POLİTİKA - 17 Mart 2023 Cuma 17:36

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Finlandiya'nın NATO üyelik süreci başlıyor'

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Finlandiya'nın NATO üyelik süreci başlıyor'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile düzenlediği basın "Gösterdiği hassasiyet ve kaydedilen mesafeye binaen Finlandiya'nın NATO'ya katılımını Meclis'te onay sürecini başlatmaya karar verdik." dedi. Erdoğan İsveç'in NATO üyeliği içinse "Sürecin nasıl ilerleyeceği İsveç'in atacağı adımlarla doğrudan bağlantılı olacaktır." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Türkiye ve Finlandiya'nın tarihi olarak iyi ilişkiler içinde bulunan iki ülke olduğunu ifade eden Erdoğan, Finlandiya'nın deprem felaketi karşısında uzattığı yardım elinin iki ülke arasındaki dostluğu pekiştirdiğini ifade etti. Finlandiya hükümeti ile halkının dayanışma için gönderdiği yardımlar için teşekkür eden Erdoğan, "Türkiye, Finlandiya münasebetlerini geliştirme yönündeki ortak irademizi teyit ettik. Önümüzdeki dönemde atacağımız adımları ele aldık. Geçen yıl ikili ticaret hacmimiz 2 milyar doları geride bıraktı. İlk etapta ortak hedefimiz 3 milyar dolar, ardından 5 milyar dolara ulaşmak. Müşterek hedeflerimizi artırarak bu hedeflere ulaşmakta kararlıyız" açıklamasını yaptı. Finlandiya ile yatırımlar, savunma sanayi ve turizm alanları başta olmak üzere ekonomik ve ticari ilişkilerin çeşitlendirilmesi konusunda kararlı olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmelerde ikili münasebetlerin yanı sıra Türkiye- AB ilişkileri dahil güncel, bölgesel, küresel meseleleri ele aldıklarını bildirdi.

Finlandiya’nın Türkiye’nin AB üyeliği desteğini güçlü şekilde devam ettirmesinin önemli olduğunu ifade eden Erdoğan, "Kıymetli dostumla Rusya-Ukrayna savaşı bağlamındaki gelişmeler hakkında görüş teatisinde bulunduk. Akan kanın durdurulması ve savaşın diplomatik yollarla sona erdirilmesi yönündeki çalışmalarımızı Sayın Niinistö’ya anlattım. Türkiye ile BM öncülüğünde taraflarca akdedilen ve küresel gıda güvenliği bakımından hayati önemi haiz Karadeniz tahıl anlaşmasının etkin şekilde uygulanmasına dair gözlemlerimi, tespitlerimi aktardım" dedi. Türkiye'nin binlerce vatandaşını teröre kurban vermiş bir ülke olduğunu dile getiren Erdoğan, "Dünyanın en eli kanlı yapılarıyla eş zamanlı mücadele ediyoruz. DEAŞ’ı sahada hezimete uğratan tek NATO ülkesi biziz. Bölgemizin geleceğinde hiçbir terör örgütüne yer olmadığına inanıyoruz. Adı, iddiası ve arkasındaki hesaplar ne olursa olsun; ülkemizin bekasına, milletimizin canına kasteden örgütlerin kökünü kazımakta kararlıyız. Bu meseledeki hassasiyetimizi ve kararlılığımızı her fırsatta ve zeminde açıkça ifade ediyoruz" diye konuştu.

NATO’nun genişleme sürecini bu gerçekler çerçevesinde değerlendirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Finlandiya'nın NATO’ya üyelik başvurusu görüşmemizde önemli yer tuttu. Türkiye NATO’nun açık kapı politikasının güçlü savunucuları arasında yer alıyor" dedi. Finlandiya ve İsveç’in NATO'ya katılım müzakerelerinin başlatılmasına Madrid NATO Zirvesi’nde onay verildiğini söyleyen Erdoğan, “Eş zamanlı olarak 3’lü muhtırayı imzalamak suretiyle Türkiye’nin haklı güvenlik kaygılarının giderilmesi gerektiğini kayıt altına almıştık. Geride bıraktığımız süre zarfında Finlandiya’nın 3’lü muhtıra taahhütlerini yerine getirmek için samimi ve somut adımlar attığını gördük. Ülkemizin güvenlik kaygılarını gidermek yolunda gösterdiği hassasiyet ve kaydedilen mesafeye binaen Finlandiya’nın NATO’ya katılım protokolünün Meclis’imizdeki onay sürecini başlatmaya karar verdik. Bu kararımızın hayırlı olmasını diliyorum. Finlandiya'nın üyeliği ile daha da güçlenerek NATO bu sayede küresel güvenlik ve istikrarın muhafazasında önemli rol oynayacaktır" değerlendirmesini yaptı.

Onay sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Finlandiya ile ilişkilerimizin, NATO Müttefikliği zemininde tahkim edilmiş olacağını vurgulayan Erdoğan, "İsveç ile olan görüşmelerimizi ise İttifak prensipleri ve bizim terörle mücadeleye yaklaşımlarımız temelinde sürdüreceğiz. Ülkemizin sürecin ilerletilmesi hususundaki ilkelerinin ve iyi niyetinin daha net görüldüğü kanaatindeyim. Bu konuda sürecin nasıl ilerleyeceği İsveç’in atacağı somut adımlarla doğrudan bağlantılı olacaktır. Bizim İsveç’e farklı bir yaklaşımımız yok ama İsveç teröristlere kucak açtı. 120 civarında terörist listesi verdik ve bu teröristleri bize verin dedik. Tabi Sayın Başbakan iyi bir insan ama bu teröristleri bize vermediler. Bu teröristleri bize vermeyince bizim de İsveç’e olumlu yaklaşmamız mümkün değil. Finlandiya’da bu tür eylemler olmadığı için Finlandiya’yı İsveç’ten ayırmak durumunda kaldık. Finlandiya'ya olumlu yaklaşımımızı bugün attığımız imza ile gösterdik. Bundan sonrası komisyondan da genel kurula gidecek. Temennim seçim öncesi geçmesi. Ülkelerimiz için hayırlı olsun" dedi.

Türkiye’nin NATO'nun genişlemesine yönelik olumsuz bir yaklaşımı olmadığına dikkat çeken Erdoğan, "Türkiye'nin terörle mücadelede kırmızı çizgisi var. Terörle mücadelede Türkiye’ye yönelik atılan olumsuz adımları gördüğümüz sürece nereden gelirse gelsin her türlü tavrı almaya hazırız. NATO gibi bir kuruluş terörle mücadelede Türkiye'yi yalnız bırakırsa biz de Türkiye olarak bu tür ülkelere onay vermeyiz" açıklamasını yaptı.

Hülya Keklik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Yüksel Yıldırım: "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, 2-0 mağlup oldukları Fenerbahçe maçı sonrası, "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" dedi. Samsunspor, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Fenerbahçe’ye 2-0 mağlup oldu. Maç sonu açıklamalarda bulunan Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, "Van Drongelen’i oynatırsak, en az 6-8 hafta yok olacak dediler. Oynatmayalım dedik. Bizimle devam ediyor. Satma şansım yok. Samsunspor’un hedefleri var. O isteniyor, Holse isteniyor, Marius’u istiyorlar. Talepler var. Musaba’yı bırakmak istemedik. Serbest kalma maddesi vardı. Onu kullandı kendisi ve engelleyemedik. Onun dışında oyuncu vereceğimi sanmıyorum. Çok astronomik teklif gelirse olabilir" ifadelerini kullandı. "Musaba seyirciyi coşturma hareketini Samsunspor maçında yapmamalıydı" Anthony Musaba ile ilgili de konuşan Yüksel Yıldırım, "Musaba’yı çok seviyorum. Alırken iki ay pazarlık yaptım. İkinci babası gibiyim. Bizden ayrıldı, Fenerbahçe’ye hayırlı olsun. Güzel de başladı. Seyirciyi coşturma hareketi Samsunspor maçında yapmamalıydı, üzdü. Pek çok hoş olmadı. Bazı televizyonlar beni yanlış anlamış. Bedava aldılar dedim. 6 milyon euro’ya aldılar. Nene’yi 18 milyona aldılar, Musaba’yı 6’ya aldılar dedim. Bana göre Musaba, Nene’den daha iyi futbolcu. Kıyaslama yaptık. Bunu zaman gösterecek. Musaba’yı normalde veriyor olsaydım, bir sonraki satışından pay alacaktım, bonus alacaktım, Fenerbahçe şampiyon olursa bonus alacaktım. O rakam belki 10-15’e çıkacaktı. Ben bunun için ’bedava’ dedim. Yoksa bedavaya gitmedi. Oyuncu, 3 milyon istedi (Samsunspor’a transfer süreci) sonrasında pazarlıkla 5 milyon yaptık. Samsunspor tarihinde 5 ay kalıp 6 katı para kazandıran bir oyuncu olmamıştı. Ekonomik katkılarından dolayı Musaba’ya teşekkür ettik ama onu da bazı taraftarlarımız da yanlış anladı. Nene’ye karşı yanlış bir şey söylemedim ama Musaba bana göre daha iyi futbolcu dedim" açıklamasını yaptı.
Ankara Bakan Tunç: "Avukatlık vakarına uygun davranış göstermeyen avukat hakkında soruşturma başlatıldı" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır" dedi. Adalet Bakanı Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu; avukatın ise yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça vurgular. Yargının kurucu unsuru olmanın yüklediği sorumluluk; avukatların yalnızca temsil ettikleri hakkı savunmayı değil, adalete duyulan güveni de güçlendirmeyi gerektirir. Hukukun ciddiyetini zedeleyen, kanun hükümlerini keyfî biçimde yorumlayarak yanlış yönlendirmeye kapı aralayan her tutum; toplumun adalete olan inancına zarar verir" dedi. İzmir Barosu’na kayıtlı bir avukatın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar dolayısıyla hakkında soruşturma başlatıldığını açıklayan Bakan Tunç, "Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatlık görevinin özen, doğruluk ve onur içinde yürütülmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmayı ve meslek kurallarına bağlılığı esas alır. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları da aynı doğrultuda; avukatın, mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmasını, bu hassasiyeti yalnızca mesleki faaliyetinde değil özel hayatında da gözetmesini gerekli kılar. Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümleri uyarınca ilgili baro tarafından da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği yönünden inceleme ve gerekli değerlendirmeleri yapılmak üzere disiplin süreci başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.