GÜNDEM - 21 Ekim 2016 Cuma 16:23

Feyzioğlu: 'FETÖ’nün iadesini istemeyen idamı ister'

A
A
A
Feyzioğlu: 'FETÖ’nün iadesini istemeyen idamı ister'

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, bir araştırma şirketi tarafından yapılan ‘Vatana ihanet, terör ve tecavüz suçlarında idam cezası uygulansın mı?’ anketinde yüzde 90’ın üzerinde idama evet denilmesini değerlendirdi.

Feyzioğlu, “Bu idam tartışması gündemde olduğu sürece dünyada F tipi suç örgütünün yöneticilerini ve mensuplarını Türkiye’ye iade etmesini kimse beklemesin. F Tipi Suç Örgütünün kurucu ve mensuplarının iadesini istemiyorlarsa idam gelsin ve 15 Temmuz’a da uygulansın diye herkes çığlık atabilir. İade istemeyen bunu söyler” dedi.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu geçtiğimiz haftasonu yapılan genel kurulla yeniden Manisa Baro Başkanı seçilen Ali Arslan ve yönetimine tebrik ziyareti gerçekleştirdi. Ziyaretinin yarı resmi bir ziyaret olduğunu ve sabah kararlaştırıldığını kaydeden Feyzioğlu hem tebrik hem de Manisa barosu yeni hizmet binası için belirlenen alanda incelemelerde bulunacağını belirtti.

HSYK’ya teşekkür
Görüşme öncesi genel değerlendirmelerde bulunan Feyzioğlu, TBB olarak Manisa’da çok önemli iki davanın yakın takipçisi olduklarını bunlardan biri olan 15 tarım işçisinin hayatını kaybettiği kazada kararın en üst limitten verildiğini kaydetti. Bir diğer önemli davanın ise Soma Davası olduğunu hatırlatan Feyzioğlu HSYK’ya da teşekkür etti. Soma Davasının şu ana kadar doğru bir çizgide ilerlediğini kaydeden Feyzioğlu, “Heyetin değişmemiş olması da, heyetin ilk andan itibaren aynı kalmış olmasından memnunuz. HSYK’ya da buradan teşekkür ediyoruz. Çünkü sıklıkla el değiştirmeler sebebiyle yüz binlerin üzerinde olduğunu söyleyebileceğim dava çözümlenmemiş olarak bekliyor ve gereksiz yere uzuyor. Burada heyetin değişmemiş olması son derece önemli ve anlamlı. Aralık ayı gibi bir netice alınır diye düşünüyoruz bu davada” dedi.

Başkanlık sistemi tartışmaları
Başkanlık sistemi tartışmalarına da değinen Feyzioğlu, “Başkanlık sistemi tartışmalarından önce önümüze kuvvetler ayrılığının nasıl sağlamayı düşündüklerini siyasi iktidar ve siyasi muhalefet koymak zorundadır. Aksi takdirde yargının da başkanın altında saf tutması durumunda Türkiye’de hiçbir şekilde özgürlüklerden söz edilmesi mümkün olmaz. Başkanlık sisteminin demokratik işlediği ülkelerde yargı kayıtsız şartsız bağımsızdır, tarafsızdır. Başkanlık sistemi adı altında diktatörlük kurulmuş ülkelerde ise yargı başkanın altında yer alır. Başkanın altında yer alan bir yargı da kuvvetler birliği söz konusudur ve kuvvetler birliği olduğunda da kişinin gücü elinde tutana karşı hiçbir söz söyleme hakkı olmaz. O andan sonra vatandaşlık sıfatı da biter, vatandaşlığın yerini kulluk, kölelik alır. Ben hiçbir siyasi partinin bunu bilerek amaçladığını düşünmek dahi istemem Türkiye’de. Bizim amacımız doğruyu göstermek için yine milletimize bir kutup yıldızı gibi yol göstermeye çalışmaktır.” şeklinde konuştu.

“İdam kalkmamış olsaydı darbeyi önleyenler de asılırdı”
Bir araştırma şirketi tarafından yapılan ve kamuoyuyla paylaşılan ‘Vatana ihanet, terör ve tecavüz suçlarında idam cezası uygulansın mı?’ anketinde yüzde 90’ın üzerinde idama evet denilmesini de değerlendiren Feyzioğlu şunları söyledi:
“Türkiye’de idam anayasa ile kaldırılmıştır, Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi ek protokolüne biz tarafız. Avrupa Konseyinin bir üyesiyiz ve idamı bu sebeple biz sistemimizden çıkardık. Çok açık bir şey söyleyeyim eğer idam olmuş olsaydı 15 Temmuz gecesi beylik tabancasını eline alıp sokağa fırlayan ve darbenin önlenmesinde emsalsiz görev üstlenen, kumpas mağduru vatan evlatlarını asmış olurlardı. Demek ki neyi anlamalıyız buradan; idam telafisi imkansız bir ceza olduğu için anlık heyecanlarla, toplum böyle istiyor diye çığlıklarla fevkalade zararlı sonuçlara yol açabilir. İdamı savunmak, düşmez, kalkmaz ve yanılmaz bir tek yüce Yaradan olduğuna göre insanın kendini adeta Yaradan’a eş tutması anlamına geliyor. Çünkü beşer şaşar, beşerin, insanın yanlış yapma ihtimali her zaman var. Yanlış yapmayan doğruyu bilen bir tek Allah’tır. İnsan kendini yanlış yapmaz konumda görmeye başlarsa en büyük yanlışı yapar. Ceza Muhakemesi Hukukunda yanlışlığın olabileceği varsayıldığı için mutlaka yargılanmanın yenilenmesi gibi bazı çareler vardır. İdam ettiğinizde yargılamayı yenileseniz ne olacak. İadeyi itibar yetiyor mu? Türkiye 1960 sonrasında başbakanını astı itibarını iade etmemiz yetti mi? Türkiye bir sürü genç insanını astı. Geri geldi mi o insanlar? Gelmiyor.”

“FETÖ’nün iadesini istemeyen idamı ister”
İdam tartışmalarının gündemde olduğu sürece dünyadan F tipi suç örgütünün yöneticilerini ve mensuplarının Türkiye’ye iade etmesini kimsenin beklememesi gerektiğini söyleyen Feyzioğlu şöyle konuştu:
“Çünkü dünyada yapacakları savunma şudur; ‘Türkiye’ye beni gönderirseniz idam edilirim.’ Anayasamıza göre bir cezanın geriye, bugün olmayan bir cezanın yarın kabul edilmesinde geriye yürümesi mümkün değil. Ancak öyle bir takdim edilmektedir ki bu, 15 Temmuz’daki kalkışmaya katılanları idam edeceğiz diye sunulmaktadır vatandaşa. Hele hele böyle bir geriye yürüme söz konusu olduğunda Türkiye Avrupa Konseyi değerler sisteminden de tamamen dışlanmış olur. Tekrar tekrar söylüyorum, F Tipi Suç Örgütünün kurucu ve mensuplarının iadesini istemiyorlarsa idam gelsin ve 15 Temmuz’a da uygulansın diye herkes çığlık atabilir. İade istemeyen bunu söyler.”

Önder Aydın - Sadık Cangel

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Lokanta ve kafelerde KDV oranında değişiklik Resmi Gazete’de Lokanta ve kafelerde yüzde 8 olan KDV, yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV’nin, yüzde 20’ye çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Katma Deper Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 26 Nisan 2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan ’yüzde 8’ ibarelerinin ’yüzde 10’, ’yüzde 18’ ibarelerinin ’yüzde 20’ olarak değiştirilmesine karar verildi. Buna göre, lokantaların hizmetlerini, et, su, meyve suyu gibi gıda malzemesi satışı göstererek yüzde 10 yerine yüzde 1 KDV ile faturalandırmasının önüne geçilecek. Hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için yüzde 10 oranında KDV hesaplayacak. Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma yeri, tezgah gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri sunanların bu yerlerde yaptıkları satışlar da bu kapsamda olacak. Tebliğin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe gireceği belirtilirken hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği belirlendi.
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.