GÜNDEM - 13 Eylül 2016 Salı 20:01

Fırat Kalkanı Operasyonu’nda 3 DEAŞ mensubu etkisiz hale getirildi

A
A
A
Fırat Kalkanı Operasyonu’nda 3 DEAŞ mensubu etkisiz hale getirildi

Fırat Kalkanı Harekatı’nın 21 gününde, DEAŞ unsurlarına yönelik gerçekleştirilen 4 hava harekatında, 3 DEAŞ mensubu etkisiz hale getirilirken 4 havan ve 1 savunma mevzii de imha edildi.

Askeri kaynaklardan alınan bilgilere göre, Fırat Kalkanı Harekatı’nın 21’inci gününde Suriye sınır hattında, gerekli emniyet tedbirleri alınarak, Cerablus ve Rai bölgesinde halen kontrol edilen bölgede keşif, gözetleme, hedef tespiti ve ele geçirilen bölgelerde 845 kilometrekare oluşturulan savunma tedbirlerini geliştirme faaliyetlerine devam edildi. Ateş Destek Vasıtaları tarafından, harekat sahasında bulunan 5 DEAŞ hedefine toplam 11 Fırtına obüs mermisi atıldı.
Koalisyon Güçleri tarafından, Yahmul, Kafer Khan, Güzel Mezra ve Cakka (Zeytinlik) bölgelerinde tespit edilen DEAŞ unsurlarına yönelik 4 hava harekatı icra edilerek, 3 DEAŞ terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilirken, 4 havan ve 1 savunma mevzii de imha edildi.
Ayrıca, AFAD ve Kızılay’a ait unsurlar ile Özgür Suriye Ordusu ve sivillere yönelik lojistik faaliyetlerin kesintisiz olarak sürdürüldüğü bildirildi.

Caner Ünver 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde’de Nevruz coşkusu başladı Niğde’de 2 gün sürecek Nevruz Bayramı kutlamaları kortej yürüyüşü ile başladı. Niğde Valiliği, Niğde Belediyesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Ulukışla Kaymakamlığı, Altay Köyü Muhtarlığı, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Niğde İl Özel İdaresi ve Kazakistan Başkonsolosluğu iş birliği ile ydüzenlenen Nevruz Bayramı kutlamaları kent merkezindeki Abilay Han Parkı’ndan kortej yürüyüşü ile başladı. Ömer Halisdemir Meydanı’nda sona eren kortej yürüyüşün ardından burada konuşan Vali Nedim Akmeşe, Nevruz Bayramı’nın köklü tarihiyle bugüne uzanan bir gelenek olduğunu söyledi. Nevruzun ortak kültürün, kardeşliğin ve paylaşma anlayışının en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirten Akmeşe, "Yarın Ulukışla ilçemizin Altay köyünde düzenlenecek geleneksel etkinliklerle sürecektir. Tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı coşkuya ortak olmaya davet ediyoruz. Bu kutlamaları Niğde’de kalıcı bir kültürel değer haline getirmeyi hedefliyor, zengin mirasımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Bu kararlılıkla, nevruzun taşıdığı değerleri yaşatmaya devam edeceğiz. Nevruz Bayramı’nın ilimize, ülkemize ve tüm insanlığa barış, bereket, sağlık ve huzur getirmesini temenni ediyor, Nevruz Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" ifadelerini kullandı. Niğde için geleneksel hale getirilmesi planlanan kutlamarın çok önemli olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise, "Bu sene Niğde Valiliğinin himayelerinde Kazakistan Büyükelçiliğinin ve bütün kamu kuruluşlarımızın destekleriyle nevruz kutlamaları geleneksel hale gelecek. Nevruz kutlamalarının bir ilkin gerçekleştirmiş olacağız. Bunu kortejde tüm şehrimiz hissetsin istedik. Bugün etkinlikler devam edecek. Yarın Altay köyündeyiz inşallah orada da hep birlikte çok güzel bir şekilde bu nevruzu kutlayacağız. Altay köyümüzde gerçekleştirilecek kutlamalar uluslararası anlamda çok ses getirecek ve nevruz denince akla Niğde ve Altay gelecek diyorum" dedi. Kazakistan’dan gelen misafirler, Niğde’de düzenlenen Nevruz etkinlikleri kapsamında kentin tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Heyet, Kemerhisar beldesindeki tarihi su kemerleri, Gümüşler Manastırı, Bedesten ve Kent Kütüphanesi’ni gezdi. Etkinlikler kapsamında akşam saatlerinde Niğde Belediyesi Hazım Tepeyran Kültür Merkezi ile Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde konserler, dans gösterileri, uluslararası öğrenci performansları ve film gösterimleri gerçekleştirilecek. Kutlamaların ikinci günü olan 12 Nisan’da ise program Altay köyünde devam edecek. Sabah saatlerinde atlı kortej ve mehteran eşliğinde karşılama ile başlayacak etkinliklerde, açılış duası ve protokol konuşmalarının ardından Nevruz tanıtım filmi izletilecek. Gün boyunca çapan giydirme, demir dövme ve ateş üzerinden atlama gibi geleneksel ritüeller gerçekleştirilecek. Ayrıca fidan dikimi etkinliği ile doğaya katkı sağlanırken, katılımcılara Kazak Türk mutfağına özgü lezzetler ikram edilecek.
Antalya Fatih Tekke: "Her şeye rağmen kazanmamız gereken bir maçtı’’ Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Alanyaspor maçının ardından yaptığı açıklamada, "Eksiklerimiz var ama her şeye rağmen kazanmamız gereken bir maçtı’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Trabzonspor deplasmanda karşılaştığı Corendon Alanyaspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, "Üzücü bir gün ama oyun olarak, her şeyiyle domine ettiğimiz, her şeyiyle istediğimizin olduğu pozisyonlarda kısırlık var ama oyun olarak her şeyiyle çok beğendiğim bir maç. Ama sonuç olarak kalemize gelmeden iki puan kaybettik. Eksikliklerimiz var ama her şeye rağmen kazanmamız gereken bir maçtı. Üzgünüz ama gerçekten zor bir deplasman da iyi bir oyun oynadık. Oyuncularıma da söyledim; üzülelim haftaya yine zor maç var. Her maç zor oluyor, kolay maçımız yok. Ama ön tarafta biraz daha tabi kreatif dediğimiz oyuncuların performansına ihtiyacımız var. Bugün açıkçası istediğimiz olmadı ama oyun olarak Alanyaspor takımının burada oynadığı her maçta üstünlüğü ile geçen bölümler çok var. Bu maçta onlar adına hiç olmadı, bence iyi hazırlamış olduğumuz bir maçtı. Benim de en çok üzüldüğüm şey de bu. Çok iyi hazırlandık istediğimiz gibi geçti ama sonuç olarak istediğimiz olmadı. Yapacak bir şey yok üzüleceğiz sonra haftaya devam edeceğiz’’ diye konuştu. "Bugün nasibimiz buymuş’’ Alanyaspor deplasmanında 2 puan kaybettiklerini ancak çalışmaya devam edeceklerini belirten Tekke, "Bugün oyunu değerlendirdiğinde genel hatlarıyla çok iyi çalıştığımız, çok iyi hazırlandığımız bir maç. Bu insanı kızdırabilir ama bugün olmadı. Dün olmuştu, ön taraftaki oyuncularımızın olmayışı Onuachu, Muçi gibi normalde değiştirmem gereken oyuncular var ama kulübemizde maalesef kenar oyuncusu sıkıntımız vardı. Dolayısıyla girenler çok istediğimiz katkıyı bu maçta iyi yapamadılar. Ama genel hatlarıyla Alanyaspor‘un tüm maçlarını izledim. Kalemize gelemediler ve iki puan kaybettik bu da her zamanki gibi benim ne olursa olsun bazen olmaz o kadar güzel olmaz ki buna yapacağınızı hiçbir şey yok. Bu tamamen benim inancımda Allah’ın izniyle oluyor. Bugün nasibimiz buymuş, çalışmaya hazırlanmaya adım adım gitmeye devam edeceğiz’’ ifadelerini kullandı.
Kayseri Bakan Bayraktar: "Bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) düzenlenen Türkiye’nin Enerji Vizyonu İstişare Toplantısı’nda yaptığı açıklamasında, "İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" dedi. KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Hulusi Akar, Sayın Bayar Özsoy, Murat Cahid Cıngı, Dursun Ataş, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve iş insanları katıldı. "Türkiye’nin enerjisinde temel 2 açmaz var" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerjide iki açmazı olduğunu söyleyerek, "Bir tanesi Türkiye enerji talebi artan bir ülke. Açmaz diyorum çünkü artan talebi karşılamak gerçekten çok önemli bir yatırım sürecini hem altyapı hem de üretim tarafını gerektiriyor. Çok ciddi bir finansmana ihtiyaç duyuyoruz ama bu aynı zamanda iyi bir şey çünkü ekonominiz büyürse enerji talebiniz artıyor. Şehirleşmeniz artarsa, insanların hayat standardı yükselirse enerji talebi artıyor. Kayseri’ye baktığımızda 2002 yılından bu güne rakamlara baktım. O gün için 420 bin abone varmış bugün 900 bin abone var. mesken abonesi 356 binmiş bugün o rakam 760 bin olmuş. Yani 2 katı civarında artan bir aboneleşme ve yeni tüketici var. Daha ilginç olan rakam şu; tüketime baktığımızda o günden bu güne yaklaşık 5 kat büyümüş. Şunu gösteriyor bunlar yani Kayseri’nin ekonomisi 4 milyar dolara yakın bir ekonomik büyüklükten bahsettik. Sanayisiyle, ticareti, tarımı, turizmiyle beraber Kayseri çok büyük bir ivme ile son 20 yıl içerisinde büyümüş. Dolayısıyla artan bir enerji talebi var. İkinci açmaz da Türkiye’de maalesef karşı karşıya olduğumuz ve şu anda ekonomimizin üzerinde de en önemli etkilerden bir tanesi Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığıdır. Onun için milli enerji ve maden politikası olarak diyoruz ki biz Türkiye’yi mutlak suretle en hızlı şekilde enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım" dedi. "Bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" Bakan Bayraktar, sene sonunda Akkuyu’dan ilk elektriği üreteceklerini söyleyerek, "Türkiye kullandığı 3 birim enerjinin ikisini ithal ediyor. Doğalgaz, petrol, petrol ürünleri, kömür ithalatı ve malumunuz bunların fiyatlarını biz burada belirlemiyoruz. Bunlar küresel piyasalarda belirlenen emtialar. Dolayısıyla 2022 yılında 96 buçuk milyar dolar enerji ithalatına para ödeyen bir Türkiye var. Türkiye bunun için özellikle büyük bir potansiyelimizin olduğu yenilenebilir enerjiyi değerlendirebilir. Son 15 yılda 25 bin megawatı aşan güneş gücü 15 bin megawat civarında rüzgar gücüyle 40 bin megawata güneş ve rüzgarda ulaştık. Türkiye artık Somali’de derin denizlerde petrol arayan bir ülke. Mutlak suretle petrol ve doğalgaz üretimimizi arttıracağız. Akkuyu’da son aşamaya geldik. Bütün zorluklara, engellemelere rağmen biz bu yolda kararlılıkla ilerliyoruz ve inşallah bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız. Fakat oraya Trakya’yı ve küçük modüler reaktörleri de ekleyerek ki nükleerin ikinci çağı başlıyor şimdi. Bir 1950’lerde başlayan bir dönemi var o dönemi maalesef biraz ıskalamış durumdayız ama inşallah bu nükleerin ikinci çağında küçük modüler rektörlerde Türkiye bu teknolojiye sahip olan ve üreten belki ileride inşallah ihraç edebilme kabiliyetine ulaşacak. Dolayısıyla nükleer bizim en önemli ajanda maddelerimizden bir tanesi" ifadelerini kullandı. "2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır" KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy ise, yapılan çalışmaların bakanlığın ne kadar gayretle çalıştığının açık ispatı olduğunu söyleyerek, "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefiyle; Karadeniz’deki doğalgaz keşiflerinden nükleer enerji hamlelerine, yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye alınmasından stratejik madencilik faaliyetlerine kadar her bir projeniz, biz üreticiler için geleceğe dair en büyük teminat niteliğindedir. 2014 yılında 40 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücümüzün bugün 25 bin megavatı aşmış olması; 12 yılda kat edilen 641 katlık bu mesafe, sizin ve bakanlığımızın ne kadar büyük bir gayretle çalıştığının en açık ispatıdır. Sizlerin ifade ettiği gibi; 2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır. Kayseri iş dünyası olarak bizler, bu rekorun en güçlü paydaşı olmaya hazırız. Bizim Kayseri Ticaret Odası olarak her fırsatta dile getirdiğimiz bir gerçeğimiz var. Ulaşım olmadan ticaret olmaz, enerji olmadan ise üretim olmaz. Ancak bugün bu söze bir ekleme daha yapmak gerekiyor. Depolama ve sürdürülebilirlik olmadan enerji yönetilemez. Güneşimiz var, rüzgarımız var ancak sanayicimizin çarklarını 7/24 kesintisiz döndürebilmesi için enerjiyi sadece üretmek yetmiyor, onu depolayabilmek de kritik bir önem arz ediyor. Sektörlerimizin yaptığı analizlerde de yenilenebilir enerjinin yönetilebilir olması için depolama çözümleri artık bir lüks değil, zorunluluktur. Kayseri mobilyadan tekstile, çelik kapıdan makine sanayisine kadar 4 milyar dolara yaklaşan ihracat, 1 milyar 730 milyon dolar ithalat hacmiyle anasının ak sütü gibi cari fazla veren Türkiye’nin üretim merkezleri arasında önemli bir yerde olan kadim bir şehirdir. Ancak bu çarkların dönmesi, üretim maliyetlerimizin en büyük kalemini oluşturan enerjinin sürdürülebilir ve makul maliyetlerle sanayicimize ulaşmasına bağlıdır. Kayseri girişimcisi, sadece devletten bekleyen değil, kendi enerjisini üretme iradesini de gösteren bir yapıdadır. İlklerin şehri olan Kayseri’de kurulan ilk elektrik santrali, 1926 yılında Atatürk’ün imzasıyla temelleri atılan ve 1930’da faaliyete geçen Bünyan Hidroelektrik Santrali’dir. Türkiye’nin en eski santrallerinden biri olan bu tesis, Kayseri ve çevresine enerji sağlamış olup, tarihi makineleriyle uzun yıllar hizmet vermiştir. Şehrimiz; güneş enerjisi (GES) başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarında büyük bir iştaha sahiptir. Kayseri, 2035 yılı için koyduğunuz 120 bin megavatlık dev hedefin neresindedir? Biz diyoruz ki; Kayseri bu hedefin amiral gemisidir! Sanayicimiz kendi enerjisini üretme iştahıyla doludur" dedi. "KOBİ’lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır" Gülsoy, enerjiye talebin her geçen gün arttığını söyleyerek, "Her geçen gün enerjiye talep artmaktadır. Bu durum maliyetlerimizi de aşırı derecede yükseltmektedir. Bunun çözümü bizim gücümüz birlik ve beraberlik içerisinde yaşadığımız coğrafyadadır. Yenilenebilir kaynaklarla ve nükleer güçte kapasite artışıyla, ülkemizin ve sizlerin gayretleriyle enerji bağımlılığımızı düşürebiliriz. Ancak bu yolda ilerlerken bazı teknik bariyerlerin aşılması bizler için hayati önemdedir. İş dünyamızın temsilcilerinden gelen sorun ve talepleri zatıâlinize çözüm önerileriyle birlikte dosya halinde de sunacağız ama sanayicimizin ve ticaret erbabımızın bazı beklentilerini dile getirmek isterim. Yenilenebilir kaynakların şebekeye daha dengeli ve stabil aktarılması için depolama yatırımlarına yönelik teşviklerin verilmesi, sanayicimizin önünü açacaktır. İşletmelerimizin kendi çatılarına kurmak istediği GES yatırımlarında karşılaşılan trafo kapasite yetersizlikleri ve kota sorunlarının aşılması. Son yapılan mevzuat değişikliği ile saatlik mahsuplaşma en büyük problemlerimizden birisidir. Mahsuplaşma sisteminin aylık bazdan saatlik bazda uygulanmaya başlanması, özellikle üretim ve tüketim dengesinin gün içerisinde değişkenlik göstermesi nedeniyle yatırımcıların gelirlerini önemli ölçüde azaltmıştır. Mahsuplaşma sisteminin yeniden aylık bazda uygulanması, dağıtım bedellerinin maliyet esaslı, makul ve öngörülebilir bir seviyeye çekilmesi. Mevcut yatırımların korunmasına yönelik geçiş süreci düzenlemeleri yapılması, destek süresi sona ermiş santraller için ayrı bir tarife veya koruyucu mekanizma oluşturulması yeşil dönüşüm sürecimizi hızlandıracaktır. Zatıâlinizin de üzerinde hassasiyetle durduğunuz ’izin süreçlerini kısaltma’ gayretlerini takdirle karşılıyoruz. Bu süreçlerin hızlanması, 3 bin 500 megavatlık yeni kapasitelerin çok daha hızlı devreye girmesini sağlayacaktır. Enerji maliyetleri konusunda, özellikle stratejik üretim yapan KOBİ’lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır" dedi. "Kayseri iş dünyası olarak değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz" Kayseri’nin maden çeşitliliği bakımından da zengin bir şehir olduğunu belirten Gülsoy, , "Maden arama ve işletme süreçlerindeki bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, bu cevherlerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacaktır. Rehabilitasyon bedelleri ödemelerinin nakit dışında banka teminat mektubu veya ipotek vererek karşılanması, ÇED süreçlerinin kısaltılması, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizin, özellikle asgari ücret ve genel gider artışlarından olumsuz etkilenmemesi adına; kâr marjlarının maliyet artışlarıyla uyumlu hale getirilerek işletme sermayelerinin korunmasını, sektörün anayasası hükmündeki 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, günün ekonomik gerçeklerine ve sektör paydaşlarının taleplerine göre güncellenerek daha dinamik bir yapıya kavuşturulmasını istirham ediyoruz. Kayseri iş dünyası olarak bizler; değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz. Sizin ortaya koyduğunuz ‘Milli Enerji ve Maden Politikası’na tam destek veriyoruz. İnanıyoruz ki; sizin rehberliğinizde enerji koridorlarının merkezi haline gelen Türkiye, üretimde de dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam edecektir. Biz de diyoruz ki; Kayseri’nin üretim aşkı, sizin enerji vizyonunuzla birleştiğinde Türkiye’nin eli her zamankinden daha güçlü olacaktır. 80 milyar dolarlık yeni yatırım hedefinde Kayserili müteşebbislerin imzası mutlaka olacaktır. Bu toplantının; şehrimizin ve ülkemizin enerji vizyonuna yeni ufuklar açmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Program konuşmaların ardından basına kapatılarak soru-cevap kısmı ile devam etti.