SAĞLIK - 31 Ocak 2016 Pazar 12:27

Gen mutasyonunuzu öğrenmek hayatınızı kurtarabilir

A
A
A
Gen mutasyonunuzu öğrenmek hayatınızı kurtarabilir

RS Kadın Hastanesi Tıbbi Genetik Uzmanı Prof. Dr. Necat İmirzalıoğlu, kadınlarda meme ve yumurtalık kanserlerinin oluşumunda genlerin mutasyona uğramasının büyük risk oluşturduğunu söyledi.

Prof. Dr. Necat İmirzalıoğlu, yeni nesil dizileme teknolojisi kullanılarak yapılan testler sayesinde mutasyon taşıyıcılarının önceden saptanarak önleyici tedavinin hayat kurtarabildiğini belirtti. Meme ve yumurtalık kanserlerine ilişkin açıklama yapan Tıbbi Genetik Uzman İmirzalıoğlu şöyle konuştu: “Meme kanseri, memenin süt bezlerinde ve üretilen sütü meme başına taşıyan kanalları döşeyen hücreler arasında, çeşitli etkenler sonucu sınırsız ve kontrolsüz bir şekilde çoğalan ve başka organlara yayılma potansiyeli taşıyan hücrelerden meydana gelen tümöral oluşumlardır. ABD'de tüm yaşamı boyunca her 8 kadından biri, meme kanserine yakalanmaktadır. 2008 yılında ABD'de 180 binden fazla kadına meme kanseri teşhisi konulmuş olup 40 bin civarı kadın da meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Herediter (kalıtsal ya da ailevi) meme kanseri, meme kanserli hastaların yaklaşık yüzde 10'unda görülen bir durumdur. Kalıtsal meme kanserlerinin yüzde 80’inden sorumlu iki gen bulunmaktadır”.

“MEME VE YUMURTALIK KANSERLERİNDE BİLİNMESİ GEREKENLER”
Prof. Dr. Necat İmirzalıoğlu, BRCA-1 geninde mutasyon olan kadınlarda 70 yaşına kadar meme kanseri gelişme riskinin yüzde 85, yumurtalık kanseri riskinin ise yüzde 45 olarak bildirildiğine dikkat çekti. BRCA-2 gen mutasyonu taşıyıcılarındaysa, 70 yaşına kadar meme kanseri gelişme riskinin yüzde 84 ve yumurtalık kanseri gelişme riskinin de yüzde 76 olduğunu ifade eden Necat İmirzalıoğlu,“BRCA1 ve BRCA2 tümör baskılayıcı genlerdir. Hücre içi genetik materyalinin çoğalmasının kontrolünden sorumludurlar. Genlerin yapıtaşı olan DNA molekülünde meydana gelen değişiklikler, aralarında kanser de olmak üzere birçok hastalığa neden olur. BRCA1 ve BRCA2 geni mutasyonu taşıyan bir kadının meme kanserine yakalanma riski yüzde 10’lardan yüzde 70’lere, yumurtalık kanserine yakalanma riskinin ise yüzde 1,5’lardan yüzde 15-40’lara kadar çıkabilmektedir. Meme ve yumurtalık kanserlerinde erken tanının hem önleyici olduğunu hem de yaşam kurtardığını gözönüne aldığımızda yapılacak testlerin önemini gözönüne sermektedir” şeklinde konuştu.

“GEN MUTASYONUNUN SAPTANMASI DURUMUNDA TEDAVİ KANSERİ ÖNLEYEBİLİR”
HRS Kadın Hastanesi Tıbbi Genetik Uzmanı Prof. Dr. Necat İmirzalıoğlu, BRCA1 ve BRCA2 testleri yapıldığında bir mutasyon saptanması durumunda kişiye özel önleyici bir tedavi uygulanarak kanser riskinin önemli ölçüde azaltılabildiğini ifade etti. Necat İmirzalıoğlu, herhangi bir mutasyon saptanmaması durumunda her kadına uygulanması gereken tarama yöntemlerinin takibinin önerildiğini kaydetti. Mevcut standart yöntemlerin yalnızca dokularda var olan değişimleri saptadığını belirten Prof. Dr. İmirzalıoğlu, yeni nesil dizileme yöntemlerinin ise kanser gelişmeden önce en etkili ve önleyici işlemleri yapmaya olanak sağladığını hatırlattı.

RİSK GRUBUNDAYSANIZ TEST YAPTIRIN
Prof. Dr. Necat İmirzalıoğlu, risk grubunda olan kişileri de şöyle sıraladı:
1. Aynı ailede takip eden üç kuşakta ya da en az üç kişide meme kanseri tanısı konmuş olması
2. Aile bireylerinden birinde menopoz öncesi dönemde meme kanseri varlığı,
3. Aynı bireyde meme ve yumurtalık kanserinin birlikte gelişmesi,
4. Aynı bireyde iki memede birden kanser gelişmesi,
5. Ailede erkeklerde meme kanseri varlığı.”
Tıbbi Genetik Uzmanı Prof. Dr. Necat İmirzalıoğlu, BRCA1 veya BRCA2’nin mutasyon yaygınlığının 400 bireyde 1 olarak görüldüğünün altını çizerek, yaptırılacak basit bir testle çok büyük risklerin erken tespitinin önemli olduğunu sözlerine ekledi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Mardin’de TÜGVA "İhtisas Akademi Lansman Programı" Mardin’de Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından "İhtisas Akademi Lansman Programı" düzenlendi. Artuklu Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı’nda konuşan Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, şehrin köklü eğitim geleneğine vurgu yaptı. Zinciriye, Kasımiye ve Hatuniye medreselerinin ilim yolculuğundaki önemine değinen Akkoyun, bu mirasın en güçlü taşıyıcılarının gençler olduğunu ifade etti. TÜGVA’nın gençlere yönelik çalışmalarını "gönüllere dokunan bir irfan hareketi" olarak nitelendiren Akkoyun, vakfın sadece projelerle değil gençlerin karakter gelişimine katkı sağlayan faaliyetleriyle de öne çıktığını söyledi. Gençlerin ilmi, ahlaki ve sosyal yönden gelişimini esas alan bu tür programların medeniyet tasavvurunun temelini oluşturduğunu dile getirdi. "İlk emri ‘oku’ olan bir medeniyetin mensuplarıyız" diyen Akkoyun, okuma kültürünün önemine dikkat çekerek, düşünme ve üretme becerilerinin gençlere kazandırılması gerektiğini belirtti. Vali Akkoyun, gençlerin geçmişi bilen, geleceğe yön veren bireyler olarak yetişmesinin önemine işaret etti. Konuşmasında bilim insanlarına da değinen Vali Akkoyun, El-Cezeri ve Aziz Sancar gibi isimlerin izinden gidecek yeni nesillerin yetişeceğine inandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine de vurgu yapan Vali Akkoyun, Türkiye’nin küresel gelişmelere karşı adalet ve vicdan eksenli bir duruş sergilediğini belirtti. Mazlumların yanında olmanın ve haksızlıklara karşı durmanın önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Gençlere yönelik yatırımların süreceğini ifade eden Akkoyun, Mardin’de çocukların ve gençlerin refahı için çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini kaydetti. Vali Akkoyun, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek, "İhtisas Akademi Programı"nın gençler için hayırlı olmasını temenni etti. Mardin TÜGVA İl Başkanı Emin Kurtay ise, gençliğin sadece geleceğin değil, bugünün de en büyük gücü olduğunu vurguladı. Mardin’in tarihi ve kültürel zenginliğine dikkat çeken Kurtay, "Mardin, tarihin taşlarla nakşedildiği, inançların ve kültürlerin aynı gökyüzü altında kardeşçe yaşadığı kadim bir şehir. Bu şehirde genç olmak sadece bir yaş aralığı değil; bir mirası taşımak, bir medeniyeti omuzlamak demektir" ifadelerini kullandı. Türkiye Gençlik Vakfı olarak gençliğe bakış açılarını da paylaşan Kurtay, gençlerin yalnızca geleceğin teminatı olarak görülmediğini belirterek, "Gençlik bugünün en büyük gücü, en sahici hakikati ve en büyük umududur" dedi. İhtisas Akademi Programı’nın önemine değinen Kurtay, programın sadece bir eğitim faaliyeti olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "İhtisas Akademi’yi bir akademi programı olmasının ötesinde bir ufuk, bir istikamet ve bir inşa süreci olarak görüyoruz. Bu programla hedefimiz; gençlerimizin entelektüel birikimini güçlendirmek, düşünce dünyasını ve hayallerini derinleştirmek, sadece bilgiyle donanmış değil aynı zamanda hikmetle yoğrulmuş bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır." Programa katılan TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, TÜGVA’nın yaklaşık 13 ana proje ile gençlere ulaştığını belirterek, bu projeler arasında en kıymetlisinin İhtisas Akademi olduğunu ifade etti. Programın mottosunu da paylaşan Beşinci, "Her yerde olan hiçbir yerdedir. Bir yerde olan her yerdedir" sözleriyle ihtisaslaşmanın önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın programın içeriğini, üslubunu ve hedefini yansıttığını belirten Beşinci, gençlerin belirli alanlarda uzmanlaşmasının gerekliliğini vurguladı. Gençlerin kişisel gelişimlerine katkı sunmayı amaçladıklarını dile getiren Beşinci, İhtisas Akademi kapsamında eğitimler, alanında uzman isimler ve tecrübeli gazetecilerle gençlerin bir araya getirileceğini söyledi. Bu buluşmalar sayesinde bilgi ve tecrübe paylaşımının sağlanacağını ifade etti.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, nefretin dili yerine; barışın evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" dedi. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde bölgesel ve küresel gelişmelere yönelik açıklamaları; birlik, kardeşlik ve ortak değerler etrafında kenetlenmemizin tarihi bir sorumluluk olduğunu açıkça ilan etmektedir. Ülkemiz uluslararası alanda ‘Güvenli Liman Türkiye’ olarak anılıyorsa bu, ırk, mezhep, din ve dil ayrımlarını reddeden; insanlık ortak paydasını önceleyen duruşumuzun neticesidir. Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin mazlumların yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Duran, "Bu çerçevede ülkemiz, krizlerin ortasında istikrarı temsil eden, kaos ve savaş çığırtkanlıklarının içinde ‘Barışın Anahtarı’ olmayı sürdürmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği üzere, ülkemiz hakikati korkusuzca dile getiren, mazlumun yanında duran ve küresel barış için sorumluluk üstlenen bir duruş sergilemektedir. Dün olduğu gibi bugün de bölgesel ve küresel gelişmeleri doğru okuyan, sağduyulu ve ilkeli politikalarıyla öne çıkmaktadır. Bu anlayışla; insani ve vicdani duruşumuzu esas alarak nerede bir mazlum varsa yanında olmaya, barış ve istikrar için tüm imkânlarımızla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.