- 23 Ocak 2014 Perşembe 15:24

Fatih Terim'den Sait Altınordu Yerleşkesi’ne ziyaret

A
A
A
Fatih Terim'den Sait Altınordu Yerleşkesi’ne ziyaret

Türkiye Futbol Direktörü ve Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, İzmir’in Cumhuriyetle yaşıt kulübü Altınordu’nun Sait Altınordu Yerleşkesi’ni ziyaret eti.

Terim’i, tesisin kapısında karşılayan Altınordu Futbol Akademisi öğrencileri, tecrübeli teknik adama "Hoş geldin Fatih dede" şeklinde seslenerek sarıldılar. Başarılı teknik adam tesisleri incelerken çok beğendiğini ifade etti. Terim, tesislerde asılı olan posterlerini de tek tek inceledi.

Altınordu’nun tesislerinden çok etkilendiğini dile getiren Fatih Terim, Altınordu Futbol Akademisi’nin örnek alınması gerektiğini belirterek "Tekniğiyle, fiziğiyle, performansıyla, özel dersleriyle, yaklaşımlarıyla çocukların mutlulukları gözlerinden okunuyor. 7-8 küçük çocuğumuzla konuşurken ayrı ayrı şehirlerden geldiğini öğrendim. Bence bu çok daha güzel. Burayı artık bir okul, ekol olarak belirlemişler. O önemli. Zaten Mehmet Bey’in çalışmaları uzun zamandır güzel şekilde devam ediyor. İyi ki gelmişim. Gelmeseydim üzülürdüm. Futbol adamı olarak çok etkilendim" dedi.

“MESAFE TANIMAKSIZIN HER YERE GİDECEĞİM”

Mesafe tanımaksızın her yere gideceğini vurgulayan Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, "Bu tip yerlerin çoğalması lazım. Bu tip düşünenleri çoğaltmamız lazım. Teşvik edip, yanında olmamız lazım. Tesislerin bir Avrupa kulübünün altyapısından farkı yok. Çözümü dışarıda aramaya gerek yok. Böyle şeyler Türkiye’de de var. Başkanından en küçük yaştaki hizmetlisine kadar aradaki tüm insanları Türkiye Futbol Federasyonu, şahsım ve Türk futbolu adına tebrik ediyorum. Bu çalışmanın filizleri en kısa zamanda verecektir" şeklinde konuştu.

“AYDIN YILMAZ’A ÇOK ÜZÜLDÜM”

Terim, Ziraat Türkiye Kupası’nda Galatasaray’ın Elazığspor ile oynadığı maçta sol ayak bileği kırılan Galatasaraylı Aydın Yılmaz’ın sakatlığının üzücü olduğunu belirterek, en kısa zamanda sahalara dönmesini diledi.

TERİM’E 5 NUMARALI FORMA

Galatasaray’da oynadığı dönemde 5 numaralı formayı terleten Fatih Terim’e sırtında “Fatih Terim” yazan 5 numaralı nostaljik Altınordu formasının yanı sıra, 1973 yılında Metin Oktay’la birlikte Galatasaray’a ilk imza attığı fotoğrafın bulunduğu gümüş tabak hediye edildi. Bunun üzerine Terim, "Metin abiyle olması daha bir anlamı oluyor. Kendisi, Galatasaray’a transferimde çok önemli bir rol oynamıştı. Bir efsaneyle olması daha anlamlı kılıyor” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Vatandaşları Ramazan ayının ilk sahuruna Vosvos’larla kaldırdılar Ramazan ayının gelmesiyle birlikte davulcular, vatandaşları sahura kaldırmaya başladı. Esenler Belediyesi’ne bağlı Vosvos’lu bir grup, otomobillerden maniler açarak vatandaşları uyandırdı. Müslüman aleminin heyecanla beklediği Ramazan ayının gelmesiyle davulcular da ilk mesaiye başladı. Ramazan ayının sembollerinden olan Ramazan davulcuları, her yıl olduğu gibi bu yıl da maniler eşliğinde davul çalarak vatandaşları sahura kaldırdı. Esenler’de ise alışılanın dışında bir davulculuk ortaya çıktı. Vosvos araçların arkasına bağlanan davullar ve ses sistemleri ile Esenler’de vatandaşları sahura kaldıran bir grup, uyanıp evlerinin camlarına çıkan vatandaşların da ilgi odağı oldu. Evlerinin balkonlarına ve camlarına çıkan vatandaşlar o anları cep telefonu kameralarıyla kaydetti. "Ramazan boyunca Esenler sokaklarındayız" Bir yandan Vosvos’lardan davul sesleri yükselirken bir yandan da manilerini okuyan Fikret Bayraktar, "Bu Ramazan’da da diğer Ramazanlar’da olduğu gibi bazı şeylerin modernleşmesi gerek diye düşünerek, VosVos araçlarımızla sokaklarda Ramazan davulcusu olarak görev yaptık. Biz 2 sene başladık fakat Esenler Belediyesi bizden çok daha önce başlamıştı. Özellikle pandemi döneminde klasik araçların revaçta olmasıyla bizi gören bir çok belediye de başladı. Fakat ilklerin belediyesi Esenler Belediyesi burada da farkını gösterdi. Hem davulcu hem klasik araç sahibi arkadaşlarımızla bir konsorsiyum oluşturmuya çalışıyoruz. Malum şu an kış ayındayız fakat görevimizin başındayız. Biraz sonra hep birlikte Esenler’in sokaklarında dolaşacağız. Biz vatandaşlarımızı sahura kaldırırken onlar da bize eşlik edecekler. Hanımefendiler yemeklerini hazırlarken çocuklar balkonlara çıkacak, bizlere el sallayacaklar, fotoğraflarımızı çekecekler. Hava belki soğuk bu durumu etkiler ama gönülleri ısıtacağımızı düşünüyorum. Biz bu işe başladığımızda bu VosVoslar önce sahur aracı değil anons aracıydı. Sahur fikri ortaya çıkınca bu çok kabul gördü. Bir çok yerden bizi arayıp nasıl yaptığımızı sordular. Vatandaşlar da fikri çok sevdi. Hem klasik araçlar seviliyor hem de bu inovasyon seviliyor. Ramazan davulculuğu yüzyıllardır olan bir meslek. Fakat bu olunca daha farklı oluyor. Sesinizi daha çok duyuruyorsunuz. Üşümüyorsunuz, gelip fotoğraf çekenler oluyor. Seviliyor. Biz de Ramazan ayı boyunca Esenler sokaklarında olacağız" diye konuştu.
Aksaray Aksaray’da Ramazan davulcuları hafif kar yağışı altında sahur mesaisine başladı 11 ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Ramazan ayının simgesi olan davulcular sahur mesaisine başladı. Aksaray’da şehir genelinde mahalle mahalle geze davulcular, ilk mesaisine kar yağışı altında başlarken, kimi davulcular yürüyerek kimisi de araç bagajında davul çalarak vatandaşları sahura uyandırıyor. Aksaray’da kar yağışı ile birlikte 11 ayın sultanı Ramazan ayının ilk sahuru yaşanırken, ramazan ve orucun adeta simgesi olan Ramazan davulcuları da ilk sahur mesaisine kar yağışı altında başladı. Aksaray’da 76 mahallesi bulunan merkez ilçede yaklaşık 160 davulcu sahur mesaisine başlarken, davulcular da Ramazan ayına kavuşmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, vatandaşları sahura kaldırmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. "Davul Ramazan ayının simgesidir" Davulcu Savaş Yaşar, davulun Ramazan ayının bir simgesi olduğunu belirterek, "Aksaray’da doğdum büyüdüm. Davul zurna işi yapıyoruz. Düğünlere gideriz, asker uğurlamalarında davul çalıyoruz. Ramazan gelince de sahurda çalıyoruz. Davul çalınması gereken her yerde biz varız. Sünnetlerde, ramazanda, yıllardır geleneksel davulumuzu çalıyoruz. Ben kendimi bildim bileli, 10 yaşımdan beri davul çalıyorum, zurna çalıyorum. Biz hep bu mesleği yapıyoruz. Vatandaşları sahura kaldırmak için ezana bir buçuk iki saat kala mecbur başlıyoruz. Bir tek mahalle çalmıyoruz, yeni geldiğinde arabayla da çalıyoruz. Ramazanda davul çalmak çok güzel bir şey. Ne hissediyorum? Kendimle ve çaldığım davulumla gurur duyuyorum. İnsanların çoğu seviniyor. 11 ayın sultanı ramazanın geldiği için davulla daha mutlu oluyorlar. Ramazanın simgesidir davul. Bir davul çalıp insanları sahura uyandırırken balkona çıkan çocuklar oluyor, seviniyorlar. Kameraya çekiyorlar, bazen bahşiş atıyorlar. Zaten bizim bir ramazanımız var yaz mevsiminde de 2 ay düğün çalarız başka da yok, yatarız" dedi. "İnsanların sevincini görmek mutlu ediyor" 16 yaşındaki davulcu Yakup Yaşar ise "Çocukluğumda abimin yanında gittim, babamın yanında gittim. Abim öğretti bana bu mesleği. Arabanın arkasında çalıyorduk. Herkes davul çalamaz. Ramazan ayında davul çalmak benim için çok güzel bir duygu. Mutlu oluyorum, mutlu oluyoruz ailecek. İnsanların sevincini görüyoruz. Çocuklar çıkıyor, el sallıyor, anları sevindiriyoruz. Güzel bir duygu yani" diye konuştu.