SAĞLIK - 22 Eylül 2017 Cuma 14:14

D vitamininin fazlası da zarar

A
A
A
D vitamininin fazlası da zarar

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Pınar Müge Sarıkaya, özellikle kemik ve kas sağlığı üzerinde etkisi büyük olan D vitamini için ‘fazlası da zarar’ uyarısında bulundu. Sarıkaya, fazla alınan D vitamininin zehirlenmeye neden olabildiğini belirtti.

Uzm. Dr. Pınar Müge Sarıkaya, son zamanlarda doktor gözetiminde olmaksızın D vitamini tüketiminin arttığını kaydederek, “D vitamini eksikliği tedavisi, mutlaka uzman doktor kontrolünde yürütülmelidir. Çünkü A, E, K vitaminlerinde olduğu gibi D vitamini de yağda eriyen bir vitamin olduğundan, fazla miktarda alınması vücutta toksik (zehirleyici) etki dediğimiz duruma yol açabilir. D vitamini zehirlenmesinin belirtileri arasında halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, kulakta çınlama, baş dönmesi, kalpte ritim bozukluğu, sık idrara çıkma sayılabilir” dedi.

15-20 Dakika Işık Yetiyor

D vitamini eksikliğiyle ilgili bilgi veren Uzm. Dr. Pınar Müge Sarıkaya şöyle konuştu:

“Kollar, bacaklar ve yüzün 15-20 dakika gün ışığına maruz kalmasıyla, günlük D vitamini ihtiyacı karşılanabilmektedir. Ancak yine de D vitamini eksikliği çok görülen bir durumdur. Bunun nedeni hem güneş ışığına yeterince maruz kalmamak, hem de D vitamini bulunan gıdaların sayısının azlığı ve bunlarda vücudun ihtiyacı olan D vitamininin az bulunmasıdır. Dünya genelinde yaşlı kadınların yaklaşık yüzde 45’inde, yetişkin nüfusun ise yaklaşık yüzde 15’inde D vitamini eksikliği görülmektedir.”

SÜT, BALIK VE YUMURTA SARISI

Dr. Sarıkaya, bazı besinlerde D vitamini doğal olarak bulunduğunu belirterek, “Süt, ayran, kefir, peynir, yoğurt, yağlı deniz balıklarından olan somon, hamsi, sardalya ve ton balığı, yulaf, yumurta sarısında bol miktarda vardır. Ayrıca cildimiz güneşin UVB ışınlarını kullanarak D vitamini üretme yeteneğine sahiptir. Güneş ışığından D vitamini sentezlemek için, cam arkasında olmamak kaydıyla kısa süreli güneşte kalmak yeterli olacaktır” ifadelerini kullandı.

KORUYUCU ÖZELLİĞİ VAR

Uzm. Dr. Pınar Müge Sarıkaya D vitamininin önemiyle ilgili şu bilgileri verdi:

“Kalp hastalıkları, hipertansiyon ve bazı kanserlerde koruyucu etkisi bilinmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda kansere karşı koruyucu olduğuna dair veriler mevcuttur. Yine son yıllarda yapılan çalışmalarda alzheimer, parkinson , multipl skleroz gibi santral sinir sistemi hastalıklarında kanda düşük D vitamin düzeyleri dikkati çekmektedir. D vitamini eksikliği erişkinlerde kemik yumuşaması (osteomalazi) çocuklarda ise kemik zayıflaması (raşitizm) hastalıklarına neden olur. D vitamini eksikliğinde kas ve kemik ağrıları, kas ve kemik zayıflığı ya da kas spazmları da görülebilir.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Vatandaşları Ramazan ayının ilk sahuruna Vosvos’larla kaldırdılar Ramazan ayının gelmesiyle birlikte davulcular, vatandaşları sahura kaldırmaya başladı. Esenler Belediyesi’ne bağlı Vosvos’lu bir grup, otomobillerden maniler açarak vatandaşları uyandırdı. Müslüman aleminin heyecanla beklediği Ramazan ayının gelmesiyle davulcular da ilk mesaiye başladı. Ramazan ayının sembollerinden olan Ramazan davulcuları, her yıl olduğu gibi bu yıl da maniler eşliğinde davul çalarak vatandaşları sahura kaldırdı. Esenler’de ise alışılanın dışında bir davulculuk ortaya çıktı. Vosvos araçların arkasına bağlanan davullar ve ses sistemleri ile Esenler’de vatandaşları sahura kaldıran bir grup, uyanıp evlerinin camlarına çıkan vatandaşların da ilgi odağı oldu. Evlerinin balkonlarına ve camlarına çıkan vatandaşlar o anları cep telefonu kameralarıyla kaydetti. "Ramazan boyunca Esenler sokaklarındayız" Bir yandan Vosvos’lardan davul sesleri yükselirken bir yandan da manilerini okuyan Fikret Bayraktar, "Bu Ramazan’da da diğer Ramazanlar’da olduğu gibi bazı şeylerin modernleşmesi gerek diye düşünerek, VosVos araçlarımızla sokaklarda Ramazan davulcusu olarak görev yaptık. Biz 2 sene başladık fakat Esenler Belediyesi bizden çok daha önce başlamıştı. Özellikle pandemi döneminde klasik araçların revaçta olmasıyla bizi gören bir çok belediye de başladı. Fakat ilklerin belediyesi Esenler Belediyesi burada da farkını gösterdi. Hem davulcu hem klasik araç sahibi arkadaşlarımızla bir konsorsiyum oluşturmuya çalışıyoruz. Malum şu an kış ayındayız fakat görevimizin başındayız. Biraz sonra hep birlikte Esenler’in sokaklarında dolaşacağız. Biz vatandaşlarımızı sahura kaldırırken onlar da bize eşlik edecekler. Hanımefendiler yemeklerini hazırlarken çocuklar balkonlara çıkacak, bizlere el sallayacaklar, fotoğraflarımızı çekecekler. Hava belki soğuk bu durumu etkiler ama gönülleri ısıtacağımızı düşünüyorum. Biz bu işe başladığımızda bu VosVoslar önce sahur aracı değil anons aracıydı. Sahur fikri ortaya çıkınca bu çok kabul gördü. Bir çok yerden bizi arayıp nasıl yaptığımızı sordular. Vatandaşlar da fikri çok sevdi. Hem klasik araçlar seviliyor hem de bu inovasyon seviliyor. Ramazan davulculuğu yüzyıllardır olan bir meslek. Fakat bu olunca daha farklı oluyor. Sesinizi daha çok duyuruyorsunuz. Üşümüyorsunuz, gelip fotoğraf çekenler oluyor. Seviliyor. Biz de Ramazan ayı boyunca Esenler sokaklarında olacağız" diye konuştu.
Aksaray Aksaray’da Ramazan davulcuları hafif kar yağışı altında sahur mesaisine başladı 11 ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Ramazan ayının simgesi olan davulcular sahur mesaisine başladı. Aksaray’da şehir genelinde mahalle mahalle geze davulcular, ilk mesaisine kar yağışı altında başlarken, kimi davulcular yürüyerek kimisi de araç bagajında davul çalarak vatandaşları sahura uyandırıyor. Aksaray’da kar yağışı ile birlikte 11 ayın sultanı Ramazan ayının ilk sahuru yaşanırken, ramazan ve orucun adeta simgesi olan Ramazan davulcuları da ilk sahur mesaisine kar yağışı altında başladı. Aksaray’da 76 mahallesi bulunan merkez ilçede yaklaşık 160 davulcu sahur mesaisine başlarken, davulcular da Ramazan ayına kavuşmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, vatandaşları sahura kaldırmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. "Davul Ramazan ayının simgesidir" Davulcu Savaş Yaşar, davulun Ramazan ayının bir simgesi olduğunu belirterek, "Aksaray’da doğdum büyüdüm. Davul zurna işi yapıyoruz. Düğünlere gideriz, asker uğurlamalarında davul çalıyoruz. Ramazan gelince de sahurda çalıyoruz. Davul çalınması gereken her yerde biz varız. Sünnetlerde, ramazanda, yıllardır geleneksel davulumuzu çalıyoruz. Ben kendimi bildim bileli, 10 yaşımdan beri davul çalıyorum, zurna çalıyorum. Biz hep bu mesleği yapıyoruz. Vatandaşları sahura kaldırmak için ezana bir buçuk iki saat kala mecbur başlıyoruz. Bir tek mahalle çalmıyoruz, yeni geldiğinde arabayla da çalıyoruz. Ramazanda davul çalmak çok güzel bir şey. Ne hissediyorum? Kendimle ve çaldığım davulumla gurur duyuyorum. İnsanların çoğu seviniyor. 11 ayın sultanı ramazanın geldiği için davulla daha mutlu oluyorlar. Ramazanın simgesidir davul. Bir davul çalıp insanları sahura uyandırırken balkona çıkan çocuklar oluyor, seviniyorlar. Kameraya çekiyorlar, bazen bahşiş atıyorlar. Zaten bizim bir ramazanımız var yaz mevsiminde de 2 ay düğün çalarız başka da yok, yatarız" dedi. "İnsanların sevincini görmek mutlu ediyor" 16 yaşındaki davulcu Yakup Yaşar ise "Çocukluğumda abimin yanında gittim, babamın yanında gittim. Abim öğretti bana bu mesleği. Arabanın arkasında çalıyorduk. Herkes davul çalamaz. Ramazan ayında davul çalmak benim için çok güzel bir duygu. Mutlu oluyorum, mutlu oluyoruz ailecek. İnsanların sevincini görüyoruz. Çocuklar çıkıyor, el sallıyor, anları sevindiriyoruz. Güzel bir duygu yani" diye konuştu.