POLİTİKA - 27 Mart 2017 Pazartesi 21:28

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Galatasaray'daki FETÖ ihraçlarıyla ilgili flaş açıklama

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Galatasaray'daki FETÖ ihraçlarıyla ilgili flaş açıklama

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, canlı yayında Galatasaray'daki gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Show TV-Habertürk TV-Bloomberg HT ortak canlı yayınında açıklamalarda bulundu. Erdoğan, firari Hakan Şükür ve Arif Erdem’in FETÖ mensubiyetleri dolayısıyla Galatasaray kulübünden ihraçlarının reddedilmesi, ardından da aidat gerekçesiyle üyelikten atılmalarına ilişkin, “Sadece aidata dayalı bir olay olarak değerlendirilmesi bana çok hafif geliyor” dedi. Aidatla atılmayı “süreci geçiştirme” olarak yorumlayan Erdoğan, ihraç taleplerinin reddedilmesinin ardından salonda yaşanan sevinci ise, “çirkin yaklaşımlar” diye değerlendirdi. 

18 yaşındaki gençlerimize büyük bir hakaret olarak görüyorum

Yeni sistemde 18 yaşındaki gençlere seçilme hakkının verilmesine ilişkin eleştirileri yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapılan eleştirileri 18 yaşındaki gençlerimize büyük bir hakaret olarak görüyorum. Kaldı ki 18 yaş olarak sınırlı değildir. Şimdi ise 18-25 yaş arası gençlik bundan istifade edecek. Bu yaş grubunda AB’nin ortalaması yüzde 73. Biz bu işe çok çok geç kaldık. Fatih’e bakıyorsun 21 yaşında çağ kapatıp çağ açıyor. Seçme yaşı olarak 18’i veriyorsun, seçilme olarak vermiyorsun. Bakan olmaya bakıyorsun, 22-25 yaşında bakanlar tanıyorum ben. Niye gençlerimize güvenmiyoruz ya? Diyor ki vekil olacak. Olduktan sonra 2 senede emeklilik hakkını kazanacak. Ayda 10 bin lira maaş alacak ve emekliliğini böyle devam ettirecek. Bir defa 23 yıl prim ödeyecek. Erkeklerde 65 yaşına gelmeden maaş alamaz. Bayanlarda da 60. Ondan önce alamaz. Parlamento görevini askerlikten daha kolay görmüyorum. Kaç kişi burada muaf olacak. 3 kişi, 5 kişi. Burada milletvekiline böyle bir hakkın tanınmasını ben vatani bir görev olarak düşünüyorum" dedi.

"16 Nisan'dan sonra Kasım 2019'a kadar ben zaten görevimin başındayım"

Referandumun ardından hükümetin görevine devam edeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mevcut anayasada 104. madde. Orada cumhurbaşkanının görev alanları bellidir. Gelecek olanda da bellidir. 5 yıl güvenoyu, millet sandığa gider ve sandıkta kararını verir. Şu anda olduğu gibi. Belki Kılıçdaroğlu'nu rahatsız eden odur. Akşam yat, sabah kalk gensoru yok artık. 16 Nisan'da milletimiz 'evet' derse hükümetler gensoru belasından kurtulacak. Çünkü çalıştırmıyor. İkide bir güvenoyu yok. 5 yılda bir sandığa gelir, millet kal derse kalırsın, değiş derse değişirsin. 16 Nisan'dan sonra Kasım 2019'a kadar ben zaten görevimin başındayım. Bir değişiklik olmayacak. Hükümet de görevinin başında. Şu anda yasalar neyse, yine bu yasalar çerçevesinde adımını atacaktır” ifadelerini kullandı.

“Trump'ın atmak istediği adım engellendi”

Meclis denetimi ille ilgili yapılan eleştirileri Trump örneği ile yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD'de Trump sağlık reformuyla ilgili ne dedi, 'kaldıracağım' dedi. Ne oldu? Kaldırabildi mi? Kendi partisi aleyhte aldığı kararlarla şu anda Trump'ın bu adımı engellendi. Belki de Obama veya onun partisi işbaşında kalsaydı Obama'nın attığı adım devam edecekti. Trump'ın atmak istediği adım engellendi. Denetim gücü var demek. Kendi partiniz de olsa parlamentonun işine gelmiyorsa sizi engelleyebilirler. Bu kurumların hepsi anayasa teminatı altındadır. Bunlarla ilgili 'keyfim elverdi' diye bir şey yok" diye konuştu.

“Cumhurbaşkanının Meclisi fesih yetkisi yok, yalan söyleme”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni sistemde cumhurbaşkanının TBMM’yi fesih edebileceğine ilişkin sözlerini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun 18 maddeden haberi yok. Cumhurbaşkanı 5+5 iki dönem seçilir. Cumhurbaşkanının Meclisi fesih yetkisi yok. Dürüst ol, yalan söyleme. Dinleyenler de zannediyor ki cumhurbaşkanının fesih yetkisi var. Böyle bir şeyi niye söylüyorsun? Cumhurbaşkanının Meclisi fesih yetkisi yoktur. Meclisin bir erken seçim yapma yetkisi var mıdır? Meclisin böyle bir karar alma yetkisi var. Ama bunu Meclis alır. OHAL ile ilgili olarak cumhurbaşkanı, tamam OHAL kararı için adım atar. Ama bunu attığı zaman Meclise gider ve Meclis bu OHAL kararını ne yapar, onar veya onaylamaz. Onadığı takdirde OHAL devreye girer. Onaylamazsa devreye girmez. Cumhurbaşkanı kararnamelerinin ne yasa ne de anayasa üzerinde hükmü yoktur. Hakkında anayasal ya da yasal bir madde varsa kararname çıkaramaz cumhurbaşkanı. Güçlü, denetim mekanizması ağır olan bir parlamento var” ifadelerini kullandı.

“Sınırsız başkan yardımcısı atamaktan bahsediyor, böyle çocukça bir yaklaşım olur mu?”

CHP liderinin yeni sistemle cumhurbaşkanının sınırsız başkan yardımcısı atayabileceğine ilişkin iddialarını da yalanlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sınırsız başkan yardımcısı atamaktan bahsediyor. Bin 500'e kadar başkan yardımcısı. Böyle çocukça bir yaklaşım olur mu? Biz 36 bakanla devraldık ve aldığımız 36 bakanla, başbakan dahil 25 kişilik kabine oluştu o zaman. Şu anda da ya 27'dir ya 28. Herkese lütufta bulunan iktidarlar oluşturmadık. Tek başına hükümetin güzelliği burada. Mevcut kabine, mevcut hükümet 2019 Kasım'ına kadar bu işi hayırlısıyla götürecektir. Hükümet kabinede değişiklikler yapabilir, birleştirebilir, şu olur, bu olur. Mevcut hükümetin tasarrufudur. Benim bir tasarrufum yok. Hükümetle bazı görüşmeler yaparak yenilemelere gidilir gidilmez, Sayın Başbakan'la aramızdaki görüşmeyle alakalı bir konudur. Şahsımla tasarruf yapamam” diye konuştu.

27 Mart 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin üzerinden 23 yıl geçtiği hatırlatılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul gibi bir muhteşem şehre 1994'ün 27 Mart'ında belediye başkanı olarak göreve başlamak mutluluk vesilesiydi. CHP'den devraldık. O zaman İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2.5 milyar dolar borcu vardı. Sadece finans olayı değil, İstanbul susuzdu, çöp dağları vardı, hava kirliliği vardı. Finans yönetiminin yanında insan yönetimini ele aldık ve tabii insan yönetimiyle finans yönetimi başarılı şekilde ele alınınca süratle mesafe aldık. O zamanlar doğalgaz İstanbul'un geneline yaygınlaşmış değildi. 50 bin haneye ulaşmıştı ve 'süratle hava kirliliğini çözebilmek için doğalgazı yaygınlaştırmak gerekir' dedik ve ana hatları yaygınlaştırmak için adımlarımızı attık. Öbür taraftan çöp dağlarını yok etmeye başladık. Suda bir sektör oluşmuştu. Nasıl benzin istasyonları varsa su satış istasyonları vardı. Plastik bidonlar o ara ciddi manada yaygınlaşmıştı. Çünkü evde su akmıyor. Istranca Dağları'ndan su getirdik” dedi.

“Kredi derecelendirme kuruluşlarının verdiği notların hiçbirisi tutmadı”

Türkiye'nin ciddi bir sıçramanın içinde olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye'de yükselişi bunların kabul etmesi mümkün değil. Büyüme oranlarına bakıyorsun Avrupa ülkelerinden daha iyi konumdayız. Türkiye yatırımlarını durdurmuyor. Bunların işine gelmiyor. Kredi derecelendirme kuruluşlarının verdiği notların hiçbirisi tutmadı, hiçbirisi Türkiye'ye yatırımı durdurmadı. Kanal İstanbul'a başlayacağız. Bunların altyapısı hazır. Bu adımları atmak için 'tek adam anlayışı' diyorlar ya, o değil. İstişareye dayalı bir otoritenin oluşması önemli. Bu olduğu zaman çift başlılık olmaz. O zaman da netice alırsınız. Avrupa bu gidişimizi kendisi için en büyük tehlike görüyor. Kanal İstanbul'da bunlar hızla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

"Beğenirsin beğenmezsin 14 yıldır hizmet verdim, hangi hayat tarzına müdahale ettik?"

İsviçre’de açılan skandal pankart üzerinden ‘hayır’ oyu verecek olanlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “'Hayır' diye düşünenlere şunu söyleyeceğim. İsviçre'de senin cumhurbaşkanının posterini İsviçre Parlamentosunun önünde sergileyip, şakağına silah dayayan ve o organizasyonu yapan, onların sosyalist partisi ile Türkiye'deki PKK, DHKP-C uzantıları birlikte yapıyorlar ve onların polislerinin nezaretinde yapıyorlar. Ya utanmayacak mısınız? Bunu yapıyorlar ya. Ben senin cumhurbaşkanın olarak, beğenirsin beğenmezsin 14 yıldır hizmet verdim, veriyorum. Yaptığımız hizmetler ortada. Şöyle bir başımızı iki elimizin arasına alalım ya. Ne yaptık? Hangi hayat tarzınıza müdahale ettik? Tam aksine bizim hayat tarzımıza müdahale edildi. Bunları sabırla geçiştirdik. Birçok arkadaşımın kızları, vesaire bu ülkede kendi ülkemde üniversitelerde okuyamadı. İnancı gereği başını örtmek istedi, örtemedi. Kızlarımı mecburen ABD'ye gönderdim. İmkanım vardı gönderdim. Ama bunlar kalmadı. Bütün evlatlarımız istedikleri üniversiteye gidiyor. Kol kola caddelerde her yerde görüyorum. Neydi derdiniz ya? Tutturmuşlar 'tek adam'. Tek adam arıyorsa cumhuriyet tarihine bir bak. Gazi Mustafa Kemal tek başına yönetmedi mi? Biz öyle yönetelim derdinde değiliz. Ama İnönü'yle kavgalıydı. Onlar dahi geçinemediler. Gelelim İnönü'ye. İnönü aynı durumu yaptı ve başbakanıyla geçinemedi” dedi.

"Almanya'da polis araçlarının içinde terör örgütü mensupları oturuyor"

Almanya’nın Bild gazetesinin attığı ‘Atatürk’ manşeti ve Almanya’nın son dönemdeki tutumunu eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Polis araçlarının içinde terör örgütünün mensupları oturuyor ve oradan teröristbaşının posterlerini sallıyorlar. Araç polis aracı. Elimizde belgeleri var. Kalkıp da BND'nin 'onun arkasında onu görmüyoruz' demesi onu haklı çıkarmaz. 15 Temmuz darbesini sağlıklı şekilde görmeyenin sağlığından şüphe ederiz. Bütün belgeler, her şey içeride. Bütün failler cezaevinde, sen kalkıyorsun arkasında onun olduğunu zannetmiyorum diyorsun. Atatürk'ün hafıza kayıtlarını okuyacak kadar özellikleri mi var? Ne alakası var bunun Atatürk'le. Türkçe öğrenmeye başlamışlar. Bunun, bunlarla alakalı yanı manidar. Atatürk'le bu görüşmeyi nasıl yaptılar? Tam aksi ben desem ki Atatürk kalksa bu düzenlemeye kendisi de böyle yaşadığı için evet derdi. Çünkü Atatürk bizim yapmak istediğimizi yaptı. İnönü ile geçinemedi. En önemli mesai arkadaşıydı. O da damdan düşenlerdendi” ifadelerini kullandı.

"16 Nisan Türkiye'nin milli ve yerli reformu olacak"

16 Nisan’ın Türkiye'nin milli ve yerli reformu olacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İthal değil. O yüzden Türk tipi başkanlık sistemi ifadesini kullandım. Bunu kanunlarla güçlendireceğiz. İkide bir kararname alıyorlar ağızlarına. Mesele kararname değil. İstikrarın olmadığı yerde başarıyı yakalayamayız. Meclisin Bakanlar Kuruluna Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi iptal ediliyor. Artık Meclis KHK veremeyecek. Güvenoyu, gensoru kalkıyor. Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla Meclisin denetlemesi güçlendiriliyor. Cumhurbaşkanı ve başbakanın yetkileri birleştiriliyor. Cumhurbaşkanı hiçbir zaman yüzde 50'nin altında oyla seçilemez. Birinci turda seçilemezse ikinci tura iki kişi kalıyor. O iki kişiden de en fazla oyu alan kimse o seçiliyor. Bu da 50'nin altında yok demektir. Şu andaki durumda vatana ihanetten Yüce Divan'a gidiyoruz ama şimdi vatana ihanetin ötesinde işlenen her suçtan dolayı belirlenen oranlar yakalanırsa cumhurbaşkanı ve kabine uygulamaları Yüce Divan'a gider” ifadelerini kullandı.

"PYD-YPG Münbiç'te kalmayacak, 16 Nisan bu açıdan önem arz ediyor"

Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Suriye ile alakalı olarak askeri noktada üç Genelkurmay Başkanı birbirleriyle görüştü Antalya'da. Ve görüşmeleri onlar kendi aralarında devam ettiriyorlar. Askeri olarak görüşüldüğü için bilgiler geliyor. Bab'dan sonra Münbiç'e şu anda yaklaşmış durumdayız. Daha önce Sayın Obama'ya söylediğim şeyler vardı. PYD-YPG bunlar Münbiç'te kalmayacak. Burası Arap toprağıdır. Burayı terk etmesi lazım. Bu ikisi de terör örgütüdür. 'Terör örgütüyle iş tutmanızı NATO içindeki stratejik ortaklığımıza uygun görmüyoruz. Siz bir terör örgütüyle iş tuttuğunuz zaman uluslararası hukuk açısından uygun değil.' Maalesef bu konuda mesafe alabilmiş değiliz. İki terör örgütüne de ciddi manada silah veriliyor. Bunların bazı silahları da DEAŞ'a geçiyor. İnsani yardım adı altında Münbiç'te bayrak dalgalandırmalar doğru değil. Bunları da arkadaşlarımızla değerlendiriyoruz. 16 Nisan bu konuda da önem arz ediyor. Ülkemizde 3 milyon Suriyeli var. Bu insanlara kapımızı kapatamayız ki. Çadırlarda, konteynerlerde beslemektense bizim şu ana kadar STK'larla beraber yaptığımız destek 25 milyar dolardır. Avrupalılara söylediğimizde '3 milyar euro Temmuz başı vereceğiz, 3 milyar euro da arkasından vereceğiz' dediler. Verdiler mi? Yalan. 725 milyon euro UNESCO'dan geliyor, başka bir şey yok. BM Konseyinden de 550 milyon dolar bir para geldi o kadar.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türkiye’nin teknoloji vizyonu İGÜ’de buluştu Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi ve TEKNOFEST Genel Sekreteri Muhammet Saymaz, İstanbul Gelişim Üniversitesi’ni (İGÜ) ziyaret etti. Ziyaret kapsamında üniversitenin teknoloji odaklı projeleri, stratejik çalışmaları, TEKNOFEST 2025 başarıları ve muhtemel iş birliği alanları ele alındı. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde gerçekleştirilen görüşmeye; İGÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, İGÜ Genel Sekreteri Doç. Dr. Serdar Egeli, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bülent Deyirmenci ile İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğr. Üyesi Jumaev Ergash katıldı. Görüşmede teknoloji ve teknolojik gelişmeler başta olmak üzere üniversitenin yürüttüğü projeler ve gelecek dönem hedefleri değerlendirildi. TEKNOFEST 2025 başarıları ve Ar-Ge projeleri masaya yatırıldı Görüşmenin ana gündemini, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin TEKNOFEST 2025 kapsamında elde ettiği başarılar ile teknoloji alanında yürüttüğü çalışmalar oluşturdu. Üniversitenin araştırma-geliştirme faaliyetleri, Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) aracılığıyla yürütülen patentleme süreçleri ve buluşların ticarileştirilmesine yönelik çalışmalar detaylı şekilde paylaşıldı. Toplantıda özellikle havacılık ve savunma teknolojileri alanında stratejik öneme sahip olan ve TUSAŞ’ta birincilik elde eden Jet Drone Projesi öne çıktı. Projenin teknik detayları, üniversitenin bu alandaki yetkinliği ve ilerleyen süreçte geliştirilebilecek yeni iş birliği modelleri üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Üniversite-sanayi iş birliğinde stratejik adımlar Toplantıda ayrıca Türkiye’nin savunma sanayii ve yerli teknoloji üretiminde gösterdiği yükselişe dikkat çekildi. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin bu süreçte sunduğu akademik ve teknik katkılar vurgulanırken üniversitenin sanayi ile kurduğu güçlü iş birliklerinin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna sağladığı katma değer üzerinde duruldu. İGÜ’nün inovasyon odaklı çalışma modeli ve öğrencilerini teknoloji üreten bireyler olarak yetiştirme hedefi, görüşmenin önemli başlıkları arasında yer aldı. Taraflar, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak projelerin hayata geçirilmesi konusunda karşılıklı iyi niyet mesajları verdi. Ziyaret, ilerleyen dönemde somut iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerle sona erdi.
Mersin Yaban keçisi avlayanlara 2 milyon 894 bin TL ceza kesildi Mersin’in de aralarında bulunduğu 3 ilde yaban keçisi avlayan 3 şahsa 2 milyon 894 bin 565 TL para cezası kesilirken, adli işlemde başlatıldığı bildirildi. Koruma altında olan türler arasında bulunan yaban keçilerine yönelik bir çok ilde gerçekleştirilen yasa dışı avcılık denetimleri sürüyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü koordinesinde yapılan denetimler de yasa dışı avlananlar yakalanarak adli işlemlerin yanı sıra yüklü miktarda para cezası da kesiliyor. Son olarak Mersin’in Silifke, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçeleri ile Adıyaman sınırlarında yaban keçisi avlayan 3 şahıs belirlenerek yakalandı. Yakalanan şahıslara toplamda 2 milyon 894 bin 565 TL para cezası kesilerek adli işlem yapıldı. Kurumdan yapılan açıklamada:" Ülke genelinde yasa dışı avcılıkla mücadele çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Ekiplerimiz tarafından koruma ve kontrol faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde, yasa dışı avcılık yaptığı tespit edilen şahıslar yakalanırken ilgili kanunlar kapsamında idari yaptırımlar uygulandı. Denetimler kapsamında Adıyaman’da, vurduğu yaban keçisiyle yakalanan şahsa 964 bin 855 TL, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde yaban keçisi vurduğu tespit edilen şahsa 969 bin 591 TL ve Mersin’in Silifke ilçesinde yaban keçisi vurduğu tespit edilen şahsa 960 bin 119 TL idari para cezası ve tazminat uygulandı. Böylece 3 farklı ilde yakalanan şahıslara toplam 2 milyon 894 bin 565 TL ceza ve tazminat uygulanırken, ele geçirilen tüfeklere de el konuldu" denildi.
Ankara Bakan Yerlikaya: "Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu yakalandı" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlunun yakalanarak Türkiye’ye getirildiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan toplam 40 suçlu yakalandı. Gürcistan’dan 27, Almanya’dan 4, Bulgaristan’dan 3, Amerika Birleşik Devletleri’nden, Hırvatistan’dan, İsviçre’den, Karadağ’dan, Rusya’dan ve Yunanistan’dan birer suçlu Türkiye’ye getirildi. Kırmızı bültenle aranan ve ’kasten öldürme’ suçundan aranan H.S. isimli şahıs Gürcistan’da, ’suç örgütüne üye olma, kasten öldürme’ suçlarından aranan E.C.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ’hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme, basit yaralama’ suçlarından aranan S.C. isimli şahıs Gürcistan’da, ’fuhuşa teşvik’ suçundan aranan C.E. ve C.E. isimli şahıslar Gürcistan’da, ’yağma ve yaralama’ suçlarından aranan Ç.B. isimli şahıs Gürcistan’da, ’suç örgütü kurma, hırsızlık, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek’ suçlarından aranan A.Ö. isimli şahıs Gürcistan’da, ’uyuşturucu madde ticareti’ suçundan aranan H.U. isimli şahıs Gürcistan’da, ’kasten öldürme ve kasten yaralama’ suçlarından aranan A.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’resmi belgede sahtecilik’ suçundan aranan H.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ’çocuğun cinsel istismarı’ suçundan aranan S.Ç. isimli şahıs Gürcistan’da ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ suçundan aranan M.T. isimli şahıs ABD’de, ’uyuşturucu madde ticareti’ suçundan aranan T.T. ve Ü.A. isimli şahıslar Almanya’da, ’kasten öldürme’ suçundan aranan H.Y. isimli şahıs Almanya’da, ’hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından aranan M.K. isimli şahıs Almanya’da, ’kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan aranan Y.Ö. isimli şahıs Hırvatistan’da, ’kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma’ suçundan aranan E.Ş. isimli şahıs Karadağ’da, ’kasten öldürme’ suçundan aranan H.Ş. isimli şahıs Rusya’da ve O.T. isimli şahıs ise Yunanistan’da yakalandı. Ulusal seviyede aranan ve ’terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan aranan B.C. isimli şahıs İsviçre’de, Ü.D. isimli şahıs Bulgaristan’da, ’dolandırıcılık, hakaret, gizliliğin ihlali, rüşvet, resmi belgede sahtecilik, yağma, kişisel verileri ele geçirme’ suçlarından aranan E.A. isimli şahıs Bulgaristan’da, ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ suçundan aranan Ü.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’dolandırıcılık ve hırsızlık’ suçlarından aranan M.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ’uyuşturucu madde ticareti yapma’ suçlarından aranan S.D. isimli şahıs Gürcistan’da, ’başkalarına ait kimlik kullanma ve hırsızlık’ suçlarından aranan A.R.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’kasten öldürme’ suçundan aranan Z.M. ve T.M. isimli şahıslar Gürcistan’da, ’uyuşturucu madde satın almak ve kullanmak, hırsızlık’ suçlarından aranan A.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık,hırsızlık, vergi usul kanununa muhalefet’ suçlarından aranan Ş.V. isimli şahıs Gürcistan’da, ’ruhsatsız silah taşınması veya bulundurulması, işkence ve yağma’ suçlarından aranan Ü.U. isimli şahıs Gürcistan’da, ’dolandırıcılık’ suçundan aranan S.Ş. isimli şahıs Gürcistan’da ’bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık, ruhsatsız silah taşıma veya bulundurma, resmi belgede sahtecilik’ suçlarından aranan Ö.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ’5809 sayılı yasaya muhalefet ve dolandırıcılık’ suçlarından aranan M.Ö. isimli şahıs Gürcistan’da, ’tasarlayarak öldürme ve hakaret’ suçlarından aranan M.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ’uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak ve kullanmak’ aranan Ö.U. isimli şahıs Gürcistan’da, ’hükümlü veya tutuklunun kaçması’ suçundan aranan Ü.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ’zimmet, malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek’ suçlarından aranan A.M.S. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve Türkiye’ye iadeleri sağlandı.