SPOR - 10 Haziran 2017 Cumartesi 19:27

Fatih Terim'den Arda açıklaması: Ay-yıldızlı formayı pazarlık konusu yapmam

A
A
A
Fatih Terim'den Arda açıklaması: Ay-yıldızlı formayı pazarlık konusu yapmam

Fatih Terim, Arda Turan'ın milli takımdan ayrılmasıyla ilgili olarak, "Ona kampta kalamayacağını belirtip, eşyalarını toplamasını söyledim. Gönderme kararı benim. Milli takımı bırakma kararı onun" dedi.

Kosova maçı öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan Fatih Terim, Arda Turan'ın milli takımdan ayrılmasıyla ilgili olarak, "Uçakta bildiğiniz gibi kabul edilemez bir şeyler oldu. Ben de oyuncuyu çağırdım kampta kalamayacağını ve eşyalarını toplamasını istedim. Açıkçası gönderme kararı benim ama milli takımı bırakma kararı onun" şeklinde konuştu. 

Kosova maçı öncesi açıklamalarda bulunan Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Arda Turan olayı hakkında konuştu.

Millilerin 2018 FIFA Dünya Kupası Elemeleri I Grubu'ndaki altıncı maçı olan Kosova mücadelesi öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Arda Turan'ın milli takımdan ayrılmasıyla ilgili olarak, "Uçakta bildiğiniz gibi kabul edilemez bir şeyler oldu. Ben de oyuncuyu çağırdım kampta kalamayacağını ve eşyalarını toplamasını istedim. Açıkçası gönderme kararı benim ama milli takımı bırakma kararı onun. Bir başka konu pazarlık konusu. Oyuncu yapmaya kalksa bile, oyuncu milli takımda oynama şerefini bir gerekçeye bağlamaya niyeti olsa bile, ben milli takım formasını, ay-yıldızlı formayı pazarlık konusu yapar mıyım? Yapmadım, yapmam, yapmayacağım da. Arkadaşlar bırakın ona, dünyanın en iyi futbolcularına bile pazarlık konusu yapmam milli formayı. Bize milli görev teklif edildiğinde, kurulu görevimizin yıkılmasını, sevenlerimizle karşı karşıya kalacağımıza ve ne acılar çekmemize rağmen burada çalışacağız. Oyuncu, taşımayı gurur sayacağı formayı giymek için bana şartlar sunacak. Vah benim memleketime" dedi.

"Oyuncu benimle pazarlık yapamaz" diyen Terim, "Hatırlayın, oyuncuyu almadığım süreçte çok sevdiğim, beğendiğim, saygı duyduğum birçok kişinin kırılmasına rağmen, çok kişinin araya girmesine rağmen onları kırdım. Oyuncu benimle pazarlık yapacak he? O dönemi isterseniz hatırlayın. Kadroya almayan benim. Düz mantık yaparsanız bulursunuz. Hocam ben gelirim ama şunlar şunlar gelmezse mi oldu? Ben ne anlattım, o yüzden oyuncular dışarıdan kendilerine iletilen her yalanı ya da her haberi doğru olarak adledip ona göre hareket etmemeliler. Bu olayların dışarıdaki gizli aktörle de zamanla ortaya çıkaracak" şeklinde konuştu.

"Sorunların Kosova maçını etkilememesi için uğraşıyoruz"

Kosova maçına etkilenmeden çıkmak istediklerini aktaran deneyimli teknik adam, "Açıkçası sorunların Kosova maçını etkilememesi için uğraşıyoruz. Ben bu pozisyonda sorun çözen kişiyim. Kimsenin merakı olmasın çözerim. Maça bunun taşınacağını sanmıyorum. Oyuncularımız çıkacak ve maçın bilincinde oynayacaklardır. Sorunların maça taşınacağına ihtimal vermiyorum. Bu arada sevgili Bilal Meşe'ye de geçmiş olsun diyorum. 3 puan çok önemli. Aldığımız zaman 2. de olabiliriz ya da averajla 3-4 de olabilir. Yakalayabiliriz ya da birilerini geçebiliriz. Fikstür bunu gösteriyor. Kosova karşısında puan kaybedersek şansımız bitmez ama azalır. Bize önemli bir sekte vurmuş olur. Biz buradan kazanmış dönersek Eylül'ün 2'sinde Ukrayna'da, 5'inde İzlanda'yla içeride oynuyoruz. Buralarda puan kaybetmememiz lazım" dedi.

Yazıcı: "Uzun bir yolun başındayım"

İlk kez milli takıma gelen Yusuf Yazıcı ise, "Her Türk futbolcusunun hayali A Milli Takım'a gelmek. Ben de bunu başardım. Uzun bir yolun başındayım. Bu yol uzun ve zahmetli. Kendimi geliştirmek için her zaman çalışıyorum ve çabalıyorum. Maça çok iyi hazırlandık. Şu an çok iyi çalıştık ve hazırlandık. 3 puan alıp önümüzdeki maçlara bakacağız. Milli takım benim için çok önemli. Bana öz güven katıyor ve buraya geldiğimden beri çok mutluyum" dedi.

Özer: "Önemli olan buraya gelmek ve kalıcı olmak"

Genç kaleci Berke Özer de milli takımda olduğu için çok mutlu olduğunu dile getirerek, "Kadro açıklandığı an haberi telefonla aldım. Babam aramıştı. Çok şaşırdım, önce inanamadım açıp kendim baktım. Buraya gelmek büyük onur. Fatih hocama, Alper Boğuşlu'ya ve Altınordu başkanı Seyit Özkan'a çok teşekkür ederim. Önemli olan buraya gelmek ve kalıcı olmak. Bunu başarmak için çalışacağım" şeklinde konuştu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.