SAĞLIK - 28 Ekim 2016 Cuma 09:47

Çok kritik uyarı: 'Musul'daki Kükürt fabrikası yangını ülkemize zehir yağdıracak'

A
A
A
Çok kritik uyarı: 'Musul'daki Kükürt fabrikası yangını ülkemize zehir yağdıracak'

Türk Toraks Derneği, Musul'daki Kükürt fabrikasının yanması sonucunda atmosfere yayılan zehirli gazların Türkiye'ye ulaşmasıyla yaşanabilecek sağlık sorunları hakkında önemli açıklamalar yaptı.

DEAŞ, koalisyon güçlerinin hava saldırılarını engellemek için Musul'un güneyinde bulunan kükürt tesisine saldırı düzenlemiş ve saldırı sonucunda zehirli gaz yayılmasına neden olmuştu. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, terör örgütü DEAŞ’ın geçen hafta ateşe verdiği Musul’un güneyindeki Mişrak Kükürt tesisinden yayılan zehirli gazların Türkiye’ye geldiğini gösteren harita yayınladı. Bu zehirli gazların insan sağlığına olumsuz etkilerini değerlendiren Türk Toraks Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. A. Fuat Kalyoncu, Türk Toraks Derneği Hava Kirliliği Görev Grubu Eş Başkanı Doç. Dr. Haluk Çalışır, Türk Toraks Derneği Hava Kirliliği Görev Grubu Eş Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nilüfer Aykaç Kongar ve Türk Toraks Derneği Hava Kirliliği Görev Grubundan Doç. Dr. Osman Elbek önemli bilgiler verdi.

Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. A. Fuat Kalyoncu, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) hava kirliliği ve ölüm ile ilgili raporuna vurgu yaparak, ülkemizde her yıl yaklaşık 33 bin kişinin hava kirliliğine bağlı nedenlerden öldüğünü bildirdi. Bu rakam, raporun verilerinin derlendiği 2012 yılında ülkemizde trafik kazalarında ölen insan kaybının 10 katı olduğunu belirten Prof. Dr. Kalyoncu şunları söyledi:
''Hava kirliliğinin bu denli önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu ülkemizde, Musul'da yakılan kükürt fabrikası, ateşe verilen petrol kuyularından çıkan dumanların beklenen rüzgar ve yağmur ile ülkemizde acil halk sağlığı sorunu yaratma tehlikesi vardır. Dünya Sağlık Örgütü’nün hava kirliliğini 'Görünmez Katil' olarak tanımladığını, her yıl 7 milyondan fazla ölüm hava kirliliği nedeniyle meydana geldiğini, DSÖ verilerine göre akciğer kanserine bağlı ölümlerin yüzde 36’sı, Kronik Obstruktif akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 35’i, inmeye bağlı ölümlerin yüzde 34’ü ve kalp hastalıklarına bağlı ölümleri yüzde 24’ünün sorumlusunun hava kirliliği olduğuna dikkat çekmek isteriz.''

''Risk grubu bebekler, yaşlılar, akciğer ve kalp hastaları''
"Zehirli toz bulutlarının sağlıklı insanlar için değil, ancak risk grubunda bulunan bebeklerin, yaşlıların, akciğer ve kalp hastalarının bulundukları bölgeye yağmur ya da bulut olarak geldiği zaman, o günlerde sokağa çıkmamayı öneriyorum" diyen Prof. Dr. Kalyoncu, ''Sizi, başkasının içtiği sigaranın etkilediğini ya da yoldan geçen bir arabanın egzozunun etkilediğini düşünün. Bu durum Kuzey Irak'ta biriken ve Türkiye'ye gelecek olan gazın, söylediğimiz sigara ve egzoz gazının çok daha fazla konsantre ve yoğun halde gelmesidir. Gazla temas halinde olduğunuz halde etkilenmeniz daha fazla olacaktır. Sağlıklı bir kişi iseniz etkilenmezsiniz. Ancak rahatsızlığınız varsa; KOAH, bronşit, kalp yetmezliği gibi o zaman etkilenmeniz daha fazla boyutta olacak'' ifadelerini kullandı.

Bölgeye yakın sınır illeri Şırnak ve Mardin, beklenen rüzgar nedeniyle risk altında
Türk Toraks Derneği Hava Kirliliği Görev Grubu Eş Başkanı Doç. Dr. Haluk Çalışır ise, kükürt fabrikası yangınında ortaya çıkması beklenen kükürt dumanı ve oluşturacağı bulutun insan sağlığı için tehlike arz ettiğini belirtti. Doç. Dr. Çalışır, bölgeye yakın sınır illerimiz Şırnak ve Mardin'in, beklenen rüzgar nedeniyle risk altında olduğunu, yanma sonucunda oluşan kükürt bulutlarının rüzgarın etkisi ile güney sınırımızdaki yerleşim bölgelerine zehirli kükürt dioksit gazı ve diğer zehirli kükürt bileşiklerini taşıyacaklarını bildirdi. Çalışır, kükürt dioksit gazının yoğun olarak solunması, akut solunum sistemi hastalıklarını, kronik solunum yolu hastalığı olanlarda ise ağır hastalık tablolarının oluşumunu tetiklemeleri bakımından tehlike oluşturduğunu ifade etti.

"Bakanlık kamuoyunu bilgilendirmeli"
Sayılan tüm bu nedenlerle, başta bu bölgede kükürt dioksit (SO2) düzeyleri olmak üzere tüm kirleticilerin düzenli ölçümleri yapılması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Nilüfer Aykaç Kongar, ''Ancak ülkemizde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan hava kirliliği ölçümlerinin, Bakanlığın sitesi olan havaizleme.gov.tr üzerinde 'teknik bir arıza' nedeniyle verilemedi. Bu denli önemli sağlık riskinin bulunduğu bir dönemde kamuoyunun bilgilendirilmesi, gereken sağlık önlemlerinin alınması açısından acilen çalışır hale getirilerek kamuoyu ile paylaşılması gerek'' diye konuştu.
Türk Toraks Derneği Hava Kirliliği Görev Grubundan Doç. Dr. Osman Elbek, "Güneydoğu illerimizde beklenen kükürt dioksit bulutu, asit yağmurları ve olası riskleri konusunda, bu dumana maruziyetin, bilindiğinden daha öldürücü etkileri bulunduğuna dikkat çekerek, havadaki konsantrasyonların dönemsel yükselişlerinde bile, risk altındaki toplumda kalp krizlerine ve ölümlere neden olacağı bu nedenle kalp hastaları, akciğer hastaları, çocuklar, gebeler ve kronik hastalığı olanların risk altındadır'' dedi.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kontakta anahtarı görüp gözlerine inanamadılar: Kargo aracını çaldılar Bursa’da kargo dağıtımında kullanılan hafif ticari aracı, anahtarı kontak üzerinde görünce çalan 2 şüpheli, polis ekiplerinin nefes kesen takibi sonucu yakalanarak tutuklandı. Film sahnelerini aratmayan kovalamaca anları ise kameraya yansıdı. Olay, 22 Nisan 2026 günü saat 19.30 sıralarında Yıldırım ilçesi Güneştepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kargo dağıtımı yapan sürücünün kısa süreliğine araçtan indiği sırada, anahtarın kontakta olduğunu fark eden şüpheliler fırsatı değerlendirerek beyaz renkli hafif ticari aracı çaldı. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, çalıntı aracın Yunuseli Mahallesi’nde olduğunu belirledi. Ekiplerin ’dur’ ihtarına uymayan şüpheliler ile polis arasında kovalamaca yaşandı. Kaçışın sonu ise uzun sürmedi, şüpheliler aracı terk ederek izlerini kaybettirmeye çalıştı. Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekipleri olayın peşini bırakmadı. 42 farklı noktadaki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, 100 saati aşkın görüntüyü didik didik ederek şüphelilerin kimliğini tespit etti. Düzenlenen operasyonla yakalanan S.A. ve B.Ş.’nin çok sayıda suç kaydı olduğu öğrenildi. Gözaltına alınan şüpheliler, ifadelerinde suçu itiraf ederken, araçtan çalınan 1 cep telefonu ve çok sayıda kargo ürünü de eksiksiz şekilde ele geçirilerek sahibine teslim edildi. Öte yandan şüphelilere ehliyetsiz araç kullanmak ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek gibi suçlardan toplam 240 bin TL idari para cezası kesildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Muş Bulanık’ta kimliğini unutan öğrenciye polis desteği Muş’un Bulanık ilçesinde, kimliğini evde unutan bir öğrenci, polis ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde bursluluk sınavına yetiştirildi. Bulanık’ta gerçekleştirilen İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı (İOKBS) öncesi yaşanan olay, örnek bir dayanışmaya sahne oldu. Bulanık Anadolu İmam Hatip Lisesi 6. sınıf öğrencisi Ayşenur Kundu, sınava girmek için geldiği okulda kimliğini evde unuttuğunu fark etti. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri, öğrenciyi vakit kaybetmeden Şehitlik Mahallesi’ndeki evine götürdü. Kimliğini alan öğrenci, yine polis ekipleri tarafından sınava gireceği okula yetiştirildi. Sınava dakikalar kala büyük bir panik yaşayan öğrenci Ayşenur Kundu, "Okula geldiğimde kimliğimi unuttuğumu fark ettim. O anda polis ağabeyler aklıma geldi. Sağ olsunlar beni hemen evime götürüp kimliğimi almamı sağladılar ve tekrar okula yetiştirdiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" dedi. Öğrencinin ailesi de duyarlı davranışlarından dolayı polis ekiplerine teşekkür ederken, görevli polislerin bu örnek davranışı takdir topladı. Okullarda görev yapan polis ekiplerinin dikkati ve hızlı müdahalesi sayesinde öğrencinin sınava zamanında yetişmesi sağlanırken, olay vatandaşlar tarafından da "örnek bir kamu hizmeti" olarak değerlendirildi.
Diyarbakır Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.