EKONOMİ - 09 Mart 2016 Çarşamba 12:55

EPDK Başkanı Yılmaz'dan ham petrol fiyatlarına ilişkin açıklama

A
A
A
EPDK Başkanı Yılmaz'dan ham petrol fiyatlarına ilişkin açıklama

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, uluslararası küresel siyasetin enerji ve petrol fiyatlarını etkilediğini belirterek, "OPEG ülkelerinin bir takım anlaşmalarla, üretim politikalarıyla kendi aralarında anlaşması bu fiyatlara yansımış durumda. Burada yalnız ham petrol fiyatlarının belirlenmesinde sırf ekonomik sebepler olmadığını görebiliyoruz" dedi.

Enerji Vakfı tarafından düzenlenen 'Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrallerinde Risk Yönetimi Çalıştayı', EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan EPDK Başkanı Yılmaz, bir gazetecinin "Doğalgaz fiyatlarında cari açığın düşmesiyle birlikte enerji fiyatlarının düşmesiyle ilgili ciddi gelişme var. Enerji Bakanı geçtiğimiz aylarda 'doğalgaz fiyatları düşecek' demişti. Acaba bunun yansımasını ne zaman görebileceğiz?" sorusu üzerine, "Bununla ilgili bakanlıkta ciddi bir çalışma var. Bakanımızın en hassas olduğu konulardan biri bu ucuzlayan maliyetlerin tüketiciye yansıtılması konusunda. Tabii bir de BOTAŞ'ın eskiden beri gelen bir takım güçleri var. Yani bunları da göz ardı etmek mümkün değil. Bununla ilgili Enerji Bakanlığımız, bakanımızın talimatıyla yoğun bir şekilde çalışmakta, bizim de bu hususta eş güdümlü bir şekilde çalışmalarımız devam etmekte. Ama şundan emin olsunlar gelişmeleri bakanlığımızla birlikte tüketicimize yansıtacağız" şeklinde konuştu.

"BİR TAKIM TEKNİK ÇALIŞMALAR VAR"
Tüketicinin yaz aylarında fiyatlarla ilgili bir beklenti içinde olup olmamasıyla ilgili ise Yılmaz, "Bununla ilgili bir takım teknik çalışmalar var, bugün EPDK olarak bizim söylememiz çok doğru olmaz. Bu hususta bakanlığımız kendisi yoğun bir şekilde çalışıyor. Dolayısıyla da karar verici neticede bakanlığımız olduğu için kamu adına EPDK olarak kesin bir şey söylemenin çok doğru olduğunu düşünmüyorum" ifadesini kullandı.

Yılmaz, “Çalışmalar sırasında belirgin bir rakam ya da yüzde var mı, ne oranda indirim görülüyor?” sorusuna ise şu cevabı verdi:
"Şu an kesin bir rakam vermek zor. Çünkü neticede İran'la devam eden bir tahkim süreci var. Tahkim sürecinin belli bir aşaması geçildi. Rusya'yla fiyat üstünden olan bir takım görüşmeler devam ediyor. Bunlardan müteşekkir bir fiyat oluşacak, bir maliyet oluşacak. Bunların hepsi netleşmeden kesin bir rakam söylemek çok doğru olmaz."

Akaryakıt fiyatlarının yükselip düşmesi ile ilgili soru üzerine Yılmaz, "Piyasa hep böyle devam edecek, böyle olması normal, böyle olmasını biz de istiyoruz. Her gün ilk baktığım göstergelerden biri akaryakıt fiyatlarındaki son durum. Piyasanın böyle olması dinamik olmasından kaynaklanıyor ve biz ucuzlayan maliyet esaslı bir fiyat politikası öngördüğümüz için sektöre, ucuzladığı gün aynı gün tüketiciye yansıtılıyor. Dolayısıyla Uluslar arası piyasada özellikle ham petrolden de ayrı olarak, ham petrolle karıştırılmadan işlenmiş ürünlerin bir fiyatı var, bu bütün dünyada belli. O fiyatlara göre Türkiye'deki dağıtım şirketlerimiz, rafinerilerimiz pozisyon almakta ve ürünü biz oraya göre endekslemişiz. Ona göre fiyat bir gün çıkıp bir gün inebiliyor. Böyle olması doğal, böyle olması da lazım. Biz böyle olmasından da mutluyuz" diye konuştu.
Tüketicinin bu fiyatları daha kolay takip etmesi için herhangi bir uygulama başlatılıp başlatılmadığıyla ilgili soru üzerine Yılmaz, "Tüketiciler internet sitemizden günlük olarak akaryakıt fiyatlarına ulaşabiliyor. Tabii bu fiyatlara nasıl daha hızlı ulaşabilirler onun da bir çalışmasını yaparız" dedi.

"ULUSLARARASI KÜRESEL SİYASET ENERJİ VE PETROL FİYATLARINI ETKİLİYOR"
Akaryakıt fiyatları küresel anlamda değerlendirildiğinde daha da düşüp düşmeyeceği sorusuna Yılmaz, "Son zamanlarda ham petrol fiyatlarının biraz yükseldiğini de görüyoruz. OPEG ülkelerinin bir takım anlaşmalarla, üretim politikalarıyla kendi aralarında belirlemesi bu fiyatlara yansımış durumda. Tabii biz dengeli bir şekilde gideceğini ümit ediyoruz. Çünkü burada yalnız ham petrol fiyatlarının belirlenmesinde EPDK Başkanı olarak sırf ekonomik sebepler olmadığını görebiliyoruz. Bu uluslararası küresel siyasetin de aynı zamanda enerji fiyatları, petrol fiyatlarının bir parçası haline gelmiş, dolayısıyla sırf ekonomik olarak değerlendirme yapıp, ham petrol fiyatlarının gelecekle ilgili bir öngörüde bulunmak imkansız bir şey. Birkaç sene önce ham petrol fiyatlarının 150 dolarları bulacağını dünya ekonomistleri söylüyordu. Ama maalesef bırakın 150 dolarları, biz 30 dolarların altını gördük ve belki de zararına üretim yapan OPEG ülkelerini gördük. Ama şunu rahat söyleyebiliriz. Ham petrol fiyatlarının düşmesi ülkemiz ekonomisi açısından ciddi bir şekilde katkı sağlıyor" cevabını verdi.

"Son 6 ayda akaryakıttaki iyileşmenin tüketiciye bir yüzde olarak verecek olursak cebine ne kadar katkı sağladı?" sorusu üzerine ise Yılmaz, "Geçen yılla, iki yıl öncesinden bu zamana kadar rakam olarak 4,65'lerden bugün 3,49'lara kadar fiyat düştü. Yani geçen yıllardan bu zamana yaklaşık 30 milyar dolarlık akaryakıtla ilgili bir tüketimi öngördüğümüz taktirde oradaki iyileşmeleri yaklaşık yüzde 25, 26'larda, hatta yüzde 30'lara varan bir rakamı hesapladığımız taktirde 10 milyar doların çok üzerinde sırf akaryakıttan katkı sağladığını görüyoruz. Diğer enerji kaynaklarını da eklediğimiz taktirde daha ciddi rakamlara ulaştığını görüyoruz. Petrol fiyatlarının doğalgaz fiyatlarını da olumlu etkilediğini görüyoruz. Petrol özellikle ulaşım sektörüne de çok ciddi katkılar sağladı" şeklinde konuştu.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yerli Malı Tebliği toplantısında sanayicilere kritik yol haritası sunuldu Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO), sanayicilerin yerli üretim süreçlerine daha etkin katılımını sağlamak ve Yerli Malı Tebliği hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir bilgilendirme toplantısına ev sahipliği yaptı. "Yerli Üretimin Gücü: Yerli Malı Tebliği" başlığıyla düzenlenen program, oda hizmet binasında yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi İş Birlikleri Daire Başkanı Mehmet Çağatay Taşkın ile uzman yardımcıları Ebru Taşhan ve Ayşe Sema Yiğit’in katıldığı toplantıda, yerli üretimin teşvikine yönelik uygulamalar kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Bilgin, yerli üretimin günümüz ekonomik ve stratejik dengeleri açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Küresel rekabetin arttığına ve tedarik zincirlerinde önemli dönüşümlerin yaşandığına dikkat çeken Bilgin, yerli üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Yerli Malı Tebliği’nin sanayinin gelişiminde önemli bir araç olduğuna işaret eden Bilgin, "Yerli Malı Belgesi sadece bir ürünün yerli olduğunu göstermez; aynı zamanda firmalarımızın üretim gücünü, mühendislik kapasitesini ve katma değer oluşturma yeteneğini ortaya koyar" dedi. Yerli Malı Belgesi’nin özellikle kamu alımlarında firmalara önemli avantajlar sağladığını belirten Bilgin, bu sayede yerli üreticilerin pazardaki görünürlüğünün ve rekabet gücünün arttığını söyledi. İthal girdiye bağımlılığın azalmasına katkı sunduğunu da dile getiren Bilgin, yerli üretimin Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını vurguladı. Ar-Ge ve inovasyonun önemine de değinen Bilgin, yerlileşme sürecinin firmaları daha fazla teknoloji geliştirmeye teşvik ettiğini ifade ederek, rekabetin artık sadece fiyatla değil; yerlilik oranı, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliği gibi unsurlarla şekillendiğini kaydetti. Manisa’nın güçlü sanayi altyapısı, organize sanayi bölgeleri ve ihracat odaklı üretim yapısıyla bu süreci en iyi değerlendirebilecek illerden biri olduğunu belirten Bilgin, özellikle kalıpçılık, makine, otomotiv yan sanayi ve plastik sektörlerinde Yerli Malı Belgesi’nin uluslararası pazarlarda güvenilir üretici kimliğinin göstergesi haline geldiğini söyledi. Toplantıda yapılan sunumlarda Yerli Malı Tebliği’nin kapsamı, belge alma süreçleri, uygulamada karşılaşılan hususlar ve sağlanan avantajlar detaylı şekilde anlatıldı. Programın devamında düzenlenen soru-cevap bölümünde ise sanayiciler merak ettikleri konuları doğrudan Bakanlık temsilcilerine iletme imkânı buldu. Manisa TSO yetkilileri, bu tür bilgilendirme toplantılarının üyelerin mevzuata uyumunu kolaylaştırdığını ve rekabet gücünü artırdığını belirterek, benzer etkinliklerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini bildirdi.
Ankara RTÜK’ten Kahramanmaraş’ta okuldaki saldırıyla ilgili yayın uyarısı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, yayın kuruluşlarını 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkelerine uymaya davet ederek, travmatik görüntülerin paylaşılmaması ve mağdurların mahremiyetinin korunması gerektiğini vurguladı. RTÜK, 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen olaya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı. RTÜK, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca medya kuruluşlarının hassasiyetle hareket etmesi gerektiğini belirterek, olay anına ait görüntüler ile travmatik içeriklerin kesinlikle paylaşılmaması gerektiğini bildirdi. Açıklamada, mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini açığa çıkarabilecek her türlü bilgi ve görselden kaçınılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca mağdur aileleri ya da görgü tanıklarıyla röportaj yapılmaması ve olay yerinden herhangi bir görüntü yayınlanmaması çağrısında bulunuldu. Bilgi kirliliğinin önlenmesi amacıyla yalnızca yetkili makamların açıklamalarının esas alınması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, yayınlarda sağduyulu bir dil kullanılması gerektiği ifade edildi. RTÜK, toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım sürecinin başlatılacağını bildirdi.