DÜNYA - 20 Ocak 2018 Cumartesi 13:14

El-Bab’dan gönüllü gençler Afrin’e gidiyor!

A
A
A
El-Bab’dan gönüllü gençler Afrin’e gidiyor!

Suriye’nin El-Bab şehrindeki gönüllü gençler Afrin operasyonu için hazırlanıyor. Afrin’e doğru yolan çıkan Suriyeli muhalifler dikkat çekti.

Türkiye’nin sınır güvenliği için Afrin'e yönelik operasyon sinyalini vermesiyle birlikte Türkiye-Suriye sınırında sıcak gelişmeler yaşanmaya başladı.

El- Bab’tan yola çıkan Suriyeli muhalifler Afrin operasyonuna hazırlanıyor. 

Terör örgütü Afrin'den ayrılmak isteyen sivillere izin vermiyor

Bölgedeki kaynaklardan alınan bilgilere göre, PKK/PYD-YPG terör örgütü Afrin’den ayrılmak isteyen sivillere izin vermiyor.

Sivil halk terör örgütü tarafından kalkan olarak kullanılmak üzere bölgede kalmaya zorlanırken, PKK/PYD-YPG terör örgütü üst düzey yöneticileri kendi ailelerini ve yakınlarını Halep bölgesine kaçırma telaşı içinde olduğu belirtiliyor.

Halkın isyanı ve örgüte olan tepkisini daha da artıran gelişme, örgütün gerçek niyetini gözler önüne seriyor. Çocukları PKK/PYD-YPG terör örgütünün elinde rehin olan ailelerin, çocuklarını örgütün elinden almaya çalıştığı ifade ediliyor.

Köyün en yüksek tepesine astılar… Afrin sınırına dev Türk bayrağı!

Olası Afrin operasyonu öncesi sınır birliklerine zırhlı askeri araç sevkiyatı devam ederken, Türkiye'ye Afrin'den taciz atışı yapan PYD/YPG birliklerine de Türk askeri tarafından obüs ve havan toplarıyla saldırılar devam ediyor.

Sınırın sıfır noktasındaki Hassa ilçesinin Sugediği Mahallesi'nde yaşayan köylüler de mahallenin tepe noktasına Afrin'den görünecek büyüklükte dev Türk bayrağı astı.

El-Bab’dan gönüllü gençler Afrin’e gidiyor!

Köylüler adına konuşan Hüseyin Hasan (48), "Daha önce karşımızdaki Afrin mevzilerine kendi bayraklarını asmışlardı ancak daha sonra askerimiz oraları bombalayınca indirdiler. Biz de rengimizi belli etmek için Türk bayrağımızı köyün tepesine kendi imkanlarımızla astık. Bayrak demek namus demektir" diye konuştu.

El-Bab’dan gönüllü gençler Afrin’e gidiyor!

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen deneysel araştırmada, Trokserutin’in nörodejeneratif hastalıklardaki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı şekilde incelendi. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünü yaptığı "Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması" başlıklı bilimsel çalışma; Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu. TÜBİTAK destekli projede, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, ilerleyici ve geri dönüşümsüz özellikteki nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde önemli rol oynadığı vurgulandı. "Yaşlanan nüfusla hastalıklar artıyor" Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını belirterek, "Dünya nüfusu yaşlandıkça hem Türkiye’de hem de dünyada Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliği yer almaktadır" dedi. Araştırmada deneysel model kullanıldığını ifade eden Demir, "Mikrocerrahi yöntemle denekler üzerinde kainik asit kullanarak nörodejenerasyon modeli oluşturduk. Bu modelde beyin hasarı ve nöron kaybını gözlemleyerek hastalığın mekanizmasını inceleme imkânı bulduk" diye konuştu. "Trokserutin umut verdi" Çalışmada Trokserutin’in etkilerini incelediklerini kaydeden Demir, elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi: "Son dönemde önem kazanan Galektin-3 proteini üzerine de yoğunlaştık. Trokserutinin hem nöroinflamasyonu hem de oksidatif stresi azalttığını, ayrıca Galektin-3 seviyelerini düşürdüğünü tespit ettik. Elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu." Elde edilen bulguların gelecekte yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini vurgulayan Demir, "Bu çalışma dünya ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. Uluslararası saygın bir dergide yayınlanmak üzere kabul edildi. Bu bizim için son derece umut verici" ifadelerini kullandı.