POLİTİKA - 30 Temmuz 2016 Cumartesi 08:04

Erdoğan: 'Türkiye'de oynanan oyunu bozduk, şimdi sıra orada'

A
A
A
Erdoğan: 'Türkiye'de oynanan oyunu bozduk, şimdi sıra orada'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemizde oynanan oyunu bir kez daha bozduk. Bundan sonra inşallah Suriye’deki oyunu da bozacağız, Irak’ta oynanan oyunu da bozacağız, Libya’da oynanan oyunu da bozacağız. Orta Doğu’da, Kuzey Afrika’da, dünyanın her yerinde mazlumların ve mağdurların tek bir gözyaşı kaybetmemesi adına oynanan oyunları bozacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bulunan Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi açılışı ile Şehitleri Anma Programı’nda, 15 Temmuz şehitlerinin yakınları, gaziler ve ailelerinin yanı sıra vatandaşlarla bir araya geldi. Programa TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Bakanlar Kurulu üyeleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile kuvvet komutanları, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Türkiye’nin FETÖ ile mücadele sürecinde, tehdit oluşturan diğer terör örgütleriyle de mücadele etmekten kaçınmayacağının altını çizen Erdoğan, “Darbecilerden, onların iç ve dış destekçilerinden hesap sorarken intikam değil, adalet peşinde olacağız. FETÖ, PKK, DAİŞ, DHKP-C, ülkemizin ve milletimizin bekası için tehdit oluşturan tüm terör örgütlerinin başını ezmekte en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz. Düşman tek değil, düşman çok. ‘Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın’ diyor üstat. Onun için Türk Silahlı Kuvvetlerimizde bu malum yapının dışında vatanına, milletine sahip çıkan kardeşlerimle, emniyet teşkilatımızda o takımın dışındaki polislerimizle, tüm korucularımızla birlikte bu bölücü terör örgütlerine karşı Türkiye’nin dört bir yanında mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ülkenin huzuruna, bu milletin refahına kastetmeye kimsenin hakkı yok. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” diye konuştu.

“Darbe girişimi sürecinde dahi hukuktan tek bir taviz vermedik”

Türkiye’nin darbe girişimi sürecinde dahi hukuk sınırlarından dışarı çıkmadığını ve atılan her adımın kanunlara uygun olduğunu aktaran Erdoğan, “Türkiye bir hukuk devleti. Dikkat ederseniz darbe girişimi sürecinde dahi hukuktan tek bir taviz vermedik. Attığımız her adım, aldığımız her karar, hayata geçirdiğimiz her uygulama anayasaya, kanunlara uygundur. Meclisimizde, Milli Güvenlik Kurulumuzda, Bakanlar Kurulumuzda, Bakanlıklarımızda, tüm kurumlarımızda çalışmalarımızı hukuk sınırları içinde yürütüyoruz. Yaşanan olağanüstü dönemde yapılan eksikler, hatalar olursa, onlar için de hukuk yolu açıktır, açık kalmaya devam edecektir. Ama adaleti tesis etmek de boynumuzun borcudur. Ne diyor herkes? ‘İdam, idam, idam’ burası demokratik bir parlamenter sistemle yönetilen bir demokratik hukuk devletidir. Öyleyse burada hükümetin yapacağı bir şey var. Bu talebi alıp parlamentoya taşır ve parlamento bunu tartışır, bu yolda verilen karara da herkes uyar. Az önce yaralı kardeşim meseleyi açıkladı. Dedi ki; ‘Eğer bu konuda hükümetimiz sıkıntıya düşmeyecekse parlamento idamın dışında verilecek en ağır ceza neyse onun kararını alsın’ Orada problem yok. Diğeri de milletimizin talebidir. Bu talep de parlamentoya gelir ve parlamento bunu müzakere eder, ona göre de adımını atar. Kimse de ‘niye bu adımı attın’ deme hakkına sahip değildir. Bugün dünyanın büyük çoğunluğunda bu var mı, var. Türkiye’de de bu müzakere edilir, tartışılır ve adımı ona göre atılır. Mevlana hazretlerinin ifadesiyle ‘Bir şeyi yerli yerine koymak, bir şeyi olamaması gereken yere koymak’ adaleti böyle tanımlıyor. Bütün bunlar zulümden de ağırdır, bundan kaçınacağız. Olması gereken yere koyarak adaleti, olmaması gereken yerden de kaçınarak zulümden kaçınacağız. Milletimizin 15 Temmuz gecesi sergilediği birliğe, beraberliğe, dayanışmaya, kardeşliğe uygun şekilde hedeflerimiz sürekli büyüterek, adımlarımızı sıklaştırarak yolumuza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“15 Temmuz gecesi dünyanın farklı yerlerinde yüz binlerce insanın kalbi bizim için atıyordu”

Yaptığı konuşmada, “Ülkemizde oynanan oyunu bir kez daha bozduk. Bundan sonra inşallah Suriye’deki oyunu da bozacağız, Irak’ta oynanan oyunu da bozacağız, Libya’da oynanan oyunu da bozacağız” diyenErdoğan, şunları söyledi:

“Sadece Fetullahçı Terör Örgütüyle değil, diğer terör örgütleriyle ve onların arkalarındaki güçlerle mücadelemizi daha güçlü, daha etkin bir şekilde sürdüreceğiz. Ülkemizde oynanan oyunu bir kez daha bozduk. Bundan sonra inşallah Suriye’deki oyunu da bozacağız, Irak’ta oynanan oyunu da bozacağız, Libya’da oynanan oyunu da bozacağız. Orta Doğu’da, Kuzey Afrika’da, dünyanın her yerinde mazlumların ve mağdurların tek bir gözyaşı kaybetmemesi adına oynanan oyunları bozacağız. Bunların hiçbiri ülkemizde yaşananlardan bağımsız değildir. Hepsi aynı senaryonun farklı sahnelerinden ibarettir. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da, İstanbul’da değil, dünyanın farklı yerlerinde pek çok şehirde yüz binlerce insanın kalbi bizim için atıyordu. Elleri bizim için semaya kalkıyordu. Bu millet dünyada farklı bir yere oturdu. Bu insanlar Türkiye’deki mücadelenin 79 milyonla birlikte kendi istiklal ve istikbal mücadelesi olduğunu biliyordu. Ülkemize husumet besleyenler, teröristlerini üzerimize salanlar kendilerini dev aynasında görebilirler. Ama bu milletin arkasında çok daha büyük güç, çok daha büyük bir destek var. O da mazlumların duasıdır.”

“Siper ettiniz ve bu hayasızca akın durdu”

Erdoğan, İstiklal Marşı’nın üçüncü, dördüncü ve beşinci dörtlüklerini okuduğu konuşmasında, “Akif çok güzel ifade ediyor: ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar. Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma nasıl böyle bir imanı boğar. Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar. Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın.’ Siper ettiniz ve bu hayasızca akın durdu. ‘Doğacaktır Sana vaat ettiği günler Hakk’ın. Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.” İşte bunu yazdınız, aynen İstiklal Marşı’nda olduğu gibi. Biz Hakk’ın vaat ettiği günlerin yakın olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.


“Türkiye’deki demokrasiden, milletimizin hayat hakkından endişe duymayan hiçbir ülke lideri bizim dostumuz değildir”

Erdoğan darbe girişimine sessiz kalan batılı ülkeleri, “15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında dünyada aslında zaten bildiğimiz ama bu derece açık olarak ifade edilebileceğine ihtimal vermediğimiz pek çok tavra şahit olduk. Dostlarımızın samimi desteğini bir kenara koyarak söylüyorum. Pek çok devletin, pek çok devlet yetkilisinin ülkemizdeki darbe girişimine karşı tavrı demokrasi adına bir utanç belgesidir. Vatandaşlarımızın, asker elbisesi girmiş teröristlerin tanklarının altında ezilmesi, silahlarıyla vurulması, helikopterleriyle taranması, uçaklarıyla bombalanması maalesef bunların dikkatini çekmedi. Buna karşılık darbecilerle çok yakından alakadar oldular. Darbe girişimine karşı aldığımız Olağan Üstü Hal kararı, onları birden çok endişelendirdi. Benzer şeyler Amerika’da yok mu, Fransa’da, Almanya’da yok mu? Birçok yerde var. Ama hiçbirisinde bizim gibi yaşanan bir darbe girişimi yok. Alçakça katledilen 237 vatandaşımıza baş sağlığı, yaralanan 2 bin 191 insanımıza şifa dilemeyenler darbecilerin kötü muamele görme ihtimali karşısında adeta teyakkuza geçmiştir. Darbecilerin akıbetlerinden endişe ettikleri kadar Türkiye’deki demokrasiden, milletimizin hayat hakkından, geleceğinden endişe duymayan hiçbir ülke lideri bizim dostumuz değildir. Bunu böyle bilsinler. Bu ülkelerle diplomatik ilişkilerimiz mutlaka devam edecektir. Ama onların kalbimizdeki yeri asla yoktur ve farklıdır” ifadeleriyle suçladı.

Erdoğan: 'Türkiye'de oynanan oyunu bozduk, şimdi sıra orada'

“Zerre kadar demokrasi inançları varsa, gelsinler burayı görsünler”
15 Temmuz’da darbe girişiminde bulunan FETÖ mensuplarına, Ankara Savaşı sırasında Timur’un ordusunun tarafına geçen askerler benzetmesi yapan Erdoğan, “Bugün bir komutanımız ‘Akıncı meydanını mürtet olarak çevirelim’ dedi. Biz zaten aramızda müzakereye başladık. Orası mürtet. Yani kendi milletine, kendi ordusuna ihanet edip yani irtidat edenlerin, Timur’un yanına geçenler sebebiyle oraya mürtet adı konulmuş. Dönekler, işte şimdi de dönekler. Hatırlamamız lazım. O meşhur günden beri uluslararası medyayı takip edenler Türkiye’nin terör, darbe ve işgal girişimleri karşısındaki sağlam duruşunu hazmedemeyenlerin hezeyanlarına, ikiyüzlülüklerine ilişkin sayısız örnek göreceklerdir. İsterdim ki demokrasiden, demokratik parlamenter sistemden bahsedenler önce gelsinler de bizim parlamento binamızı bir görsünler. Zerre kadar demokrasi inançları varsa, gelsinler burayı görsünler. Ama gelmediler. Bunların içinde darbe girişiminde bulunanları önce niçin şahsımı öldürmedikleri için eleştirecek, onlara akıldanelik yapacak kadar niyetlerini açık edenler var. Açık açık söylediler. ‘Yanlış yaptınız, önce Erdoğan’ı öldürmeliydiniz’ dediler. Bu kadar ileri gidenler de oldu. Bizim dediğimiz zaten o değil ki. Biz kefenimizi giyerek yola çıktık zaten. Az önce de ‘Şehitlerimizi kıskanıyorum’ dedim. Çünkü o makam herkese nasip olmaz. Özellikle batılı ülke liderlerinin yaşadıklarımız için üzüntülerini ifade etmekten ziyade, bundan sonraki süreç için endişelerini ifade etmeleri gerçekten ibret verici. Türkiye’nin yaşadığı tehlikeyle mukayese edilemeyecek tehditler karşısında olağan üstü önlemler alarak tam destek verenler darbe girişimine rağmen ülkemizi eleştirerek samimiyetsizliklerini ortaya koyuyorlar. İşte Avusturya, işte Almanya, oralarda miting, yürüyüş yapmak isteyen bizim vatandaşlarımız, ama onların da vatandaşı, çifte vatandaşlara müsaade etmiyorlar. Evlerde Türk bayrağı asmalarını yasaklayacak kadar. Bunlar bu şekilde demokratlar. Karşılaştığımız bu tablo karşısında şaşırdık mı? Hayır. Peki, üzüldük mü? Evet. Her şeye rağmen birazcık hakkaniyet, birazcık empati beklemekten kendimizi alıkoyamıyoruz. 15 Temmuz’da gördük ki kimseden ne hakkaniyet, ne yardım, ne destek, ne anlayış bekleyemeyiz. 3 milyon mülteci ülkemizde var. Bunun için dünyadan bize gelen bir destek var mı? Yok. Sadece konuşuyorlar, sadece söz yapıyorlar. Ama biz şu anda STK’lar ve milli bütçemizden yaptığımız yatırımlarla neredeyse 20 milyar doları aştık. Biz, dünya elini uzatacak diye bu adımları atmadık. Dedik ki; ‘Bizim medeniyetimizde Ensar’lık farklı bir şey’ Biz Ensarız ve Muhacir’lere elimizi açtık, göğsümüzü açtık ve onları ülkemizde ağırlıyoruz. Ne yapacaksak kendimiz yapacağız. Bunun için uzun süredir yerli ve milli vurgusu yapıyoruz. Bunun için ‘Kendi göbeğimizi kendimiz kesmemiz lazım’ diyorum. Sanayide, ticarette, ihracatta, savunma sanayinde, yüksek sanayide, tarımda, hayvancılıkta velhasıl her alanda dışarıya bağlı olan değil, dışarıya veren durumuna gelmek mecburiyetindeyiz” değerlendirmelerinde bulundu.

“Toplu iğneyi dahi üretemeyen bir Türkiye’den buralara geldik”
Türkiye’ye yönelik saldırıların, Türkiye’nin güçlenmesinden endişe duyan kimseler tarafından gerçekleştirildiğinin altını çizen Erdoğan, “Son bir yıldır bölücü terör örgütüyle yürüttüğümüz mücadelede bu gerçeğin sayısız örneğine şahit olduk. Şayet ekonomide, savunma sanayinde belli bir duruma gelmemiş olsaydık ne terör örgütünün eylemlerinin, ne de bu darbe girişiminin altından kalkabilirdik. Ülkemize yönelik saldırıların böylesine pervasız hale gelmesi büyüyen, güçlenen, kendi kendine yeten Türkiye’den duyulan rahatsızlıktan kaynaklanıyor. Türkiye dünkü her şeyiyle dışa bağımlı Türkiye olsaydı, mücadeleyi daha başlamadan kaybetmiştik. Toplu iğneyi dahi üretemeyen bir Türkiye’den buralara geldik. Şu anda ideal bir seviyede olmayabiliriz. Ama en azından kritik dönemlerde kendi ayaklarımızın üzerinde durabilecek güce sahibiz. Her fırsatta 2023 diyoruz. Bu hedefe ulaşacağız. O seviyeyi ülkemizin geleceği için yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi tuzakları kurarlarsa kursunlar, hangi oyunları oynarlarsa oynasınlar Allah’ın izni ve yardımıyla 2023 hedeflerimize ulaşacağız” dedi.
Erdoğan konuşmasını Arif Nihat Asya’nın 'Dua' şiiri ile sonlandırdı.

Caner Ünver
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Bölgesel sağlıkta yeni aşama: Kâhta’da anjiyo ünitesi açıldı Adıyaman’ın Kahta ilçesinde sağlık alanındaki yatırımlara bir yenisi daha eklendi. Kâhta Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan anjiyo ünitesi, hizmete açıldı. Yeni hizmet sayesinde kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli bir eksikliğin giderilmesi hedefleniyor. Kâhta Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Akel, yaptığı açıklamada, ilçede sağlık hizmetlerinin her geçen gün güçlendiğine dikkat çekti. Başhekim Akel, "Hastanemiz bünyesinde Sağlık Bakanlığımızın, milletvekilimizin ve İl Sağlık Müdürlüğümüzün büyük destekleriyle anjiyo merkezimizi açarak Kâhtalı hemşerilerimizin hizmetine sunmuş bulunuyoruz. Bu önemli yatırım sayesinde vatandaşlarımız artık kalp damar hastalıklarıyla ilgili pek çok işlemi ilçemizde yaptırabilecek" dedi. Uzman hekim sayısının artırıldığını da vurgulayan Akel, "Hastanemize kazandırdığımız yeni uzman hekimlerle birlikte hem hizmet kalitemizi yükseltiyor hem de daha fazla hastaya hızlı ve etkin şekilde ulaşabiliyoruz. Böylece özellikle acil müdahale gerektiren durumlarda zaman kaybının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Vatandaşlarımızın tedavi için başka illere gitme zorunluluğunu önemli ölçüde azaltıyoruz. Bu durum hem hastalarımız için büyük bir kolaylık sağlıyor hem de sağlık sistemine yükü hafifletiyor. Kahta’da sağlık hizmetlerini daha ileriye taşımak için çalışmalarımız kararlılıkla devam edecek" diye konuştu. Kâhta’ya kazandırılan sağlık yatırımının bölge için büyük bir kazanım olduğunu vurgulayan AK Parti Adıyaman Milletvekili İshak Şan, "Sağlık alanında yapılan her yatırım, vatandaşlarımızın yaşam kalitesine doğrudan katkı sağlamaktadır. Kahta Devlet Hastanemizde hizmete açılan Anjiyo Ünitesi ile birlikte hemşerilerimizin başka illere gitmeden modern sağlık hizmetlerine ulaşabilecek olması bizleri son derece memnun etmektedir. Bu yatırımın ilçemize kazandırılmasında emeği geçen başta Sağlık Bakanlığımız olmak üzere tüm yetkililere teşekkür ediyor, Kâhta’mıza hayırlı olmasını diliyoruz" ifadelerine yer verdi. Yeni açılan Anjiyo Ünitesi ile birlikte Kâhta Devlet Hastanesi’nin bölgedeki sağlık hizmetlerinde önemli bir merkez haline gelmesi bekleniyor. Açılışa, Adıyaman Milletvekili Doç. Dr. İshak Şan, Mustafa Alkayış, AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Gürkan Çadır, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Şirik, Kahta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, AK Parti Kahta İlçe Başkanı Gafar Çelebi ve beraberindeki heyetin katıltıldı.
Adıyaman Kahta’da av yasağı öncesi kritik toplantı Kahta’da 30 Haziran tarihleri arasında uygulanacak su ürünleri av yasağı kapsamında bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Kahta İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıya jandarma komutanlığı ekipleri, zabıta personeli, muhtarlar ve tekne sahipleri katıldı. Toplantıda, 2026 yılı av yasağı sürecine ilişkin uygulanacak kurallar, sürdürülebilir balıkçılığın önemi ve denetim faaliyetleri hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verildi. Toplantıda, av yasağı süresince iç sularda balıkların üreme dönemine girdiğine dikkat çekilerek, bu dönemde yapılacak denetimlerin artırılacağı ve kurallara uymayanlar hakkında gerekli yasal işlemlerin uygulanacağı ifade edildi. Kahta İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Selim Yıldırım, toplantıya ilişkin yaptığı açıklamada, doğal kaynakların korunmasının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Yıldırım, "Su ürünleri kaynaklarımızın sürdürülebilirliği için av yasaklarına riayet edilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu süreçte tüm paydaşlarımızla birlikte hareket ederek hem denetimlerimizi sürdürecek hem de bilinçlendirme çalışmalarımıza devam edeceğiz. Amacımız, balık popülasyonunu koruyarak gelecek yıllarda da verimli ve sürdürülebilir bir avcılığı mümkün kılmaktır" dedi. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Gaziantep Şehitkamil Belediyesi 2025 faaliyet raporu kabul edildi Şehitkamil Belediyesi Nisan ayı meclis toplantısının 2. birleşimi Umut Yılmaz başkanlığında gerçekleşti. 2025 Faaliyet Raporu’nun oylanarak kabul edildiği toplantıda Başkan Yılmaz, Şehitkamil’i daha yaşanabilir bir ilçe haline getirmek için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Şehitkamil Belediyesi Nisan ayı meclis toplantıs’nın 2. birleşimi gerçekleşti. Atatürk Kültür ve Spor Merkezi’nde Umut Yılmaz başkanlığında gerçekleşen toplantıda gündemdeki 9 madde görüşüldü. Yapılan oylamada 5 madde oybirliği, 3 madde ve gündemin 9. maddesi olan 2025 Faaliyet Raporu oyçokluğuyla kabul edildi. "Dirençli kentler oluşturacağız" 2025 Faaliyet Raporu hakkında açıklamalardan bulunan Başkan Umut Yılmaz, göreve geldikleri 2024 yılından beri Şehitkamil’i daha yaşanabilir bir ilçe haline getirmek için çalıştıklarını söyledi. Yılmaz, "İlçemizin modern, özgürlükçü toplumu güçlendirmeyi ve doğayı korumayı temel alan politikalar çerçevesinde çalışıyor, sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz. Göreve geldiğimizden bu yana kentsel yaşamın kalitesini artırmak üzere gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle örnek belediyecilik gösterilmeyi hedefledik. Deprem gerçeğini daha iyi anladığımız bir döneme girdik. Bizlerin de daha dirençli kentler oluşturabilmemiz için hedeflerimiz var. Bu doğrultuda çalışıyoruz. Her ne kadar faaliyet raporu bir yılı kapsıyorsa da oluşturduğumuz vizyon ve projelerden de görüleceği üzere biz ilçemizin gelecek 5-10 yılını planlayarak hareket etmekteyiz. 2025’te temel belediyecilik hizmetlerimizi bütçe disiplini doğrultusunda harcadık. 2025 yılı faaliyetlerimizin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma, belediye başkan yardımcılarımıza ve meclis üyelerimize çok teşekkür ediyorum" dedi. Yılmaz, Mayıs ayı meclis toplantısı 1. birleşiminin 04.05.2026 Pazartesi günü saat 16.00’da yapılacağını bildirerek, oturumu sonlandırdı.