POLİTİKA - 26 Ağustos 2015 Çarşamba 14:19

Erdoğan: 'Şahsıma hakaret edene ne görevi verecektim'

A
A
A
Erdoğan: 'Şahsıma hakaret edene ne görevi verecektim'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP'ye neden görev vermediğini açıklayarak: 'Şahsıma hakaret edene ne görevi verecektim' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Siyasi partilerin açıklamaları, genel başkanların beyanları artık farklı koalisyon hükümeti kurulabilme ihtimallerini ortadan kaldırdığı için yeni bir görevlendirmeye ihtiyaç duymadım. Zira Beştepe’nin Cumhurbaşkanlığı makamının adresini bilmeyenlere ben hangi görevlendirmeyi yapacaktım” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleşen 10. Muhtarlar Toplantısında yaptığı konuşmada, öncelikle muhtarlara Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile ilgili bilgi verdi.

Ülkemizin çok güzel ama bir o kadar da zor bir coğrafyaya sahip olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Coğrafyamızın zorlukları kimi zaman felakete dönüşebiliyor. Artvin’de geçtiğimiz pazartesi yaşanan sel felaketi bunun bir örneğidir. Özellikle Hopa ilçemizi etkileyen bu felakette hayatını kaybeden vatandaşlarıma Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum, tüm ailelerine sabırlar diliyorum. Aynı şekilde Rize Güneysu’daki felakette bir can kaybı olmadı. Orada da bu felaketten zarar gören tüm ailelere geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Çok kısa sürede yağan çok büyük miktardaki yağmurun yol açtığı bu felaket can kaybıyla birlikte ciddi zarara yol açtı. Selden etkilenen vatandaşlarıma geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Devletimiz ilgili tüm birimleriyle vatandaşlarımızın yanındadır. Gereken her şey yapılmaktadır. Rabbime milletimizi sel ve deprem gibi afetlerle imtihan etmemesi niyazında bulunuyorum. Bunun için dua ediyorum.”

“ANAYASANIN VERDİĞİ YETKİYE DAYANARAK SEÇİMLERİN YENİLENMESİ KARARINI ALMAK ZORUNDA KALDIM BU ANAYASAL BİR YETKİDİR”
Türkiye tarihinin en kritik dönemlerinden birisini yaşadığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bir yanda Güney sınırlarımız boyunca devam eden istikrarsızlık ve çatışma ortamı tüm ağırlığıyla etkisini hissettirmeyi sürdürüyor. Bu gelişmelerin tetiklemesiyle yeniden alevlenen bölücü terör örgütünün eylemlerine karşı güvenlik güçlerimiz etkili bir mücadele yürütüyor. Öte yandan 7 Haziran seçimlerinin ardından başlayan yeni hükümet kurma çalışmalarının başarısızlıkla sonuçlanması üzerine anayasanın verdiği yetkiye dayanarak seçimlerin yenilenmesi kararını almak zorunda kaldım. Bu anayasal bir yetkidir. Anayasal bir mecburiyettir. Bütün yollar denenmiştir. Yetkiyi vermiş olduğum Sayın Başbakan bütün siyasi partileri dolaşmıştır, kendileriyle gerekli görüşmeleri yapmıştır. Bunların yanında sürekli büyüyen ve yeni boyutlar kazanan küresel ekonomik krizin yansımalarını ülkemizde de hissediyoruz. Ülkenin ve milletin meselelerini muhtarlarımızla paylaşmamızı bir istihza, bir alay konusu haline getirmek isteyenler yine rahatsız olacaklar varsın olsunlar. Biz bu yola milletimizle birlikte çıktık. Bugünlere milletimizle birlikte geldik. İnşallah bundan sonrada aynı şekilde devam edeceğiz.”

“MUHTARLARIMIZLA ARAMIZDAKİ GÜÇLÜ BAĞI ANLAYAMAYANLAR ASLINDA MİLLETLE ARAMIZDAKİ İLİŞKİDEN RAHATSIZLAR”
Muhtarların atanmış birer memur olmadığını kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:
“Muhtarlarımız milletin iradesiyle seçilmiş olan kişilerdir. Seçilmişler atanmışların fevkindedir. Doğrudan milletin oyuyla seçilen cumhurbaşkanı da bu piramidin en tepesinde yer alıyor. Bizim aramızdaki muhabbet ve işbirliği ülkenin huzuru gelişmesi, kalkınma bakımından fevkalade önemlidir. Muhtarlarımızla aramızdaki güçlü bağı anlayamayanlar aslında milletle aramızdaki ilişkiden rahatsız. Bana mahallesinde yaşayanların selamını getiren benim selamımı onlara götüren muhtarlarımızı aşağılayan istiskal ettiklerini sananlar aslında kendilerini küçük duruma düşürdüklerinin farkında değil. Sırtlarını vesayet odaklarına terör örgütlerine, paralel yapılara dayayanlar aramızdaki sevgiyi, saygıyı, gönül bağını bugüne kadar anlayamadılar anlayamayacaklar. Onlar ne derse desin biz ülkemizin ve milletimizin tüm meselelerini muhtarlarımızla, esnafımızla, işçilerimizle, işverenlerimizle, öğrencilerimizle velhasıl milletimizle istişare etmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim en büyük güç kaynağımız ve yegâne güvencemiz millettir, sizlersiniz. Milletimizin desteği sürdükçe, Allah’ta ömür verdikçe ülkemize hizmet etmeye devam edeceğiz. Rabbim bizleri hak ve hakikat yolundan ayırmasın.”

“BEŞTEPE’NİN ADRESİNİ BİLMEYENLERE HANGİ GÖREVLENDİRMEYİ YAPACAKTIM”
7 Haziran seçimlerinin hiçbir partinin tek başına iktidarına imkan tanımayan bir milletvekili dağılımıyla neticelendiğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanı olarak şahsım en başından itibaren Türkiye’nin bir an önce hükümetine yeni hükümetine kavuşması konusundaki samimi temennilerimi sürekli ifade ettim. Bunun için tüm siyasi partileri sorumlu davranmaya, egolarını bir kenara koymaya, yeni dönemin şartlarına uygun hareket etmeye davet ettim. Anayasada belirtilen süreci harfiyen işleterek bu konuda kolaylaştırıcı ve teşvik edici tutum içinde olduk."
TBMM’nin toplanarak milletvekillerinin yemin etmesinin Meclis Başkanının ve Başkanlık Divanının seçilmesinin ardından hükümet kurma sürecini başlattığını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "9 Temmuz’da en çok oyu alan partinin genel başkanı olan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu hükümeti kurmakla görevlendirdim. Bu arada Meclis’te temsil edilen siyasi partilerinde koalisyon hükümetiyle ilgili tavırları yavaş yavaş belli olmaya başladı. Seçimde en çok oyu alan partiyi peşinen dışlayan diğer ihtimalleri de ortadan kaldıran açıklamalar ülkede koalisyon hükümeti kurulabilme imkanını büyük ölçüde sınırladı, zorlaştırdı. Buna rağmen Sayın Başbakan tüm siyasi partileri ziyaret ederek, koalisyon hükümetiyle ilgili görüşlerini aldı. Ana muhalefet partisiyle yürütülen görüşmelerin anlaşmayla sonuçlanamadığını hep birlikte takip ettik. Sayın Başbakan son bir gayretle MHP ile de görüştü. Ancak buradan da hükümet kurulabilmesine imkan verecek bir sonuç çıkmadı. Siyasi partilerin açıklamaları, genel başkanların beyanları artık farklı koalisyon hükümeti kurulabilme ihtimallerini ortadan kaldırdığı için yeni bir görevlendirmeye ihtiyaç duymadım. Zira Beştepe’nin Cumhurbaşkanlığı makamının adresini bilmeyenlere ben hangi görevlendirmeyi yapacaktım. Bu makama her türlü hakareti yapanlar hatta şahsıma küfür hariç her türlü hakareti yapanlar onlara hangi görevi verecektik. Kaldı ki biz koalisyon hükümetine yanaşmayanlar bırakın hadi bir erken seçim için beraber bir koalisyon oluşturalım beraberce ona gidelim davetine hayır diyenlere neyin görevini verecektik. Bizim kaybedecek zamanımız yok.” 

HEM HER TÜRLÜ KOALİSYONA ENGEL OLACAKSIN HEM DE...’

7 Haziran’ın hemen akabinde egoların bir yana bırakılarak süratle hükümet kurulması gerektiğini söylediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "O gün ’erken seçim’ diyenler, bugün ’seçim olmaz’ diyor. Hem her türlü koalisyona engel olacaksın, hem de cumhurbaşkanını hükümeti kurmayı engellemekle suçlayacaksın" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 10. Muhtarlar Toplantısında muhtar konuklarına hitap eden Erdoğan, Artvin’deki sel felaketine değinerek, “Hopa ilçemizde yaşanan sel felaketinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyor, vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Devletimiz, ilgili tüm birimleriyle vatandaşlarımızın yanındadır ve yaraların sarılması için gereken her şeyi yapmaktadır” ifadelerini kullandı.

CHP VE MHP’Yİ ELEŞTİRDİ

7 Haziran’ın hemen akabinde egoların bir yana bırakılarak süratle hükümet kurulması gerektiğini söylediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, isim vermeden CHP ve MHP’yi eleştirerek şunları söyledi:

"O gün erken seçim diyenler, bugün seçim olmaz diyor. Hem her türlü koalisyona engel olacaksın, hem de cumhurbaşkanını hükümeti kurmayı engellemekle suçlayacaksın…Meclis’te güven oyu alacak bir hükümet kurulmuş da ben mi engel oldum? Seçimlerin yenilenmesinin faturasını şahsıma çıkaranlar, kendi kabahatlerini gizlemenin peşinde. Hadi koalisyon kuramadın, seçim hükümetinde yer almaktan neden kaçıyorsunuz? Yapmaya çalıştığınız kurnazlığın milletin farkında olmadığını mı sanıyorsunuz ? Dert başka, bunların derdi bu ülkeye hizmet etmek değil, bunların derdi terörle mücadele değil. Dertleri -1 Kasım’da ne alırız-"

"VARSA YOKSA ERDOĞAN"

Erdoğan, kendisini diline dolayan siyasetçileri de hedef alarak, "Varsa yoksa ‘Erdoğan aşağı Erdoğan yukarı’. Benimle alıp veremediğiniz nedir. Seçime ben girmeyeceğim ki" dedi

"İSTİKRAR MI İSTİKRARSIZLIK MI ?"

Yenilenecek Genel Seçimlerin önemine değinen ve hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1 Kasım, istikrar mı istikrarsızlık mı, bunun seçimi olacak” dedi. Erdoğan, "Türkiye bir tekrar seçim sürecine girdi. Tüm siyasi parti ve adaylarımıza seçimlerde başarılar temenni ediyorum. 7 Kasım sonuçlarının açtığı sıkıntıyı 1 Kasım seçiminin aşılacağını diliyorum. Parlamento bu işi çözememiştir, merci millettir. Millet bu işi çözecektir" diye konuştu.

"DERTLERİ ÜLKEYİ BÖLMEK AMA MUVAFFAK OLAMAYACAKLAR"

Erdoğan, çözüm sürecinin geldiği noktanın sorumlusu olarak gösterdiği HDP ve terör örgütü PKK’yı da topa tutarak, "Bunların derdi ülkemizi bölmek ama asla bunda muvaffak olamayacaklar" dedi. Cumhurbaşkanı, "Suruç’un, Diyarbakır’ın faturasını şahsıma , MİT’e kesmeye çalıştılar. Bir insanın ölümü tüm alemin ölümü gibidir. Biz buna inanıyoruz. Milletime soruyorum; TIR’ları yakanlar, doğal gaz şebekelerini bombayla tahrip edenler, barajlarda insanları kaçıranlar, iş makinelerini yakanlar acaba neye hizmet ediyorlar? Onları temsil ettiğini söyleyen siyasi parti bu konuda şu ana kadar acaba ne yaptı? CHP, MHP ve HDP’nin muhalefetine rağmen benim de desteklediğim iç güvenlik paketi Meclis’te kabul edildi. Terörle yeterince mücadele edilmediğini söyleyenler, terör örgütünün arkasında duranlar bu iç güvenlik paketini çıkarmamak için Meclis’te omuz omuza harekete etmediler mi?" dedi.

HDP’YE YÜKLENDİ

Örgüte yapılan son silah bırakma çağrısına da uyulmadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı, HDP’nin de Mecflis’e 80 vekille girmesine rağmen teröre karşı net bir duruş sergileyemediğini ifade etti. Erdoğan, "Sergileseydi bugün daha farklı bir noktada olabilirdik. Terörü ’biz bitireceğiz’ diyorlar, sen bitirdin de bitirme diyenler mi oldu. Hadi bitir. Bunlar bölücü örgüte tek bir söz dahi söyleyemiyorlar. Evlerinde uyuyan polisleri infaz edenler bunlar, eşiyle pazarda alışveriş yapan astsubayımızı katledenler bunlar, binbaşımıza eşinin ve kızının yanında kurşun yağdıranlar bunlar. Sokaklara hendek kazıp, vatandaşımıza kepenk kapatıp, hayatı zindan edenler bunlar. O hendekler ne ile kazılıyor? Belediyenin kepçeleri ile. O malum partinin belediyelerinin kepçeleri ile kazılıyor. Bunlar sazı bu, cazının ne olacağını siz düşünün. Bunlara bakarsanız savaş isteyen devlet ve şahsım. Bu iddialara inananların akıl sağlığından şüphe ederim.

Teröristlere çiçek çocuk terör örgütüne hobi derneği muamelesi yapan kimse bizim ve milletimizin gözünde masum değildir.

Batı şahsıma acımasızca saldırıyor. Neden? Çünkü güçlü bir Türkiye istemiyorlar. Devlet hiçbir zaman silahını bırakmaz. Onu gitsinler terör örgütüyle konuşsunlar. Onlar silahı sadece bırakmayacaklar betona gömecekler" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Ferdi Zeyrek’in adı gençlik merkezinde yaşayacak Konak Belediyesi Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın katıldığı törenle açıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçen yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in adını taşıyan ve Konak Belediyesi tarafından hayata geçirilen gençlik merkezinin açılışına katıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ilçe belediye başkanları, eski dönem belediye başkanları, Ferdi Zeyrek Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek’in de yer aldığı açılış töreninde, gençlik merkezi de gezildi. Törende Ferdi Zeyrek anısına hazırlanan video ekrana yansıtılırken, duygusal anlar yaşandı. "İzmir Büyükşehir Belediyesi inisiyatif aldı" Açılış töreninde konuşan Özel, Ferdi Zeyrek’in adının gençlerle buluşmasının çok kıymetli olduğunu ve merkezin yeni nesil, enerjik bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Özel, "İzmir’deki her başarı gururumuza gurur katarken, en küçük aksaklık bile hepimizi derinden etkiliyor. Bu nedenle sosyal konut projeleri, kiralık konut modelleri ve kooperatif süreçlerinde atılan olumlu adımlar; geçmişte mağduriyet yaşayanlara anahtarların teslim edilmesi ve uzlaşıların sağlanması büyük önem taşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin inisiyatif alarak sorunları çözmesiyle yüzlerin gülmesi, memnuniyet ve umudun yerini alması; iki gün boyunca bu pozitif tabloyu görmek hepimize iyi geldi. Öncelikle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız ve belediye bürokrasisine, ilçe belediye başkanlarımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Şimdi yüzler gülüyor" Özgür Özel, konut sorununa kooperatif modeliyle çözüm aramanın ve bu kapsamda kentsel dönüşüm projeleri yürütmenin suç olmadığını vurgulayarak, "Kooperatifçilik suç değildir. Bizim modelimizde kamunun cebinden beş kuruş çıkmadan, müteahhite kaynak aktarılmadan, en uygun maliyetle konut üretmek amaçlanmıştır. Ancak sonrasında inşaat maliyetlerinde on kata varan ciddi artışlar ve bunu sürdürmek için alınan bazı tedbirler, bazı adımlar vardır" dedi. Özel, o günlerde parti ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmirliler arasındaki sıkı ve kopmaz bağı zedeleyecek bir şey olmadan konunun çözülmesi için talimat verdiğini aktararak, "Şimdi protesto edenlerin yüzlerinin güldüğü, artık bu rahatsızlıkların umuda, mutluluğa ve teşekküre dönüştüğü bir süreçteyiz. Bu işin işleyişi ile ilgili bilgileri takip ediyorum. Gözüm ve kulağım İzmir’de. Son konutun anahtarı teslim edilene kadar Genel Başkan bu işin üzerindedir" açıklamasında bulundu. "İki duyguyu bir arada yaşıyoruz" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da, "Bugün, Ferdi Başkan ve Gülşah Başkan adına yapılan diğer açılışlarda olduğu gibi iki duyguyu bir arada yaşıyoruz. Bir tarafımız bahar, bir tarafımız yaprak döküyor. Değer verdiğimiz insanları erken ve talihsiz şekilde kaybetmiş olmanın hüznünü en derinlerimizde hissediyoruz. Hem Büyükşehir hem de ilçe belediyeleri olarak halkımızın her kesiminin ve her yaştaki insanının ihtiyaçlarını doğru tepit ederek hizmetleri ulaştırmaya çalışıyoruz. Bunların arasında gençlere dönük hizmetleri daha özel bir yere koyuyoruz. Gençleri mutlu olmayan, umutlu olmayan bir toplum iyi olamaz" dedi. "Gençler için özenle çalışmaya devam edeceğiz" Başkan Tugay, İzmir’de gençlerle yapılan saha çalışmalarında, kentin gençlerin kendini geliştirmesi için daha fazla imkan sunması gerektiğine dair güçlü bir talep aldıklarını belirtti. Bu doğrultuda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Tugay, kent genelinde belediyelerin gençlere özel projelere ağırlık verdiğini; kütüphane açılışları, yeni kütüphane temelleri ve dijital beceri merkezleriyle bu sürecin desteklendiğini söyledi. Özellikle yapay zeka alanında eğitim verecek dijital merkezin aktif şekilde kullanılacağını vurgulayan Tugay, gençlere yönelik bu yaklaşımı Cumhuriyet Halk Partisi’nin sosyal demokrat ve insan odaklı çizgisiyle sürdürmeye devam edeceklerini belirtti. Başkan Tugay, "İzmir’i gençler için her geçen gün cazip ve çekici bir kent haline getireceğiz" diyerek sözlerini tamamladı. "Sözcüklere sığdırmak imkansız" Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ise, "Bugün, bu kürsüde konuşmak benim için hiç kolay değil. İçimde gurur var; enerjisini gençlerine borçlu olduğumuz bu kentin kalbinde yeni bir hikayeyi Konak’a kazandırıyoruz. İçimde mutluluk var; çünkü burası gençlerin nefes alacağı, üreteceği, sosyalleşmek için bir araya geleceği bir yer olacak. İçimde hüzün var, çünkü bu merkeze adını veren kardeşim Ferdi Zeyrek bugün aramızda değil. Yüreğimizde derin bir sızı bırakarak hayata veda eden Ferdi Başkanı sözcüklere sığdırmak imkansız" ifadelerini kullandı. "Gençlere ve Ferdi’nin hatırasına çok iyi gelecek" Ferdi Zeyrek Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, Ferdi Zeyrek’in adının gençlerle buluşmasının kendisi için büyük bir gurur ve anlam taşıdığını ifade etti. Gençlerin fırsat eşitliğine kavuşmasının Ferdi Zeyrek’in en büyük hedeflerinden biri olduğunu vurgulayan Zeyrek, bu merkezin onun gençlere olan inancının bir yansıması olacağını belirtti. Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi’nin hem gençlere hem de onun hatırasına iyi geleceğini söyleyen Zeyrek, "Bu merkezde umut hiç bitmeyecek, gençler oldukça büyümeye devam edecek" dedi. Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi Eğitim kurumları, spor tesisleri gibi öğrenci sirkülasyonunun yoğun olduğu Çınarlı Mahallesi 1592 Sokak üzerinde bulunan Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi, alanında öncü tesislerden biri olacak yeni nesil bir gençlik merkezi olarak kurgulandı. Merkezin tasarımında, gençlerin değişen gündelik hayat ihtiyaçları göz önünde bulundurulurken, teknoloji kullanımı öne çıktıGençlerin dijital dünyayla bağını güçlendirecek ve ücretsiz hizmet verecek olan iki katlı Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi’nde VR Alanı, Oyun Odası, Simülasyon İstasyonu Atölye Alanı, E-Spor Alanı, Influencer Odası, Yayın Odaları, Ses Kayıt Odası, Prodüksiyon Odası, Podcast Odası, toplantı odaları, sosyal alan ve kafeterya yer alıyor.
Mardin Mardin’de TÜGVA tarafından düzenlenen "İhtisas Akademi Lansman Programı" gerçekleştirildi Mardin’de Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından düzenlenen "İhtisas Akademi Lansman Programı" gerçekleştirildi. Artuklu Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Mardin’de gerçekleştirilen TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı’nda konuşan Vali Akkoyun, Mardin’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, şehrin köklü eğitim geleneğine vurgu yaptı. Zinciriye, Kasımiye ve Hatuniye medreselerinin ilim yolculuğundaki önemine değinen Akkoyun, bu mirasın en güçlü taşıyıcılarının gençler olduğunu ifade etti. TÜGVA’nın gençlere yönelik çalışmalarını "gönüllere dokunan bir irfan hareketi" olarak nitelendiren Akkoyun, vakfın sadece projelerle değil, gençlerin karakter gelişimine katkı sağlayan faaliyetleriyle de öne çıktığını söyledi. Gençlerin ilmi, ahlaki ve sosyal yönden gelişimini esas alan bu tür programların medeniyet tasavvurunun temelini oluşturduğunu dile getirdi. "İlk emri ‘oku’ olan bir medeniyetin mensuplarıyız" diyen Akkoyun, okuma kültürünün önemine dikkat çekerek, düşünme ve üretme becerilerinin gençlere kazandırılması gerektiğini belirtti. Akkoyun, gençlerin geçmişi bilen, geleceğe yön veren bireyler olarak yetişmesinin önemine işaret etti. Konuşmasında bilim insanlarına da değinen Akkoyun, El-Cezeri ve Aziz Sancar gibi isimlerin izinden gidecek yeni nesillerin yetişeceğine inandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine de vurgu yapan Akkoyun, Türkiye’nin küresel gelişmelere karşı adalet ve vicdan eksenli bir duruş sergilediğini belirtti. Mazlumların yanında olmanın ve haksızlıklara karşı durmanın önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Gençlere yönelik yatırımların süreceğini ifade eden Akkoyun, Mardin’de çocukların ve gençlerin refahı için çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini kaydetti. Programın sonunda Akkoyun, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek, "İhtisas Akademi Programı"nın gençler için hayırlı olmasını temenni etti. TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı’nda konuşan Mardin TÜGVA İl Başkanı Emin Kurtay ise, gençliğin sadece geleceğin değil, bugünün de en büyük gücü olduğunu vurguladı. Konuşmasında Mardin’in tarihi ve kültürel zenginliğine dikkat çeken Kurtay, "Mardin, tarihin taşlarla nakşedildiği, inançların ve kültürlerin aynı gökyüzü altında kardeşçe yaşadığı kadim bir şehir. Bu şehirde genç olmak sadece bir yaş aralığı değil; bir mirası taşımak, bir medeniyeti omuzlamak demektir" ifadelerini kullandı. Türkiye Gençlik Vakfı olarak gençliğe bakış açılarını da paylaşan Kurtay, gençlerin yalnızca geleceğin teminatı olarak görülmediğini belirterek, "Gençlik bugünün en büyük gücü, en sahici hakikati ve en büyük umududur" dedi. İhtisas Akademi Programı’nın önemine değinen Kurtay, programın sadece bir eğitim faaliyeti olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "İhtisas Akademi’yi bir akademi programı olmasının ötesinde bir ufuk, bir istikamet ve bir inşa süreci olarak görüyoruz. Bu programla hedefimiz; gençlerimizin entelektüel birikimini güçlendirmek, düşünce dünyasını ve hayallerini derinleştirmek, sadece bilgiyle donanmış değil aynı zamanda hikmetle yoğrulmuş bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır." Kurtay, bilginin doğru bir yön ve anlamla buluşmadığında savrulabileceğine dikkat çekerek, gençlerin hem bilgi hem de değerlerle donatılmasının önemine işaret etti. Programa katılan TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, gazeteci Türker Akıncı’nın sorularını yanıtladı. Gençlere yönelik yürütülen projeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Beşinci, TÜGVA’nın yaklaşık 13 ana proje ile gençlere ulaştığını belirterek, bu projeler arasında en kıymetlisinin İhtisas Akademi olduğunu ifade etti. Programın mottosunu da paylaşan Beşinci, "Her yerde olan hiçbir yerdedir. Bir yerde olan her yerdedir." sözleriyle ihtisaslaşmanın önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın programın içeriğini, üslubunu ve hedefini yansıttığını belirten Beşinci, gençlerin belirli alanlarda uzmanlaşmasının gerekliliğini vurguladı. Gençlerin kişisel gelişimlerine katkı sunmayı amaçladıklarını dile getiren Beşinci, İhtisas Akademi kapsamında eğitimler, alanında uzman isimler ve tecrübeli gazetecilerle gençlerin bir araya getirileceğini söyledi. Bu buluşmalar sayesinde bilgi ve tecrübe paylaşımının sağlanacağını ifade etti.
Manisa CHP Genel Başkanı Özel: "CHP büyük bir saldırı altında" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Parti büyük bir saldırı altında ama biz bu kumpasların ne olduğunu biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir algı yönetimine terk edilecek, bunlardan korkup geri adım atacak, sinecek, konuşmayacak, teslim olacak bir parti değildir. Normal bir siyasi parti kaldırdığımız yükün onda birinde ezilir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, genel başkan yardımcıları Gökçe Gökçen ve Gökhan Zeybek ile birlikte memleketi Manisa’da Yunusemre Belediyesi tarafından aralarında pek çok yeni yatırımın da bulunduğu 43 proje ve hizmetin toplu açılışı törenine katıldı. Törene Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yunusemre Belediyesi önündeki 100. Yıl Meydanında gerçekleştirilen toplu açılış töreninde konuşan Özel, "Artık halkın sorunlarını duyan, ona hizmet eden bir anlayış var. Burada Gökhan Zeybek var, yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcım ve Gökçe Gökçem var, genel başkan yardımcımız. Aynı zamanda Gülşah kardeşimizin de en yakın arkadaşlarından bir tanesi. Cumhuriyet Halk Partili yerel yönetimler 2. yılını tamamladı. Buradan kendi şehrimizden ifade edelim. Biz belediyelerimize hedef koymuştuk. Bin tane kreş yapacaksınız diye. Beşini Semih Başkan yapmış. Haklı şekilde övünerek anlatıyor. Türkiye’de de bin kreş hedefinden 801 tanesine daha 2. yılımızda ulaşmış durumdayız. Yüzde 80 hedefi tutturan bütün belediye başkanlarımı kutluyorum. 100 öğrenci yurdu istemiştik. 77’si şu an faal durumda. Çok sayıda da proje ve inşaat aşamasında olanlar var. Orada da yüzde 77 hedefi tutturduk. Toplamda 172 kent lokantası var. 173 Halk mandıra, halk ekmek var. Ferdi’nin dün anlattığım, sizin bildiğiniz hikayeye İzmirliler güldü. Ömrü boyunca bana hep derdi: ’Abi mandıracılıkta büyük para var. Mandıra açalım mı?’ Ben de derdim herkes kendi bildiği işi yapsın. Belediye başkanı seçildi. Bir ay sonra dedi: ’Abi ne açtım, ne açtım? Halk mandıra açtım.’ dedi. İyi dedim aklında kalmamış. Ama işte öyle bir insan ki bugün Manisa’da kaşar peynirinin kilosunu 650 lira yerine vatandaşlar 380 liraya alıyorlar. Bugün Manisa’da kıymanın kilosu bin lira yerine 550 lira. Yani insanlar yaptıklarıyla anılırlar. Ferdi kardeşim yoksul insanlar üçte iki fiyatına yüzde 25-30-40 indirimle kıyma alırken, peynir yerken, evladına süt içirirken, onların boğazından geçen her lokmada Ferdi’nin kazandığı bir sevap var. Bir kez daha onu rahmetle anıyoruz" dedi. "Partimiz büyük bir saldırı altında" "Parti büyük bir saldırı altında ama biz bu kumpasların ne olduğunu biliyoruz" diyen Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir algı yönetimine terk edilecek bunlardan korkup geri adım atacak, sinecek, konuşmayacak, teslim olacak bir parti değildir. Normal bir siyasi parti kaldırdığımız yükün onda birinde ezilir. Ama bu parti Seyit Onbaşı’nın partisidir. Yükten yılmayan, yükü görünce efsaneleşenlerin partisidir. Bu parti teslim olmayanların kurşun bitince süngü takanların, tek tek kalsa süngüye karşı şehadete koşanların, ama Çanakkale’yi geçirmeyenlerin, Anadolu’yu teslim etmeyenlerin kurduğu partidir. Onun için yıllarca seçim kazanınca ’milli irade, milli irade’ deyip sonra o milli irade kendi aleyhine tecelli edince ’kirli irade’ diyenlerin milli iradeyi baştacı ederken milli irade böyle tecelli ettiğinde onu alaşağı edenlerin samimiyetsizliğini bu millet görmüştür. Genel başkan seçildim. Kuzey Irak’ta üst bölgemizde şehitlerimiz oldu. O şehitlerimizin orada verilmesi ile ilgili kış şartları, İHA’ların koruyamadığı yerde, oranın geçici olarak boşaltılıp daha sonra yeniden ikame edilmesi ile ilgili profesyonel bilgiler varken, bunların açıklanmasını beklerken önümüze bir kağıt ittirdiler. At imzayı. Bir A4’ün altında benimle birleş dedi AK Parti. Dedim ki kendim kınıyorum terörü ama sizinle bu imzada birleşip sizin peşinize takılacak bir parti değildir Cumhuriyet Halk Partisi. Sonra şehitlerden biri memleketimizdeydi. Geldik havaalanında karşı karşıladık. Şu mübarek caminin bahçesine doğru gelirken telefonlar geldi. Hazırlık var. Size karşı saldırı yapacaklar. Dedi ki o dönemin Sayın Valisi, Emniyet Müdürü bilgi verdi. Dedim ki ben kendi şehrimde şehit cenazesine gitmeyecek olsam Atatürk’ün partisinin koltuğuna talip olmam. Geldik oraya. Orada birtakım sonradan raporlarla çıktı. Yunusemre Belediyesi’nden, Büyükşehir Belediyesi’nden ve Kırkağaç’tan getirilmiş birtakım kişilerle caminin içine sokmuşlar. Çünkü Manisa’da Özgür Özel’in yüzüne bakıp da o lafı söyleyebilecek kimse bulamazlar. Oradan tezahürat ediyorlardı Özgür Özel dışarı diye. Namazımızı kıldık. Gittik, çıkarken bir hengame. Televizyonlarda Özgür Özel’e memleketinde saldırı. Ertesi hafta altı şehit daha geldi. Aynı kağıdı koydular. Dedim ki: ’Ben sokağa biliyorum. Bu imzayı yine atıyorum. Durduğum yerde duruyorum.’ Bu sefer hiçbir muhalefet partisi atmadı. Sonra ne oldu biliyor musunuz arkadaşlar? İşte bu caminin bahçesinde olduğu bu belediyeyi iki kişiden birinin oyuyla Manisa’yı yüzde 60 oyla aldık. O olay olduktan 3 ay sonra. O yüzden bu millet kime inanıyor? Kime güveniyor? Cesaretle dimdik duranların nasıl arkasında duruyor diye bakarsanız Manisa’ya bakın. Yüzde 6 oyla çıktığım Yolda yüzde 60 oya bu memleket bizi getiriyorsa tanıyor, Özgür Özel kimdir? Tanıyor, Cumhuriyet Halk Partisi nedir? Bu partiden terör sevicisi kimsenin çıkmayacağını ne hırsız yolsuz çıkmayacağını bu partinin evlatları doğduğu günden öldüğü güne kadar tanıdığı Cumhuriyet Halk Partisi’ni bu günde bu yağmurun altında yalnız bırakmıyorsa bu işte bir iş vardır. Biz iliğimize kemiğimize kadar Semih Başkanımla, Besim Başkanımla, Hakan Başkanımla, bütün başkanlarımla, rahmetli Gülşah ve Ferdi ile iliğimize kemiğimize kadar Manisalıyız, iliğimize kemiğimize kadar Cumhuriyet Halk Partiliyiz, Cumhuriyetçiyiz, Atatürkçüyüz. Milliyetçiyiz. Bu ülkeyi var eden tüm değerlere sahip çıkan aslanlar gibi yan yana duran, kimseden yılmayan, baskıdan korkmayan, şehri için ölmeyi göze alan ama asla teslim olmayan arkadaşlarımızla yan yana omuz omuza duran neferleriz" şeklinde konuştu. Özel konuşmasını şöyle tamamladı: "Bu şehrin ya da hangi mevkiinde duruyorsak, o mevkiye bizden daha çok layık olanlar bu meydanın en dibinde, en arkada duran abimdir. Burada duran kardeşimdir. Buradaki gençlerimdir. Manisa’nın her görüşten insanıdır. Biz biriz, beraberiz. Hepinizi çok seviyoruz. Hepinizi en güzel, en yüce duygularla selamlıyorum. İyi ki varsınız. Çok daha güzel güzel günler göreceğiz. 31 Mart 2024 akşamı televizyonlarda akşam 9’da çıkıp da evet TRT sana 47 yıl sonra bir sürprizim var. Cumhuriyet Halk Partisi TRT ekranlarında yeniden Türkiye’nin 1. partisi nasıl dediysem bir sonraki seçim akşamı da izleyin hemşehrilerim. Cumhuriyet Halk Partisi, 100 yıl sonra yeniden iktidar partisi. Bu anonsu yapacağım. Bu yazıyı yazdıracağım TRT ekranlarına. Çok güzel günleri hep beraber göreceğiz." Törenin açılış konuşmasını yapan Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, "CHP Sayın Genel Başkanımızın sayesinde 47 yıl sonra birinci parti oldu. Biz de bu seçimi kazandık. 2 yıl önce belediyeyi devraldığımızda Manisa’daki 16 belediyenin borcu Yunusemre Belediyesi kadar yapmıyordu. Bizler mazeret üretmeden Genel Başkanımızın ve hem Ferdi hem de Besim Başkanlarımızın destekleriyle önemli işlere imza attık" diyerek 2 yıl boyunca yapılan hizmetleri ve açılışı yapılan projelerden bahsetti. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise, "31 Mart’ta Ferdi Başkanımızla Manisa’mızda çok büyük bir değişim yaşandı. Bunu sadece Manisa değil, tüm Türkiye gördü. Manisa’da birbiriyle kavga eden, rekabet eden belediyeler yok birlikte hareket eden belediyeler var. Bizim her adımımız millete açık ve şeffaftır. Biz kimseye muhtaç olmadan kimsenin gölgesine girmeden hizmet ediyoruz. Bu şehrin kaynakları bu şehrin insanlarına aittir" dedi. Konuşmaların ardından protokol üyelerinin katılımıyla kurdele kesimi ile toplu açılış töreni gerçekleştirildi. Törenin ardından Özel, Bursa programına gitmek üzere kentten ayrıldı.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefonda görüştü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefonda görüştü. Görüşmede, Türkiye ile Rusya arasındaki ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin İran’a yönelik saldırıları onaylamadığını, İran’ın bölge ülkelerine yönelik mukabelelerini de tasvip etmediğini belirterek, savaşın daha fazla kontrolden çıkmaması için tüm taraflarla barış ve istikrar odaklı temasların sürdüğünü ifade etti. Erdoğan, Netanyahu hükümetinin bölgedeki saldırgan politikalarının önünün alınması gerektiğini vurgulayarak, İsrail’in Kudüs’ün statüsünü aşındırmaya yönelik adımlarına müsaade edilemeyeceğini dile getirdi. Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ülkede istikrarı güçlendirecek her adımın Türkiye ve Rusya’nın ortak menfaatine olduğunu, mevcut kazanımların riske atılmaması gerektiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşının barışla sonuçlanması için Türkiye’nin yürüttüğü girişimlerin sekteye uğratılmamasının önemine dikkat çekerek, tüm taraflara gerilimi tırmandıracak adımlardan uzak durmaları çağrısında bulundu. Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların istikrar ortamına zarar verdiğini ifade eden Erdoğan, İran kaynaklı gerilimlerin Rusya-Ukrayna krizinde yeni çatışma alanları oluşturmaması gerektiğini belirtti.