SAĞLIK - 15 Ekim 2015 Perşembe 10:46

Gribe karşı bitter çikolata!

A
A
A
Gribe karşı bitter çikolata!

Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, gribe karşı bitter çikolata tüketilmesini önerdi.

Diyetisyen Şebnem Kandıralı, gribe karşı beslenme konusunda şu önerilerde bulundu;

Mantar: İçerdiği selenyum ile beyaz kan hücrelerine hastalığı temizleyen sitokinlerin üretiminde yardım eder. Antimikrobiyal bir lif olan beta glukanı içerir, süper kahraman olarak görev yapan hücreleri aktive edip, enfeksiyonları yok eder.

Sarımsak: Sarımsak gibi güçlü kokuya sahip besinler içerdikleri antimikrobiyal bir kimyasal olan allisin sayesinde hastalıklarla mücadelede etkilidir. Yapılan bir çalışmada allisin suplemanı alan bireylerde \%46 oranında daha az soğuk algınlığı görülmüş ve iyileşme sürecinin daha hızlı olduğu kaydedilmiştir. Günde 2 diş sarımsak tüketimi önerilir.

Yabani somon: Yapılan bir çalışmada D vitamini seviyeleri düşük olan bireylerde solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskinin yaklaşık \%40 daha fazla olduğu saptanmıştır. D vitamini seviyelerini somonla arttırın. 100 gramlık bir somon 360IU D vitamini içerir, günlük 800-1000 IU D vitamini alımı tavsiye edilir.

Çay: Yapılan bir çalışmada günde beş bardak siyah çay tüketimi içerdiği theanine sayesinde 2 hafta sonunda vücudun bağışıklık sistemini 4 katına çıkardığı saptanmıştır. Çay aynı zamanda kateşin, epigallokateşin gibi serbest radikallere karşı savaşan kimyasallar içerir. Günde 1 ila 3 bardak arası siyah, yeşil veya beyaz çay için.

Yoğurt: Sindirim sistemi en büyük bağışıklık sistemi organlarından biridir. Yoğurt gibi fermente besinlerde bulunan prebiyotik ve probiyotiklerden zengin beslenerek hastalık yapan mikropları uzak tutmak gerekiyor. Günde en az 1 porsiyon tüketimi bağışıklık sistemi fonksiyonlarını arttıracaktır.

Bitter çikolata: Yüksek dozda kakao T yardımcı hücreleri destekler, enfeksiyonlara karşı savaşmak için bağışıklık sisteminin yeteneğini arttırır. Sağlıklı diyetlerde bitter çikolataya her zaman yer vardır.
İstiridye: İçerdiği çinko bağışıklık sistemi üzerinde hayati rol oynar. Çinko soğuk algınlığı ya da gribe neden olan bakteri ve virüslere karşı savaşmak için beyaz kan hücrelerini bir araya getirip, örgütler. Bir orta boy istiridye gün içinde almanız gereken nerdeyse tüm çinko ihtiyacını karşılar. 6 tanesi genel olarak bir porsiyon miktarı günlük ihtiyacın 5 katı kadar çinko içerir.

Badem: Kalp dostu badem bağışıklığı arttırıcı bir antioksidan olan E vitaminini içerir, solunum yolu enfeksiyonları, soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklara karşı savaşır. Günlük E vitamini alımı için 1 porsiyon bademden daha fazlasına ihtiyaç vardır bu yüzden zenginleştirilmiş tahıllar, ayçiçeği tohumu, buğday tohumu veya şalgamın yeşil yaprakları gibi besinlerde tüketilmelidir.

Çilek: Yapılan çalışmalar güçlü bir antioksidan olan C vitamini alımının hastalık oluşumunu engellemediği ancak içerdiği C vitamini ile grip ya da soğuk algınlığının süresini ve şiddetini kısaltabildiği yönündedir. 1 su bardağı çilek günlük C vitamini ihtiyacının \%160’ını karşılar. 10 tane çilek 1 büyük boy portakaldan daha fazla C vitamini içerir, kalorisi de daha düşüktür.

Tatlı patates: İçerdiği beta karoten vücudun savunma sistemlerini geliştirir. Bağışıklık sistemi hücrelerinin büyüme ve gelişmesinde etkili olup, zararlı toksinleri nötralize eder. Tatlı patates ve havuç, bal kabağı, yumurta sarısı ve kavun diğer sarı/turuncu besinler en iyi beta karoten kaynaklarıdır.

Zencefil: Doğal bir ağrı kesici ve ateş düşürücü olup, hafif bir yatıştırıcı etkiye sahiptir. İçerdiği bir kimyasal ile soğuk algınlığına neden olan yaygın olarak görülen rhinovirüsler ile savaşır. Çaylarda rendelenmiş taze zencefil ya da kök zencefil kullanılabilir.

Bal: Boğaz ağrılarını yumuşatıcı özelliğe sahiptir. Antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri sayesinde virüs, bakteri ve mantar gibi enfeksiyonlarla savaşır. Karabuğday balı en yüksek antioksidan seviyelere sahiptir.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Eskihisar Sahili’nde ekosistemi canlandıracak dip temizliği yapıldı Gebze Eskihisar Sahili’nde denizde birikmiş atıklar profesyonel dalgıçlar tarafından temizlendi. Dalgıçların yaptığı temizlikle hem deniz ekosistemi desteklendi hem de sahil daha temiz ve güvenli hale getirildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi’ni eski günlerindeki temiz ve sağlıklı haline kavuşturma çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda başta "İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi" olmak üzere çevre dostu birçok proje hayata geçiriliyor. Körfez’in doğal yaşam dengesinin korunması ve su kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşıyan temizlik çalışmaları ile Gebze Eskihisar Sahili’nde dip temizliği yapıldı. Atıklar, Eskihisar Sahili’nde karaya çıkarıldı Kocaeli Büyükşehir Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmada profesyonel dalgıçlar, Gebze Eskihisar Sahili’nde gerçekleştirdikleri dalış ile atıkları temizledi. Uzun yıllardır denizin dibinde biriken atıklar, dalgıçların özverili çalışmalarıyla su altından çıkarılarak karaya alındı. Bu sayede hem deniz ekosisteminin korunması sağlandı hem de sahilin ziyaretçilere daha güvenli ve temiz ortam sunması mümkün hale geldi. İzmit Körfezi’nde çok yönlü temizlik İzmit Körfezi’ni temiz ve sağlıklı yapıya kavuşturmak için kapsamlı çalışmalarına devam eden büyükşehir, Körfez’in dip tabanında biriken çamur ve atıkları temizleyerek su altı ekosistemini koruyor. Mevcut balık tür ve çeşitliliğinin zenginleştirilmesi için balıklandırma projesi devam ederken, doğal habitatların yetersiz olduğu bölgelerde ise türlerin çeşitliliği ve balık popülasyonunun çoğalmasını sağlamak için deniz altındaki yaşam yapay resiflerle canlandırılıyor. Ayrıca İzmit Körfezi’nde meydana gelebilecek fiziksel, biyolojik ve kimyasal değişimlerin önceden gözlenebilmesi için su kalitesi izleniyor. İzmit Körfezi denizel izleme ve ekosistem çalışmaları 2007 yılından bu yana Körfez’in su kalitesi ve mansaplanan 12 dere kesintisiz izleniyor. Elde edilen veriler doğrultusunda çevresel kontrol ve iyileştirme önerileri geliştiriliyor. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi ile Dip Çamuru Temizliği sonrası alanlarda su kalitesi ve denizel biyoçeşitlilik izlemeleri sürdürülüyor. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü ile ekosistem odaklı planlama ve modelleme çalışmaları yürütülürken, Gebze Teknik Üniversitesi ile derelerin dijital ikizleri oluşturularak, akış ve kirlilik senaryoları analiz ediliyor. Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle ise resif alanlarında habitat, tür yapısı ve restorasyon potansiyeli izleniyor.