POLİTİKA - 19 Şubat 2017 Pazar 14:04

Cumhurbaşkanı Erdoğan bilinmeyen sırrı açıkladı!

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan bilinmeyen sırrı açıkladı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan Gaziantep'te daha önce bilinmeyen bir sırrı açıkladı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep'te toplu açılış töreninde konuştu. Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'i bir dönem Merkez Bankası'nın başına getirmek istediğini ama dönemin cumhurbaşkanını bunu engellediğini ilk kez açıkladı. Erdoğan, "Mehmet Şimşek'i Merkez Bankası'nın başına geçirmek istedim. Dönemin Cumhurbaşkanı buna izin vermedi. Ya dedim Mehmet bey'in eşi başörtülü değil dedim. Ama yine ikna olmadı. Böyle cins hareketler olur mu? işte bu yüzden bu sistem değişmeli ve değişecek" dedi.

Erdoğan, El Bab operasyonunun tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, sırada ise Münbiç ve Rakka’nın olduğunu ifade etti. Erdoğan, "Cerablus’u temizledik, durmadık. Oradan da Er-Rai’ye, Dabık’a indik. El-Bab’ta halloluyor. Bundan sonra sırada Münbiç var. ABD ile Koalisyon ile Suudi Arabistan ile mutabık kalırsak Rakka’yı da o katil sürüsünden temizleyeceğiz" diye konuştu.

İSİM VERMEDEN AHMET NECDET SEZER’İ ELEŞTİRDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığı dönemindeki bir anısını anlatarak, tüm ısrarına rağmen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’i o dönem Merkez Bankası’nın başına getiremediğini ifade etti. Erdoğan, "Burada bir sırrımı açıklayacağım. Maliye bakanlığı yapan Başbakan Yardımcımız Mehmet beyi, bir dönem Merkez Bankası’nın başına getirmek istedim. O dönemin Cumhurbaşkanı olmaz dedi. Sayın cumhurbaşkanı niye olmaz dedim. Olmaz dedi. ’Bileyim, ikna olayım’ dedim. Yoksa Mehmet bey’in hanımı başörtülü zannediyor da onun için mi diye merak ettim. tekrar tekrar sordum Ama bir türlü kabul ettiremedik. Böyle bir devlet yönetimi olabilir mi? Mehmet beyi Merkez bankasının başına getiremedik. Böyle cins bir anlayış olmaz. Bunlar yaşanmasın istiyoruz. Sonra maliye bakanı yaptık, o ayrı bir konu. Onda onun kudreti yoktu" dedi.

"BU SİSTEMİ KENDİMİZ İÇİN DEĞİL, MİLLETİMİZ İÇİN İSTİYORUZ"

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Biz siyasi çekişmelerle çok zaman kaybettik. Darbe, ekonomik krizlerle sürekli zaman kaybettik. 16 ayda bir hükümet kuruldu bu ülkede. Böyle bir ülkede istikrar, güven olur mu? Bunların olmadığı yerde kalkınma olur mu? Milletimiz istikrar, refah, huzur diye sarıldıkça, yoksulluk, darbe kiriz geldi. Halen kriz üreten bir sistemde ısrar ekmenin anlamı yok. Biz bu sistemi kendimiz için değil, milletimiz, ülkemiz için yapıyoruz. Ülkemizin Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemini geçmemizi istememizin sebebi, bizim de yaşadığımız, tecrübe ettiğimiz sıkıntılardır. Ben yaşadım. Dikkat edin, bu ithamı bize yöneltenler, hayatları boyunca ülke için dikili ağaçları, hayırlı hizmetleri yok. Biz 14 yıldır ülkeyi yönetirken, sistemin bize sağladığı kolaylıkta değil, şahsi kabiliyetimizle bunu başardık. Benim hükümette, bürokrasi ile iktidar partisi ile sıkıntım, sorunum yok. Bu ikili ilişkilerimiz. Uzun yıllar birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızla uyumlu bir çalışmamız var. Bir ipte iki cambaz oynamaz derler. İki kişi arasında eninde sonunda çatışma olur. Bu geçmişte de oldu."

"GENÇLER 16 NİSAN SİZİN GÜNÜNÜZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan 16 nisan referandumunda evet oyu çıkması halinde gençlere seçilme hakkı da tanınacağını hatırlatarak, "Gençler, biliyorsunuz değil mi ne olacağını biliyorsunuz. 16 nisan sizin gününüz. Sizlere siyasetin yolunu açmayanlar, 16 nisan’da bunu görecekler. ‘Çocuklarla bu iş olur mu’ diyorlardı. Olur olur, bal gibi olur. Gence 16 nisanda yeni bir reform yeni bir gün doğacak. Seçme hakkını veriyorsun da, seçilmeyi niye vermiyorsun. Zor olan seçmektir, seçilmektir. Bir Genel Başkan, Taksim Meydanına 4 ayaklı merkep koysam seçtiririm diyordu. Onların mantığında seçilmek kolaydı, seçmek zordu. Batı da oluyor da, bizde niye olmasın. Dünyada 57 ülkede seçilme yaşı 18. Bizde niye olmasın. Benim dedem Fatih. Benim dedem 21 yaşında bir çağ kapatıp, açtı mı? Onun torunları da bunu yapar mı? 56 gün kaldı. Ben gençlerimize güveniyorum, inanıyorum. Siz kendinizi 15 Temmuz gecesi kendinizi ispat ettiniz. Tankların önünde duran gençlerimizi, F16’ların, bombalar yağdıran helikopterlerin, modern silahlar karşısında şahadete yürüyen gençlerimizi gördük. Gençlerime güveniyorum. 16 Nisan yeniden bir doğuş olacak. Yeni bir diriliş, ayağa kalkışın işareti olacak. Size inanmayan, güvenmeyenleri mahcup edecek bir neticeyi hep birlikte alacağız. 16 Nisan akşamı gözüm, Gaziantep sonuçlarında olacak ona göre. 2023 hedeflerine ulaşabilmek için sistemi değiştirmek zorundayız. Aksi takdirde 2053 ve 2071 vizyonları için yol açmamış oluruz" diye konuştu.

“TÜRKİYE İSTİKLAL VE İSTİKBAL MÜCADELESİNDE YOL AYRIMINDA”

Ülkenin istiklal ve istikbal mücadelesinde yol ayrımında olduğunu belirten Erdoğan, Ak Parti ve MHP’nin üzerine düşen görevi yerine getirdiğini kaydetti. Sıranın millette olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Türkiye istiklal ve istikbal mücadelesinde yeni bir yol ayrımında. Yürütme, yasama ve yargı organlarının görevlerini yeniden tanımlayarak, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine gidiyoruz. İlk adımını 2007 anayasa değişikliğinde atmıştık. İkinci adımı 2014’te şahsımın halkımın oyu ile Cumhurbaşkanı seçilmesiydi. 16 Nisan’da anayasa değişikliği ile bu reformun üçüncü adımını atıyoruz. Hazır mıyız? Meclis, Ak Parti ve MHP gayreti ile üzerine düşeni yaptı. Şimdi sıra millet de, milli iradede. İşte biz de bu referandum sürecinde, halk oylamasında milletimizin tercihini en sağlıklı şekilde yapması için gayret gösteriyoruz. Türkiye demokrasi ile yönetilen bir ülkedir. Elbette herkes tercihinde hürdür, özgürdür. Ama milletimizin her bir tercihinin sonuçlarını bilmek hakkıdır. Bunun için toplu açılış törenlerini bir arada çıkarmak üzere, hem hasret gideriyoruz, hem de yeni Anayasa’yı anlatıyoruz" dedi.

"O KADAR YANLIŞ BİLGİLER ANLATILIYOR Kİ, BİLMESEK BİZ BİLE TEREDDÜTE KAPILACAĞIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin yeni anayasa değişikliği ile ilgili yanlış bilgiler yaydığını kaydederek, "O kadar yanlış bilgiler yayılıyor ki, işin aslını bilmesek biz de tereddüde kapılacağız. Ne oluyor ya diyeceğiz. Anayasa değişikliğine ve Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıkan gafiller, habire bir şeyler söylüyorlar ama hep yanlış söylüyor. Ne yazık ki yalan söylüyorlar" dedi.

"CHP’NİN DEDİĞİ GİBİ REJİM DEĞİŞMİYOR"

Erdoğan, Anayasa ile birlikte CHP’nin dediğini gibi rejimin değişmediğini vurgulayarak, "Anayasa değişikliği ile ilgili yeni yönetim şeklinin ne olduğunu ana hatları ile anlatmak istiyorum. Hala soru işaretleri olan varsa, bunları dinledikten sonra kararını vereceğine inanıyorum. CHP’nin dediği gibi rejim deşmiyor. Yürütme ortadan kalkmıyor. Meclis kapanmıyor. Yargı etkisiz hale getirilmiyor. Cumhuriyetimizin son asırdaki en büyük kazanımı inşallah 16 Nisan olacak. Demokrasiyi zayıflatmak şöyle dursun, güçlendiriyoruz. Ülkeyi yönetecek Cumhurbaşkanı’nı seçme yetkisini, tüm aracıları ortadan çıkararak, doğrudan millete veriyoruz. Bunun için sistemin adı bu. Milletim yetki ve sorumluluğu kime verdiğini bilecek ki gerektiğinde gelsin yakasına yapışsın. Herkesin işi ile meşgul olmasını sağlıyoruz. Mevcut durumda yürütme ve yasama, aynı partinin aynı kadronun kontrolü altındadır. Yeni anayasa ile yürütmeyi temsil eden Cumhurbaşkanı ayrı seçiliyor, Meclisi yönetenler ayrı seçiliyor. Ama aynı gün yapılan seçimle belirleniyor. Eskiden cumhurbaşkanının vatana ihanet dışında yargılanabilmesi mümkün değildi. Şimdi meclis araştırması, genel görüşme, yazılı soru yolları, ile meclisin bilgi edinme ve denetleme yetkisi güçlendiriliyor. Cumhurbaşkanının yaptığı tüm işlerden dolayı yargılanabilmesinin yolu açılabiliyor. Hangisi isterse seçimini yapabilir, yani cumhurbaşkanı seçimlere gidebilir mi gider, ama gittiği zaman, kendisinin de süresi dolar. Yeniden seçilmek durumdadır. Hem milletvekili seçimi, hem Cumhurbaşkanlığı seçimi aynı anda yapılıyor. En fazla iki dönem yani 10 yıl görev yapabiliyor. Değişim, yenilenmenin önünün tıkamaya kimsenin hakkı yok" şeklinde konuştu.

"FARKLI ZENGİNLİKLERİN BİR ARADA OLMAYACAĞINI SÖYLEYENLER GAZİANTEP’E BAKSIN"

Gaziantep, 1.5 yılda terörle mücadelede, askeri, polisi ile 33 şehit verdiğini hatırlatan Erdoğan, "Yetmedi. Bu şehirde PKK ve DEAŞ’in alçak saldırılarında 70’e yakın sivili şehit verdik. 15 Temmuz darbe girişiminde 3 Gaziantepli kardeşimiz şahadet makamına erişti. Bu şehir gazilik unvanını ulufe olarak almamıştır. Kanıyla canıyla, yüreği ile sonuna kadar hak etmiştir. Gaziantep gazi unvanının sürekli tazeliyor. Buradaki kardeşlik ve birlik beraberlik dayanışma, üretim, emek vatan sevgisi, tüm bölgeye Türkiye’ye örnek gösterilecek seviyede. Her kim ki, bu ülkede farklı kökenli insanlar bir arada yaşayamaz derse gelsin Gaziantep’e baksın. Tüm Antepliler, tek yürek, tek yumruk işte burada. Her kim ki, bu ülkede, farklı mezhep, meşreplerden insanlar bir arada yaşamaz diyorsa gelsin, Gaziantep’e baksın. Türkiye’nin 80 vilayetinden gelen herkesi bağrında barındıran, aş, iş veren Gaziantep bu kadirşinaslığının bereketini görüyor. Bazı yerlerde sıkıntı varken, Gaziantep’teki fabrikalar, iş yerleri harıl harıl çalışıyor. Nerede hareket orada bereket" dedi.

"İSTİHDAM SÖZÜNÜ TUTMAYANLARI İFŞA EDECEĞİM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başlattığı istihdam seferberliğine verilen destekten memnun olduğunu belirterek, bu kapsamda verilen istihdam sözlerinin takipçisi olacağını kaydetti. Sözünü tutmayanları ifşa edeceğini söyleyen Erdoğan, "Geçtiğimiz günlerde istidam seferberliği başlattık. Gaziantep organize sanayi bölgesi, bu kampanyada 15 bin ilave istihdam planlaması ile katıldığını öğrendim. Çok memnun oldum. Vali bey bu taahhüdü takip edecek. 15 bin kişi Gaziantep Organize Sanayi’de iş başı yapacak. Hepsinin takipçisiyim. Söz verip de yerine getirmeyeni ifşa edeceğimi, belirtmek isterim. Suriye’deki sıkıntılar sona erdiğinde Gaziantep çok büyük bir atılımın içerisine girecek. Şimdiden hazırlıklarınızı yapın. Güzel günler sizleri, bizleri bekliyor" diye konuştu

Erdoğan, Gaziantep’e gerçekleştirilen yatırımların bölgeye ve bölge halkına hayırlı olmasını dileyerek, açılış kurdelesini kesti.

Lider Olgun - Orhan Erkılıç - Serhat Demir 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Tunceli’de yağışlarla birlikte taşkın riski masaya yatırıldı Tunceli’de 3 gün süreyle beklenen yağışlarla birlikte özellikle Pülümür ve Munzur nehirlerinde su debisinin en yüksek seviyelere ulaşacağının öngörüldüğünü dile getiren Vali Şefik Aygöl, "Özellikle Ovacık ilçemizi kapsayan Munzur Vadisi boyunca uzanan kara yolunun, coğrafi yapısı gereği dere yatağına yakın ve dar bir hat üzerinde bulunması sebebiyle, su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak ulaşımda yer yer aksamalar yaşanması söz konusu olacaktır. Bu kapsamda, vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli görülmesi halinde söz konusu güzergâhlarda kara yolu geçici olarak trafiğe kapatılacaktır" dedi. Tunceli Valisi Şefik Aygöl başkanlığında, yoğun yağışlar nedeniyle oluşabilecek taşkın ve sel riskine karşı alınacak tedbirlerle ilgili bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya ilgili kurum müdürleri katılırken alınacak tedbirler masaya yatırıldı. Tunceli’nin bu yıl son 65 yılın en yoğun kar yağışının yaşandığı kış mevsimlerinden birini geçirdiğini belirten Vali Aygöl, "Yüksek kesimlerde biriken kar örtüsünün, son günlerde artan hava sıcaklıklarıyla birlikte hızla erimeye başlaması ve buna eşlik eden yağışlar, bölgemizdeki akarsu debilerinde önemli artışlara neden olmaktadır. Meteorolojik değerlendirmeler ve havza tahminleri doğrultusunda; 1, 2 ve 3 Mayıs tarihlerinde beklenen yağışlarla birlikte özellikle 3 Mayıs günü Pülümür ve Munzur nehirlerinde su debisinin en yüksek seviyelere ulaşacağı öngörülmektedir. Özellikle Ovacık ilçemizi kapsayan Munzur Vadisi boyunca uzanan kara yolunun, coğrafi yapısı gereği dere yatağına yakın ve dar bir hat üzerinde bulunması sebebiyle, su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak ulaşımda yer yer aksamalar yaşanması söz konusu olacaktır. Bu kapsamda, vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli görülmesi halinde söz konusu güzergâhlarda kara yolu geçici olarak trafiğe kapatılacaktır. İlimiz genelinde tüm kurumlarımız; DSİ, kaymakamlıklarımız, belediyelerimiz, il özel idaresi, karayolları, meteoroloji ve AFAD birimlerimiz koordinasyon içerisinde teyakkuz halinde çalışmalarını sürdürmektedir" diye konuştu. Vali Aygöl, "Uzunçayır Barajı’nın su seviyesi güvenli sınırlar içerisinde tutulmakta, akarsu debileri anlık olarak takip edilmekte, kar kalınlığı ve meteorolojik veriler düzenli olarak izlenmektedir. Ayrıca sahada görevli ekiplerimiz tarafından gerekli tüm önleyici tedbirler titizlikle uygulanmaktadır. Dere yataklarından ve taşkın riski bulunan alanlardan uzak durulması, piknik ve benzeri faaliyetler için riskli bölgelerin tercih edilmemesi, yetkili kurumlarımız tarafından yapılacak uyarı ve duyuruların yakından takip edilmesi konusunda dikkatli olalım. Gerekli görülmesi halinde, risk altındaki bazı bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin hizmetlerine geçici olarak ara vermeleri de söz konusu olacaktır. Amacımız, alınan tedbirlerle herhangi bir can ve mal kaybı yaşanmadan bu süreci en güvenli şekilde atlatmaktır" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de bahar şenliği düzenlendi Yaklaşık 5 yıldır hizmet veren Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, tedavi gören hastaların sosyal uyum süreçlerini desteklemek, tedavi motivasyonlarını artırmak, aile katılımını güçlendirmek ve kurumlar arası iş birliğini geliştirmek amacıyla bahar şenliği düzenlendi. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM yerleşkesinde gerçekleştirilen bahar şenliğine; İl Sağlık Müdürü Uzm.Dr. Emre Asiltürk, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç.Dr. Öner Avınca, hastane idarecileri, Yenişehir Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Nuray Hurata, Yeşilay Diyarbakır personeli, Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi personeli, sağlık çalışanları, AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalar ile aileleri katıldı. Etkinlik kapsamında AMATEM ve ÇEMATEM bünyesinde yürütülen müzik, resim, el işi ve gastronomi atölyelerinde hazırlanan çalışmalar sergilendi. Yeşilay Yataklı Rehabilitasyon Merkezi hastaları da gastronomi atölyelerinde ürettikleri pastalarla bahar şenliğine katkı sundu. Hastaların oluşturduğu orkestra tarafından mini konser verildi. Tedavi sürecinin yalnızca tıbbi müdahalelerden ibaret olmadığı, sosyal destek, üretkenlik, sanat, aile katılımı ve kurumlar arası iş birliğiyle güçlendiği vurgulanan etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. AMATEM ve ÇEMATEM’de yürütülen atölye çalışmaları ve sosyal etkinliklerle; hastaların tedaviye uyumunun artırılması, özgüvenlerinin desteklenmesi, yeniden toplumsal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi ve aileleriyle birlikte iyileşme sürecine aktif şekilde dahil olmaları hedefleniyor. Diyarbakır AMATEM ve ÇEMATEM’de, bağımlılıkla mücadelede koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici hizmetlerin bütüncül bir anlayışla sürdürüldüğü belirtildi. Bahar şenliğinde konuşma yapan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, "AMATEM ve ÇEMATEM’de tedavi gören hastalarımız, aileleri, sağlık çalışanlarımız ve misafirlerimizin katılımıyla gerçekleşen bu anlamlı etkinlikte, bağımlılığın sadece tıbbi bir süreç değil, sosyal ve sanatsal destekle güçlenen bir mücadele olduğu bir kez daha vurgulandı’’ dedi.
Gaziantep GTB Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu başkanlığında, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ile meclis, disiplin kurulu ve meslek komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda; küresel tarım ve emtia piyasalarındaki gelişmeler, tarımsal üretimde maliyet unsurları, son dönemdeki yağışların rekolteye etkileri ile üye talep ve önerileri ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, tarımsal üretimde yeni sezon öncesinde ortaya çıkan tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Harman sezonuna sayılı haftalar kala buğdayda güçlü bir üretim beklentisinin öne çıktığını belirten Tiryakioğlu, son dönemde gerçekleşen yağışların üretim açısından olumlu bir zemin oluşturduğunu ifade etti. 2026 su yılının ilk yarısına ilişkin yağış verilerini paylaşan Tiryakioğlu, Türkiye genelinde yağışların uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini ve son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti. Gaziantep özelinde ise Ocak ayında metrekareye 155 kilogram, Şubat ayında 189 kilogram, Mart ayında 178 kilogram ve Nisan ayında 117 kilogram yağış kaydedildiğini ifade eden Tiryakioğlu, bu verilerin rekolte açısından umut verici bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. Küresel gelişmelerin tarım piyasaları üzerindeki etkilerine de değinen Tiryakioğlu, özellikle bölgesel gelişmelerin emtia piyasalarında yeni dengeler oluşturduğunu belirtti. Türkiye’nin üretim gücü ve tecrübesiyle bu süreçte ortaya çıkan değişimleri doğru okuyarak, küresel ticarette konumunu daha da güçlendirebileceğini dile getirdi. Kurumsal çalışmalara da değinen Tiryakioğlu, Gaziantep Ticaret Borsası’nın Antalya’da düzenlenen YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’nda Avrupa Birliği coğrafi işaret çalışmaları dolayısıyla ödüle layık görüldüğünü belirtti. Bu ödülün, Antep Fıstık Ezmesi ve Gaziantep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği tescilleri sayesinde alındığını aktaran Tiryakioğlu, Türkiye’nin toplam 46 Avrupa Birliği tescilli ürünü bulunurken, Gaziantep’in 5 ürünle bu alanda öne çıkan şehirlerden biri olduğunu sözlerine ekledi. Toplantıda konuşan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsanın yürüttüğü projelere ilişkin bilgi verdi. Akıncı, geçtiğimiz yıllarda hayata kazandırılan Antep Fıstığı Lisanslı Deposu, Antep Fıstığı Pilot İşleme Tesisi, Et Borsası ve Et Hali ile yeni idari hizmet binasının borsanın altyapısını güçlendirdiğini belirterek, Hububat Emtia Merkezi için ise fizibilite çalışmalarının tamamlandığını ve projenin en kısa sürede hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Hububat Emtia Merkezi’nin yalnızca fiziki bir yatırım olmadığını, aynı zamanda bölgenin tarımsal ticaret yapısını daha sistemli ve rekabetçi bir zemine taşıyacak stratejik bir proje olduğunun altını çizen Akıncı, merkezin hayata geçirilmesiyle birlikte hububat ticaretinin modern altyapılar, elektronik satış sistemleri ve entegre hizmetlerle tek çatı altında toplanmasının hedeflendiğini belirtti. Akıncı, söz konusu merkezin üretici, tüccar ve sanayiciyi aynı platformda buluşturarak ticaret süreçlerini kolaylaştıracağını, ürünlerin daha sağlıklı şartlarda işlem görmesine katkı sağlayacağını ve Gaziantep’in bölgesel ölçekte bir hububat ticaret merkezi olma potansiyelini güçlendireceğini dile getirdi. Toplantının devamında meclis üyeleri, gündem maddelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, sektörlere yönelik görüş ve öneriler paylaşıldı.
Sakarya Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi Sakarya’nın Karasu ilçesinde şiddetli fırtına nedeniyle karaya oturan Kamerun bayraklı kuru yük gemisi havadan görüntülendi. İkinci katına kadar su alan ve açığa doğru yan yatan gemideki 8 mürettebatı kurtarmak için çalışmalar sürüyor. Edinilen bilgiye göre, saat 09.00 sıralarında Karasu açıklarında seyreden Kamerun uyruklu "NINOVA" isimli kuru yük gemisi, şiddetli rüzgar ve olumsuz hava şartları nedeniyle sürüklenmeye başladı. Kontrolden çıkan gemi, bir süre sonra sahile yakın noktada karaya oturdu. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik, AFAD, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan ekipler, fırtına, dev dalgalar ve zaman zaman etkili olan yağış nedeniyle denizden gemiye yaklaşmanın riskli olması üzerine alternatif kurtarma planını devreye soktu. Ekipler tarafından karadan gemiye roket aracılığıyla halat fırlatıldı. Fırlatılan ipin gemiye başarılı şekilde ulaşmasının ardından deniz üzerinden kıyıya tahliye hattı oluşturuldu. Gemide mahsur kalan ve genel sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilen 8 personelin kurulan halat sistemiyle deniz üzerinden karaya çıkartılacağı bildirildi. Karaya oturan gemi ise ikinci katına kadar su alarak, kuzey yönünde açığa doğru yan yattı. Toplam 83 metre uzunluğa ve 12 metre genişliğe sahip gemi, dron ile havadan görüntülendi. Öte yandan, Karasu Kaymakamı Mehmet Uğur Arslan da bölgede yürütülen kurtarma çalışmalarına refakat ediyor. Ekiplerin çalışmaları sürüyor.
Mersin MTSO Başkanı Çakır: "İhracat seferberliği başlatıyoruz, hedef Türkiye’de ilk 3" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından düzenlenen yapay zeka destekli B2B Networking Etkinliği, iş dünyasını bir araya getirerek önemli ticari bağlantılara zemin hazırladı. Bin 350’nin üzerinde katılımcının yer aldığı organizasyonda yaklaşık 7 bin iş görüşmesi gerçekleştirilirken, gün sonunda 2 milyar TL’nin üzerinde potansiyel ticari iş birliği hacmi oluştu. MTSO’nun Oniki.net iş birliğinde düzenlediği etkinlikte, katılımcılar yapay zeka destekli B2B eşleştirme teknolojisi sayesinde 6 dakikalık planlı görüşmelerle yeni iş bağlantıları kurdu. Türkiye’de bölgesel ölçekte ilk kez gerçekleştirilen organizasyona Mersin’in yanı sıra Adana, Gaziantep, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş ve Kayseri’nin de aralarında bulunduğu 28 ilden firmalar katıldı. Programa MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Hamit İzol, yönetim kurulu üyeleri, oda ve borsa başkanları ile çok sayıda iş insanı iştirak etti. MTSO Başkanı Çakır, etkinlikte, "Mersin’i üretim, lojistik ve ihracatta Türkiye’nin ilk 3 merkezi arasına taşıyacak ihracat seferberliğini başlatıyoruz" mesajı verdi. "Bu sinerjiyi ticaret köprülerine dönüştürmeliyiz" Etkinlikte konuşan MTSO Başkanı Çakır, geçen yıl bin 200 firmanın katıldığı organizasyonun bu yıl daha geniş bir ağ oluşturduğunu belirterek, ortaya çıkan sinerjinin kalıcı iş birliklerine dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Çakır, "Bu buluşma, iş potansiyelimizi katlayarak kentimizin ticaret hacmini yeni zirvelere taşıyacağımız stratejik bir adımdır. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde rekabet avantajı oluşturan tarafta olmalıyız" dedi. "Fiyatla değil marka ve kaliteyle rekabet" Katma değerli üretim ve markalaşmanın önemine dikkat çeken Çakır, düşük fiyat odaklı rekabetin sürdürülebilir olmadığını belirtti. Anadolu’nun kültürel ve doğal zenginliklerinin güçlü bir marka hikayesine dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Çakır, "Artık düşük fiyatla rekabet edemeyiz. Sürdürülebilir büyümenin yolu markalaşmadan geçiyor" diye konuştu. "Made in Türkiye algısını güçlendirmeliyiz" Türkiye’nin üretim gücünün küresel pazarlarda daha görünür olması gerektiğini kaydeden Çakır, e-ihracatın kritik rolüne işaret etti. Çakır, "Nitelikli üretim yapımızı e-ihracat gücüyle birleştirerek işletmelerimizi dünya pazarlarının ana oyuncuları haline getirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "Mersin ticaret rotalarında doğru konumlanmalı" Küresel ticaretin yeniden şekillendiğini belirten Çakır, değişen tedarik ve lojistik rotalarının doğru okunmasının önemine değindi. İşletmeler için ikiz dönüşüm, sosyal inovasyon, kurumsallaşma ve markalaşmanın zorunluluk haline geldiğini söyledi. "İhracat yapmayan firma kalmamalı" Yeni vergi düzenlemelerinin üretim, lojistik ve ihracat sektörlerine önemli avantajlar sağlayacağını ifade eden Çakır, MTSO olarak yeni bir ihracat vizyonu başlattıklarını açıkladı. "İhracat yapmamış firmalarımızın ihracata başlaması için kapsamlı çalışmaların startını veriyoruz. İhracat seferberliği başlatıyoruz" diyen Çakır, bu sürecin Mersin ve bölge ekonomisine büyük katkı sağlayacağını söyledi. B2B organizasyonları uluslararası arenaya taşınacak Yeni nesil iş görüşmelerinin ulusal ve uluslararası platformlara taşınacağını da belirten Çakır, firmaların küresel ölçekte yeni iş birlikleri kurabileceği bir yapı oluşturacaklarını ifade etti. Açılışta akademisyen ve uzman isimler de sunumlar gerçekleştirdi. Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın jeopolitik gelişmeleri değerlendirirken, E-Ticaret Uzmanı Zekeriya Ateş e-ticarette büyüme yollarını anlattı. Comio Kurucu Ortağı Mustafa Sönmez dijital büyüme stratejilerine değinirken, Oniki Kurucu Ortağı ve CEO’su Ziya Kızıltan organizasyon hakkında bilgi verdi.