POLİTİKA - 11 Eylül 2016 Pazar 11:32

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kurban Bayramı mesajı

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kurban Bayramı mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Güvenlik güçlerimizle ve bölgedeki kardeşlerimizle el ele vererek, Türkiye’yi PKK belasından kurtarmakta kararlıyız. FETÖ gibi PKK’nın da milletimizin dirayeti, devletimizin gücü karşısında direnme şansı yoktur" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Değerli vatandaşlarım; Kurban Bayramınızı en kalbi duygularımla tebrik ediyor; bu mübarek bayramın, milletimiz, İslam Âlemi ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini, kurtuluşumuza vesile olmasını Allah'tan diliyorum. Bu bayrama, pek çok meselenin sebep olduğu buruklukların yanı sıra, meseleleri çözme iradesinin varlığını da görmüş olmanın sevinciyle giriyoruz. Biliyorsunuz, daha iki ay önce, 15 Temmuz gecesi, tarihimizde görülmemiş bir ihanetle karşı karşıya kaldık. Asker elbisesi giymiş teröristler, milletimizin tanklarını, uçaklarını, helikopterlerini ve silahlarını yine milletimize çevirdiler. Ülkemiz o gece, hem bir darbe girişimine, hem büyük bir terör eylemine, hem de gizli bir işgal teşebbüsüne maruz kaldı. Milletimiz, Fetullahçı Terör Örgütü’nün Türkiye’yi ele geçirme girişimini, tanklara, uçaklara, helikopterlere karşı vücudunu siper ederek, dünyada eşine ender rastlanır bir kahramanlıkla engelledi. Tarihe altın harflerle kazınacağına inandığım bu mücadelenin bedeli 241 şehit, 2 bin 194 yaralı oldu. Bu vesileyle bir kez daha şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" dedi.

Türkiye için, 15 Temmuz gecesi ne kadar karanlık başladıysa, 16 Temmuz sabahının da o derece aydınlık doğduğunu belirten Erdoğan, "Bugün Türkiye, 15 Temmuz sabahı olduğundan çok daha güçlü, çok daha kararlı, çok daha dinamiktir. Milletimiz, kendi iradesini hiçe sayan, darbeyle, terörle, şiddetle ülkesine boyun eğdirebileceğini, devletini ele geçirebileceğini sananlara açık bir mesaj vermiştir. Bu tür niyetlerle yola çıkanlar, artık bilmelidirler ki, karşılarında 570 bin kişilik ordusuyla, 260 bin kişilik polisiyle birlikte, 7’den 70’e 79 milyonluk milletiyle bir Türkiye’yi bulacaklardır. Bunun en müşahhas örneğini, 7 Ağustos’ta Yenikapı Mitinginde gördük. Milletimiz, her kesimden, her görüşten, her düşünceden insanıyla, o gün o meydanda tüm dünyaya mesajını verdi" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin, 2023 hedeflerine ulaşmak için kararlılıkla yoluna devam ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hedefimiz, bizden sonraki nesillere, 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri bir Türkiye bırakmaktır. Türkiye olarak sadece Fetullahçı Terör Örgütüne karşı mücadele etmiyoruz. Bölücü terör örgütü PKK ve dinimizi istismar ederek kendine alan açmaya çalışan DAİŞ gibi kanlı yapılarla da mücadelemizi kesintisiz sürdürüyoruz. Görünüşte rakip gibi gözüken bu örgütler, aslında Türkiye’ye karşı birlikte hareket ediyorlar. PKK terör örgütünün, 15 Temmuz’dan sonra sınır bölgelerimizdeki faaliyetlerini yoğunlaştırma gayretinde olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin Suriye operasyonunu sekteye uğratma amacı taşıdığı açık olan bu eylemler, örgütün ağır kayıplar vermesine rağmen devam ediyor. Terörle mücadelede verdiğimiz şehitlerin acısı yüreğimizi yakıyor, ama şundan emin olunuz ki, askerimizin, polisimizin, korucularımızın dökülen tek bir damla kanı dahi boşa gitmedi, gitmiyor. PKK, tarihinin en ciddi kayıplarını verme pahasına yürüttüğü bu kanlı eylemlerinde kesin bir başarısızlığa uğramıştır.Artık bölge halkının da açıktan tavır aldığı bu örgüt, her geçen gün daha fazla köşeye sıkışmaktadır. Güvenlik güçlerimizle ve bölgedeki kardeşlerimizle el ele vererek, Türkiye’yi PKK belasından kurtarmakta kararlıyız. FETÖ gibi PKK’nın da milletimizin dirayeti, devletimizin gücü karşısında direnme şansı yoktur" açıklamasında bulundu.

"PKK'nın Suriye'deki kolu olan PYD-YPG'yi de aynı akıbet bekliyor"
"PKK’nın Suriye’deki kolu olan PYD-YPG’yi de aynı akıbet bekliyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasını şöyle sürdürdü: "DAİŞ denilen örgütü, hem Suriye’de bitirmek, hem ülkemizde eylem yapamaz hale getirmek, milletimize karşı boynumuzun borcudur. Fırat Kalkanı Harekatı, bunun ilk adımıdır. Ülke ve millet olarak bekamızı tehdit eden tüm örgütleri, arkalarında kim olursa olsun, yok etmek için ne gerekiyorsa yapmaktan bizi kimse alıkoyamaz. Gerek Fırat Kalkanı Harekatında, gerek terörle mücadele operasyonlarında görev alan güvenlik güçlerimizin tamamına başarılar diliyorum. Hepsinin gazası mübarek olsun. Değerli vatandaşlarım; bayramlar, birlik, beraberlik, kardeşlik ve dostluk duygularının en üst düzeyde idrak edildiği günlerdir. Büyüklerimizi ziyaret ederek, küçükleri sevindirerek, gönülleri kazanarak bu mübarek günleri, manevi önemine uygun şekilde yaşamalı ve yaşatmalıyız. Bu vesileyle mübarek topraklarda hac farizasını yerine getiren kardeşlerimin ibadetlerinin kabul ve makbul olmasını Allah’tan diliyorum."

Erdoğan'dan vatandaşlara trafik kurallarına uymaları konusunda rica
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: "Son olarak, sizlerden bir ricam var. Lütfen, bayram ziyaretlerine gidişlerinizde ve dönüşlerinizde trafik kurallarına, her zaman olduğundan çok daha fazla riayet edin. Maalesef ülkemizde, her bayramda, trafik kazalarında pek çok ailenin ocağına ateş düşüyor. Ailelerimize ve milletimize derin acılar yaşatacak kazalara sebep olacak ihlallerden, hep birlikte kaçınmalıyız. Unutmayınız, yollarda kaybedilen zamanın telafisi mutlaka vardır, ama kaybedilen canların, çekilen acıların telafisi yoktur. Bu duygularla mübarek Kurban Bayramınızı bir kez daha tekrar tebrik ediyorum. Şu anda beni takip eden sizlerle ve milletimizle birlikte, tüm Müslümanlara, tüm insanlığa Rabbimden huzur, esenlik ve sağlık diliyorum. Kalın sağlıcakla."  

Enise Yapar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
Konya Davulcular bahşişi süslenen eşek arabasıyla topluyor Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Yeşildağ Mahallesi’nde, Ramazan ayı boyunca vatandaşları sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, süslenen eşek arabasıyla davul çalarak mahalleyi dolaşıp bahşiş topladı. Yeşildağ’da geçmişten günümüze uzanan renkli bir gelenek yeniden hayat buldu. Mahallede Ramazan ayı boyunca sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, ayın sona ermesiyle birlikte bahşişlerini toplamak için farklı bir yöntem izliyor. Arife günü başlayan ve bayramın ilk günlerinde de devam eden gelenekte davulcular, balon ve çeşitli süslerle donatılan eşek arabasıyla mahalleyi yine davul çalarak dolaşıyor. Mahalle meydanından başlayan bahşiş toplama geleneğinde davulcular, kapı kapı gezerek hem vatandaşlarla bayramlaşıyor hem de bahşişlerini topluyor. Parası olmayan vatandaşlar ise davulculara yem veya saman vererek katkıda bulunuyor. Ortaya çıkan renkli görüntüler mahalle sakinlerinin ilgisini çekerken, geleneğin yeniden canlandırılması büyük memnuniyet oluşturdu. Organizasyonu üstlenen mahalle sakinlerinden Osman İltar, geleneğin geçmişten geldiğini belirterek, "Eskiden beri süregelen, atalarımızdan kalan bir gelenek. Arife günü başlıyor, bayramın birinci ya da ikinci gününe kadar devam ediyor. Bu şekilde süsleniyor, bahşiş toplanıyor. Parası olan para veriyor, olmayan yem ya da saman veriyor. Uzun süre unutulmuştu, son birkaç yıldır yeniden canlandırdık. İnşallah bundan sonra da yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.
Van Tedavi edilen yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazır Van’da çeşitli nedenlerle yaralanan ve bitkin düşen yaban kuşları, tedavi süreçlerinin tamamlanmasının ardından yeniden doğal yaşam alanlarına kavuşmak için gün sayıyor. Van Gölü Havzası’nda yaralı veya bitkin halde bulunarak koruma altına alınan yaban kuşları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki tedavilerinin ardından yeniden doğal yaşam alanlarına dönmek için gün sayıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri ve duyarlı vatandaşlar tarafından merkeze ulaştırılan; aralarında Kızıl Akbaba, Şahin, Puhu ve Kaya Kartalı gibi türlerin bulunduğu çok sayıda yırtıcı kuş, Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ve ekibi tarafından titiz çalışmalarıyla sağlığına kavuşturuluyor. Kış şartları, açlık ve avcı baskısı gibi nedenlerle zarar gören farklı türlerdeki yaban kuşları, yapılan bakım ve rehabilitasyon sürecinin ardından sağlıklarına kavuştu. Tedavi sürecinde beslenmeleri düzenli olarak sağlanan ve uçma kabiliyetleri yeniden kazandırılan kuşların, kısa süre içerisinde doğaya salınacak. "Rehabilitasyon süreçleri tamamlandı" Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Merkezimiz, Van Gölü Havzası’ndaki bütün yaban hayvanların sorunlarıyla ilgilenmekte. Doğal hayat ve yaban hayvanları ile ilgili çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak bu habitatın bozulmaması için çalışmalar yürütmekte. Van Gölü Havzası’nda Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğüne bağlı Siirt, Hakkari, Bitlis, Muş ve Van ilinde yaralanan yaban hayvanları merkezimize gelmekte ve tedavileri yapılıp tekrar doğaya kazandırmaktayız. Amacımız doğada bir tane canlının eksilmemesi. Hayvanat bahçesi gibi esarette olan hayvanlar yerine tedavilerini ve rehabilitasyonlarını yapıp doğaya bırakmaktayız" dedi. "Van’da şifa bulan yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazırlanıyor" Yılın her gününde, her haftasında, her ayında, her mevsiminde merkezlerine yaban hayvanları bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Kış sezonuna girdiğimizde göçemeyen veya nakil durumunda olan hayvanlar merkezimize geritiriliyor. Tabii kış sezonunda tekrar doğaya bırakıldıklarında yaşayamayacak hayvanları kış boyunca onların habitatına uygun misafir ediyoruz. Bunlardan birisi Hakkari’den gelen Kızıl Akbaba. Kızıl Akbaba kendi toparladı. Yakında doğal alanına bırakacak" diye konuştu. Aslan, "Doğaya dönmeye hazır. Baharın ve Nevruz’un gelmesiyle yeniden hayatın canlanmasına bağlı olarak bunu da tekrar doğaya bırakacağız ve doğada yaşaması için gerekli bütün çabaları kazanımları yaptık. Şimdi de doğaya bırakmak istiyoruz. Merkezimizde şu an itibariyle Oklu Kirpi, 2 Kaya Kartalı, 1 Şahin’in tedavileri devam etmekte. Bunlardan da Oklu Kirpi’nin, 2 Kaya Karta’lının ve 2 Puhu’nun tedavisi tamamlandı. Doğa Koruma Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğüne teslim edip onların uygun gördüğü bir tarihte ve geldikleri yerde uygun yerine tekrar habitatına salacak. Ekolojik dengede yerlerini alacaklar. Yaban hayvanları hiç insanla temasa geçmemiş hayvanlardır. Ama bazen göçemeyenler olduğu zaman bize getirip tedavisini yapıp tekrar doğaya bırakmaktayız" şeklinde konuştu.