GÜNDEM - 06 Mayıs 2016 Cuma 13:59

Davutoğlu’nun kullandığı kelime TDK'da aranıyor

A
A
A
Davutoğlu’nun kullandığı kelime TDK'da aranıyor

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun dünkü konuşmasında sık kullandığı Refik kelimesi, Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde 234 milyon 702 bin 21 kez arandı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu dün düzenlediği basın toplantısında birçok defa arkadaş, dost, eş anlamına gelen Refik kelimesini kullanmıştı. Davutoğlu’nun kullandığı bu kelime, TDK'nın Türkçe sözlüğünde bugüne kadar 234 milyon 702 bin 21 kez sorgulandı. TDK'da, Refik kelimesinin ilk anlamı arkadaş, dost karşılığını bulurken, ikinci anlamında eş, koca ve zevc olarak yer alıyor.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsunspor Basın Sözcüsü Çakır: "Sterling transferi olumsuz sonuçlandı" Samsunspor Basın Sözcüsü Suat Çakır, Chelsea’den ayrılan dünyaca ünlü kanat forvet Raheem Sterling’in transferi için önemli bir aşamaya gelmelerine rağmen olumsuz sonuçlandığını ifade etti. Samsunspor Basın Sözcüsü Çakır, Nuri Asan Tesisleri’nde düzenlediği basın toplantısında, takımın son durumunu değerlendirdi. Transfer çalışmaları hakkında bilgi veren Suat Çakır, "Elayis Tavsan, Türk statüsüne geçti. İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’ya desteği için teşekkür ediyorum. Böylelikle bir tane yabancı kontenjan hakkımız doğdu. Şu an onunla ilgili çalışma yapılıyor. Hocamızın isteği doğrultusunda gerekli takviye yapılacaktır" dedi. "Raheem Sterling transferi olumsuz sonuçlandı" Uluslararası arenada da yankı bulan Raheem Sterling transferiyle ilgili son durumu paylaşan Suat Çakır, "Raheem Sterling transferiyle ilgili yol alındı. Yani anlaşmaya doğru gidilirken daha sonra futbolcunun Türkiye’ye gelmek istememesi yüzünden transfer bozuldu. Başkanımız Yüksel Yıldırım bununla ilgili fedakarlıkta yapıyordu. Ama maalesef olmadı. Transferin sezonunun bitmesine 1 gün kaldı, hocamızın istediği yere takviye yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu. "UEFA listesine 4 yeni isim ekleyeceğiz" UEFA Konferans Lig’inde kadroya 4 yeni isim ekleyeceklerini dile getiren Çakır, "UEFA listesine İrfan Can Eribayat, Cherif Ndiaye ve Jaures Assoumou isimlerini ekleteceğiz. Genç statüsünden de Enes Albak’ı ekleyeceğiz. İnşallah Konferans Lig’inde bize katkı verecekler diye düşünüyorum. Ayrıca sakat oyuncularımızdan Emre Kılınç ve Afonso Sousa koşulara başladı. İnşallah en kısa zamanda takım çalışmalarına katılacak. Tanguy Coulibaly de salonda çalışıyor. Mart ayı başından itibaren tüm oyuncularımız hazır hale gelecektir" şeklinde konuştu. "Trabzonspor dostumuz ve ezeli rakibimiz" Süper Lig’in 21. haftasında 7 Şubat Cumartesi günü Trabzonspor ile karşılaşacaklarını da belirten Çakır, "Karadeniz derbisinde Trabzonspor ile karşılaşacağız. Tabii bizim için önemli bir maç. Herkes için, taraftarımız için. Trabzonspor dostumuz ve ezeli rakibimiz. Bu maçın hazıklıkları gayet güzel gidiyor. İnşallah geçen sene burada Trabzonspor’u nasıl yendikse bu hafta da galibiyet alarak ilk 5 hedefinde devam etmeyi düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Karaman Karaman’da domuzun saldırdığı çoban ölümden döndü Karaman’da koyun otlatırken yaban domuzunun saldırısına uğrayan genç çoban ölümden döndü. Olay, geçtiğimiz pazartesi günü merkeze bağlı Süleymanhacı köyü yakınlarındaki Karadağ eteklerinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, babası Mustafa Yirik ile birlikte dağın eteklerine koyunları otlatmaya götüren Muhammed Yirik (22), köpeklerin havlaması üzerine sesin geldiği yöne doğru gitti. Bu sırada kayalıkların arasından çıkan yaban domuzu genç çobana saldırdı. Saldırıda yaralanan Yirik’in yardımına hemen babası koşarak, oğlunu domuzdan kurtardı. Bacağından yaralanan genç, olay yerine çağrılan ambulansla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yoğun bakım servisinde tedaviye alınan genç, daha sonra sağlık durumunun iyiye gitmesi üzerine normal odaya alındı. "Birkaç yerimden yaralandım" Olayı anlatan Muhammed Yirik, "Koyunları Karadağ yakınlarında otlatırken köpeklerin havlama sesini duydum. Yanlarına gittiğim esnada kayalıkların arasından çıkan bir yaban domuzun bir anda üzerime gelerek bana saldırdı ve birkaç yerimden yaralandım" dedi. "Oğlumu domuzdan zor kurtardım" Saldırı anına birebir şahit olduğunu belirten baba Mustafa Yirik de, "Domuzun saldırısına gözümle şahit oldum. Elime aldığım değnekle bağırarak domuzu kovaladım. Yoksa kaçması mümkün değildi. Yetkililerden Karadağ çevresindeki domuz avı yasağının kaldırılmasını talep ediyorum. Artan yaban domuzları başkalarına da saldırabilir. Oğlum iki yerinden yaralandı, hafif atlattık ama daha kötü de olabilirdi. Bu olaydan sonra köy halkı olarak daha tedirgin olduk" diye konuştu.
İstanbul Sancaktepe’de hizmet hız kesmiyor: Üç yeni park törenle açıldı Sancaktepe Belediyesi, ilçedeki yaşam kalitesini artırmak için vites yükseltti. Son 10 gün içerisinde 3 büyük açılış ve 1 temel atma törenine imza atan belediye, son olarak Pir Sultan Abdal, 23 Nisan Spor ve Ayşe Dağ parklarını düzenlenen toplu törenle hizmete açıldı. Sancaktepe’nin çehresini değiştiren ve mahalle kültürünü modern donatılarla birleştiren sosyal alan yatırımlarında mutlu sona ulaşıldı. "Daha Yeşil Bir Sancaktepe" vizyonuyla hareket eden belediye, üç farklı mahallede eş zamanlı olarak tamamlanan park projelerini halkın kullanımına açtı. Atatürk Mahallesi’ne 23 Nisan Spor Parkı, Atatürk Mahallesi Süvari Sokak üzerinde, 1010 metrekare gibi geniş bir alan üzerine kurulan 23 Nisan Spor Parkı, mahallenin yeni buluşma noktası oldu. Özellikle gençleri ve çocukları sevindiren parkın içerisinde; modern bir futbol sahası, 2 kuleli macera oyun grubu, 115 metrelik yürüyüş ve bisiklet yolu ile fitness aletleri ve özel peyzaj alanları yer alıyor. İnönü Mahallesi yeni "nefes alanına" kavuştu İnönü Mahallesi sakinlerinin heyecanla beklediği Pir Sultan Abdal Parkı da kapılarını açtı. 953 metrekarelik inşaat alanında titizlikle tamamlanan park, estetik peyzaj düzenlemeleri ve yeni nesil çocuk oyun gruplarıyla mahalleye hem görsel bir değer hem de yeni bir dinlenme alanı kazandırdı. Sancaktepe Belediye Başkanı ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirilen törende, Ayşe Dağ Parkı ile birlikte toplam üç parkın kurdelesi kesildi. Başkan, açılış konuşmasında parkların sadece birer yeşil alan değil, komşuluk ilişkilerinin güçleneceği ve çocukların güvenle büyüyeceği sosyal merkezler olduğunu vurguladı. "Sancaktepe parsel parsel satılırken biz Sancaktepe’yi parsel parsel halkın hizmetine açıyoruz" Törende konuşan Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Sancaktepe’ye hizmet etmekten ve komşularının isteklerini yerine getirmekten mutluluk duyduğunu dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "Sancaktepe için çalışıyoruz, Sancaktepeliler için çalışıyoruz. Bu heyecanımıza ve mutluluğumuza sizleri de ortak etmek istiyoruz. Farklı mahallelerde neler yaptığımızı, hangi projeleri hayata geçirdiğimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz; hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Bugün bulunduğumuz yerin aslında bir anlamı var. Bu arsa normalde bir şansa ait ancak 2010 imar planlarında spor alanı olarak ilan edilmiş. Tabii itiraz süreçleri başlamış ve yıllar sonra mahkeme sonuçlanmış, o günün parasıyla 4-5 milyon gibi bir rakam çıkmış ve ödenmemiş. Çeşitli itirazlar sonucu 21 milyon TL gibi bir bedelle vatandaşın arsasının kamulaştırılacağı kararı çıkmış. Bizim bunu dava etme ve istinafa götürme hakkımız vardı; yani gelecek yönetimlere bir sorun daha bırakabilirdik. Ama biz mahkeme kararını bir üst mahkemeye taşımadan arsa sahipleriyle anlaşıp belediyenin vatandaşımıza ödediği 14 milyon TL bedel ile burası kamulaştırıldı. Yani biz park yapmak için para verip arsa satın aldık. Sancaktepe parsel parsel satılırken biz Sancaktepe’yi parsel parsel halkın hizmetine açıyoruz. Kreşler, mahalle evleri, sağlık ocakları, gençlik merkezleri, yürüyüş alanları, spor parkları ve parklar yapıyoruz. Bir kentte yaşadığınızda kamu hizmetlerinde ihtiyaç olarak aklınıza ne geliyorsa hepsini bir bir yerine getiriyoruz. Bizleri park yaptığımız için eleştiren bir muhalefet anlayışı var. Bununla eleştirilelim, hiç umurumuzda değil. Biz doğru bir şey yapıyoruz, halk bizden bunları istiyor. Bu projelerin gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi iletiyorum. Biz hakça, adil bir düzen için çalışıyoruz. Bunun için ’Sancaktepe kazanacak’ diyoruz. Bu anlayışla Sancaktepelilere çok fazla hizmet ediyoruz." Tören sonrası futbol sahasında ilk vuruşu yapan çocuklar ve aileleri, mahallelerine kazandırılan bu yatırımlar için belediyeye teşekkürlerini iletti.
Elazığ Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı kapılarını açıyor Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (Elazığ TSO) tarafından şehrin ticari yapısına güçlendirecek ve tüm sektörleri bir çatı altında toplayacak "Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı" 6 Şubat Cuma günü kapılarını açıyor. Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı, 6 Şubat Cuma günü saat 14.30’da kapılarını açıyor. Elazığ TSO öncülüğünde 6-7-8 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan fuar, şehrin üretimden pazarlamaya uzanan tüm ekonomik gücünü tek çatı altında buluşturacak. Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek açılış töreni ile başlayacak fuarın, 8 Şubat Pazar günü sona ereceği bildirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımlarıyla ziyaretçilere kapısını açacak olan Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı, iş dünyasının birlik iradesi, büyüme kararlılığı ortaya konulması adına önemli bir organizasyon olacak. Fuarda, her sektörden 55 firma 100’den fazla saygın markaların stant açacağı aktarıldı. Fuara titizlikle ve hummalı bir çalışma ile hazırlandıklarını ifade eden ve göreve geldikleri günden bu yana ‘Üreten ve Büyüyen Elazığ’ hedefiyle hareket ettiklerini belirten Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, bu fuarın bir sonuç değil, büyük bir değişim sürecinin başlangıcı olduğunu vurguladı. Göreve geldiklerinde Elazığ için bir söz verdiklerini aktaran Başkan Alan, "Esnafımızın, tüccarımızın ve sanayicimizin her an yanında olacağız dedik. 6. Bölge teşviklerinin 2017 yılında ilimize kazandırılıp bugüne kadar devam etmesinden, üyelerimizin finansal darboğazlardan çıkış yollarına kadar her alanda gövdemizi taşın altına koyduk. Ankara’da bakanlıklar nezdinde yürüttüğümüz güçlü lobicilik faaliyetleriyle Elazığ’ın sesini en gür şekilde duyurduk. Şimdi ise tüm bu emeklerimizi taçlandıracak, şehrimizin ticaret hacmini zirveye taşıyacak olan Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı’nı hayata geçiriyoruz" dedi. Fuarın stratejik bir hamle olduğuna dikkat çeken Başkan Alan, "Bu fuar, Elazığ’ın ticaret vizyonunu geliştirmek ve ilimizin misyonunu uluslararası standartlara taşımak için büyük bir fırsattır. Mobilyadan gıdaya, tekstilden teknolojiye, sağlıktan inşaata ilimizde faaliyet gösteren tüm sektörleri tek bir çatı altında topluyoruz. Amacımız; sadece ürün sergilemek değil, yeni iş bağlantıları kurmak, üyelerimizin pazar payını artırmak ve Elazığ ekonomisinin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu herkese ilan etmektir" diye konuştu.
Ankara AFAD Başkanı Pehlivan: "6 Şubat depremlerinin ardından 455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir" Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, "6 Şubat 2023 depremlerinin hemen ardından yürütülen iyileştirme ve yeniden inşa süreci kapsamında 455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir" dedi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Özel Temsilcisi ve Afet Riskini Azaltma Ofisi Başkanı Kamal Kishore, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü vesilesiyle AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan’ı ziyaret etti. Türkiye’nin yürüttüğü dünyanın en büyük iyileştirme ve yeniden inşa çalışmaları ile afet risklerinin azaltılmasına yönelik küresel iş birliği fırsatlarının ele alındığı görüşme öncesi Pehlivan ile Genel Sekreter Kishore açıklamalarda bulundu. "6 Şubat depremleri, önleyici yaklaşımların benimsenmesinin ehemmiyetini bir kez daha ortaya koymuştur" Afetlerde önleyici risklerin benimsenmesinin önemine değinen AFAD Başkanı Pehlivan, "6 Şubat depremleri, yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya için afet risklerinin azaltılmasının, risk odaklı ve önleyici yaklaşımların benimsenmesinin ehemmiyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Depremler başta olmak üzere iklim ve jeolojik kaynaklı afetlerin dünya genelinde giderek artan etkileri kalkınma süreçlerinin artık risk bilgisine dayalı, kapsayıcı ve dirençlilik temelli bir anlayışla ele alınmasını kaçınılmaz bir zorunluluk kılmaktadır" dedi. "Dirençli şehirler ve dirençli toplumlar inşa etme yolundaki kararlılığımızı sahada büyük bir azimle sürdürmekteyiz" Çalışmalarındaki kararlıklarını sürdürmeye devam edeceklerini söyleyen Pehlivan, "2015-2030 yıllarını kapsayan Birleşmiş Milletler Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi bizlere şunu açıkça ifade etmektedir: Doğru politikalar, güçlü bir yönetişim mekanizması, bilim temelli risk analizleri ve toplumun tüm kesimlerini içine alan katılımcı yaklaşımlar sayesinde afet kaynaklı kayıplar önemli ölçüde azaltılabilir. Bu çerçeve aynı zamanda Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma amaçlarına ulaşılmasının da temel dayanak noktalarından biridir. Türkiye olarak bizler, Sendai Çerçevesi ve Sürdürülebilir Kalkınma amaçları doğrultusunda afet risklerinin azaltılmasını ulusal kalkınma politikalarımızın ayrılmaz, koparılamaz bir parçası olarak görmekteyiz. Bu bağlamda dirençli şehirler ve dirençli toplumlar inşa etme yolundaki kararlılığımızı sahada büyük bir azimle sürdürmekteyiz" ifadelerini kullandı. "455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir" 450 binden fazla kalıcı konutun inşa edildiğine değinen Pehlivan, "6 Şubat 2023 depremlerinin hemen ardından yürütülen iyileştirme ve yeniden inşa süreci, ‘daha iyisini yeniden inşa etme’ ilkesini esas alan, riskleri kökten azaltmayı ve gelecekteki muhtemel kayıpları önlemeyi hedefleyen bütüncül bir anlayışla sürdürülmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve kurumlarımızın en üst düzeydeki etkin koordinasyonu sayesinde, tarihin en büyük toplu konut seferberliği başlatılmış; yüksek standartlarda ve depreme dayanıklı yüz binlerce konut ve iş yeri, görülmemiş bir hızla inşa edilmiştir. Bu kapsamda depremlerden etkilenen, konutları yıkılan ya da ağır hasar gören ve hak sahipliği işlemleri AFAD Başkanlığımız tarafından yapılan depremzedelerimiz için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ Başkanlığı, Emlak Konut ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar çerçevesinde 455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir" diye konuştu. "Türkiye’de afet yönetimi, güçlü bir kurumsal yapı dahilinde yürütülmektedir" Türkiye’nin afet yönetiminde öncü ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Pehlivan, şunları dedi: "Türkiye’de afet yönetimi, güçlü bir kurumsal yapı dahilinde yürütülmektedir. AFAD, İçişleri Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyetlerini icra etmekte. Bununla birlikte bütün bakanlıklarımız, yerel yönetimlerimiz, akademi dünyamız ve sivil toplum kuruluşlarımız arasında etkin bir koordinasyon sağlanmaktadır. AFAD olarak temel önceliğimiz; kriz yönetimi yerine risk yönetimini hayata geçirmektir. Afeti, risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme safhalarıyla bir bütün olarak görerek; ‘Bütünleşik Afet Yönetimi’ modelinin ülkemize özgü izdüşümü olan 360 Derece Türkiye Afet Yönetim Sistemi’ni kurmak, uygulamak ve geliştirmektir. Bu zincirin halkaları arasında risk azaltma bizim stratejik önceliğimizdir ve bu yaklaşım Sendai Çerçevesi ile tam bir uyum içerisindedir. Türkiye’de afet riskinin azaltılması, kalkınma gündemimizin asli bir unsurudur. Ulusal düzeyde uyguladığımız ‘Türkiye Afet Risk Azaltma Planı’ (TARAP), risk analizini sektörel politikalar ve kamu yatırımlarıyla harmanlayan stratejik bir çerçeve sunmaktadır. 2021 yılından bu yana TARAP’ın yereldeki yansımaları, ‘81 İl Risk Azaltma Planı’ (İRAP) aracılığıyla titizlikle hayata geçirilmektedir. Bu planlar, yereldeki sahiplenmeyi perçinlemekte, kurumsal koordinasyonu güçlendirmekte ve ulusal önceliklerimizi sahada somut eylemlere dönüştürmektedir. Böylelikle kalkınma kazanımlarımızı korumayı, kamu kaynaklarımızı akılcı ve sorumlu bir şekilde kullanmayı hedeflemekteyiz. Ülkemizin dört bir yanında çok sayıda gözlem istasyonundan teşekkül eden Ulusal Deprem Gözlem Ağı’nı 7 gün 24 saat çalıştırmakta, verilere birinci elden ve hızla ulaşarak analiz edebilmekteyiz. Buna ek olarak AFAD tehlike analizi, risk modellemesi ve yenilikçi çözümler üretilmesi amacıyla üniversiteleri ve araştırma kuruluşlarını bir araya getiren ‘Ulusal Deprem Araştırma Programı’nı büyük bir titizlikle koordine etmektedir." "Yaklaşık 20 aylık bir sürede 300 dere yatağında 22 milyon metreküpün üzerinde malzeme temizliği gerçekleştirilmiştir" Çoklu tehlike anlayışıyla hareket ettiklerini dile getiren Pehlivan, "Türkiye’de afet riskleri ‘çoklu tehlike’ karakteri taşımaktadır. Bu sebeple çalışmalarımız sadece depremi değil, selleri, heyelanları, çığları ve diğer tüm tehlikeleri kapsamaktadır. AFAD ile Devlet Su İşleri (DSİ) arasında imzaladığımız protokol kapsamında özellikle taşkın riskinin yüksek olduğu Karadeniz Bölgemiz başta olmak üzere dere ıslahı ve taşkın risk azaltma projeleri hayata geçirilmiştir. Yaklaşık 20 aylık bir sürede 300 dere yatağında 22 milyon metreküpün üzerinde malzeme temizliği gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra heyelan önleme, yamaç stabilizasyonu, kaya düşmesi ve çığ önleme projeleri devreye alınmış; Karadeniz’de kurduğumuz ‘Taşkın Erken Uyarı Sistemleri’ Afet Yönetim Merkezimizle entegre edilmiştir. Tüm bu gayretimiz, afetler meydana gelmeden önce kayıpları durdurmak ve insanımızı korumak içindir" diye konuştu. "AFAD, her alanda operasyon yürüten küresel bir aktördür" AFAD’ın dünyanın her noktasında zor durumdaki insanlara ulaştığını ifade eden Pehlivan, "AFAD bugün beş kıtadaki 84 ülkede; 13 afet ve acil durum türünde, depremden sele, kıtlıktan karmaşık insani krizlere kadar her alanda operasyon yürüten küresel bir aktördür. Hızlı konuşlanma ekiplerimiz, acil yardım malzemelerimiz, geçici barınma çözümlerimiz, STK’lar ile birlikte sağladığımız insani yardımlarımız, uluslararası paydaşlarımızla koordinasyon içerisinde binlerce insana ulaşmaktadır" dedi. "Türkiye’deki kadar geniş ölçekli ve kısa zaman içerisinde yeniden inşa ve toparlanma faaliyetini daha önce hiçbir yerde görmedim" Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Özel Temsilcisi ve Afet Riskini Azaltma Ofisi Başkanı Kamal Kishore ise, "AFAD’ın yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde ‘asrın felaketi’ olarak adlandırılan bu hadise asrın dayanışmasına dönüşmüştür. 30 yıldan daha fazla süredir risk azaltma alanında çalışan bir profesyonel olarak pek çok afet ve depreme şahit oldum. Öncesinde ve sonrasındaki çalışmaları yakından takip ettim. Türkiye’deki kadar geniş ölçekli ve kısa zaman içerisinde yeniden inşa ve toparlanma faaliyetini daha önce hiçbir yerde görmedim. Bu kısa süre içerisinde 455 binden fazla kalıcı konut ve iş yerinin tamamlanması muazzam bir başarı. Bu ziyaret vesileyle bu bölgelere giderek çalışmaların ne şekilde gerçekleştirildiğini, koordinasyonundan hayata geçirilmesindeki kaynak tahsisine, sahadan uygulanmasına kadar tüm aşamalarını yakinen takip edip, buradan çıkarılacak dersleri, iyi uygulama örneklerini, dünyanın geri kalanı için de örnek teşkil etmesi çabasında olacağız. Türkiye’nin bu tecrübesinin bütün dünyada öğretici bir çabaya dönüşmesi lazım" ifadelerini kullandı.
Kocaeli Aldatma tartışmasında kocasını öldüren kadına 24 yıl hapis Kocaeli’nin İzmit ilçesinde aldatılma meselesi sebebiyle çıktığı iddia edilen tartışmada, kocasını tabancayla vurarak öldüren kadının yargılanmasına devam edildi. Savunmasında, eşini isteyerek öldürmediğini söyleyen ve "Eşim bana, ’Sizin buradan ölünüz çıkar’ dedi. Eşimi durdurmak için gözümü kapatarak ateş ettim" ifadesini kullanan sanık, 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 29 Ocak 2025’te gece saatlerinde Yahya Kaptan Mahallesi Büyük Çiftlik Sokak’taki binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 çocuk annesi Aysel Duran (43) ile kocası Emrah Duran (42) evde tartışmaya başladı. Aldatma meselesi sebebiyle çıkan tartışmanın büyümesiyle Aysel Duran, evdeki tabanca ile kocasına ateş etti. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Emrah Duran’ın hayatını kaybettiğini tespit etti. Gözaltına alınan kadın, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Sizin buradan ölünüz çıkar" Olayla ilgili davanın son celsesi, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık, avukatı ve maktulün kardeşi katıldı. Olayın nefsi müdafaa olduğunu söyleyen sanık Aysel Duran, "Olayı isteyerek veya tasarlayarak yapmadım. Son zamanlarda Emrah ile zor zamanlar yaşadım. Bunları çözmek için aile danışmanlarına bile başvurduk. Onu aldattığımı söyleyerek beni sürekli tehdit ediyordu. Olay gecesi de aynı sebeple aramızda tartışma yaşandı. O silahı kendimi öldürmek için elime aldım. Hatta silahı kafama dayadım ancak çocuklarımın sesini duyunca silahı indirdim. Emrah bana, ’Sizin buradan ölünüz çıkar’ dedi. Eşimi durdurmak için gözümü kapatarak ateş ettim. 2 kızım var, onları çok seviyorum. Keşke o gece kafama sıksaydım, yine çocuklarımı görmüyorum. Herkesten af diliyorum. Emrah beni son zamanlarda öldürmek istiyordu. Delil arıyordu ama bulamıyordu, bilerek yapmadım, pişmanım" diye konuştu. 24 yıl hapis Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanık Aysel Duran’ın eyleminde meşru müdafaa şartlarının oluşmadığına kanaat getirdi. Suçun işleniş biçimi, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, amacı ve sebebini göz önüne alan heyet, Duran’ı önce müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ardından eylemin ’haksız tahrik’ altında işlendiğine hükmeden heyet, cezayı alt sınırdan indirim uygulayarak 24 yıl hapse çevirdi.