GÜNDEM - 03 Haziran 2017 Cumartesi 08:05

Hacıosman - Yenikapı Hattında sürücüsüz metro dönemi

A
A
A
Hacıosman - Yenikapı Hattında sürücüsüz metro dönemi

İstanbul’da yüzde 42’si yerli katkı ile üretilen sürücülü ve tam otomatik sürücüsüz vagonlar raylarla indirilmeye başlandı. Programda konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Yüzde 42’si yerli üretim olan vagonların maliyeti 77.5 milyon Euro artı KDV’yi sisteme dahil ediyoruz” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yüzde 42’si yerli katkı ile üretilen sürücülü ve tam otomatik sürücüsüz vagonları düzenlenen törenle Hacıosman-Yenikapı raylarına indirdi. Seyrantepe’deki Ulaşım A.Ş Metro İstasyonu’nda düzenlenen törene İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanı sıra vagonları üreten firma yetkilileri ve çok sayıda görevli katıldı. Sakarya'daki fabrikalarda yerli katkı ile üretilen vagonlardan ilk etapta 8 tanesi indirilirken, Aralık ayına kadar toplamda 68 sürücüsüz vagonun sisteme dahil edilmesi planlanıyor. Yeni vagonlarla birlikte Hacıosman - Yenikapı Metrosu’nda sefer yapan 92 metro sayısının 160 ulaşarak, seferlerin ise 2 dakikaya düşürülmesi planlanıyor. Yapılan çalışmalar sonrasında ise yolcu taşıma kapasitesinde minimum yüzde 30 artış olması hedefleniyor.

“Yeni 68 vagonla 160’a ulaşacak sistem sayesinde yüzde 30 yolcu sayısı artacak”

Vagon indirme töreninde konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Şuanda Seyrantepe’de ki metro istasyonumuza 68 tane vagon indireceğiz. Bugün 68 vagonumuz şuanda hatta bulunan 92 vagona ilave edilerek devreye girecek. Böylece vagon sayısı 160 vagona ulaşacak. 160 vagon bu sistemde çalışırken, yüzde 30 daha fazla yolcu taşıyabilecek. Çok ileri bir teknolojik sistem olarak devreye giren bu vagonların özellikleri var. Bahsettiğim gibi insansız bir sistem olarak çalışacak. Yani sistem tamamen kendi elektronik bir yazılımla depo alanlarına gidebilecek ve devreye girerek sistem çalışacak” dedi.

“Yüzde 42’si yerli yapım olan vagonların maliyeti 77.5 milyon Euro artı KDV”

Vagonların yerli üretim olması konusunu önemsediklerini söyleyen Başkan Topbaş, “Bu araçlarda özellikle yerli üretimi önemsediğimiz için yüzde 42’sinin yerli olduğunu ifade edebiliriz. Şu anda ki bu 68 vagonun bize maliyeti takriben 77.5 milyon Euro artı KDV’yi sisteme dahil ediyoruz. Böylece Hacıosman’dan Yenikapı’ya kadar ve Seyrantepe’ye kadar mekanik ve sistematik olarak çok daha rahat çalışacak” diye konuştu.

“Başlangıcı olan vagonlar 2017 Aralık ayında tamamlanmış olacak”

Teslimatlardan şu anda başlangıcını yaptıklarını belirten Başkan Kadir Topbaş, “Teslimatlarına bu gün başladığımız vagonlar 2017 Aralık ayında hepsi tamamlanmış olacak. Böylece 160 tane vagon bu sistemde çalışır olacak. Bu sistemle 450 bin insan burayı kullanmış olabilecek. Araçların tamamen her birinde yangın testleri yapıldı. En ileri otomasyona sahip olduğunu söylüyorum ve üzerlerinde varış göstergeleri var kaç dakika sonra nerede olacağını gösterecek. Bu sistem İstanbul’da zamanı iyi kullanabilmek için özellikle raylı sistemler, metrolar ve toplu taşıma sistemlerinde bunu önemsiyoruz” şeklinde konuştu.

“Vagonlar fren yaptığı zaman elektrik üretiyor”

Sürücüsüz vagonların özelliklerini anlatan Başkan Topbaş, “Bu vagonlar fren yaptığı zaman elektrik üretiyor ve diğer fren sistemlerinin elektrik kullanımında ki enerjiyi buradan destekliyor. Bundan dolayı da ayrıca titreşim ve ses minimize edilmiştir. Artık içindeki yolculuk konforu oldukça yüksel hale geldi” ifadelerini kullandı.

“New York, Tokyo, Londra ve Berlin metrolarında bizim kullandığımız teknoloji yok”

Dünya’da metro yapma alanında gecikmişiz diyerek konuşmasına devam eden Başkan Kadir Topbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü, “Dünyada metro yapımında gecikmişiz ama başka bir şey ise bütün metro sistemlerinin tamamı çok yeni teknoloji ile yapılıyor. Şu anda bizim teknolojide New York, Tokyo, Londra’da, Berlin’de bu ileri teknoloji yok. bizim burada kullandığımız teknolojiler ve vagon kaliteleri ve yenilikleri daha iyi. Çünkü onlar yüz yıl önce yaptılar ve o sistemler eskidi. Bizler o zamanki teknolojiden değil, bu günkü teknolojiden yaptığımız için en modernleri bu şehre yakışır diyoruz”

Yeni Vagonların özellikleri

- Araçlar son teknolojiye uygun Tam Otomatik Sürücüsüz (Sürücü kabini olmaksızın) işletim sistemine sahip.
-Araçlar arasında birbirine geçiş imkanı sağlayan 140 cm genişliğinde ara geçiş yolları olacak olup, bu sayede yolcuların 4 araçtan oluşan bir tren içerisinde homojen dağılımı mümkün olabilecek.
-4 araçlı tren setleri birbirine otomatik olarak bağlanabilecek ve 8 araçlı bir tren seti oluşturacak.
-Trenler yangın tespit alarm sistemi mevcut.
-Tüm Araçlar klimalı olacak.
-Araç önünde sayısal varış göstergeleri mevcut.
-Her bir yolcu kapısı üzerinde LCD aktif güzergah haritaları (LRM) olacaktır. Araçta, geçilen, varılan ve gelecek istasyonlar yol haritası üzerinde gösterilecek. Ayrıca bu yol haritası üzerinde diğer ulaşım sistemlerine aktarma noktalarının gösterimi de bulunacak.
-Her bir araçta yüksek çözünürlüklü toplam 12 adet LED Video ekranlarında yolculuk esnasında bilgilendirme videoları, reklam, haber, promosyon vb. görsel videolar yayınlanabilecek.
-Trenler fren yaptığında enerji geri kazanılarak diğer trenlerin çekiş enerjisine yönlendirilecek.
- Konforlu bir yolculuk için titreşim ve ses izolasyonu olacaktır.
-Yolcular ile kumanda merkezi arasında aktif iletişim sağlanabilecektir.
- Araçlarda, CCTV (Kapalı Devre Televizyon Sistemi) kamera sistemi kurulacak.
Vagonun raylara indirme töreni sonrasında Başkan Kadir Topbaş, çalışanlarla birlikte sahur yaparak, onlarla bol bol sohbet etti. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.