ve en az kullanım üzerine çalışma yapmış olduk" diye konuştu. "Bizim ülkemizde bağımlılık maalesef daha çok" Öğrencilerden Mediha Yılmaz, yabancı ülkelerden kendi akranlarıyla bir araya geldiklerini söyleyerek, "Türkiye’de gençlerde bağımlılık daha çok. Yurt dışında gençler daha çok bilgiye ulaşmak için kullandığını gözlemledik, bizim ülkemizde maalesef gençler sosyal medya eğlence için kullanmakta" şeklinde konuştu. "Siber zorbalığın evrensel bir sorun olduğunu gözlemledik" Siber zorbalık üzerine yabancı öğrencilerle konuştuğunu aktaran Öykü Aydın, "Ben de siber zorbalığa maruz kaldım. Dijital bağımlılık sorununu hepimiz yaşıyoruz ama çözümlerimiz var. Özellikle hepimizin dijitalle uzak durmak dışarıda arkadaşlarımızla vakit geçirmeliyiz gibi ortak birçok görüşümüz var. Dijital zorbalık da hem bizim ülkemizde hem yabancı ülkelerde maalesef yaşadığımız bir durum. Bu sorun maalesef evrensel. Bence Avrupa’da bağımlılık oranı bize göre daha az. Orada daha çok araştırma için kullanılıyorlar" dedi.