SPOR - 03 Aralık 2014 Çarşamba 14:03

Fatih Terim’den 'Hamza Hamzaoğlu' yorumu

A
A
A
Fatih Terim’den 'Hamza Hamzaoğlu' yorumu

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Galatasaray Teknik Direktörlüğü için Hamza Hamzaoğlu'nun doğru bir seçim olduğunu söyledi.

Bakırköy Belediyesi, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve eski öğrencileri Hasan Şaş, Oktay Derelioğlu, İlker Yağcıoğlu'nu bir araya getirdi. Eski futbolcuların yer aldığı şöhretler takımı, İstanbul Özürlüler Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı ile özel bir maç yaptı.

TERİM: "HERKES KISA SÜRE DE OLSA EMPATİ YAPMALI"
Organizasyonda konuşan Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, “Hepimiz idrak ediyoruz ve etmeliyiz. Bugünün en önemli duygusu empati olmalı. Kısa süre de olsa herkes empati yapmalı. Sayın başkan böyle güzel bir organizasyon yaptı. Bizler de burada buluştuk. Kendisine teşekkür ediyorum. Keşke daha fazla imkan ayırabilsek ve engelleri kaldırabilsek. Bugünün en önemli duygusu empati” ifadelerini kullandı.
Eski futbolcularını gördüğü için çok mutlu olduğunu belirten Terim, “Hepsi benim değerli oyuncularım, eski oyuncularım. Gayet güzel bir duygu. Epeydir görüşmüyorduk” şeklinde konuştu.

"HAMZA'NIN BAŞARILI OLACAĞINA İNANIYORUM"
Galatasaray'ın yeni teknik patronu Hamza Hamzaoğlu hakkında da açıklamalarda bulunan Fatih Terim, “Hamza bence doğru bir seçim. Hamza başarılı olacaktır, inanıyorum. Hem karakteri hem de hocalığıyla. İnşallah ülkemize yeni bir başarılı hoca da katılmış olacaktır. Ben kendisine inanıyorum” dedi.

BAŞKAN KERİMOĞLU: "TÜM ENGELLİ YURTTAŞLARIMIZI HAYATA KATMAK ZORUNDAYIZ"
Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu ise, “Türkiye nüfusunun ne yazık ki yüzde 10’a yakını engelli yurttaşlarımızdan oluşuyor. Hepimiz şunun bilincindeyiz; her sağlıklı birey de birer potansiyel engelli. Ben hekim olma münasebetiyle söylüyorum, yarın engelli olabileceğimizi aklımızdan çıkarmadan, tüm engelli yurttaşlarımızla bir empati kurmak, onları sosyal hayata, üretime katmak, iş hayatının içine katmak zorundayız” diye konuştu. 

KAAN ÜLKER - MEHMET ŞİRİN TOPALOĞLU
İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Hakan Bıçakçı, TikTok çağında edebiyatı sürdürmeyi Nilüfer’de anlattı Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları’nın konuğu olan yazar Hakan Bıçakçı, son öykü kitabı "Geçici Manzara" üzerinden kentin görünmeyen yüzünü, yabancılaşmayı ve tekinsizliği okurlarıyla paylaştı. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının özgün isimlerini Bursalı okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen söyleşinin bu ayki konuğu, çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hakan Bıçakçı oldu. "Yamuk Zeminler, İnce Sızıntılar ve Geçici Manzaralar" başlığıyla düzenlenen etkinlikte Bıçakçı; 12. kitabı olan Geçici Manzara’dan yola çıkarak yazarlık serüvenini, dile yaklaşımını ve şehirle kurduğu ilişkiyi anlattı. Söyleşiyi çok sayıda edebiyatsever büyük bir ilgiyle takip etti. "Edebiyatın gücü karşı tarafa ne hissettirdiğinizde saklıdır" Konuşmasına yazım sürecindeki motivasyonlarına değinerek başlayan Hakan Bıçakçı, edebiyatın sadece bir öfke kusma alanı olmadığını belirtti. Yazarken didaktik olmaktan kaçındığını ifade eden Bıçakçı, şu sözleri kaydetti: "Bir şeylerden rahatsız olmak sanat için güçlü bir çıkış noktası ama aynı zamanda tehlikeli. Nefretini kusup rahatlamak edebiyatın alanı değil. Senin ne hissettiğin değil, karşı tarafa ne hissettirdiğin önemli aslında. Edebiyatın gücü oradan geliyor. Bu yüzden öfkemi hep tutarım; o bastırılan şeyin okurla yazarın ortak bir noktasında buluşmasını tercih ederim." Son kitabı Geçici Manzara’nın diğerlerinden farklı olarak, öykülerin bir amaca hizmet etmeden, kendiliğinden birikerek oluştuğunu belirten yazar, dildeki yabancılaşma hissinin önemine dikkat çekti. Aforizma çağında sadeliği korumak Günümüzün "aforizma çağı" olduğunu söyleyen Hakan Bıçakçı, süslü ve fiyakalı cümlelerle okuru yakalama çabasından uzak durduğunu vurguladı. Sadeliğin en zor şeylerden biri olduğunu ifade eden Bıçakçı, "Okuru anlatıcıyla değil, doğrudan karakterin durumuyla baş başa bırakmak istiyorum. Aradan çekilip okuru bir görgü tanığı kılmaya çalışıyorum. Şeffaf ve sade bir dilin peşindeyim. Fakat artık YouTube çağı, TikTok çağını yaşıyoruz. Gittikçe her şeyin görselleştiği bir çağda dil de görselleşiyor. Hâlâ kitaplar yazılıyor ama okurgillerin nesli gittikçe aslında tükeniyor. Her şey izlemeye dönüyor. Hikayeler hep var ve hep olacak, bu bir ihtiyaç ama hikaye ihtiyacımızı artık daha çok platformlar, diziler, filmler karşılıyor. Her şey görüntüye transfer edilmeye başlandı. Betimlemeler kayboluyor" değerlendirmesinde bulundu. Şehirle kurduğu ilişkiyi "aşk-nefret" olarak tanımlayan Bıçakçı, metinlerinde geleneksel doğa betimlemeleri yerine şehrin pürüzlerini kullandığını söyledi. Bozuk kaldırımlar, titreyen floresan ışıkları ve damlayan suların kendisi için birer ilham kaynağı olduğunu belirten yazar, şehrin adeta karakterleri yutan bir canavar gibi kurgularında yer aldığını ifade etti. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Hakan Bıçakçı, okurları için son kitabı "Geçici Manzara"yı imzaladı. Etkinlik sonunda yazara günün anısına bir hediye takdim edildi.