SPOR - 10 Nisan 2016 Pazar 19:04

Davutoğlu: 'Tarihi bir gün, çünkü Kartal evine dönüyor'

A
A
A
Davutoğlu: 'Tarihi bir gün, çünkü Kartal evine dönüyor'

Vodafone Arena'nın açılış töreninde konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Bugün değil Türkiye’nin, dünyanın en çağdaş statlarından birine sahip olmak suretiyle Beşiktaş Kulübü kendi geleceğini garanti altına almıştır. Bu eserde emeği geçen herkese takdirlerimi ifade ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Vodafone Arena'nın açılış törenine katıldı. Törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Beşiktaş Spor Kulübü Başkanı Fikret Orman, iş, sanat, siyaset ve spor camiasından tanınmış isim ile davetliler katıldı.
Törende yapılan açılış konuşmalarının ardından kürsüye davet edilen Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Tarihi bir gün, çünkü Kartal evine dönüyor. Herhangi bir sosyal topluluk gibi spor kulüplerinin de varlıklarını sürdürebilmesi, itibarını koruyabilmesi için üç asgari şart vardır. Birisi sağlam bir geleneğe sahip olmak, biz hepimiz şahidiz ki Beşiktaş çok sağlam bir geleneğe sahip. Ve sembolü kartal dahi Selçuklu Devletimizin sembolüdür. Dolayısıyla sembolü ile de bu geleneğe sahiptir. Mekanı itibariyle ise Selçukludan sonraki devletimizin siyasi kalbinde doğmuştur. Sadece İstanbul’da değil, 1903 yılında Beşiktaş doğduğunda devletimizin kalbi Dolmabahçe Sarayı ile Yıldız arasında atıyordu, Yıldız Sarayı’ndaydı. Dolayısıyla Beşiktaş camiası her zaman devleti ile ve milleti ile beraber yürüdü, devleti ve milleti ile birlikte sevindi, üzüldü” diyerek sözlerine başladı.

Davutoğlu, “Dolayısıyla çok sağlam bir gelenekten bahsediyoruz. Bu geleneğe de çok sağlam bir stat gerekiyordu. İkinci şart gelenek dışında gelenek unsuru olarak ona gönülden bağlı bir insan unsuruna sahip olmak. Geleneğe sahip olabilirsiniz ama o geleneği yaşatacak bilinçte bir insan unsuruna sahip değilseniz, güçlü bir süreklilik sağlayamazsınız. Şundan büyük bir emniyet içerisinde bahsedebiliriz ki Beşiktaş camiası ve taraftarı en sağlam aidiyet bağıyla bağlı taraftarların arasında gelir. Olması gereken üçüncü şart, sağlam bir altyapıdır. Geleneğiniz ve taraftarlarınız olsa da eğer sağlam bir altyapınız olmazsa sporda sürekli başarı sağlamanız imkansızdır. Ve bugün değil Türkiye’nin dünyanın en çağdaş statlarından birine sahip olmak suretiyle Beşiktaş Kulübü kendi geleceğini garanti altına almıştır. Bu eserde emeği geçen herkese takdirlerimi ifade ediyorum. Geleneği, taraftarı ve altyapısıyla örnek bir kulüptür Beşiktaş camiası” dedi.
Davutoğlu, şöyle devam etti: “Buradan dört temennimi de özellikle vurgulamak isterim. Birincisi burada bundan sonra oynanacak bütün müsabakalarda başarılar diliyorum ama özellikle de bu Kara Kartalı temsil eden maçlarda bu stattan hiçbir zaman başı eğik çıkmasın inşallah. Gönlündeki ay yıldızı sahaya yansıtsın ve hep başarılara mühür atsın. İkincisi bu stat sadece başarıların değil, edebin de yansıdığı bir stat olsun. Hiçbir hakaretin, kötü muamelenin, kötü sözün, centilmenlik dışında hiçbir faaliyetin olmadığı bir stat olsun. Onun için aldığı kararı hep uyguladığını gördüğüm ve sahip olduğu ilkeyi hep hayata geçirdiğini gördüğüm Beşiktaş taraftarına ve camiasına rica ediyorum; bu stat değil Türkiye’nin, dünyanın en mümtena, en nazik, centilmenlik dışı hiçbir hareketin görülmediği en nezih stat olsun. Üçüncü temennim, yaşayan bir spor tesis olsun, sadece maçtan maça açılıp kapanan değil.”

14 YIL İÇERİSİNDE BİN 789 SPOR TESİSİNE İMZA ATTIK
Spor alanında yapılan yatırım ve çalışmalar hakkında bilgiler veren Başbakan Davutoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın başlattığı büyük spor hamleleri içinde olağanüstü başarılara imza attık. Biz iktidara gelene kadar, 2002’ye kadar sadece bin 757 spor tesisi yapılmıştı. 14 yıl içerisinde bin 789 spor tesisine imza attık. Büyük bir altyapı gelişimi ve bu spor açılımı devam edecek. İsteriz ki stadyumlarımız sadece maçtan maça açılan ve büyük spor şölenlerinin yaşandığı alanlar olmasın, her an halkımıza ve gençlerimize açık olsun. Özellikle gençlerimizin spora ısındırılması hususunda son derece önemlidir. Ve son temennim bu statla ilgili ilk aşamada hepimizin ortak bir kaygısı vardı. Bu Beşiktaş için büyük bir şereftir ama bir taraftan da bir kaygı.. Dünyada bir devlete başkentlik yapan bir başşehirde, o devletin merkezi olmuş bir saraya en yakın stadyum bu stadyumdur yani Dolmabahçe Sarayı’na. Bu çok önemli bir meziyettir ve ayrıcalıktır. Başka hiçbir yerde bir saraya bu kadar yakın bir stadyum ve eser yoktu” dedi.

“HEPİMİZİN GÖNLÜNDEKİ HUSUS, BU STADYUMUN ESTETİK GÖRÜNTÜSÜYDÜ”
Stadyumun tarihi değerlerin göz önünde tutularak estetik bir görünümle inşa edildiğini ifade eden Davutoğlu, “Ama bu mekanın Beşiktaş camiası için değerini bildiğimiz için bu mekanı Beşiktaş camiasına en güzel şekilde iade ve eve dönme anlamında verirken ve yeniden inşa edilmesine izin verirken hepimizin gönlündeki husus, bu stadyumun estetik görüntüsüydü. Onun için sayın başkanın dediği gibi 4 metre deniz seviyesinin altına kadar indirildi. Bundan sonra da ricam ve temennim İstanbul’un estetik görüntüsüne şu veya bu şekilde aykırı düşecek hiçbir şekilde bu stadyumda yer almamasıdır. Bu tarihi dokuyla bütünleşen, çevre dokusuyla bütünleşen ve mütevazi bir şekilde bu şehrin parçası olan bir geleneğin sürdürülmesi önem taşır. Şu veya bu ihtiyaçla bu yüksekliğin üzerine çıkılmaması, ileriki on yıllarda dahi bu tarihi dokuyla bütünleşik şekilde bu stadın muhafaza edilmesi önem taşır. Bu tarihi günde Kartal evine dönerken bütün Kartallara Selçuklu Devletinin devamı anlamında geleneğimizi de taşıyan bütün Kartallara hayırlı uğurlu olsun diyorum. Başarılı, nezih ve milletimizin ahlakına uygun bir şekilde centilmence müsabakaların yapılmasını temenni ediyorum. Ve dediğim gibi ay yıldız için çıkılan hiçbir maçta, ülkemiz için çıkılan hiçbir maçta bu statta başımız öne eğilmesin. Allah bize her zaman başarılar ve güzel günler nasip etsin” diye konuştu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Veterinerlerin sorunları Aydın’da görüşüldü Aydın’ın ev sahipliğinde ülke genelindeki veterinerlerin sorunlarının görüşüldüğü 3. Bölge Odaları İstişare Toplantısı’nda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, veteriner hekimlerin özlük hakları ve etiğine dikkat çekerek "Etiği olmayan bir mesleğin geleceği sıkıntılı olur" dedi. Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) koordinasyonunda düzenlenen ‘3. Bölge Oda Başkanları İstişare Toplantısı’ Aydın’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Ülke genelindeki veteriner hekimlerin sorunlarının tespiti, çözüm önerilerinin oluşturulması amacıyla gerçekleştirilen toplantıların Aydın ayağında 11 oda başkanı bir araya geldi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, veteriner hekimlerin de sağlık çalışanı olduğunu hatırlatarak onların da kar, yağmur, çamur demeden çalıştıklarının altını çizdi. Veteriner hekimliğin hayvan sağlığının yanı sıra çevre sağlığı, halk sağlığı ve gıda güvenliği konularını da tek bir çatı altında topladığının vurgulandığı toplantıda özlük haklarından mesleğin etiğine kadar bir çok konuda görüş alışverişinde bulunuldu. Mesleğin sorunlarını detaylandırmak ve sahadaki meslektaşlarının sıkıntıları birebir görebilmek adına bölge toplantılarının 7 bölgede devam edeceğini ifade eden TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu; "Bugün Aydın’da Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nin üçüncü bölge toplantısını yapıyoruz. Aydın Veteriner Hekimleri Odası’nın ev sahipliğinde 11 odamızla burada buluşacağız. Daha önce Niğde ve Trakya’da bu toplantımızı yaptık. Bundan sonra da 4 toplantımız daha olacak. Toplam 7 bölge toplantımız olacak. Bu toplantılarda sahadaki arkadaşlarımız, oda başkanlarımızla mesleğimizin sorunları ve bunlarla ilgili sahadaki arkadaşlarımızın görüşlerini, düşüncelerini alıyoruz. 2025 yılında 3 kez de tüm oda başkanlarımız ile toplantı yapmıştık. Ancak daha detay konulara girebilmek için bu bölge toplantılarını düzenledik. Bu vesileyle hem kamuda çalışan arkadaşlarımızın, hem emekli veteriner hekimlerin, hem serbest çalışan meslektaşlarımızın durumlarını, statülerini, bizim yaptığımız çalışmalar, odaların kendi bölgelerinde yaptığı çalışmalar, hayvancılık konusundaki düşüncelerimiz, politikalarımız, bütün bunları istişare etmek suretiyle değerlendiriyoruz. Buradan çıkacak sonucu diğer bölge toplantılarını da yaptıktan sonra Ankara’da tüm oda başkanlarımızın katılacağı bir toplantıyla sonucu değerlendireceğiz" dedi. "Etiği olmayan bir mesleğin geleceği sıkıntılı olur" Haysiyet divanı tarafından uygulanacak disiplin cezaları kapsamındaki 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına Dair Kanun’un 41. maddesinin yeniden Tarım Komisyonu’ndan geçmesinin mesleğin geleceği ve etiği açısından güzel bir gelişme olduğunu ifade eden Eroğlu; "Mesleğimizi ilgilendiren, özellikle mesleğimizin etiği, uygulanma biçimi, deontolojisini ilgilendiren bir konu vardı. 41. maddemiz. Anayasa mahkemesi tarafından esastan iptal edilmişti. O gerekçeleri dikkate alarak tekrar bir kanun çalışması yapıldı. Bu çalışma önceki hafta Tarım Komisyonu’ndan geçti. Bu güzel bir gelişme, mesleğimizin geleceği açısından. Çünkü, etiği olmayan bir mesleğin geleceği sıkıntılı olur. Eğitimden laboratuvardaki ya da sahadaki uygulamalara kadar önemli bir konuydu. Bu çözüme kavuşturulacak. Yakın zamanda da mecliste genel kurula gelecek. İnşallah kanunlaştıktan sonra daha rahat, hem odalarımız hem odalarımızın haysiyet divanları, disiplin kurulları ve tabii ki bizim merkez konseyinin de bu konudaki çalışmaları daha da rahatlayacak. Biz veteriner hekimler hem hayvan sağlığı hem insan sağlığı hem de çevre sağlığı ile aynı anda görev yapan bir meslek grubuyuz. Veteriner hekimlerin, bu hizmetleri dolayısıyla özlük hakları konusu, bizim en önemli çalışma konularımızdan bir tanesi. Yine sokak hayvanları konusu da Türkiye’de önemli bir konu. Bu konunun muhatabı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ancak yeterli miktarda bu çalışmaların muhatabı olan meslek veteriner hekimliği. İstihdam konusunda taleplerimiz var, yetkililerden, kamu otoritesinden. Çünkü şap aşılamasında da görüldüğü gibi. Neticede bütün çalışmaları organize eden ve sonuçlandıran meslek dolayısıyla veteriner hekimler. Hem veteriner hekimlerin kamu istihdamı hem de serbest çalışan arkadaşlarımızın uygulamada çeşitli sorunları var. Bunları da bakanlıkla görüşmeye devam ediyoruz. Biz hiç bir zaman kamu otoritesi ile bir karşı düşüncelerine değil uzlaşı içerisinde, diyalog içerisinde çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnşallah en kısa zamanda bunları da gerçekleştirmiş oluruz. Bu toplantının hem bölgemize, Aydın’ımıza, ülkemize, mesleğimize, meslektaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah güzel bir toplantı olacak" şeklinde konuştu. "Çelişkiyle yaşamayı ve buna alışmayı kabul etmiyoruz" Mesleki hakları ve statülerine yönelik eksikliklerin giderilmesi adına çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Aydın Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kaya ise "Bugün bölge odalarımızın yöneticileri ve merkez konseyimizin katılımıyla gerçekleştirilecek olan bölge toplantımızın mesleğimizin geleceği, meslektaşlarımızın hakları, ülke hayvancılığının gelişimi için hayvan sağlığı, halk sağlığı ve gıda güvenliği adına son derece önemli bir buluşma olduğunu düşünüyoruz. Bildiğiniz üzere veteriner hekimlik, hayvan sağlığını, halk sağlığını, çevre sağlığını ve gıda güvenliğini tek çatı altında koruyan bir meslek. Ülkemizin hayvancılığını geliştirmek adına çözümler üretmek için çalışıyoruz ama maalesef söz konusu haklarımız, mesleki statümüz ve özlük haklarımız olunca sanki biz yokuz. Bu çelişkiyle yıllardır yaşadık, yaşıyoruz. Ancak buna alışmayı kabul etmiyoruz" diyerek toplantının hayırlı olması temennilerinde bulundu.
Konya Karatay’a yeni sağlık tesisleri geliyor Karatay’da sağlık yatırımları hız kesmeden sürüyor. İlçeye kazandırılan yeni sağlık tesisleriyle altyapı güçlendirilirken, vatandaşlar daha etkin ve kaliteli sağlık hizmetlerine erişebiliyor. Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, bugüne kadar ihtiyaç duyulan mahallelerde çok sayıda Aile Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi kazandırarak örnek projelere imza attı. Tamamlanan tesisler arasında Selimsultan Mahallesi’ndeki 15 Nolu Selim Sultan, Kumköprü Mahallesi’ndeki 51 Nolu Karakulak, Erenler Mahallesi’ndeki Karatay Ahmet Yaşar Eşmekaya, Akabe Mahallesi’ndeki Hacı Sıddıka - Hacı Hasan Katırcı, Çimenlik Mahallesi’ndeki Hatice-Faik Nükte ve İstiklal Mahallesi’ndeki Karatay Mustafa Küçükarpacı Aile Sağlığı Merkezleri ile Nakipoğlu Mahallesi’ndeki Şehit Dr. Ekrem Karakaya Sağlıklı Hayat Merkezi yer alıyor. Bunun yanı sıra Çimenlik ve Akabe mahallelerinde yeni eczaneler de hizmete sunuldu. Araplar Mahallesi’nde 1 No’lu Fahriye - Yaşar Oğuz Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun yapımı devam ederken, Yediler Mahallesi’nde Şerife-Hasan Kurşunel Aile Sağlığı Merkezi planlama aşamasında bulunuyor. Ayrıca, Karatay Belediyesi, Konya İl Sağlık Müdürlüğü ve Ovakavağı Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği iş birliğiyle ilçeye yeni bir Aile Sağlığı Merkezi kazandırılmasına yönelik protokol imzaladı "Karatay’ımıza modern ve işlevsel tesisler kazandırıyoruz" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türkiye’nin son yıllarda sağlık alanında önemli bir gelişim gösterdiğini belirterek, bu sürece yerel yönetimler olarak katkı sunmaya devam ettiklerini kaydetti. Başkan Kılca, Karatay Belediyesi’nin vatandaşların sağlık hizmetlerine kolay erişimini sağlamak amacıyla birçok projeyi hayata geçirdiğini vurgulayarak, "Güzel şehrimiz Konya’nın kalbi Karatay’ımızın her noktasını; altyapıdan üstyapıya, sosyal ve kültürel projelerden eğitim ve sağlığa kadar geniş bir hizmet ağıyla donatıyoruz. Mahallelerimizde inşa ettiğimiz aile sağlığı merkezleri ve sağlıklı hayat merkezleriyle on binlerce vatandaşımıza daha konforlu sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağladık. Karatay’ımıza modern mimariye sahip, işlevsel sağlık tesisleri kazandırmaya devam edeceğiz. Amacımız; hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak ve ilçemizi her alanda daha ileriye taşımaktır" dedi. Başkan Kılca, 7-13 Nisan tarihleri arasında kutlanılan Dünya Sağlık Haftası’nı da kutladı.
Manisa Üzümün başkentinde bağlar tüllerle kaplanıyor Manisa’nın üzüm üretimiyle ünlü Sarıgöl ilçesinde yeni sezon hazırlıkları başladı. Yapraklanmaya başlayan bağlar, dolu, yağmur ve soğuk havaya karşı koruma altına alınırken, üreticiler ürün kaybını önlemek için bağların üzerini dolu tülleriyle kapatıyor. Türkiye’nin önemli üzüm üretim merkezlerinden Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde bağlarda yeni sezon için koruma çalışmaları başladı. Yapraklanmaya başlayan bağlar, olabilecek dolu, yağmur ve soğuk hava riskine karşı üreticiler tarafından özel örtülerle kapatılıyor. Sarıgöl’de üzüm üreticileri her yıl olduğu gibi bu yıl da bağlarının üzerini dolu tülleriyle kapatarak, doğa olaylarına karşı önlem alıyor. Bu yöntemle bağların zarar görmesinin önüne geçilirken, ürün kalitesinin ve verimin de korunması hedefleniyor. Sarıgöl’e bağlı Emcelli Mahallesi’nde üzüm üretimi yapan Emin Çepel, bağlarını örtüyle koruduklarını belirterek, "Her sene olduğu gibi bu sene de üzümlerimizi doğa olaylarından korumak için örtülerimizi açtık. Örterek yağmurdan, doludan ve soğuktan bağlarımızı korumaya çalışıyoruz. Örtü sayesinde üzüm kalitesi yüksek oluyor, verim de artıyor. Bu sayede geçen sene yaş üzümün kilosunu 63 TL’den sattım" dedi. Sarıgöl’de üreticiler, bağların üzerini kaplayan dolu tülleri sayesinde özellikle ilkbahar aylarında görülebilecek ani hava değişimlerine karşı ürünlerini güvence altına almayı amaçlıyor. Örtü sistemi sayesinde hem bağların zarar görmesi engelleniyor hem de üretimde kalite ve verim artışı sağlanıyor. İlçede üzüm üreticileri, sezon boyunca bağlarda bakım çalışmalarını sürdürerek, kaliteli ve yüksek verimli bir hasat dönemi hedefliyor.