POLİTİKA - 17 Nisan 2023 Pazartesi 15:14

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Bu merkez İstanbul'da yeni bir finansal ekosistem oluşturacaktır'

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Bu merkez İstanbul'da yeni bir finansal ekosistem oluşturacaktır'

İstanbul Finans Merkezi’nin bankalar etabı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelince uçakları satacakmış. Uçak kiralıyorsun, onunla gidiyorsun. Demek ki kiralayacak imkanları var. Onunla seyahatleri yapıyor. Bu millet kendi uçaklarını inşallah bunlara asla devretmeyecek” dedi.

İstanbul Finans Merkezi’nin bankalar etabı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açıldı. ilk etapta Vakıfbank, Ziraat Bankası ve Halkbank’ın birimlerinin faaliyet geçeceği merkez 100 bin kişiye istihdam sağlayacak. Törene ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’da katıldı.

“İstanbul'u dünyanın sayılı finans merkezlerinden biri haline getireceğiz ve getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün sizlerle ülkemiz ekonomisi ve finans sektörümüz açısından stratejik önemde bir açılış töreni münasebetiyle bir aradayız. Artık son 3 gününün içinde olduğumuz Ramazan'ınızı tebrik ediyorum. Ramazan ayını her bakımdan dolu dolu değerlendirmenin gayretindeyiz. Zor günlerde millete umut olmanın çabasındayız. Deprem bölgesindeki kardeşlerimizi ihmal etmeden yatırımlara hız veriyoruz. Durmak yok yola hizmete eser kazandırmaya devam diyerek milletimizi hayalleriyle buluşturmaya devam ediyoruz. İFM'in ilk etabının açılış heyecanını yaşıyoruz. Dünyada New York, Londra, Frankfurt gibi asırlık merkezlerin yanında, Dubai, Hong Kong gibi sonradan bu listeye dahil olan finans merkezleri de bulunuyor. Asya ve Avrupa arasında artan ticari rekabet ile ülkemizin jeopolitik konumu İstanbul'un önünde yeni fırsat pencereleri açıyoruz. Büyütme üzerine kurulu Türkiye Ekonomi Modeli'yle hedeflerimizi bir adım daha yukarı taşıdık. Doğu ve Batı arasında coğrafi ve ticari köprü görevi üstlenen İstanbul'un aynı bağı kurma potansiyeline sahip olduğunu düşünüyoruz. İktidara geldikten sonra bu müjdeyi vermiştik. İstanbul'u dünyanın sayılı finans merkezlerinden biri haline getireceğiz ve getirdik. Şimdi de bu işin fiziki şartlarını oluşturduk. Kimlerle mücadele etmedik ki. MB'yi İstanbul'a taşıyacağız dedik, önümüze çıktılar. Ne yapmadılar ki, Vakıfbank için aynı şeyi söylediler. Bunların kadim medeniyetimizin haberleri yok. Türkiye'de finansın tarihinde neler olduğunu bunlar bilmiyor. Tarihte İstanbul nasıl bu ülkenin finans merkeziyse işte yeniden finans merkezi olma görevini üstleniyor” dedi.

“İFM ile Türkiye yıllardır dışlandığı alanda artık ben de varım diyebilme iradesi ve cesareti göstermiştir”

Erdoğan, “İFM Türkiye'nin dünya ekonomisindeki yerini güçlendirmek, bölgesel ve ilerleyen zamanlarda ülkemizi küresel bir Finans Merkezi haline getirmek için geliştirilen projedir. 2013 yılında inşasına başladığımız Merkez Bankası, kamu bankaları ve borsa dahil ülkemizin lokomotif kuruluşlarını İstanbul'a taşımaya karar verdik. 65 milyar lira yatırım bedeliyle en prestijli projeyi hayata geçirdik. Sıfır atıklı uyumlu vasıflarıyla örnek projedir. İlk eser sözleşmesine dayalı yeşil kira sertifikasıyla elde edilen 600 milyon liralık fonu yeşil dostu projelerle kullanıyoruz. Otel, 26 bin 500 araç kapasitesiyle akıllı şehir modeliyle iş dünyanın tüm ihtiyaçlarına cevap verecektir. İstanbul'umuzun Avrupa yakasından sonra Anadolu yakası ayrı bir zenginliğe kavuşmuştur. İFM yerli ve yabancı finans kuruluşlarının bölgede faaliyet göstermeye başlamasıyla ülkemiz ekonomisine ciddi katkılar sağlayacaktır. 3 kıtanın buluşma noktası olan İstanbul'da yeni bir finansal ekosistem oluşturacaktır. Kurumlarımızın bir araya gelmesi ekosistemin oluşmasının ilk adımıdır. İFM uluslararası sermaye akışını kolaylaştırarak yatırım çekme potansiyelimizi de artıracaktır. Tasarrufları yeni finansal araçlara yönlendirerek ekonomiye kazandıracaktır. Finansal istikrarın devamlılığını sağlayacaktır. Ekonomide öngörülebilirliğin ve istihdamın yükselmesine ivme kazandıracaktır. Fintech ve katılım finans alanlarında küresel üs haline geleceğini düşünüyoruz. Katılım Finans Strateji Belgesi'yle yol haritamızı belirlemiştik. Milli fintech strateji belgesini de paylaşacağız. Genç girişimcileri destekleyeceğiz ve yalnız bırakmayacağız. 10 yıllık çetin mücadelenin her aşaması zorlukla dolu bir emeğin ürünüdür. İFM ile Türkiye yıllardır dışlandığı alanda artık ben de varım diyebilme iradesi ve cesareti göstermiştir. Türk ekonomisinin finans sektörünün lokomotifliğinde hızla büyütecek bu merkezin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. İFM'de emeği geçen TVF ve Emlak Konut başta olmak üzere herkesi şahsım milletim adına tebrik ediyorum” dedi.

“Sandığın renginden en ufak şüphe duymuyorum”

Erdoğan, “Ülkemiz 14 Mayıs tarihinde yapılacak seçim sürecinin içinde bulunuyor. 27 gün sonra sandıklara gidilecek, Türkiye'nin geleceğine dair kritik karar vereceğiz. Sadece adaylar, partiler, ittifaklar arsında değil, aynı zamanda iki farklı anlayış arasında da mühim tercih yapacağız. Milletimizin 21 yıldır olduğu gibi eser, hizmet ve yatırım siyasetinden yana olacağına inanıyoruz. Ekonomik kalkınma yolculuğu kesintiye uğramayacaktır. 2002 öncesi Türkiye'yi bilen insanlarımız gerektiğinde bedeller ödeyerek elde ettikleri demokratik ve ekonomik kazançlarından geriye gitmeye müsaade etmeyecektir. Aziz milletimiz bismillah diyerek Türkiye Yüzyılı'nı başlatacaktır. Ömrünün 40 yılında meydanların nabzını tutan siyasetçi olarak Allah'ın izniyle sandığın renginden en ufak şüphe duymuyorum. Sonuçtan bağımsız olarak seçim dönemleri siyasetçilerin kantara çıktıkları günlerdir. Bu günler herkesin heybesinde ne varsa ülkenin geleceğine dair hedefi varsa ortaya döktüğü zamanlardır. Millet bu dönemde siyaset kurumuna kulak kesilir. Böylece gelecek 5 sene boyunca kim ve hangi zihniyet tarafından yönetileceğine karar verir. Muhalefetin Türkiye'yi yönetebilecek, ülkemizi hedef ve hayallerine ulaştıracak hiçbir vizyonunun olmadığı oraya çıkmıştır. 2002 öncesinde ülkemizin neden geride kaldığını hizmet ve eser kıtlığı yaşandığını, milletin neden yıllarca yokluğa mahkum edildiğini de göstermiştir. Batılı tefecilerden 300 milyar Dolar dilenme, her şeyi bedava verme, IMF reçetelerine teslim olma gibi sayısı abuk subuk vaadi burada konuşmaya değer bulmuyorum. 300 milyar dolar İngiltere'den getirecekmiş. Tefecilerle görüştü, anlaştı, onlar sözler verdiler. O da o sözleri aynen buraya aktarıyor. Acaba sizler böyle bir şeye inanıyor musunuz? Mümkün mü? 20 yıl başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yaptım. Böyle bir safsata hile dünyanın hiçbir liderinde görmedim. Bu zavallı ne yazık ki hayatında bir SSK var ki, SSK'yı batıran bu değil mi? Savaş Ay hayatta olsaydın da millete gösterseydi. Hastanelerin hali neydi, şimdi ise şehir hastanelerimizle dünyaya meydan okuyoruz” dedi.

“2013'te IMF ile ilişiği kestik, merkezin döviz rezervi arttı, şu anda da ihtiyacımız yok”

Erdoğan, “Muhalefetin içinde düştüğü durumu kah gülerek kah siyaset kurumu için üzerek gülüyor. Meydanlarda iki anahtarla dolaşanların kendini iki anahtardan da ettiğini unutmaz. IMF çantacılarının ülkeyi geride bırakacak vaatlerini millet çok iyi bilir. Milyarlarca dolar borç takarak nasıl ortadan kaybolduklarını millet unutmaz. Yedili masanın etrafında olanlar var ya onlardan bir tanesi de Davos'tayız. Davos'ta Kahn IMF'in başında, onla görüşme yapıyoruz. Kendisine dedim ki, ikide bir adamları gönderiyorsunuz ve bunlar Türkiye'yi idare etmek adına konuşuyorlar, taksitlerinizi alıyor musunuz? Türkiye'yi idare etmek bana aittir. 23,5 milyar dolar IMF'e borcumuz var. 2013'e kadar IMF'e ödemeleri yaptık, bitirdik, daha sonra ne oldu. Şu anda CHP'nin sözcüsü zat ve bir de ortağı olan bir ara hazinin başında olan zat kapalı kapıların ardında otellerde oturup IMF adına pazarlık yaptılar. IMF'ten destek almadan bu işi yürütemeyeceksiniz diye. Ekonomide sıkıntı varmış, yok, biz gayet iyi yolumuza devam ediyoruz. MB'nin de Döviz rezervi 22,5 milyar dolardı. Başbakanlık dönemimde 135 milyar dolara çıkardık. 2013'te IMF ile ilişiği kestik, merkezin döviz rezervi arttı, şu anda da ihtiyacımız yok. Ülke hazinesi tam takır olduğu için IMF'ten alınan borçlarla memur emekli maaşlarının ödendiğini bu millet unutmaz. SHP, CHP dönemleriydi, millete çok çile çektirdiler çok. Geçmişte SSK'yı nasıl batırdığını, millet bunların ülkeyi nasıl soyup soğana çevirdiğini asla unutmaz. 90'lardaki popülist söylemlerin ülkeyi nasıl çöküşe götürdüğünü bu millet unutmaz” dedi.

“Yol yenmez ama yol sayesinde üretim olur”

Erdoğan, “Millet yol mu yiyecek, lafa bak. Önünde de profesörler kızmasın, köprü, otoyol mu yiyecek. Soğandan patatesten haber ver. Sen ne soğanın tadını bilirsin ne de soğanı masaya koyup dağıtamazsın. Ekonomi cahili eser ve hizmet düşmanı olmuşlardır. Dünyayı az buçuk takip eden kimse böyle bir cümle kurmaz. Köprü, viyadük, havalimanları olmasaydı biz Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna nasıl giderdik. Beni üzen birşey daha var. Her şeyden önce yol yenebilen meta değildir, bunu bilesin bay profesör. Yol yenmez ama yol sayesinde üretim olur. Üretici mahsulünü satar, turist seyahat eder, nakliyeci malzeme taşır. Yol sayesinde yatırım gelir, sanayi gelişir, istihdam oluşur. 85 milyon birbirine kavuşur, helal rızk götürür. Ekonominin, üretimin, sanayinin belkemiğidir. Yol medeniyettir diyoruz. 25 yıldır ülkemizin ulaşım altyapısına yatırım yapıyoruz. Beyefendiler şunu bilmesi lazım, bu domates de patates de bu yollardan gidiyor. Yollar olmasaydı tüketicinin olduğu yere ulaştıramazdık” dedi.

“İstanbul Havalimanı bile ulaştırma yatırımlarının katma değerini göstermeye yeterlidir. Dünyadaki nadir havalimanlarından birisi”

Erdoğan, “6 Şubat depreminde bütün ihtiyaçları deprem bölgelerine yollar olmasaydı nasıl ulaştıracaktır. Uçaklar, TIR'lar, otobüsler. Ücretsiz depremzedeleri uçakla taşıdık. Buradan akıl, izan sahibi tüm vatandaşlarıma soruyorum. Ülkemizi gergef gibi yollarla örmeseydik Türkiye'yi buralara getirebilir miydik? 251 milyar dolardan fazla yatırım çekebilir miydik? Her yıl ekonomimizi yüzde 5 büyütür, istihdamı 32 milyona çıkarabilir miydik. 51.5 milyon turist havalimanı yapmasaydık misafir edebilir miydik? Hiç uzağa gitmeye gerek yok. Sadece İstanbul Havalimanı bile ulaştırma yatırımlarının katma değerini göstermeye yeterlidir. Dünyadaki nadir havalimanlarından birisi. Bay bay Kemal bunları takip edemez, hafızası bunlara yetmez. Benzer rakamları her yatırımda görmek mümkündür. Biz meseleye muhalefet gibi bunları israf olarak görseydik 2002'lerin Türkiye'sinden bir adım bile öteye gidemezdik. Eğitimde ilk okuldan lise sona kadar, en önemli adımlardan biri ne oldu, biz aramızda o dönemi yaşayanlar vardır. Tekstil kağıtlarıyla okuduk. Üst sınıflardaki ağabeyler bunları bize parayla da vermezlerdi. Bu çileyi yavrularımıza çektirmeyelim dedik. Kuşe kağıda kitapları sıralara koyduk ve yavrularımız sıraların üzerinde kitaplarını buldular. Bu işte bir anlayışın ifadesidir. Bu idrak olmamış olsaydı eğitimin kıymetini de bilmemiş olurdunuz. 78'ten 208'e kadar üniversite sayımızı artırdık.

“Gelince uçakları satacakmış. Uçak kiralıyorsun, onunla gidiyorsun. Demek ki kiralayacak imkanları var. Onunla seyahatleri yapıyor. Bu millet kendi uçaklarını inşallah bunlara asla devretmeyecek”

Erdoğan, “Göreve geldiğimizde bu bölge, çukur, çamur pisliklerle dolu olan bir yerdi. Ataşehir olmasına bakmayın, Ata'yla uzaktan yakından alakası yoktu buranın. Fikirtepe de berbat bir yerdi. Orada bir tane köşk vardı, köşk dışında rezaletti. Orayı kentsel dönüşümle aldık, bugünkü hale getirdik. Birer can pazarına dönmüş yollardan biz kurtardık. Ümraniye çöplüğü patladı, 39 vatandaşımız öldü. CHP bu demektir. Orayı yeşil, milli park haline biz getirdik. Tüm bunların yanında yol yaparak otoyol yaparak 31 havalimanı inşa ederek Bay Bay Kemal ve ortaklarının özel uçakla il il dolaşmasını kolaylaştırdık. Gelince uçakları satacakmış. Uçak kiralıyorsun, onunla gidiyorsun. Demek ki kiralayacak imkanları var. Onunla seyahatleri yapıyor. Bu millet kendi uçaklarını inşallah bunlara asla devretmeyecek. Sağlıkta muhteşem adımlar attık. Çam Sakura'dan sonra havalimanında Murat Dilmener hastanesini 45 günde yaptık. Sancaktepe'de aynı projeyi burada da uyguladık. 1006 yatak her iki tarafta da kovid döneminde yaptık, 45 günde yetiştirdik. İş bilenin kılıç kuşananın. Şu an itibarıyla büyük şehirlerimizden 19 tanesinde şehir hastaneleri yapıldı ve devam ediyoruz. Diğer büyük şehirleri bu hastanelerle donatacağız. Bu ülkeyi en büyük projeleri yıkmak, engellemek olanların insafına bırakmayacağız” dedi.

Mustafa Biçer
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türkiye’nin teknoloji vizyonu İGÜ’de buluştu Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi ve TEKNOFEST Genel Sekreteri Muhammet Saymaz, İstanbul Gelişim Üniversitesi’ni (İGÜ) ziyaret etti. Ziyaret kapsamında üniversitenin teknoloji odaklı projeleri, stratejik çalışmaları, TEKNOFEST 2025 başarıları ve muhtemel iş birliği alanları ele alındı. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde gerçekleştirilen görüşmeye; İGÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, İGÜ Genel Sekreteri Doç. Dr. Serdar Egeli, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bülent Deyirmenci ile İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğr. Üyesi Jumaev Ergash katıldı. Görüşmede teknoloji ve teknolojik gelişmeler başta olmak üzere üniversitenin yürüttüğü projeler ve gelecek dönem hedefleri değerlendirildi. TEKNOFEST 2025 başarıları ve Ar-Ge projeleri masaya yatırıldı Görüşmenin ana gündemini, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin TEKNOFEST 2025 kapsamında elde ettiği başarılar ile teknoloji alanında yürüttüğü çalışmalar oluşturdu. Üniversitenin araştırma-geliştirme faaliyetleri, Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) aracılığıyla yürütülen patentleme süreçleri ve buluşların ticarileştirilmesine yönelik çalışmalar detaylı şekilde paylaşıldı. Toplantıda özellikle havacılık ve savunma teknolojileri alanında stratejik öneme sahip olan ve TUSAŞ’ta birincilik elde eden Jet Drone Projesi öne çıktı. Projenin teknik detayları, üniversitenin bu alandaki yetkinliği ve ilerleyen süreçte geliştirilebilecek yeni iş birliği modelleri üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Üniversite-sanayi iş birliğinde stratejik adımlar Toplantıda ayrıca Türkiye’nin savunma sanayii ve yerli teknoloji üretiminde gösterdiği yükselişe dikkat çekildi. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin bu süreçte sunduğu akademik ve teknik katkılar vurgulanırken üniversitenin sanayi ile kurduğu güçlü iş birliklerinin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna sağladığı katma değer üzerinde duruldu. İGÜ’nün inovasyon odaklı çalışma modeli ve öğrencilerini teknoloji üreten bireyler olarak yetiştirme hedefi, görüşmenin önemli başlıkları arasında yer aldı. Taraflar, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak projelerin hayata geçirilmesi konusunda karşılıklı iyi niyet mesajları verdi. Ziyaret, ilerleyen dönemde somut iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerle sona erdi.
Mersin Yaban keçisi avlayanlara 2 milyon 894 bin TL ceza kesildi Mersin’in de aralarında bulunduğu 3 ilde yaban keçisi avlayan 3 şahsa 2 milyon 894 bin 565 TL para cezası kesilirken, adli işlemde başlatıldığı bildirildi. Koruma altında olan türler arasında bulunan yaban keçilerine yönelik bir çok ilde gerçekleştirilen yasa dışı avcılık denetimleri sürüyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü koordinesinde yapılan denetimler de yasa dışı avlananlar yakalanarak adli işlemlerin yanı sıra yüklü miktarda para cezası da kesiliyor. Son olarak Mersin’in Silifke, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçeleri ile Adıyaman sınırlarında yaban keçisi avlayan 3 şahıs belirlenerek yakalandı. Yakalanan şahıslara toplamda 2 milyon 894 bin 565 TL para cezası kesilerek adli işlem yapıldı. Kurumdan yapılan açıklamada:" Ülke genelinde yasa dışı avcılıkla mücadele çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Ekiplerimiz tarafından koruma ve kontrol faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde, yasa dışı avcılık yaptığı tespit edilen şahıslar yakalanırken ilgili kanunlar kapsamında idari yaptırımlar uygulandı. Denetimler kapsamında Adıyaman’da, vurduğu yaban keçisiyle yakalanan şahsa 964 bin 855 TL, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde yaban keçisi vurduğu tespit edilen şahsa 969 bin 591 TL ve Mersin’in Silifke ilçesinde yaban keçisi vurduğu tespit edilen şahsa 960 bin 119 TL idari para cezası ve tazminat uygulandı. Böylece 3 farklı ilde yakalanan şahıslara toplam 2 milyon 894 bin 565 TL ceza ve tazminat uygulanırken, ele geçirilen tüfeklere de el konuldu" denildi.
Ankara Bakan Yerlikaya: "Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu yakalandı" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlunun yakalanarak Türkiye’ye getirildiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan toplam 40 suçlu yakalandı. Gürcistan’dan 27, Almanya’dan 4, Bulgaristan’dan 3, Amerika Birleşik Devletleri’nden, Hırvatistan’dan, İsviçre’den, Karadağ’dan, Rusya’dan ve Yunanistan’dan birer suçlu Türkiye’ye getirildi. Kırmızı bültenle aranan ve ’kasten öldürme’ suçundan aranan H.S. isimli şahıs Gürcistan’da, ’suç örgütüne üye olma, kasten öldürme’ suçlarından aranan E.C.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ’hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme, basit yaralama’ suçlarından aranan S.C. isimli şahıs Gürcistan’da, ’fuhuşa teşvik’ suçundan aranan C.E. ve C.E. isimli şahıslar Gürcistan’da, ’yağma ve yaralama’ suçlarından aranan Ç.B. isimli şahıs Gürcistan’da, ’suç örgütü kurma, hırsızlık, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek’ suçlarından aranan A.Ö. isimli şahıs Gürcistan’da, ’uyuşturucu madde ticareti’ suçundan aranan H.U. isimli şahıs Gürcistan’da, ’kasten öldürme ve kasten yaralama’ suçlarından aranan A.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’resmi belgede sahtecilik’ suçundan aranan H.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ’çocuğun cinsel istismarı’ suçundan aranan S.Ç. isimli şahıs Gürcistan’da ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ suçundan aranan M.T. isimli şahıs ABD’de, ’uyuşturucu madde ticareti’ suçundan aranan T.T. ve Ü.A. isimli şahıslar Almanya’da, ’kasten öldürme’ suçundan aranan H.Y. isimli şahıs Almanya’da, ’hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından aranan M.K. isimli şahıs Almanya’da, ’kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan aranan Y.Ö. isimli şahıs Hırvatistan’da, ’kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma’ suçundan aranan E.Ş. isimli şahıs Karadağ’da, ’kasten öldürme’ suçundan aranan H.Ş. isimli şahıs Rusya’da ve O.T. isimli şahıs ise Yunanistan’da yakalandı. Ulusal seviyede aranan ve ’terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan aranan B.C. isimli şahıs İsviçre’de, Ü.D. isimli şahıs Bulgaristan’da, ’dolandırıcılık, hakaret, gizliliğin ihlali, rüşvet, resmi belgede sahtecilik, yağma, kişisel verileri ele geçirme’ suçlarından aranan E.A. isimli şahıs Bulgaristan’da, ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ suçundan aranan Ü.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’dolandırıcılık ve hırsızlık’ suçlarından aranan M.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ’uyuşturucu madde ticareti yapma’ suçlarından aranan S.D. isimli şahıs Gürcistan’da, ’başkalarına ait kimlik kullanma ve hırsızlık’ suçlarından aranan A.R.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’kasten öldürme’ suçundan aranan Z.M. ve T.M. isimli şahıslar Gürcistan’da, ’uyuşturucu madde satın almak ve kullanmak, hırsızlık’ suçlarından aranan A.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık,hırsızlık, vergi usul kanununa muhalefet’ suçlarından aranan Ş.V. isimli şahıs Gürcistan’da, ’ruhsatsız silah taşınması veya bulundurulması, işkence ve yağma’ suçlarından aranan Ü.U. isimli şahıs Gürcistan’da, ’dolandırıcılık’ suçundan aranan S.Ş. isimli şahıs Gürcistan’da ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık, ruhsatsız silah taşıma veya bulundurma, resmi belgede sahtecilik’ suçlarından aranan Ö.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’5809 sayılı yasaya muhalefet ve dolandırıcılık’ suçlarından aranan M.Ö. isimli şahıs Gürcistan’da, ’tasarlayarak öldürme ve hakaret’ suçlarından aranan M.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ’uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak ve kullanmak’ aranan Ö.U. isimli şahıs Gürcistan’da, ’hükümlü veya tutuklunun kaçması’ suçundan aranan Ü.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ’zimmet, malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek’ suçlarından aranan A.M.S. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve Türkiye’ye iadeleri sağlandı.