EKONOMİ - 20 Aralık 2016 Salı 19:13

Gemi ve yatlar üzerindeki bazı vergiler kaldırılıyor

A
A
A
Gemi ve yatlar üzerindeki bazı vergiler kaldırılıyor

Maliye Bakanı Naci Ağbal, gemi ve yatlar üzerindeki yıllık harç uygulamasını, damga vergisi, harç, banka sigorta muameleleri vergisi gibi vergilerin kaldırılacağını söyleyerek, "Zaten almadığımız bir vergiden sadece ve sadece gemi ve yatları millileştirmek adına vazgeçiyoruz” dedi.

Maliye Bakanı Ağbal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerine sunum yaptı.

Ağbal, tasarının ekonomide kamu idarelerinin uygulamalarında veya kamu hizmetlerinin sunumunda zaman zaman ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar, problemler, durumlar karşısında vatandaşa yeni imkanlar getirmek amacıyla yapıldığını belirterek, “Sayın Başbakanımızın EKK Toplantısının akabinde ekonomiyle ilişkin kararları açıklayan demeci olmuştu. Bu yasa tasarısıyla hükümet olarak açıklamış olduğumuz yeni kararların yasal düzenleme boyutunu hayata geçirmiş olacağız. İşletmelerimizin krediye erişimini sağlamak, piyasalar özellikle reel sektörün kredi alma imkanlarını genişletmek amacıyla düzenleme yapıyoruz bu tasarıda. Kredi garanti fonu yaklaşık 20 milyara kadar bir kredi garanti fonu limiti bankalara verebilmektedir. Yapmak istediğimiz yasal düzenlemede 2 milyar liralık olan limiti, 25 milyar liraya çıkarıyoruz. Bu suretle işletmelerimize bu düzenleme sonrasında 250 milyar liralık kredi hacmini de oluşturmuş olacağız. Bu da ekonomide reel sektörün canlanması, kredi imkanlarının arttırılması, kredi piyasalarının geliştirilmesi anlamında önemli bir düzenleme olacaktır diye düşünüyorum” diye konuştu.

“OCAK ŞUBAT VE MART AYLARINA İLİŞKİN ÖDEMELERİ GEREKEN PRİM TUTARLARINI EKİM KASIM VE ARALIK AYLARINDA ÖDEYECEKLER"

"Küçük ve orta ölçekli işletmelerin başta olmak üzere hem nakit ihtiyaçlarına katkı sağlamak, hem de özellikle içinde bulunduğumuz koşullarla işletme sermayelerine destek olmak amacıyla Ocak şubat ve mart aylarına ilişkin sosyal güvenlik prim ödemelerini Ekim Kasım Aralık’a çekecek bir düzenleme yapıyoruz" ifadesini kullanan Ağbal, "Bu düzenleme neticesinde asgari ücret desteğinden yararlanan işletmelerimiz belli tutara kadar olan prim ödemelerini herhangi bir faiz alınmaksızın, Ocak Şubat ve Mart aylarına ilişkin ödemeleri gereken prim tutarlarını Ekim Kasım ve Aralık aylarında ödeyecekler. Dolayısıyla 6 aylık erteleme imkanı getiriyoruz. Bu sayede asgari ücret desteğinden yararlanan işletmelerimiz bu aylara ilişkin yükümlülükleri, bu tutarda azalmış olacak. Bu da işletmelerimize önemli bir nakit imkanı sağlayacak diye düşünüyorum. Burada önemli olan bu erteleme nedeniyle herhangi bir faizin alınmamış olması” açıklamasında bulundu.

2017 yılında özel sektör yatırım harcamalarını teşvik etmek amacıyla mevcut teşvik sisteminde 2017 yılına dönük olarak bir düzenleme yapıldığını da bildiren Ağbal, indirimli kurumlar vergisi uygulaması ve KDV iadesi uygulaması olduğunu hatırlatarak, “Burada yapmış olduğumuz düzenlemeyi sadece imalat sanayinde yatırım yapacak teşvik belgeli yatırımlar için getiriyoruz. Bu düzenlemeyi hayata geçirdiğimizde özel sektörün imal sektöründe yatırım yapan özel sektörün 2017 yılında bu kapsamdaki yatırım harcamalarına hız vereceğini ümit ediyoruz. Bu kapsamda gerçekten önemli teşvikler getiriyoruz. Her teşvik belgesinde yatırıma katkı oranı ve yatırıma katkı tutarı var. Burada yapmış olduğumuz düzenlemeyle imalat sektörüne yapılacak yatırım harcamalarında 15 puan yatırıma katkı oranını arttırıyoruz. Bir teşvik belgeli yatırımcı 2017 yılında imalat sektöründe yatırım yapıyorsa, normalde 100 milyarlık yatırım yaptığında 40 milyon lira indirim kurumlar vergisi elde edebilecekken şimdi onu yüzde 15’e arttırıyoruz. 40 milyon yerine 55 milyon lira yaklaşık 15 milyon ilave kurumlar vergisinden indirim hakkı getiriyoruz. 2017 yılında yapılacak yatırım harcamalarında asgari tutarın oranını 0 indiriyoruz” ifadelerini kullandı.

“50 MİLYON LİRANIN ALTINDA OLSA BİLE KDV İADESİNİN UYGULANMASI MÜMKÜN HALE GELİYOR"

KDV iadesi düzenlemesiyle ilgili konuşan Ağbal, şunları kaydetti:

“İmalat sektöründe yatırım teşvik belgesine sahip yatırımcılar 2017 yılında yapmış oldukları inşaat yatırımları nedeniyle yüklendikleri ancak mahsup yoluyla indirim konusu yapamadıkları KDV’leri iade yoluyla alabilecek. Mevcut sistem buna imkan vermiyor. 500 milyonun üzerindeki sabit sermaye yatırımlarına sahip teşvik belgeli yatırımlarda KDV iadesi imkanı vardı. En son bir düzenleme yaptık. 500 milyonluk tutarı 50 milyon liraya indirme konusunda yetki almıştık. Burada yaptığımız düzenleme 50 milyon liranın altında olsa bile KDV iadesinin uygulanması mümkün hale geliyor. Eğer teşvik belgeli yatırımın sabit sermaye tutarı 50 milyonun üzerindeyse bu teşvik belgesi kapsamında yapılacak inşaat işlerinde 6 ayda bir KDV iadesi alabilecek. 50 milyon liranın altındaysa bu durumda 2017’nin tamamında indirim konusu yapamadığı tutarları 2018 Ocak ayında gelip indirimi konusu yapabilecek.”

“ASGARİ ÜCRET DESTEĞİ UYGULAMASINA 2017’DE DEVAM EDİLECEK"

"EKK çerçevesinde olmamakla beraber bu yasada düzenlediğimiz önemli konulardan bir tanesi de asgari ücret desteği uygulamasına 2017’de devam edecek şekilde bir yasal düzenleme getiriyoruz" diyen Bakan Ağbal, "2016 yılında asgari ücretteki artıştan dolayı işletmelerimize asgari ücret desteği uygulamamız vardı. Biz bunu 2017 yılında da devam ettireceğiz. Bu konuda yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Bu desteğin 2017 yılında da verilebilmesine ihtiyaç sağlıyor” şeklinde konuştu.

Bakan Ağbal, KOBİ’lerin birleşmesine ilişkin, birleşen iki şirketin KOBİ olursa imalat sektöründe faaliyet gösterirse bu birleşmenin olduğu dönem dahil 3 dönem indirimli kurumlar vergisi uygulaması getirildiğini ifade etti.

“GEMİ VE YATLAR ÜZERİNDEKİ YILLIK HARÇ UYGULAMASINI KALDIRIYORUZ"

Gemi ve yatlara ilişkin yasal düzenlemelerle ilgili ise Ağbal, şöyle konuştu:

“Çok sayıda gemi ve yatın aslında vatandaşlarımız tarafından sahip olunmasına rağmen yabancı bayraklı olarak denizlerimizde bulunduğunu biliyoruz. Bu

gemi ve yatlar üzerindeki vergisel yükler nedeniyle vatandaşlarımızın yabancı bayraklı gemi ve yat edinim yolunu seçmiş olmaları. Vatandaşlarımız tarafından halihazırda sahip olunan veya ilerde sahip olunacak gemi ve yatlar üzerindeki çeşitli vergi uygulamalarını değiştiriyoruz. Gemi ve yatlar üzerindeki yıllık harç uygulamasını kaldırıyoruz. Gemi ve yatlar üzerinde damga vergisi, harç, banka sigorta muameleleri vergisi gibi vergileri de kaldırıyoruz. Bu maliyet farklılığı vatandaşlar tarafından yurtdışından almayı cazip hale getiriyor. Yapmış olduğumuz düzenlemeyle almış olduğumuz bir vergiden vazgeçiyor değiliz, zaten almadığımız bir vergiden sadece ve sadece gemi ve yatları millileştirmek adına vazgeçiyoruz. Yıllık harcı kaldırıyoruz. Gemi ve yatların Türkiye’ye getirilmeleri şartıyla gemi siciline kaydettirmeleri şartıyla veraset intikal vergisi ve ithal nedeniyle alınması gereken vergilerden vazgeçiyoruz. Ulaştırma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı olarak düzenleme yaptık. Düzenlemeyle Türkiye’deki gemi ve yat edinimiyle, sahipliği üzerindeki yükleri dış ülkelerle aşağı yukarı benzen hale getirmek suretiyle bu gemi ve yatların millileşmesine katkı sağlamış olacağız.”

Tasarıda farklı ekonomik ihtiyaçlar çerçevesinde yapılan düzenlemeler de bulunduğunu söyleyen Bakan Ağbal, “Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun toplantı sayısının mevcut yasada banka meclisinin toplantı sayısına paralel bir şekilde her ay 1 defa olmak üzere düzenlemiş durumda. Burada Merkez Bankasının talebi doğrultusunda yapılan düzenlemeyle yılda en az 8 defa olmak üzere tamamen banka yönetiminin kararına bağlı bir toplantı düzeni oluşturması amaçlanmıştır” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Dayısından öğrendiği padişah mesleğini 44 yıldır sürdürüyor Gaziantep’te 44 yıllık usta Metin Gül, geleneksel sedef kakma sanatını yaşatmaya çalışıyor. UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ndeki sedef kakma sanatının Gaziantep’teki sayılı ustalarından olan 57 yaşındaki Metin Gül, mesleğini sürdürmek için büyük çaba sarf ediyor. Mesleğini ayakta tutmak istiyor Tarihi Gaziantep Kalesi’nin yanındaki atölyesinde sandıktan rahleye, mücevher kutularından sehpaya, aynadan bastona ve çeyiz sandığının yanı sıra sedef işlemeli orijinal Osmanlı tüfeği, hançer, kılıç ve silah kabzasına kadar çok sayıda ürünü alıcısıyla buluşturan Gül, mesleğini ayakta tutmak istiyor. İlkokulu bitirdikten sonra 13 yaşındayken sedef kakma ustası olan dayısı Mehmet Bıyık’tan mesleğin tüm inceliklerini öğrenen Gül, mesleğini 44 yıldır 20 metrekarelik dükkanında severek sürdürüyor. Osmanlı döneminde Fatih Sultan Mehmet ve II. Abdülhamid Han başta olmak üzere birçok padişahın ilgi gösterdiği köklü bir süsleme sanatı olan sedef kakma mesleğinde 44 yılı geride bırakan Gül’ün el emeği göz nuru yaptığı ürünler turistlerden büyük ilgi görüyor. Mesleğinin yok olmaması için çabalıyor Atölyesinde uzun saatler çalışan, bin bir emek ve zahmetle gün boyu sedef parçalarını ahşap üzerine açılan çukur veya oymalara yerleştiren Gül, bu sanatın genç kuşaklara aktarılması ve yok olmaması için çabalıyor. Ürünlerini Türkiye’nin farklı illerindeki müşterilerinin yanı sıra Avrupa’ya da gönderen Gül, çocukluğundan beri bu sanat dalına ilgi duyduğunu söyleyerek, "Sedef kakma sanatı dayı mesleği. Bu mesleği dayımdan öğrendim. Mesleğe başladığımda 13 yaşındaydım ve şu anda 57 yaşındayım. Yaklaşık 44 yıldır bu mesleği yapıyorum. Aynı zamanda Allah rahmet etsin ve bir diğer ustam da Ahmet Bıyık’tı. Dayımdan sonra bana mesleği Ahmet Bıyık öğretti. Yıllardan beri de ben geçimimi bu meslekten sağlıyorum. Mesleğimi seviyorum ve güzel bir mesleğimiz var. Mesleğin tüm detaylarını biliyorum. Hem çizim yaparım hem de tel işlerim" dedi. Genellikle Selçuklu ve Osmanlı motifleri ile geometrik motifler kullandığını belirten Gül, ürünlerinin çok beğenildiğini ve turistlerin büyük ilgi gösterdiğini ifade etti. "Meslekte yetişen eleman yok" Unutulmaya yüz tutmuş mesleği öğretecek eleman bulamamaktan yakınan Gül, "Mesleği öğrenen ve meslekte yetişen eleman yok. Meslekte son nesil biziz. Yaşım 57 ve ben son neslim. Bizden sonra bu meslek bitiyor ve mesleği yapan yok. Bizden sonra bu meslek ölecek. Bu durum bizi üzüyor ama elden gelen bir şey yok" şeklinde konuştu. "Ürünlerimiz büyük ilgi görüyor" Mesleğinin zor olduğunu belirten Gül, "Çeyiz sandığı, tavla, sandalye, kılıç, sehpa, çerçeve, saat, ayna, baston, tepsi ve çay tepsisi gibi birçok ürün yapıyorum. Ürünlerimiz büyük ilgi görüyor. Özellikle yerli turistlerimiz büyük ilgi gösteriyor. Satışlarımız iyi ve çok şükür satışlardan memnunum" diye konuştu.
Bursa Engelsiz istihdam projesine akademik ilgi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin özel bireylerin iş gücüne katılımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği ‘Engelsiz İstihdam Projesi’, sadece bir sosyal sorumluluk çalışması değil, sahaya yansıyan sonuçlarıyla örnek bir istihdam modeline dönüştü. Ankara Üniversitesi’nin otizmli gençlerin istihdamına yönelik yürüttüğü proje kapsamında Büyükşehir Belediyesi Bursa İş Ofisi’ni ziyaret eden üniversite heyeti, Bursa İş Ofisi’nin Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü ile birlikte sürdürdüğü ‘Engelsiz İstihdam Projesi’ni inceledi. Bursa İş Ofisi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen görüşmede ilk olarak Ankara Üniversitesi temsilcileri tarafından ‘Otizmli Gençlerin İstihdamında Farkındalık ve Destek İnisiyatifi’ projesinin kapsamı ve hedefleri hakkında bilgiler verildi. Proje çerçevesinde otizmli genç bireylerin istihdama erişiminin kolaylaştırılması, işveren farkındalığının artırılması ve kapsayıcı istihdam modellerinin geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Ziyaret kapsamında Bursa İş Ofisi yetkilileri tarafından, Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa İş Ofisi ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen ‘Engelsiz İstihdam Projesi’ hakkında sunum yapıldı. Projenin, Bursa’da yaşayan özel bireylerin iş fırsatlarına erişimini kolaylaştırmak, destekli istihdam modelini yaygınlaştırmak ve istihdam kanallarını genişletmek amacıyla hayata geçirildiği belirtildi. Bu çerçevede Büyükşehir ekibi tarafından saha incelemeleri ve iyi örnek ziyaretlerinin tamamlandığı, proje ekibi ve yürütme kurulunun oluşturulduğu, iki iş koçunun istihdam edildiği, uygulama dokümanlarının hazırlandığı ve iş arayan engelli bireylerin istatistiksel analizlerinin yapıldığı ifade edildi. Toplantıda iki kurum arasındaki iş birliği imkânları değerlendirilirken, otizmli gençlerin ve özel bireylerin istihdama katılımını artırmaya yönelik ortak adımların önemi vurgulandı.
İstanbul Konut fiyatları Ocak ayında yüzde 27,7 arttı Konut fiyat endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 27,7 oranında arttı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Ocak ayı Konut Fiyat Endeksi (KFE) verisini açıkladı. Buna göre, Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,7 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 27,7 oranında arttı, reel olarak ise yüzde 2,3 oranında azaldı. Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,7 oranında artarak 211,8 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,7 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 2,3 oranında azalış gösterdi. 2026 yılı Ocak ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 3,1, 3,5 ve 3,7 oranlarında artış gözlendi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 28,7, 31,7 ve 29,0 oranlarında artış gösterdi. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Ocak 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 34,2 ile Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkâri, Muş bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 18,2 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde gözlendi. Yeni kiracı kira endeksi yıllık yüzde 34,2 arttı 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,5 oranında artan Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE), bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 34,2, reel olarak ise yüzde 2,7 oranında arttı. YKKE 2026 yılı Ocak ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 3,9, 3,5 ve 4,7 oranlarında artış gösterdi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 38,1, 36,9 ve 38,5 oranlarında arttı. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık yeni kiracı kira endeksi değişimleri incelendiğinde, Ocak 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 38,5 ile İzmir bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 19,5 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde gözlendi.
Kütahya Kütahya Vakıflar Bölge Müdürü Çınar: "Ramazan boyunca 4 ilde iftar sofraları kurulacak" Kütahya Vakıflar Bölge Müdürü Muhammet Enes Çınar, Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde ücretsiz iftar sofraları kurulacağını açıkladı. Çınar, gerçekleştirilecek organizasyonlarla binlerce vatandaşın aynı sofrada buluşturulacağını belirterek, "Asırları Aşan Hayır Bu Sofrada" temasıyla Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve bereket ruhunun yaşatılacağını ifade etti. Vakıf medeniyetinin köklü mirasının Ramazan ayında da sürdürüleceğini vurgulayan Çınar, iftar sofralarının toplumun her kesimine açık olacağını ve ihtiyaç sahiplerinin misafir edileceğini kaydetti. Çınar, bu kapsamda Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan Kütahya, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Uşak illerinde Ramazan ayı boyunca düzenlenecek organizasyonlarla binlerce vatandaş iftar sofralarında ağırlanacak. Çınar, Kütahya’da Zafer Meydanı ve Şehir Hastanesi Otoparkı, Afyonkarahisar’da Gedik Ahmet Paşa Camii Önü ve Taş Medrese ve Afyonkarahisar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Otoparkı, Eskişehir’de Yunus Emre Devlet Hastanesi Otoparkı ve Mahmut Sami Ramazanoğlu Camii Külliyesi Salonu ve Uşak’ta Aşevi Vakfı Yeni Hizmet Binası Salonu ve Devlet Hastanesi Otoparkı’nda iftar sofraları kurulacağını belirtti. Müdür Çınar, Ramazan ayı boyunca belirlenen tüm noktalarda ücretsiz iftar yemeklerinin verileceğini belirterek, vatandaşları bu sofralarda bir araya gelmeye davet etti.