GÜNDEM - 01 Nisan 2018 Pazar 09:06

İşte doktor, evde mühendis

A
A
A
İşte doktor, evde mühendis

Annesinin isteğiyle mühendislik fakültesini bırakan, tıp fakültesini kazanarak doktor olan Zerrin Yıldızbaş, mühendislik sevdasından vazgeçmeyerek yıllar sonra yarım bıraktığı inşaat mühendisliği bölümünü okuyor.

İki katlı evininin projesini kendisi çizerek bütün ayrıntılarını kendisi planladı. En büyük hayali ise bir hastane planlamak. 

Samsun Gazi Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Servisi Sorumlu Hekimi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Zerrin Yıldızbaş, 1978 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nü kazanarak okumaya başladı. Daha sonra annesinin isteğini kıramayarak ikinci sınıfta inşaat mühendisliği bölümünü bırakarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazandı. 1982 yılında mezun olarak doktorluk mesleğine başlayan Yıldızbaş, içindeki inşaat mühendisliği aşkı ile aftan da yararlanarak tekrar Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'ne kaydını yaptırdı, şu an ikinci sınıfta eğitimine devam ediyor. En büyük hayalinin bir hekim ve mühendis gözüyle hastaların daha verimli kullanabileceği bir hastane planlamak olan Yıldızbaş, mezun olunca bu işlere yönelmeyi düşünüyor. Hastalar ve hastane personeli tarafından oldukça sevilen Yıldızbaş, 36 yıldır doktorluk mesleğini titizlikle yürütüyor. Çocukluğundan beri resim ve mimari konulara ilgisi olan Yıldızbaş, yeni yaptığı iki katlı evinin bütün çizimlerini kendisi yaptı. Evinin dekoratif ahşap ve taş oyma işlerini de kendisi yapan Yıldızbaş, hem annesinin isteğini yerine getirmenin hem de mühendislik hayalini yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyor. Sağlık Kurumları İşletmeciliğini de 3 yıl önce bitiren ve Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Bölümü'nde online okuyan Yıldızbaş, müzikle de yakından ilgileniyor.

"Anneme verdiğim sözü tuttum" 

Küçükken hayalinin inşaat mühendisi olduğunu belirten Dr. Zerrin Yıldızbaş, "Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği'ni kazanmıştım. İnşaat mühendisliğini isteyerek kazanmıştım. Teknik ve mimari şeyleri seviyorum. O zamanlarda annem hastaydı. Annem bana 'ben hastayım doktor olsaydın beni bakardın' dedi. Ben de anneme söz verdim ve tekrar sınava hazırlanarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazandım. Okurken tekrar sınava hazırlanmak biraz zordu. Ama inşaat fakültesinde matematik ağırlıklı dersler olduğu için kazandım. İnşaat mühendisliği içimde ukde kalmıştı. Okumayı seviyorum aslında. Bundan sonra bir de sosyoloji bölümü okumayı düşünüyorum. Hastaneler çok modern olmasına rağmen hekim gözüyle eksiklikler görüyorum. Hayalim hastalar ve personel için çok daha kullanışlı bir yapı tasarlamak. Hem hekim hem de inşaat mühendisi gözüyle olayı yakalamış olacağım. Türkiye'de doktor olup inşaat mühendisi olan başka biri var mı bilmiyorum. Her yönüyle efektif bir hastahanenin her iki mesleğe de hakim biri tarafından projelendirilmesi olağanüstü olurdu" dedi.

"Evimi yaparken bütün olasılıkları hesapladım" 

Çarşamba ilçesinde büyüdüğünü belirten Yıldızbaş, "Küçükken ben de sürekli bir şeyler çizerdim. Çizdiklerimin üzerine hayatlar yerleştirmeyi severdim. Atakum'da bir arsamız vardı. Arsaya bir ev yapmaya karar verdim. Buraya gelerek günlerce plan yaptım. Güneşin doğuşu, batışı, rüzgarı inceledim ve çevre düzenlemesini planladım. Projemi çizdim. Bütün çizimlerimi mimar arkadaşıma verdim. O da bu çizimleri mimari bir proje haline getirdi. Evimin projesini kendi alışkanlıklarıma ve kendi hayat tarzıma göre planladım. Hangi eşyamı nereye koyacağımı bile önceden karar verdim. Evimin bazı inşaat işlerini kendim yaptım. Bazı işlerimi de ustaların basında durarak yaptırdım. Mesai bitiminde ve hafta sonları ilgilenebildiğim için yıllarımı aldı . Çocukluğumun geçtiği eski, neredeyse tarihi sayılacak evde olan bazı ayrıntıları da bu evde uyguladım. İnşaat yapan bazı arkadaşlarım ve yakınlarım tecrübelerimden faydalanıyor. Dekoratif ürünler yapıyorum. Bu işten keyif alıyorum" diye konuştu.  

Kenan Akyüz
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakarya’da nehre kapılan 10 yaşındaki çocuğu arama çalışmalarında acı gelişme Sakarya’nın Erenler ilçesinde balık tutarken akıntıya kapılarak kaybolan 10 yaşındaki Ahmed İdris’i arama çalışmalarının 10’uncu gününde, Sakarya Köprüsü mevkiinde çocuk cesedi bulundu. Bulunan cansız bedenin kayıp çocuğa ait olduğu değerlendirilirken, kesin kimlik tespiti incelemelerin ardından netleşecek. Erenler ilçesi Küpçüler Mahallesi’nde 21 Nisan’da meydana gelen olayda, bir akrabasıyla Sakarya Nehri kenarında balık tutan yabancı uyruklu Ahmed İdris (10), oltaya takılan balığı çıkarmak için beline ip bağlayarak suya indi. İdris’in belindeki ipin nehrin sert akıntısına dayanamayarak kopması üzerine, küçük çocuk akıntıya kapılarak gözden kayboldu. Kesin kimlik tespiti bekleniyor İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler tarafından başlatılan ve 10 gündür devam eden arama tarama çalışmaları sonucunda bugün Sakarya Köprüsü mevkiinde suda bir çocuk cesedi bulundu. Ekipler tarafından sudan çıkarılan cansız bedenin, suda uzun süre kalması ve yüz bütünlüğünün bozulmuş olması nedeniyle olay yerinde net bir teşhis yapılamadı. Bulunan cesedin 10 gün önce kaybolan Ahmed İdris’e ait olduğu değerlendirilirken, kesin kimlik tespitinin yapılacak otopsi ve adli tıp incelemelerinin ardından netlik kazanacağı bildirildi. Ceset, olay yerindeki incelemelerin ardından hastane morguna kaldırıldı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
İstanbul Trendyol 1. Lig’de play-off öncesi ilk düğüm yarın çözülecek Trendyol 1. Lig’in 38. ve son haftası yarın oynanacak 6 maçla tamamlanacak. Süper Lig’e yükselen ikinci takım ve play-off oynayacak takımlar bu müsabakaların ardından belli olacak. Trendyol 1. Lig’in 38. ve son haftasında heyecan bugün ve yarın oynanacak maçlarla yaşanacak. Yarın yapılacak 7 maçın ardından play-off’lar öncesi lig etabı son bulacak. Şampiyonluğunu ilan ederek Süper Lig’e yükselen Erzurumspor’un ardından bu sevinci yaşayacak ikinci takım Amed Sportif Faaliyetler veya Esenler Erokspor olacak. Aynı anda başlayacak müsabakalarda Esenler Erokspor, evinde Pendikspor ile karşılaşacak. Amed Sportif Faaliyetler ise Iğdır FK’ya konuk olacak. Esenler Erokspor ve Amed Sportif Faaliyetler’in ligi aynı puanla bitirmesi durumunda Süper Lig’e yükselen ekip ikili averajla Amed Sportif Faaliyetler olacak. Üçlü averaj ihtimali Ligde 73 puanlı Esenler Erokspor ve Amed Sportif Faaliyetler’in ardından Çorum FK da 70 puanla 4. sırada yer alıyor. 3 takımın da aynı puanla ligi bitirmesi halinde üçlü averaja göre Süper Lig’e Amed Sportif Faaliyetler yükselecek. İkinci olma şansı kalmayan Çorum FK, yalnızca Esenler Erokspor ile aynı puanda bitirdiği takdirde ise ikili averajla 3.’lük elde edip doğrudan play-off finaline katılma hakkı kazanacak. Öte yandan bir diğer heyecan da ligin 7. basamağı için yaşanacak. Şu anda 7. sırada yer alan Ankara Keçiörengücü ile 8. sıradaki Bandırmaspor 57’şer puanda bulunuyor. Bu iki ekibin aynı puanda ligi bitirmesi durumunda ise ikili averajla play-off hakkı kazanan takım Ankara Keçiörengücü olacak. Trendyol 1. Lig’in son haftasında oynanacak maçlar şöyle: Bugün 14.30 Hatayspor - Van Spor FK 17.00 İstanbulspor - Adana Demirspor 17.00 Boluspor - Serikspor 20.00 Manisa FK - Sakaryaspor Yarın 16.00 Çorum FK - Erzurumspor FK 16.00 Iğdır FK - Amed Sportif Faaliyetler 16.00 Bandırmaspor - Sivasspor 16.00 Esenler Erokspor - Pendikspor 16.00 Bodrum FK - Sarıyerspor 16.00 Ümraniyespor - Ankara Keçiörengücü
Kayseri Başkan Güven: "Çalışanların özgürce, korkmadan hak arayabildiği bir çalışma hayatı güvence altına alınmalıdır" Kayseri’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla düzenlenen programda açıklama yapan Türk-İş Kayseri İl Başkanı ve Koop-İş Sendikası Şube Başkanı İdris Güven; "Çalışanların özgürce, korkmadan hak arayabildiği bir çalışma hayatı güvence altına alınmalıdır" dedi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen programa Türk-İş ve Koop-İş Sendikası yönetimi ve üyeleri katıldı. Programda toplanan üyeler pankartlar açarak, sloganlar eşliğinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı. Düzenlenen programda açıklama yapan Türk-İş Kayseri İl Başkanı ve Koop-İş Sendikası Şube Başkanı İdris Güven, "1 Mayıs, emeğin değerini hatırlatan; dayanışmanın, birlikteliğin ve ortak mücadelenin anlam kazandığı bir gündür. Bugün dünyanın dört bir yanında işçiler, alın terinin karşılığını almak ve insanca çalışma şartlarına ulaşmak için seslerini birlikte yükseltmektedir. Emeğin değersizleştiği, geçim şartlarının ağırlaştığı bir dönemde bulunmaktayız. Bugün burada yalnızca sorunları değil, umudu da büyütmek için bir aradayız. Farklı işyerlerinden gelmekteyiz ancak hepimizi birleştiren ortak bir gerçek bulunmaktadır: Bu ülkenin değerini de geleceğini de emeğimizle biz kurmaktayız. Bugün buradayız" dedi. Güven, korkunun değil güvenin hakim olduğu iş yerlerinin olması gerektiğini söyleyerek; "Çalışma hayatındaki baskılar yalnızca bununla sınırlı değildir. İşyerlerinde mobbing, taciz ve şiddet birçok çalışanın karşı karşıya kaldığı bir gerçekliktir. Korkunun değil güvenin, baskının değil saygının hâkim olduğu işyerleri oluşturulmalıdır. Şiddet ve tacize karşı sıfır tolerans ilkesi benimsenmeli, çalışanların onuru korunmalıdır. Taşeron işçilerin sorunları hâlâ çözülebilmiş değildir. Kadro dışında kalanlar, aynı işi yapmalarına rağmen farklı haklara tabi tutulmakta ve ciddi bir adaletsizlik yaşamaktadır. Kamuda çalışan tüm işçilerin eşit haklara ve güvenceli çalışma şartlarına kavuşması sağlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Başkan Güven’in Kahramanmaraş’taki okul saldırısı nedeniyle kutlama yapmayacaklarını belirtmesinin ardından kalabalık olaysız şekilde dağıldı.