SAĞLIK - 21 Eylül 2014 Pazar 11:53

Hepatit B, AIDS’ten 100 kat daha bulaşıcı

A
A
A
Hepatit B, AIDS’ten 100 kat daha bulaşıcı

Klimik Derneği Viral Hepatit Çalışma Grubu (VHÇG) Başkanı Prof. Dr. Sıla Akhan, dünyada her yıl 620 bin kişinin hepatit B’ye bağlı sebeplerden hayatını kaybettiğini belirterek, “Hepatit B, AIDS’den 100 kat daha bulaşıcı” dedi.

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Samsun’da düzenlenen “Ulusal Viral Hepatit Sempozyumu’nda Kronik Hepatit B’de Zor Kararlar ve Zor Olgular” başlığı altında Hepatit B’yi ele aldı. Klimik Derneği , Viral Hepatit Çalışma Grubu (VHÇG) Başkanı Prof. Dr. Sıla Akhan, dünyada her yıl 620 bin kişinin hepatit B’ye bağlı sebeplerden yaşamını yitirdiğini belirtti.

“HEPATİT B, AİDS’TEN 100 KAT DAHA BULAŞICI”
Hepatit B’nin, nasıl bulaştığını anlatan Sıla Akhan, “Hepatit B, AİDS’den 100 kat daha bulaşıcı. Coğrafi bölgeye göre de bulaş yolu değişim göstermektedir. Örneğin yüksek prevalanslı yerlerde anneden bebeğe doğumla geçiş, orta prevalanslı yerlerde cinsel temas dışı yakın temas ile, geçiş ve düşük prevalanslı yerlerde korunmasız cinsel ilişki ve ilaç bağımlılığı gibi bulaş yolları hakimdir. Anneden bebeğe bulaşması ölümlerin yüzde 21’inden sorumlu tutulmaktadır” dedi.

“HEPATİT B HASTALARININ YÜZDE 70’İ ZOR TEDAVİ EDİLİYOR”
Sıla Akhan, virüsün çok güçlü olduğunu belirterek, “Bulaşma yolları aynı olmasına rağmen bunun nedenlerinin başında virüsün vücut dışında 7 gün canlı kalabilmesi, bütün vücut sıvılarında bulunması ve günlük çoğalma kapasitesinin çok yüksek olması sayılabilir. Bu kadar yüksek kapasitede üretim olunca virüsün yapısında mutasyon dediğimiz birtakım hataların olması kaçınılmazdır. Bizim de içinde yer aldığımız Akdeniz ülkelerinde özellikle belli coğrafyalarda hakim virüs olmasına yol açmıştır. Türkiye’de de görülen kronik hepatit B olgularının neredeyse yüzde 70’i zor tedavi edilmekte” şeklinde konuştu.

“HEPATİT B, HER ÜLKENİN KENDİ REHBERİ OLMASI GEREKEN BİR İNFEKSİYONDUR”
Akhan, hepatit B virüsünün ortadan kaldırmanın her zaman başarılamadığını İfade ederek, “ Bütün bu çalışmaların ışığında hasta izeleme ve tedavi protokolü son derece dinamik gelişmeler gösterdi. Bu konuda çalışan uzmanlar tarafından rehberler hazırlandı. KLİMİK Viral Hepatit Çalışma Grubu da Türkiye’de farklı bölgelerde bu konuda çalışan 135 İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanın katkıları ile bu sene tedavi rehberi hazırladı. Hepatit B, her ülkenin kendi rehberi olması gereken bir infeksiyondur, çünkü farklı coğrafyalarda farklı sorunlar ön plana geçmektedir. Bizim ülkemiz sınırları içinde bile çok farklı özellikler barınmaktadır” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.