EKONOMİ - 19 Ekim 2020 Pazartesi 09:20

Devlet desteğiyle kendi işinin patronu oldu

A
A
A
Devlet desteğiyle kendi işinin patronu oldu

Muş’ta 10 yıl boyunca tekstil firmalarında makineci olarak çalışan 33 yaşındaki Sercan Kutlu, devlet desteğiyle kurduğu iş yerinde 25 personelle hizmet veriyor.

Muş’ta KOSGEB’e proje sunan genç girişimci Sercan Kutlu, devletten aldığı destek sayesinde 22 dikim makinesi ve 25 personelle üretim yapıyor.

Yaklaşık 5 aydır kurulan tekstil firması, özellikle kadın personellere ekmek kapısı oldu. Devletten aldığı destekle ilgili bilgi veren işletme sahibi Sercan Kutlu, yaklaşık 10 yıl makineci olarak çalıştığını ve kendi işinin patronu olmak istediğini söyledi. 3 makine ile işe başladığını anlatan Kutlu, “Devletin destek verdiğini duydum. Proje hazırladım ve KOSGEB’e sundum. Projem KOSGEB’de onaylandı. Devlet desteğiyle 22 makine aldım. Bu sayede iş yerimi büyüttüm” dedi.

“25 çalışanım var"

25 çalışan ve 22 iş makinesinin olduğunu kaydeden Kutlu, “Bu şekilde çalışıyoruz. Şu anlık iş durumumuz iyi. Pandemi olmasına rağmen yine çalışıyoruz. Pandemi kurallarına uyuyoruz. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına özen gösteriyoruz. Bu şekilde bize destek verilmesinden dolayı devletimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Devlet desteği olmasaydı bu dereceye gelemezdim”

Devlet desteği olmaması durumunda bu seviyeye gelemeyeceğini belirten Kutlu, “Destek olmasaydı bu seviyeye gelmemiz yılları alabilirdi. Biz bu işin ehliyiz ama 3 makineyle başladık sonuçta. Aradan 5 ay geçmesine rağmen 22 makine, 25 çalışanım var. Şu anki durumum iyi. Allah, devletten razı olsun. Devlet sayesinde bu konuma geldik. İşimizi daha da büyütmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

3 aydır iş yerinde çalıştığını ifade eden Meral Atalay ise “Patronumuz daha önce bir tekstil firmasında çalıştığı için kendisini geliştirerek böyle bir iş yeri açtı. Ben öğrenci olduğum için pandemi sürecinde evde boş duracağıma hem dershane hem de kitap masraflarımı çıkarmak için burada çalışıyorum. İleride bende kendi iş yerimi açmayı düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Uğur Ulu
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."