POLİTİKA - 26 Ekim 2016 Çarşamba 14:55

Erdoğan: Şimdi bataklığı kurutma dönemi

A
A
A
Erdoğan: Şimdi bataklığı kurutma dönemi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni güvenlik anlayışı Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta niçin bulunduğunun, daha etkin şekilde yer almak istediğinin en açık ifadesidir. Artık iş kapıya geldikten sonra müdahale dönemi bitti. Şimdi bataklığı kurutma döneminin yaşandığı bir sürecin içerisindeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen 29. Muhtarlar Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, muhtarlarla kritik meseleleri görüştükçe, istişare ettikçe birilerinin bundan rahatsız olduğunu belirterek, “Çünkü onların gözünde muhtar ilmuhaber belgesi vermenin dışında vasfı ve vazifesi olmayan kişidir. Onlar öyle bakıyor. Biz muhtarlarımızla seçimle gelinen görevlerin ilk halkasını oluşturuyor olmaları sebebiyle demokrasinin temeli olarak görüyoruz. Farkımız bu. Kendi aile efradı arasında seçime girse üç oyu bir araya getiremeyecek olanların muhtarlarımızı küçümsemeye çalışması hadlerine değildir. Biz muhtarlarımızla şehirlerimizin, ülkemizin, bölgemizin, dünyanın meselelerini konuşmaktan, istişare etmekten memnuniyet duyuyoruz. Muhtarlarımızla aramızdaki münasebetin mahiyetini anlamayanların, gözden kaçırdıkları husus şudur. Kürsüden ülkemizle ve dünyayla ilgili meseleleri anlatırken burada karşımda oturan muhtarlarımızın bir bakışları, bir baş veya el hareketleri, itirazları, isyanları, sükutları tasdikleri bana çok şey anlatıyor. Bu iletişimden aldığım mesaj benim için çoğu zaman onlarca, yüzlerce kişiyle teker teker konuşarak elde ettiğim bilgiden çok daha önemlidir. Çok daha aydınlatıcıdır. Biz buna milletimizin irfanı diyoruz. Milletin irfanı farklı bir şeydir. İlim sahibi olursun ama irfan sahibi olamazsan bir hiçsin. Milletin irfan sahibi olması burada. Bu irfanı ne eğitimle ne makamla ne imkanla elde edemezsiniz, ölçemezsiniz. Zaman zaman yabancı medya mensupları bana siyasetteki başarımın, 14 yıldır Türkiye’yi nasıl yönetebildiğinin sırrını soruyorlar. Bu sır burada karşımda bulunuyor. Başarılarımı milletimle olan samimi muhabbetime, milletimin sahibi olduğu engin irfanı anlama ve ona tabi olmak konusundaki isabetime borçluyum. Ne diyor rahmetli Neşet Ertaş, ‘Dost elinden gel olmazsa varılmaz. Rızasız bahçesinin gülü derilmez. Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez. Gönülden gönüle gider yar oy yol gizli gizli yol gizli gizli.’ Ülkemizin dört bir yanından gelen muhtarlarımızla Türkiye’nin tamamını temsil eden başmuhtar konumundaki Cumhurbaşkanının arasındaki bu muhabbeti göremeyenin gönül gözü kapalı demektir. Gönül gözü kapalı olana da Rabbim şifa versin” diye konuştu.

“Millete efendi olmayacaksın, millete hizmetkar olacaksın”
Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Tüm siyasi hayatım boyunca şunu gördüm; biz milletimize hizmet için bir adım attıksa, milletimiz bize üç adım beş adım gelmiştir. Onun için millete efendi olmayacaksın, millete hizmetkar olacaksın. Bu sizin içinde benim içinde geçerli. Hiç millete afra tafra yapmaya gelinmez. Millete afra tafra yaparsan bir seçimde getirir öbür seçimde de gönderir. Milletten bir adım kaçanlar, hatta adeta koşarak uzaklaşanlar ise kendilerine itibar etmediği için halka kızıyorlar. Halka niye kızıyorsun? Milletin değerleriyle, kültürüyle, tarihiyle, kavga etmeyi bırakıp millete tabi olsalar mesele çözülecek. Duvara ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ demekle egemenlik milletin olmuyor. Milletin hakkına tabi olmakla egemenlik milletin oluyor. Milletimizle aramızdaki kalpten kalbe giden o gizli yol var ya bizim gücümüzün de enerjimizin de motivasyonumuzun da kaynağı odur. Bu yolun ne olduğunu, nasıl bir şey olduğunu merak edenler varsa buyursunlar bir muhtarlar toplantımıza gelsinler, aramızda oturup etrafı seyretsinler. Eminim ne demek istediğimi o zaman çok daha iyi anlayacaklardır.”

“Şimdi bataklığı kurutma döneminin yaşandığı bir sürecin içerisindeyiz"
“Türkiye’nin yeni güvenlik anlayışı üzerinde durmuş ve artık tehditlerin kapımıza dayanmasını beklemeyeceğimizi, tehditleri kaynağında imha edeceğimizi ifade etmiştim” diyen Erdoğan, “Bu yeni güvenlik anlayışı Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta niçin bulunduğunun, daha etkin şekilde yer almak istediğinin en açık ifadesidir. Artık iş kapıya geldikten sonra müdahale dönemi bitti. Şimdi bataklığı kurutma döneminin yaşandığı bir sürecin içerisindeyiz. Olay nerede şurada. Orada bütün iş bitecek. Öyle sabredelim, bekleyelim, buraya gelsin, ondan sonra müdahale edelim yok. O geçti. Ne zaman geçti? Biz bir demokrasiyle ilgili açılım süreci başlattık mı? Başlattık. Milli birlik, çözüm süreci dedik mi? Dedik. Netice aldık mı? Alamadık. Bunların hepsi birer adımdı ama bizi anlamadılar. Gaziantep’te kına töreninde 56 kardeşimizin orada canlı bombayla şehit edilmesi, 100 kişinin yaralanması olayı bu olayın bitiş noktası oldu. Hemen dedik ki, madem ki DEAŞ denilen bu terör örgütü burada böyle bir adım attı şimdi biz Suriye’ye yaptığımız ön hazırlıklardan sonra Cerablus’tan gireceğiz. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) önde, arkasında lojistik destek bizde olmak üzere Cerablus’a girildi. Cerablus’a kim yerleşti? Cerablus halkı yerleşti. Şimdi Cerablus halkı geldi topraklarına yerleşti. Artık okullarıyla, hastanesiyle bütün hizmetleri oralarda yaptık. Bir taraftan Kızılayımız, bir taraftan orada alt yapı üst yapıyla çalışmalar halen devam ediyor. Ama artık çocuklar okula gidebiliyor. Mabetler hepsi hazırlandı. Herkes oralara gidebiliyor. Ardından Rai’ye girildi. Rai’den bunların kutsadıkları meşhur Dabık vardır. Dabık’a doğru inildi, DEAŞ orada ciddi direnç gösterdi. Dabık aşıldı. DEAŞ orayı terk etmek zorunda kaldı. Şimdi Dabık’tan El-Bab’a doğru gidiliyor. Burada PYD/YPG ona karşı da gerekli mücadele nerede karşımıza çıkarsa o da veriliyor. Şimdi El Bab’tan Mümbiç’e doğru bizimle Halep ile ilgili bizim sorunumuz yok. Halep ile ilgili itirazlarımız var” ifadelerini kullandı. 

İlker Turak - Pelin Üzek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Vahşi cinayette sanıkların cezaları belli oldu Muğla’nın Bodrum ilçesinde 2022 yılında 50 yaşındaki adamın öldürülerek, cesedinin kum dolu çuval içerisinde yol kenarına gömülmesiyle ilgili davada 2 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 4 sanığa delilleri karartmaktan 10’ar ay hapis cezası verildi. 2 sanığın ise beraatlarına karar verildi. 28 Haziran 2022 gecesi Ortakent Üniversite Caddesi üzerinde yol kenarındaki bir toprak yığınından kötü koku geldiğini fark eden vatandaşlar, durumu güvenlik güçlerine bilrdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerince yapılan incelemede, yol kenarındaki toprak yığını altında içerisinde kum ve ceset bulunan bir çuval ortaya çıkarıldı. Yetişkin bir erkeğe ait olduğu değerlendirilen cesedin üzerinden herhangi bir kimlik çıkmadı. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından çürümüş haldeki ceset, otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Başlatılan soruşturma kapsamında Çiftlik Mahallesi’nde Ümit Erol (50) hakkında ağabeyinin kayıp başvurusu yaparak, kardeşinin 20 Haziran’da ortadan kaybolduğunu bildirdiği belirlendi. Yapılan incelemede cesedin Ümit Erol’a ait olduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında H.T.A., annesi F.N.A., anestezi teknikeri B.A. ile G.İ., E.D., A.T.S., S.E. ve T.B.S. gözaltına alındı. Çapraz sorguya alınan şüphelilerin 7’si tutuklanırken, A.T.S. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın devamında toplam 6 şüpheli serbest kalırken, B.A. ve H.T.A.’nın tutukluğu devam etti. Olayla ilgili hazırlanan 6 sayfalık iddianamede H.T.A., annesi F.N.A., anestezi teknikeri B.A. ile G.İ. hakkında "beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, tutuksuz sanıklar hakkında "delilleri yok etme ve gizleme" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İçeceğine ilaç atıp etkisiz hale getirmişler İddianameye göre, oto kiralama işi yapan H.T.A., annesi F.N.A.’ya olan borcunu ödemeyen Ümit Erol’a kin besledi. H.T.A., Erol’u 20 Haziran 2022 günü Umurca Mahallesi’nde annesinin ortağı olduğu oto kiralama işletmesine çağırdı. Ümit Erol’un içeceğine anestezi teknikeri arkadaşı B.A.’dan aldığı ilaçları katıp Erol’u etkisiz hale getiren H.T.A., daha sonra B.A. ile birlikte Ümit Erol’u otomobile bindirip Kızılağaç Mahallesi’ne doğru yola çıktılar. Anestezi teknikeri B.A., baygın haldeki Erol’un koluna şırınga ile ilaç enjekte etti. H.T.A, anestezi teknikeri arkadaşı B.A.’yı yolda bıraktıktan sonra Kızılağaç Mahallesi’nde ormanlık alana gitti ve baygın haldeki Erol’u göğsüne ateş ederek yaraladı. Öldüğünden emin olmak için geri döndü Ümit Erol’u yaralı halde ormanlık alanda bırakan H.T.A., ofisine dönüp yanında çalışan A.T.S. ile teknik ekip çağırıp güvenlik kamerası görüntülerini sildirdi. H.T.A., Ümit Erol’un öldüğünden emin olmak için arkadaşı G.İ. ile tekrar ormanlık alana gitti. İkili, yaralı haldeki adama tekrar ateş ederek öldürdü. H.T.A.’nın annesi F.N.A., cesedin ortadan kaldırılması için önceden tanıdıkları E.D. ile görüşüp, karşılığında hasta olan bebeğinin tedavisini üstlenmeyi vadetti. Teklifi kabul eden E.D., cesedi gömeceği yere gece taşıyabilmek için F.N.A.’dan battaniye istedi. E.D., cesedi ortadan kaldırmak için arkadaşları S.E. ve T.B.S.’den yardım aldı. Marketten cesedi sarmak için malzeme alan E.D., S.E. ve T.B.S., cesedi kiraladıkları araçla Ortakent Üniversite Caddesi’ne götürdü. Şahıslar kum dolu çuval içerisine koydukları cesedin üzerine toprak döküp gizlediler. Katil zanlısı H.T.A., olayın ardından şahısların hesabına para gönderdi. Sanıkların yargılanmaları tamamlandı Sanıkların yargılanması Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tamamlandı. Karar duruşması olan14’üncü duruşmaya tutuklu sanık B.A. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Diğer tutuklu sanık H.T.A. ile tutuksuz sanıklar F.N.K., S.E., T.B.S. ve taraf avukatları ise salonda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının ardından son sözleri sorulan sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları reddederek, beraat ve tahliyelerini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar B.A. ve H.T.A.’ya "beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme" suçundan herhangi bir takdir indirimi uygulamaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. 4 sanığa "delil karartma" cezası Davada "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işledikleri sabit görülen tutuksuz sanıklar AT.S., E.D., S.E. ve T.B.S. 10’ar ay hapis cezasına çarptırıldı. Davanın diğer sanıkları F.N.K. ve G.İ. hakkında ise mahkeme heyeti beraat kararı verdi.
Kırıkkale Kırıkkale Belediye Başkanı Önal’dan mali tablo mesajı: ’Kasada 355 milyon lira var’ Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, belediyenin mali yapısının güçlü olduğunu belirterek Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu açıkladı. Yaz döneminde hizmet atağına hazırlanıldığını ifade eden Önal, kent genelinde asfalt ve kilit parke çalışmalarına ağırlık verileceğini söyledi. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda gündem dışı söz alarak göreve gelişinin ardından geçen 2 yıllık süreci değerlendirdi. Belediye Meclisi’nin uyum içerisinde çalıştığını belirten Önal, alınan kararların oy birliğiyle gerçekleşmesinin kendisini memnun ettiğini ifade etti. Göreve geldikten sonra geçen iki yıllık süreçte kentin sorunlarını çözmeye odaklandıklarını dile getiren Önal, birçok projenin hayata geçirildiğini, devam eden çalışmaların bulunduğunu ve bu yıl içinde tamamlanacak yeni projeler olduğunu söyledi. Önal, bu kapsamda kentin önemli ihtiyaçlarından biri olan Gasilhane’nin hizmete açılacağını, belediyenin ilk kreşinin faaliyete geçeceğini, Kaletepe ve Başpınar mahallelerinde yeni parkların yapılacağını belirtti. Ayrıca belediyeye ait sosyal tesislerin de uygun fiyatlarla vatandaşların hizmetine sunulacağını kaydetti. Mali disipline dikkat çeken Önal, personel giderlerinin yasal sınır olan yüzde 40’ın altında olduğunu ifade ederek, belediyenin vadesi geçmiş herhangi bir borcunun bulunmadığını açıkladı. Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu aktaran Önal, bu kaynaktan yıl içerisinde yaklaşık 106 milyon lira faiz geliri elde edilmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Önal, tasarruf ve doğru bütçe yönetimi ile biriktirilen bu kaynağın bir kısmının asfalt, alt yapı ve tamir işleri için kullanılacağını belirtti. Altyapı çalışmalarına da değinen Önal, içme suyu, kanalizasyon ve taşkın riskine yönelik çalışmaların öncelikli olduğunu belirterek, sık arıza veren hatların yenilendiğini ifade etti. Bu yıl Tahsin Yazıcı, Mustafa Keskin, Lefkoşe ve Plevne caddelerinde altyapı çalışmalarının yapılacağını kaydetti. 2 yeni sosyal tesisin ay sonuna kadar hizmete açılmasının hedeflendiğini belirten Önal, biri Cumhuriyet Meydanı’nda, diğeri ise Büyükşehir Parkı arkasında yer alan tesislerin vatandaşlara ekonomik seçenekler sunacağını ifade etti. Park yatırımlarına da değinen Önal, geçen yıl 20 parkın yenilendiğini, bu yıl ise 4 yeni park için ihaleye çıkıldığını ve parklara şehitlerin isimlerinin verildiğini aktardı. Belediyenin araç filosuna da değinen Önal, toplam 44 aracın hizmete alındığını, mevcut araçların bakım ve onarımlarının düzenli yapılarak verimli şekilde kullanıldığını belirtti. Kentteki yol sorunlarının çözümü için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Önal, bakım süreci tamamlanan asfalt plentinin kapasitesinin yüzde 30 artırıldığını, bu yıl 100 bin metrekare kilit parke ve 30 bin metrekare onarım çalışması yapılacağını söyledi. Eğitim alanındaki desteklere de değinen Önal, geçen yıl 1100 öğrencinin YKS ücretinin karşılandığını, bu yıl ise 997 öğrencinin sınav ücretlerinin belediye tarafından ödendiğini aktardı. Ayrıca ihtiyaç sahibi 742 aileye pazar desteği, 642 aileye eğitim desteği sağlandığını, geliri olmayan 161 aileye de düzenli yardım yapıldığını ifade etti. Son iki yılda toplam 300 öğrenciye ücretsiz LGS kursu verildiği de açıklandı. İlçe terminali ihtiyacına da dikkat çeken Önal, bu konuda ilgili kurumlarla görüşmelerin sürdüğünü ve yer arayışının devam ettiğini söyledi. Önal, konuşmasının sonunda meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına teşekkür ederek, "2026 yılında da durmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.