GÜNDEM - 06 Nisan 2015 Pazartesi 12:44

F klavyenin kralı hızıyla dünyayı solluyor

A
A
A
F klavyenin kralı hızıyla dünyayı solluyor

Lise yıllarında daktilo dersinde klavye ile tanışan 28 yaşındaki Sakarya Adliyesi’nde İcra Müdür Yardımcısı Celal Aşkın, F Klavye’deki hızıyla dünyayı solluyor. 7 Türkiye, 3 Dünya şampiyonluğu bulunan Aşkın, 17 Temmuz’da Dünya Bilgisayar Şampiyonasına katılabilmek için sponsor desteği bekliyor.

Lise yıllarında daktilo ile tanıştığı klavyeyi 10 parmak kullanmayı, öğretmen olmaması sebebiyle kitaplardan öğrenen 28 yaşındaki Celal Aşkın, F Klavyedeki hızı ile dünyayı solluyor. Üniversitede öğretmeninin yeteneğinin keşfetmesiyle yarışmalara katılan Aşkın’ın 7 Türkiye, 3 dünya şampiyonluğu bulunuyor. Yarışmalarda hızı ve tekniği ile yabancı yarışmacıları kendine hayran bırakan Aşkın, rakiplerinden sadece Türkçe de değil, kendi dillerinden de daha hızlı yazıyor.

7 TÜRKİYE 3 DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU BULUNUYOR

Sakarya Adliyesi’nde İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Celal Aşkın, ilk şampiyonluğunu 2007 yılında girdiği Türkiye İnternet Klavye şampiyonasında yaşadı. Daha sonra Türkiye’de girdiği tüm yarışmaları kazanan Aşkın, INTERSTENO (Uluslararası Bilgi İşlem Federasyonu) tarafından düzenlenen Dünya İnternet Klavye Şampiyonaları ve Dünya Bilgisayar Şampiyonalarında da 3 kez şampiyon oldu. Çok dilli kategoride de rakiplerini hızıyla geçen Aşkın, yurt dışında Türkiye’yi temsil etmenin gurur verici olduğunu söylüyor.

SPONSOR DESTEĞİ BEKLİYOR

Yabancı yarışmacılar tarafından hayranlıkla izlenmenin ve Türkiye adına yurt dışında yarışmanın gurur verici olduğunu ifade eden Aşkın, “Yarışmalar yurtdışında olduğu için masraflarını karşılamak külfet gerektiriyor. Bilişim çağındayız neredeyse her evde bilgisayar olmasına rağmen klavye pek tanınmamış, bu birbirine tezat bir durum. Şuanda şampiyon olmak, sponsor desteği bulmaktan daha kolay” dedi. Aşkın, 17-24 Temmuz tarihleri arasında Macaristan'ın Budapeşte kentinde yapılacak Dünya Bilgisayar Şampiyonasına katılabilmek için sponsor desteği bekliyor.

BİR SAATTE YAPILACAK İŞİ 10 DAKİKADA YAPIYORUM

Dakikada en az 740 vuruş ile 200 kelimeye kadar yazabilen Aşkın, çok dilli kategoride ise 100 kelimeye kadar ulaşabiliyor. Klavyedeki hızının hem iş hayatında hem de özel yaşamında çok faydasını gördüğünü belirten Aşkın, “Bir kişi yetiştirmesi gereken bir metni bir saatte yapabiliyorsa ben onu çok rahatlıkla 10 dakikada yapabiliyorum” şeklinde konuştu. Aşkın öte yandan Adapazarı Halk Eğitim Merkezi’nde 10 parmak klavye kullanmak isteyen öğrencilerine ders veriyor. 

BİLAL BİLİR
SAKARYA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.