SAĞLIK - 06 Aralık 2014 Cumartesi 11:23

Dış görüşünüz şansınız değil, tercihinizdir

A
A
A
Dış görüşünüz şansınız değil, tercihinizdir

İnsanın kendi hakkındaki fikir ve duygularının büyük bir bölümünü, dış görünüşü oluşturuyor.

Özgüven, mutluluk ve başarı gibi pek çok kavram ile ilgili ipuçları veren dış görüntü, kişinin sosyal yaşamı, kariyeri ve ikili ilişkilerinde de önemli bir kriter olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlar, kişinin dış görünüşünün psikolojisini de etkilediği görüşünde birleşiyor. Bu etki, kişinin kendi psikolojisini şekillendirdiği gibi aynı zamanda sosyal psikolojide de kendini gösteriyor. Dış görünüşünden memnun olmayan kişilerde sıkça görülen içe kapanıklık, özgüven eksikliği ve mutsuzluk zaman içinde depresyona kadar ulaşabilen psikolojik rahatsızlıklara yol açıyor.

Sosyal yaşamda, doğrudan dış görünüş ve ilk izlenim ile gerçekleşen bir çeşit ön kabul protokolü işliyor. Güzel bir yüz, bakımlılık, gülümseme, temizlik, giyim tarzı gibi kriterlerle işleyen bu ön kabul aşaması için sadece 30 saniyelik kısa bir temas yeterli olabiliyor. Kendiyle barışık ve dış görünüşüne güvenen kişilerin sosyal yaşamlarında daha başarılı olmalarının sırrı da burada yatıyor.

Kemerli ya da büyük bir burun, çene kusurları, zayıf saçlar, kilo problemi gibi kişinin dış görünüşünü etkileyen faktörler arasında yer alan diş kusurları, kişinin kendi hakkındaki duygu ve düşünceleri üzerinde çok güçlü bir etki yaratıyor. Bilinen tüm güzellik sırlarının başında gelen çekici ve samimi bir gülümseme için büyük önem taşıyan dişler, kişinin sosyal başarısını büyük ölçüde etkiliyor. Bugün, burun estetiği kadar sık başvurulan yetişkin ortodontisi, kişinin çapraşık dişlerinin düzeltilmesinin en sağlıklı ve en radikal yöntemi. Özellikle son yıllarda adı sıkça duyulan lingual ortodonti yöntemi, dişlerin arka yüzüne yerleştirilen tellerin kullanılmasıyla, konforlu ve estetik bir tedavi sürecini mümkün kılıyor.
Cem Caniklioğlu, diş kusurları ve güzellik arasındaki ilişkiyi şöyle açıklıyor, “İnsan yüzünde, kişinin nasıl biri olduğunu kaşlar, dudak yapısı, gözler, çene ve elmacık kemikleri anlatan pek çok öğe gizlidir. Dişler, tüm bu öğelerin adeta ahengini oluşturur. Çünkü aslında ağzımızı açtığımız anda yaşadığımız güven derecesi, tüm yüz kaslarımıza etki ederek karşımızdaki kişiye gizli bir mesaj iletir” diyor.

Linugal tedaviye de değinen Cem Caniklioğlu, “Son yıllarda yetişkin ortodontisi en popüler estetik müdahaleler arasında yer alıyor. Özellikle, uyguladığımız lingual ortodonti tekniğinde kullandığımız görünmeyen diş telleri, kişinin daha temiz ve daha estetik bir tedavi süreci geçirmesine olanak sağlıyor”, şeklinde yaptığı açıklama aslında görünmeyen diş tellerinin kısa sürede popüler uygulamalar arasına nasıl girdiğini de açıklıyor.

Günümüzde, güzelliğin artık şans olmadığı söylenebilir. Kişiler, tamamen kendi tercihleri ve girişimleri ile güzel ve etkileyici bir dış görünüşe sahip olabiliyorlar. Estetik müdahaleler, giyim tarzı ve bakım, kişilerin dış görünüşleri ile ilgili ipleri ellerinde tutabilmelerini sağlıyor. Üstelik bu müdahaleler, son derece ulaşılabilir ve denenebilir oluşlarıyla da, kişilerin sıkça başvurdukları yöntemler arasında. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."